GÜNDEM
03 Nisan 2026 Cuma - 01:02 Tunceli’de otizm farkındalığı paneli düzenlendi Tunceli’de düzenlenen "Otizmi Anlamak" adlı farkındalık paneli düzenlendi. Tunceli’de otizm farkındalığını artırmak amacıyla "Otizmi Anlamak" konulu panel düzenlendi. Tunceli Valiliği himayesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Yardımcısı Adem Eser, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, otizmli bireyler ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Panelde, alanında uzman isimler otizmi çok yönlü ele alarak hem bilimsel hem de toplumsal boyutlarıyla değerlendirdi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan, otizmin bir engel değil, insan doğasının bir zenginliği olduğunu vurguladı. Okan, "Bakanlığımızın 2’nci Ulusal Eylem Planı çerçevesinde, Tunceli’de engelli bireylerimizi sadece hizmet alan değil, toplumun aktif ve üreten özneleri olarak konumlandırıyoruz. 2025 Eylül ayı itibarıyla hayata geçirdiğimiz ’Engelli Dostu Üniversite’ ve ’Engelsiz İş Gücü’ programlarıyla Türkiye’de öncü bir modeli uyguluyoruz. Şimdi ise 6.4 milyon TL bütçeli ’Tunceli Engelsiz Nefes Evi’ projemizle ilimizde ilk kez gündüzlü bakım merkezini kuracağız. Amacımız hem evlatlarımızın gelişimini desteklemek hem de fedakâr ailelerimize, özellikle annelerimize bir nefes aldırmaktır" dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 23:26 Evde sıkılan kadınlar kıraathaneye gelip masa oyunlarıyla stres atıyor Isparta’da kıraathane kültürüne yeni bir boyut kazandıran bir kadın, 22 yıllık evliliğini sonlandırdıktan sonra yaklaşık 4 yıl önce eşinden kendisine kalan kıraathaneyi işletmeye başladı. Bu kıraathanede erkeklerin yanı sıra artık kadınlar da yer alıyor. Bazı kadınlar eşlerinden izin alarak tek başına, bazıları ise eşiyle birlikte gelerek masa oyunları oynuyor, sohbet ediyor ve sosyal hayata katılıyor. Emre Mahallesi’ndeki kıraathane, farklı konseptiyle hem kadınların hem de erkeklerin bir arada vakit geçirdiği samimi bir ortama dönüşürken, mahallede de dikkat çeken bir sosyal buluşma noktası haline geldi. Yaklaşık 4 yıl önce kıraathaneyi işletmeye başlayan Çetin, kısa sürede alışılmışın dışına çıkarak mekâna farklı bir kimlik kazandırdı. Toplumda uzun yıllardır erkeklere ait bir alan olarak görülen kıraathanede artık kadınlar da yer alıyor. Çetin’in işlettiği mekânda kadınlar, çay ve kahve eşliğinde bir araya gelerek sohbet ediyor, okey ve kağıt oyunları oynayarak günlük streslerini atıyor. Başlangıçta çevreden gelen şaşkın bakışlar ve eleştirilerle karşılaştığını belirten Çetin, zamanla bu önyargıların kırıldığını ifade ediyor. İşini severek yaptığını dile getiren Çetin, kadınların da her alanda var olabileceğini göstermek için sabah akşam mücadele verdiğini söyledi. Kadınların da buluşma noktası oldu Kıraathaneye gelen kadınların bazıları eşlerinden izin alarak arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi tercih ederken, bazıları ise eşlerini evde bırakıp tek başına geliyor. Öte yandan, eşleriyle birlikte gelerek okey masasına oturan ve birbirine oyun arkadaşı olan çiftler de dikkat çekiyor. Kadınların sosyalleşebileceği bir alan oluşturmayı hedeflediğini belirten Çetin, "Burası artık sadece erkeklerin değil, herkesin ortak noktası" anlayışıyla işletmesini sürdürüyor. Kahvehaneyi devraldı hayata tutundu Kıraathanenin işletmecisi Gülşen Çetin, "3 sene önce başladım. Ayrıldığım eşimle birlikte oğlum açmıştı burayı. Sonra hepsi bırakıp gidince üzerime kaldı, ihale de bu şekilde oldu. Şu anda ben işletiyorum, 4. seneye girmek üzereyim. Halimden gayet memnunum. Sonuçta bu bir ekmek parası, ne iş yaptığın çok da önemli değil bence. Beni burada görünce gelmek istemeyenler de oldu. Erkekler bazen daha küfürlü konuştukları için benden rahatsız olanlar