GÜNDEM
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:24 Kral ölümden döndü, zorlu ameliyat başarıyla tamamlandı Kocaeli’nin Körfez ilçesinde diyafram fıtığı nedeniyle nefes almakta güçlük çeken ve ölmek üzere olan sokak kedisi "Kral", belediye bünyesindeki rehabilitasyon merkezinde gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Körfez ilçesinde sokakta yaşayan ve esnafın "Kral" ismini verdiği kedi, nefes almakta zorlandığı ve acı çektiği fark edilince Körfez Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezine getirildi. Veteriner Hekim Arzu Demirhan tarafından yapılan incelemede, kedinin anormal solunum sergilediği ve şiddetli ağrı çektiği belirlendi. Röntgen sonuçlarında, diyafram kasının yırtılması sonucu karın içi organlarının göğüs boşluğuna geçtiği (diyafram fıtığı) tespit edilen kedi, acil ameliyata alındı. "Az sayıda klinikte yapılıyor" Veteriner Hekim Arzu Demirhan, bu tür vakaların genellikle yüksekten düşme veya araç çarpması gibi ağır travmalar sonucu oluştuğunu belirtti. Müdahale edilmemesi durumunda akciğer ve kalbe yapılan baskının hayati risk oluşturduğuna dikkat çeken Demirhan, "İnhalasyon anestezisi altında gerçekleştirdiğimiz operasyonda, entübasyon tüpü ile solunum desteği sağlandı ve tüm hayati değerler anlık olarak takip edildi. Operasyon sırasında sönmüş olan akciğerler yeniden şişirilirken, göğüs boşluğuna geçen organlar olması gereken konumlarına yerleştirildi" dedi. 7 günlük kritik süreç başarıyla tamamlandı Ameliyatın ardından 72 saatlik kritik yoğun bakım sürecini başarıyla atlatan "Kral", tedavinin 7’nci gününde sağlığına kavuştu. Kendi başına beslenmeye ve rahat nefes almaya başlayan kedinin genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Körfez Belediyesi yetkilileri, sokak hayvanlarının yaşam hakkını korumaya devam edeceklerini vurgulayarak, duyarlılık gösteren esnafa teşekkür etti. Yetkililer, bu tür komplike cerrahi müdahalelerin ancak tam donanımlı merkezlerde yapılabileceğinin altını çizdi.
Bayramda Erciyes’e davet
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:22 Bayramda Erciyes’e davet Türkiye’nin önemli kış turizmi merkezlerinden Erciyes’te bayramın dolu dolu ve etkinliklerle geçeceğini söyleyen Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, "Bayramda da Erciyes zamanı diyelim" dedi. Erciyes’in bütün imkanları ile misafirlerini ağırlamaya hazır olduğunu söyleyen Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, "Ara tatil bayramla birleşti. Dolayısıyla yavrularımızın, ailelerimizin bayramda nereye gitsek sorununu Erciyes çözmüş oldu. Burada muhteşem bereketli bir kar yağışı bu sezon geçirdik. Aralık ayının ortasında başlayan sezonumuz Mart ayının ortasına geldi hala dolu dolu devam ediyor. Büyük ihtimalle Nisan’ın sonuna kadar kayağın devam edeceğini öngörüyoruz. Burada da güzel bir fırsat oluştu bayramla birlikte ara tatilinde girmesiyle birlikte. Erciyes’te de bütün pistlerini açık, Kayseri Büyükşehir Belediyemizin yatırımlarıyla işte 19 mekanik tesisi olan uçsuz bucaksız harika pisleri ile 4 kapımızda hala kayak yapılıyor. Birbiri ile bağlantılı tesislerimizde pistlerimizde. Dolayısıyla eşsiz bir fırsat diye düşünüyorum. Tüm misafirlerimizi yurt içinden yurt dışından buraya davet ediyoruz. Bayram tatillerini burada geçirmek için. Burada birkaç imkanı bir arada bulacaklar. Geldiklerinde hemen yanı başımızdaki dünyanın 8. harikası Kapadokya’yı gezme imkanları olacak, şehir merkezimiz Kayseri tarihi 6000 yıllık bir şehrimiz. Erciyes’te kayak yapma imkanı bulacaklar. Dolayısıyla birkaç farklı turizm çeşidini burada yaşamayı imkanı