vardı. Ama zamanla bunu aştık. Sadece kadınlardaki ön yargıyı tam olarak kıramadım, buna üzülüyorum. Oysa artık kadın-erkek herkes birlikte geliyor, kimse kötü gözle bakmıyor. Kadın ve erkek her yerde eşittir" dedi. "Kadınlar kendi ayakları üzerinde durmalı" Kadınların ön yargılarını kırıp bu tür ortamlara gelmesini desteklediğini söyleyen Çetin, "Maalesef birçok kadın günümüzde eziliyor, şiddet görüyor ya da çocukları için susmak zorunda kalıyor. Bu yüzden kadınların kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini düşünüyorum. Ne iş olursa olsun, kimseye muhtaç olmamalılar. İlk başladığımda bir çayı götürürken bile zorlanıyordum, şekerler ıslanıyordu. Şimdi ise bir tepside 15 çayı rahatlıkla dağıtabiliyorum. Beni gören bazı kadınlar şaşırıyor, ‘Kadın kahveci mi olur?’ diyenler oluyor. Ama ‘Helal olsun’ diyenler daha fazla ve bu beni çok gururlandırıyor. Kendi ayaklarımın üzerinde durabildiğim, çocuklarıma bakabildiğim ve ekmeğimi kazandığım için gurur duyuyorum. Bu işte kazandıkça daha çok bağlanıyorum. Bazen burada ağladığım da oluyor, kahvenin ortasında güldüğüm de. Müşterilerimden çekinmiyorum çünkü yaklaşık 4 yıldır buradayım, artık hepsi ailem gibi oldu" ifadelerini kullandı. "Kadınlar çıkın gelin, eşlerinizle tartışırsanız elimden geleni yapar barıştırırım" Bu işletmeye gelen bazı kadınların eşlerinden izin alarak geldiğini belirten Çetin, "Bazılarını çocukları ya da yakınları eleştiriyor. Ama biz artık belli bir yaşa gelmiş insanlarız. Erkekler her yere rahatça gidebiliyorken kadınların gitmesine karşı çıkılması doğru değil. Ben 22 yıl boyunca baskı altında yaşadım, bunun bedelini çok ağır ödedim. Bu yüzden tüm kadınlara söylüyorum kimse körü körüne yaşamasın. Kahve kültürü sadece erkeklere ait değil. Kadınlar da artık buraya geliyor. Hatta apartman toplantıları bile burada yapılıyor. Kadınlar evde sıkılıyor; neden gelip burada vakit geçirmesinler? Çayı da uygun fiyata veriyorum. İsteyen eşiyle gelip okey oynayabilir. Kıskançlık yapanlar varsa, eşleriyle birlikte gelsinler, birlikte vakit geçirsinler. Hiçbir sorun olmaz. Tüm Isparta halkına, özellikle kadınlara sesleniyorum evde canınız sıkıldığında çıkın, gelin. Eşinizle tartışırsanız da getirin, elimden geleni yapar, barıştırırım" diye konuştu. "Burada çay, kahve içiyoruz, sohbet ediyoruz" Eşinden izin alarak kıraathaneye geldiğini söyleyen 50 yaşındaki Ülker Göktaş, "Bugün arkadaşlarla toplanıp bir şeyler yapalım dedik. Ara sıra böyle bir araya geliyoruz. Çay, kahve içiyoruz, sohbet edip dedikodu yapıyoruz. Eşime söyledim, izin aldım. ‘Ben kahveye gidiyorum’ dedim, o da ‘tamam’ dedi. Böyle olunca biraz hava değişikliği oluyor, evde oturmaktan iyidir. Ara sıra gezmek için de güzel oluyor. Akşam yemeğini yaptıktan sonra bulaşıkları yıkayıp buraya geliyorum. Gülşen Hanım’ı da destekliyorum. Sonuçta bir kadının bu işi yapmasını desteklemek gerekir" dedi. "Başta tereddüt ettik ama herkes burayı sahiplendi" İşletme sahibi Gülşen Çetin’in oğlu Samet Sağören, "Biz burayı açalı yaklaşık 4 sene oluyor. Buraya bayağı bir yenilik getirdik. Artık hem kadınlar hem erkekler geliyor, karma bir ortam oluştu. İlk başlarda biraz karamsardım. Ancak zamanla annemin de alıştığını fark ettim. Müşterilerin farklı gözle bakmadığını, annemi bir kardeş ya da abla gibi gördüklerini gördüm. Bu da içimi rahatlattı. Zaten bu işi severek yapıyor. Kadınlar da artık buraya geliyor ve şu an annem çok mutlu" dedi. "Eşiniz nerede diye düşünmek yerine birlikte gelin" Eşiyle birlikte kıraathaneye gelen Buse Sağören, "Biz eşimle evleneli 1 sene olacak. Ben eşimi tek başına bir yere göndermiyorum, hep benimle olsun istiyorum. Kocanızın nerede olduğunu düşünmek yerine siz de eşinize katılın, birlikte gelin, okey oynayın" ifadelerini kullandı.
İlahiyat Fakültesinin 55. kuruluş yılı sempozyumu ve mezun buluşması gerçekleştirildi
13 Mart 2026 Cuma - 13:52 İlahiyat Fakültesinin 55. kuruluş yılı sempozyumu ve mezun buluşması gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin kuruluşunun 55. yılı dolayısıyla düzenlenen "55. Yıl Sempozyumu ve Mezun Buluşması", Nenehatun Kültür Merkezinde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümüyle aynı güne denk gelmesi sebebiyle ayrı bir anlam ve değer kazanan program, ilim ve kültür dünyasından önemli isimleri bir araya getirdi. İlahiyat Fakültesinin kuruluşundan günümüze geçen sürecin yer aldığı fotoğraflarından oluşan serginin gezilmesiyle başlayan programa Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile eşi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Hacımüftüoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, İslâm Âlimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin eski öğretim üyelerinden ve İslam ilimleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakcı ile eşi Prof. Dr. Gülseren Gülhan Kavakcı, eski büyükelçi ve eski milletvekili Merve Kavakcı, Ravza Kavakcı Kan ve aile fertleri, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Keleş, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammed Kızılgeçit, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda mezun katıldı. Programda bir konuşma gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda medeniyetlerin düşünce birikimini geleceğe taşıyan irfan merkezleri olduğunu ifade etti. İlahiyat fakültelerinin bu misyonu daha derin bir sorumlulukla üstlendiğini belirten Hacımüftüoğlu, insanın varlık, anlam ve değer arayışına ilmî bir perspektif kazandıran çalışmaların önemine dikkat çekti. "Gerçekleştirilen ilmî üretim, toplumun manevi inşasında kalıcı bir değere sahiptir" Erzurum’un asırlara dayanan medrese geleneğinin bugün Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde modern akademik anlayışla devam ettiğini vurgulayan Hacımüftüoğlu, fakültenin yalnızca akademik çalışmalarla değil, aynı zamanda toplumsal rehberlik ve kültürel mirasın korunması noktasında da önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Fakültede gerçekleştirilen ilmî üretimin, toplumun manevi inşasında kalıcı bir değer taşıdığını ifade eden Hacımüftüoğlu, tefsirden kelama, tasavvuftan İslam hukukuna kadar pek çok alanda yürütülen çalışmaların geleneği gelecekle buluşturduğunu söyledi. Kuruluşundan bu yana yetiştirdiği akademisyenler ve mezunlarla Türkiye’de ilahiyat eğitiminin gelişimine önemli katkılar sağlayan Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin pek çok fakültenin kuruluşuna da rehberlik ettiğini belirten Hacımüftüoğlu, fakültenin bu yönüyle "kurucu bir ekol" niteliği taşıdığını ifade etti. Fakülteden mezun olan binlerce öğrencinin bugün akademide, eğitim hayatında, din hizmetlerinde ve toplumun farklı alanlarında önemli görevler üstlendiğini kaydeden Hacımüftüoğlu, bu birikimin Erzurum’dan başlayarak ülke genelinde ilim dünyasına değerli katkılar sunduğunu dile getirdi. "Köklü ilmî mirası, çağın imkânlarıyla buluşturarak geleceğin âlimlerini ve düşünce insanlarını yetiştirmeye devam edeceğiz" Konuşmasının devamında, üniversite yönetimi olarak fakültenin akademik üretimini daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Hacımüftüoğlu, köklü ilmî mirası çağın imkânlarıyla buluşturarak geleceğin âlimlerini ve düşünce insanlarını yetiştirmeye devam edeceklerini söyledi. Fakültenin uluslararası akademik literatüre sunduğu katkıların ve yürütülen bilimsel projelerin, Atatürk Üniversitesinin "Köklü Üniversite, Güçlü Bilim, Parlak Gelecek" vizyonunu desteklediğini belirtti. Programda ayrıca, fakültenin kuruluşundan bugüne emeği geçen akademisyenler anılırken, farklı dönemlerde mezun olan öğrenciler de bir araya gelerek hatıralarını tazeledi. Akademisyenler, mezunlar ve öğrenciler arasında gerçekleşen buluşma, fakültenin yarım asrı aşan ilmî birikimini ve güçlü kurumsal hafızasını bir kez daha gözler önüne serdi. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin 55. yılı dolayısıyla düzenlenen sempozyum ve mezun buluşması, geçmişten bugüne uzanan köklü ilim geleneğinin değerlendirilmesine ve geleceğe yönelik akademik hedeflerin paylaşılmasına önemli bir zemin oluşturdu. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve katılımcıların bir araya geldiği sohbetlerle sona erdi.