bulacaklar" dedi. "Oteller rezervasyon almaya devam ediyor" Akşehirlioğlu, otellerin rezervasyon almaya devam ettiğini söyleyerek, "Otellerimiz, işletmecilerimiz, kayak hocalarımız hepsi hem profesyonel hizmeti sunmak için misafirlerimizi bekliyorlar. Otellerimiz rezervasyonlarını almaya devam ediyorlar. Buradaki ulusal ve uluslararası faaliyetlerimiz bu sene yaptığımız ve halen devam eden faaliyetlerimiz devam ediyor. Gelen misafirlerimiz ve gece kayağı imkanından yararlanacaklar yine. Bayramda hafta sonu da gece kayağımız olacak. Burada sadece kayak değil işte Snow Kate gibi ATV kar motor turları gibi diğer tüm faaliyetleri de burada yapma imkanı bulacaklar. Muhteşem keyif alacaklarını düşünüyorum. Dolayısıyla güzel bir fırsat. Bundan sonra zaten bayram artık hep kış tatilinin içerisine girecek. Dolayısıyla bu yıl yine herkesin tercihi olduğu gibi Erciyes’i de bayramda yine Erciyes herkesin tercihi olacak diye düşünüyorum. Herkese bizimle birlikte Erciyes’te bayramlaşmaya pislerde güzel vakit geçirmeye davet ediyorum. Rezervasyonları otellerimiz almaya devam ediyor. Özellikle günübirlik ve çevrelerden çok fazla misafir geleceğini zaten ön görüyoruz. Konaklamalı olarak otellerimizde şehir dışından misafirlerimiz rezervasyonlarını yapmaya devam ediyorlar. Otellerimiz rezervasyon almaya devam ediyorlar. Herhangi bir konaklama anlamında sorun yok. Misafirlerimiz şu anda hızlı bir şekilde rezervasyonlarını yaptırıp bayramda 3-4 günlük tatilde güzel keyifli bir bayram tatili Erciyes’te geçirebilirler. Bayramda da Erciyes zamanı diyelim" ifadelerini kullandı. (AG-
Berberlerde bayram tıraşı mesaisi: "Sabaha kadar devam ediyoruz"
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:21 Berberlerde bayram tıraşı mesaisi: "Sabaha kadar devam ediyoruz" Bolu’da bayram yoğunluğu yaşayan berberler günün ilk ışıklarına kadar mesai yapıyor. Bolu Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Doğan Şimşek, "Bayram öncesi saat yok, sabaha kadar devam ediyoruz" dedi. Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala kent genelindeki berber ve kuaförlerde yoğunluk arttı. Bayrama bakımlı ve hazır girmek isteyen vatandaşlar berberlerin yolunu tuttu. Sabahın erken saatlerinde başlayan yoğunluk, gece boyunca devam ederek sabahın ilk ışıklarına kadar sürüyor. Kent genelinde birçok berber, artan talep nedeniyle randevulu çalışarak müşterilerin mağduriyet yaşamamasını sağlıyor. Bolu Berberler ve Kuaförler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Doğan Şimşek ise, bu yoğunluğun esnaflar için bir bereket olduğunu ifade etti. "Meslektaşlarımızın hepsinde ciddi bir yoğunluk yaşanıyor" Kent genelindeki berberlerin hepsinde yoğunluk olduğunu ifade eden Şimşek, "26 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. 26 yıldır şahitlik ettiğim bayram öncesi yoğunluğuna bugün de devam ediyoruz. Bayramlar, bizim mesleğimizin en yoğun ve en özel dönemlerinden biridir. Vatandaşlar bayrama bakımlı ve hazır girmek istediği için özellikle bayrama bir gün kala, yoğunluk yaşanıyor. Hem hijyen kurallarına hem de müşterilerimizin sıra durumlarına dikkat ediyoruz. Bu yoğunluk esnaflar için bir berekettir. Biz, bu bereketin devam etmesini istiyoruz. İnşallah bu süreç, bizim arkamızdan gelen nesil için de devam eder. Bayram öncesi saat yok, sabaha kadar devam ediyoruz. Meslektaşlarımızın hepsinde ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Birbirine yakın olan esnaf arkadaşlar, yoğunluğa göre birbirlerine destek veriyorlar. ‘Ben doluyum, aşağıda bir berber var, oraya gidin’ gibi birbirlerine yardımcı oluyorlar" şeklinde konuştu.