Başkan Şadi Özdemir: "Nilüfer bir kadın kentidir"
13 Mart 2026 Cuma - 13:48 Başkan Şadi Özdemir: "Nilüfer bir kadın kentidir" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kadın dernekleri ve üretici kadın kooperatifleriyle buluştuğu iftarda; 5 yılda 20 kreş hedefinden ekonomik özgürlüğe, şeffaf belediyecilikten "Anne Taksi" uygulamasına kadar Nilüfer’in kadın odaklı vizyonunu anlattı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kentteki kadın derneklerinin temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Nilüfer mahalle kadın dernekleri, Nilüfer Üretici Kadınlar Kooperatifi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerinin katılımıyla gerçekleşen programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Başkan Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de eşlik etti. Programda yaptığı konuşmada, Nilüfer’i birkadın kentiyapma vizyonunu paylaşan Başkan Şadi Özdemir, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları içinüretim ve kooperatifleşmesüreçlerinin önemine işaret etti. Nilüfer’i her zaman "bir kadın kenti" olarak tanımladıklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kadınların günün her saatinde kendilerini güvenli ve huzurlu hissettikleri bir kent oluşturma hedefini yineledi. Kadın derneklerinin üye sayılarının artması gerektiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Asıl amacımız kadınların bütçelerine gelir taşımasını sağlamak. Kadın para kazanabildiği sürece özgürlüğünü kazanacaktır" dedi. Başkan Şadi Özdemir, kadınların sosyal hayata ve istihdama katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirilen projeleri de anlattı. Göreve geldiklerinden bu yana iki yeni kreş açtıklarını, üçünün ise yapım aşamasında olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, "Kadın arkadaşlarımız rahat olsun. Tarlada çalışıyorsa tarlada, fabrikada çalışıyorsa fabrikada çalışsın. Serbest çalışıyorsa serbest çalışsın. Sosyalleşmek istiyorsa sosyalleşsin. Bu yatırımların diğer tarafı da şu; o çocukları düzgün, düzenli, disiplinli bir şekilde eğitiyoruz. Herkesin imrendiği 16 kişilik sınıflarda eğitimler veriyoruz" diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, büyük ilgi gören "Anne Taksi" uygulamasındaki araç sayısının artırılacağının müjdesini de vererek, "Hamile ve bebekli annelerin devlet hastanesi ulaşımlarını ücretsiz ve güvenli bir şekilde sağlamaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programın sonunda, Başkan Şadi Özdemir, kadın dernekleri ve kooperatiflerinin kendilerinin çok önemli bir paydaşı olduğunu ifade ederek, tüm kadınların kent yönetimindeki etkin rollerinin artarak devam edeceğini söyledi.
Öğrencilere kendi hikayesini anlattı
13 Mart 2026 Cuma - 13:44 Öğrencilere kendi hikayesini anlattı Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Dr. Cavit Özyeğin İlkokulu 4-I sınıfı öğrencileri tarafından düzenlenen "Hikayemde Konuğum Var" etkinliğine katılarak öğrencilerle bir araya geldi. Samimi bir ortamda gerçekleşen etkinlikte Başkan Gülpınar, hem öğrencilerle sohbet etti hem de hayat tecrübelerini paylaşarak önemli tavsiyelerde bulundu. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Dr. Cavit Özyeğin İlkokulu’nda öğrenciler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. "Hikayemde Konuğum Var" etkinliğine katılan Başkan Gülpınar, kendisini davet eden öğretmen ve öğrencilere teşekkür ederek konuşmasına başladı. Etkinlik kapsamında öğrencilerle samimi bir sohbet gerçekleştiren Gülpınar, Şanlıurfa’da yürütülen belediye çalışmaları hakkında öğrencilere bilgiler verdi. Ayrıca belediye başkanlığı görevinde yaptıkları hizmetlerden söz ederek çocukların merak ettiği konulara da değindi. Başkan Gülpınar, özellikle çocukların eğitim hayatında hedef belirlemesinin önemine değinerek, çok çalışmanın ve disiplinli olmanın başarıya giden yolda en önemli unsurlar olduğunu ifade etti. Öğrencilere bol bol kitap okumalarını da tavsiye eden Gülpınar, çok çalışıp ülkelerine faydalı bireyler olmalarını istedi. Etkinliğin en keyifli anlarından biri ise öğrencilerin yönelttiği sorular oldu. Öğrenciler, merak ettikleri konularla ilgili Başkan Gülpınar’a çeşitli sorular yöneltti. Gülpınar da öğrencilerin sorularını tek tek yanıtlayarak onlarla yakından ilgilendi. Program boyunca öğrencilerle sıcak ve samimi bir iletişim kuran Başkan Gülpınar, çocukların enerjisinin ve heyecanının kendilerine güç verdiğini belirtti. Etkinlik sonunda Başkan Gülpınar, öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirerek bu anlamlı günü ölümsüzleştirdi. Okul yönetimi ve öğretmenler de etkinliğe katılımından dolayı Başkan Gülpınar’a teşekkür ederek, öğrenciler için unutulmaz bir gün yaşandığını ifade etti.
Yenişehir Sanayi üssüne dönüşüyor
13 Mart 2026 Cuma - 13:40 Yenişehir Sanayi üssüne dönüşüyor Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Subaşı Mahallesi’nde yapımı hızla devam eden YESAN ve YGS projelerini yerinde inceledi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin sanayi ve üretim kapasitesini artıracak olan Yenişehir Sanayi Sitesi (YESAN) ve Yenişehir Gıda Sanayi (YGS) alanlarını ziyaret etti. Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO) koordinasyonunda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Özel’e, İlçe Başkanı Mehmet İleri ve teşkilat üyeleri de eşlik etti. Yaklaşık 320 dönümlük dev bir alanda yükselen projede gelinen son nokta hakkında bilgi veren YTSO Başkanı Orhan Torun, hafriyat ve altyapı hazırlıklarının büyük oranda tamamlandığını, artık prefabrik yapıların kolonlarının dikilmeye başlandığını söyledi. Torun, sanayicinin talebi doğrultusunda projede revizyona gidildiğini belirterek, "Özellikle iklimlendirme ve kalıp firmalarımızın ihtiyacı olan tavan yüksekliğini, Bakanlık görüşmeleri neticesinde 9,5 metreye çıkardık. Burada 650 metrekareden 2600 metrekareye kadar farklı ölçeklerde 76 bağımsız fabrika bölümü yer alacak. Sosyal donatı alanları kapsamında ise lokantadan kafeye kadar 18 küçük işletmeye de yer verilecek" dedi. Projenin ekonomik modeline dikkat çeken Orhan Torun, sanayiciler için maliyetleri minimize ettiklerini vurguladı: "Hedefimiz, Yenişehir’deki bir daire fiyatına (yaklaşık 6,5-7 milyon TL) 650 metrekarelik tam teşekküllü bir fabrika binası teslim etmek. Bugün Bursa’da bu fiyata sadece arsasını bile alamazsınız. Biz sanayicimize anahtar teslim, sanayi ruhsatlı ve altyapısı hazır bir çözüm sunuyoruz." Ziyaret sonrası değerlendirmelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin ekonomisini el birliğiyle değiştirdiklerini söyledi. Belediye olarak projeye her türlü desteği verdiklerini ifade eden Başkan Özel, "Yenişehir’imiz adeta altın dönemini yaşıyor. Organize Sanayi Bölgemizde planlamalarda sona yaklaşıyoruz. Devletimizin Gıda İhtisas OSB ve Endüstri Bölgesi projeleri somut adımlarla ilerlerken; kara, hava ve demiryolu yatırımlarıyla ulaşım altyapımız güçleniyor. YESAN ve YGS projeleri de bu zincirin en önemli halkalarından biri. Önümüzdeki 10 yıl içinde nüfusumuzun 25-30 bin kişi artacağını öngörüyoruz. Bu büyümeyi tüm kurumlarımızla iş birliği içinde, doğru planlayarak yöneteceğiz" açıklamasında bulundu.
Samsun’da her gün 15 bin kişilik iftar sofrası kuruluyor
13 Mart 2026 Cuma - 13:39 Samsun’da her gün 15 bin kişilik iftar sofrası kuruluyor Samsun Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında kurduğu iftar sofralarıyla her gün binlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturuyor. Cumhuriyet Meydanı ve kentin farklı noktalarında kurulan iftar alanlarında yaklaşık 15 bin kişi birlikte oruç açarken, zengin menülerle hazırlanan sofralar Ramazan’ın birlik ve paylaşma ruhunu yansıtıyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan iftar sofraları vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Çorbadan ana yemeğe, pilavdan tatlıya kadar özenle hazırlanan menüler, belediyeye ait gıda işleme merkezlerinde hazırlanıyor. Ustalar tarafından hazırlanan yemekler her gün farklı menülerle vatandaşlara ücretsiz olarak ikram ediliyor. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte çadırlarda hareketlilik yaşanırken, binlerce kişi aynı anda oruç açmanın mutluluğunu paylaşıyor. Cumhuriyet Meydanı ve 153 Restoranlar başta olmak üzere çeşitli noktalarda kurulan iftar sofralarının yanı sıra iftar saatine yolda yakalanan vatandaşlara da iftariyelik dağıtılıyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kentin farklı noktalarında vatandaşlara iftar saatinde ikramlarda bulunarak Ramazan’ın paylaşma kültürünü yaşatıyor. "Hemşehrilerimizle aynı sofrayı paylaşmak bizim için çok kıymetli" Ramazan ayının manevi havasının tüm şehirde hissedildiğini vurgulayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Ramazan ayı paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren çok özel bir zaman dilimi. İftar sofraları ise bu manevi atmosferi hep birlikte yaşamak için önemli bir buluşma noktası. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak Ramazan’ın bereketini paylaşarak, hemşehrilerimizle gönül sofralarında buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bizim için hemşehrilerimizin yanında olmak, aynı sofrayı paylaşabilmek gerçekten çok kıymetli. O sofralarda yansıyan birliktelik ve dayanışma görüntüsü de bizim için ayrıca çok değerli. Bu yıl hem Ramazan Sokağımızda bu manevi yaşıyoruz hem de gönül sofralarında buluşmayı sürdürüyoruz" dedi.
Adana’da ara tatile giren öğrenciler okul bahçesinde bayramlaştı
13 Mart 2026 Cuma - 13:21 Adana’da ara tatile giren öğrenciler okul bahçesinde bayramlaştı ADANA (İHA) – Adana’da bin 100 öğrenci ara tatil öncesi arkadaşları ve öğretmenleriyle bayramlaştı. Adana’nın Kozan ilçesinde bulunan ve yaklaşık bin 100 öğrencinin eğitim gördüğü Halit Dağlı İlkokulu’nda ara tatil öncesinde öğretmen ve öğrenciler okul bahçesinde bir araya gelerek bayramlaştı. İlçede örnek bir etkinliğe imza atan okul yönetimi ve öğretmenler, öğrencilerin milli ve kültürel değerleri yaşayarak öğrenmesi amacıyla bayramlaşma programı düzenledi. Okul kapısında arkadaşlarını kolonya ve şeker ikram ederek karşılayan öğrenciler, daha sonra öğretmenleriyle birlikte okul bahçesinde bayramlaştı. Öğrencilerin söylediği bayram şarkıları ve oyunlar etkinliğe renkli görüntüler kattı. Okul Müdürü Seyban Karaköse, milli ve kültürel değerleri öğrencilere aktarmak amacıyla etkinliği düzenlediklerini belirterek, "Öğrencilerimizin Ramazan ayının ve bayramın coşkusunu yaşaması için eğitimcilerimizle birlikte böyle bir çalışma gerçekleştirdik. Küs olan öğrencilerin barışması, kardeşlik ve bayramlaşma duygusunun okulumuza yayılması bizleri çok mutlu etti" dedi. Öğrencilerden Asel Dila Durmuş ise küs olduğu arkadaşıyla barıştığını belirterek, bayramlaşma programı sayesinde çok mutlu olduğunu söyledi. Ayşe Beren Çelikten de okulda Ramazan Bayramı’nın coşkusunu yaşadıklarını ifade ederek, küs olduğu arkadaşına şeker verip barıştığını dile getirdi.
Deprem enkazından 4.günde kurtarılan kadın, 2 gün önce anahtarını teslim aldığı yeni yuvası için göz yaşları içerisinde devlete teşekkür etti
13 Mart 2026 Cuma - 13:14 Deprem enkazından 4.günde kurtarılan kadın, 2 gün önce anahtarını teslim aldığı yeni yuvası için göz yaşları içerisinde devlete teşekkür etti Hatay’da depremde yaşadığı evi yıkılan ve enkazda 4. günde AFAD ekipleri tarafından kurtarılan Selva Zan, sol kolunu kaybetsede yaşama olan sevgisini ve devlete olan inancını kaybetmedi. Kurası çekilen yeni yuvasının anahtarı 2 gün önce teslim alan Zan’ın, Hatay Valisi Mustafa Masatlı’yla sohbeti esnasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve devlete teşekkür ederek göz yaşı içerisinde kaldığı anlar duygulandırdı. Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkıma uğrattığı Hatay’da kent ihya ve inşa süreciyle yeniden inşa edilirken, vatandaşlar sosyal aktivitelerle hayata yeniden tutunduruluyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, kentte depremi yaşayan vatandaşlara umut olan ve Hatay Valiliği koordinasyonunda bir çok kurumun işbirliğiyle kurulan Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi’ni ziyaret etti ve merkezden faydalanan vatandaşlarla bir araya geldi. Vali Masatlı; depreme Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi’nde yakalanan ve sol kolunu kaybeden Selva Zan’ın yaptığı resim çalışmalarını inceledi. Vali Masatlı’nın çalışmalarını incelediği esnada duygusal anlar yaşayan Zan, 2 gün önce Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde anahtarını teslim olduğu konutu için devlere ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan teşekkürüyle duygusal anlar yaşadı. Merkezle yeniden yaşama tutunan ve Yüksek Teknolojili Protez Ortez Üretim ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde protez kolu yapılan kadının teşekkür ettiği anlarda göz yaşı dökmesi Vali Masatlı ve eşi Esra Masatlı’yı duygulandırdı. Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi’nde bulunan ve Yüksek Teknolojili Protez Ortez Üretim ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde ücretsiz bir şekilde protez kolunun yapıldığını söyleyen Zan,"Depremi Antakya’da Odabaşı Mahallesi’mde yaşadım. Rabbim bir daha yaşatmasın, 4 gün enkazda kaldım. Devletim olmasa ben şuanda yaşamıyordum, rabbim devletimize güç ve kuvvet versin. Beni enkazdan AFAD ve sağlık ekipleri kurtardı, enkaz altında ne açtım ne de susuzdum. Rabbim sanki meleklerini gönderdi. Sol kolumu enkaz altında kaybettim, çok şükür iyim. Bütün Antakya yok olduk, devletimizden Rabbim razı olsun yeniden binalarımızı inşa etti. Yeniden doğduk adeta, Cumhurbaşkanımızdan ve valimizden Rabbim razı olsun. 2 gün önce evim belirlendi, o gece sabaha kadar yatamadım ve Cumhurbaşkanımız ile devletimize dua ettim. Rabbim devletimize güç, kuvvet versin ve ellerinden öpüyorum. Evim için devletimize güvenmiştim. Çamurda, çadırda ve konteynerde her yerde ben yaşarım, devletim yanımda. Bu gün bu şeyler değişecek diye umut ediyordum, değişti. 2 gün önce de evimin çıkması çok güzel oldu. Gittim evimi gezdim, şükürler olsun çok güzel bir ev. Depremden sonra devletimiz bizi yedirdi, içirdi ve sıcacık yatacak yer verdi. Bunları biz unutamayız. Sosyal Girişimcilik Merkezi’ne 3 aydır geliyorum. Burada resim kursu ve kuaförlük kursuna geliyorum, herhangi bir ücret yok ve kolum için protez yapılıyor, hiçbir ücret ödemeyeceğim" dedi.