Van TSO Başkanı Takva: "Van Shoopping Fest’in eğlence ve etkinlik kısmını bu yıl kısıtladık"
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:21 Van TSO Başkanı Takva: "Van Shoopping Fest’in eğlence ve etkinlik kısmını bu yıl kısıtladık" Van’daki yerel ve ulusal basın mensuplarının katılımıyla ’Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Geleneksel İftar Programı’ düzenlendi. İftar programı sonrası Van TSO Yönetim Kurulunun katılımıyla ’Basın İstişare Toplantısı’ gerçekleştirildi. Toplantıda basın mensuplarının sorularını cevaplayan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva; ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı sonrası başlayan savaşın Van ve bölge ekonomisine ektileri, Van Shopping Fest (Van Alışveriş Günleri), kamu ihale kanunu ve Oda adaylık süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Van’ın batısında deniz, doğusunda İran var" Van Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde düzenlenen ve büyük ilgi Van Shoopping Fest’in bu yıl ABD ve İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik başlattığı savaş ve çatışmalar nedeniyle Shopping Fest kapsamında düzenlenen birçok etkinlik ve eğlencenin iptal edildiğini söyleyen Başkan Takva, "Gerçekten üzgünüm. Haritadan Van’ın coğrafyasına baktığınız zaman, Van’ın batısında deniz var, doğusunda İran var. Ne batıya gidebiliyoruz, ne de doğuya. Van’ın güney ve kuzey ekseni var. Dolayısıyla kentin bu coğrafi gerçekliği içerisinde şehir her zaman kendine yeni, özgün alanlar oluşturmak zorunda. İlk festivali yaptığımız zaman hatırlarsanız 2015 yılında Van Shoopping Fest adıyla o zaman İstanbul’da, bir iki semti ilgilendiren festival vardı. İkincisini biz düzenledik. Gayemizde şuydu; Özellikle 15 Mart- 5 Nisan tarihleri arasında o dönem strateji anlamında yüzümüzü İran’a döndüğümüz yeni bir tanıtım süreci vardı. Görece bir hareketlilikte vardı. 2012 ve 2013’de şehrimize 46 bin kişinin şehrimize giriş yaptığını görmüştük" dedi. "İranlı turistlerin şehrimizde daha fazla zaman geçirmelerini sağladık" Geçen yıl itibari ile 777 bin yabancı turistin Kapıköy’den giriş yaptığını söyleyen Başkan Takva, şöyle konuştu: "Bizim geçen yıl koyduğumuz hedef 1 milyon İranlı turistti. Malumunuz İranlılar Nevroz tatilini çok uzun süreli kutluyorlar. Gayemizde nevroz tatili döneminde ülkemize giriş yapan İranlı turistlerin şehrimizde daha fazla zaman geçirmelerini temin etmek, burada alışveriş yapmalarını sağlamak. Kentin günü birlik ticaretinde fark oluşturacak bir çalışmaydı. Bu yıl dokuzuncu kez yapacaktık. Pandemide ve 2016 yılında yapamamıştık. Bu yıl da aslında büyük bir heyecanla çalışma başlatmıştık. Biz 2017 yılında projeyi Büyükşehir Belediyesine devretmiştik. Murat Zorluoğlu projeyi sahiplendi. Bizde gönüllü olarak devrettik. Şehrin gece ışıklarını görüyorsunuz. Hatırlar mısınız bilmiyorum ama şehrin ilk gece ışıklarını bizim çalışma arkadaşlarımız yapıyorlardı. Bir hafta boyunca vinçler kiralamıştık ve beşyol meydanını ışıklandırmıştık. Daha sonra o ışıkları Hacıbekir Caddesine kadar Cumhuriyet Caddesini kapsayacak şekilde yaygınlaştırdık. Bütün çalışmaları biz odamızın bütçesi ile yapıyoruz. Oldukça başarılı süreçler oldu." "1 milyona yakın bütçe ayırmıştık" Van Shoopping Fest ile İranlı turistlerin kent ekonomisine ciddi katkılar sunduğunu vurgulayan Takva, "Biz her yılında sonunda 5 Nisan’da sonra sizlerle yaptığımız değerlendirmede Kredi Kartları Merkezi’nden almış olduğumuz rakamları paylaşıyoruz. Bir önceki yılla kıyaslıyoruz. Çünkü bizim ne kadar bir ekonomik gelir elde ettiğimizi başka yerde ölçme şansımız yoktu. Sadece o dönem kredi kartları üzerinden aldığımız tutarlar ve işlem hacmini sizlerle paylaşıyorduk. Kaldı ki o rakamların içerisinde biliyorsunuz İran’daki bankacılık sistemi bizimle uyumlu olmadığı için buraya gelen İranlı turistlerin tamamı nakit alışveriş yapıyorlar. Böyle bir başarılı süreç vardı. Bu yılda baktık ki belediye bu işi üstlenmeyecek. Biz biraz da merkez belediyelerinde bu işi desteklesin, sahiplensin istedik. Bunu şehrin her alanına yaygınlaştıralım gibi bir hedef koymuştuk. Ama ne yazık ki ilçe belediyeleri bu işi hiçbir zaman üstlenmediler. Dolayısıyla biz bunu tekrar yapalım istedik. Kent meydanını kiraladık. Oraya yurt dışında Noel zamanlarında Noel Fest diye küçük alışveriş alanları, hediyelik eşyalarında satıldığı renkli, şık mekanlar oluşturuyorlar ve her kentin böyle merkezinde akşamları, ailelerin dolaşabildiği, cıvıl cıvıl, el ürümü malzemelerin satıldığı bir alan oluşturacaktık. Bunun içinde 25 tanede modern çadır satın aldık. Bu yıl Odamızda yaklaşık 1 milyona yakın bütçe ayırmıştık. 1-2 tane de eş zamanlı konser düzenleyecektik. Belediyede oranın enerji ve diğer lojistik alt yapısı konusunda bize destek vereceklerini söylemişti. Fakat savaş patlayınca bunları yapamadık" ifadelerini kullandı. "Van Shoopping Fest geleneğini sürdürdük" "Burnumuzun dibinde, komşumuzda ateş varken kalkıp burada bir festival havası içerisinde insanların eğlenceye yönelmesini sağlayacak bir yaklaşımı etik bulmadık" diyen Takva, "Bundan vazgeçtik. Fakat bu geleneği sürdürmekte gerekiyordu. Arkadaşlarımız birkaç gündür tüm esnafları, bizim daha önce hazırladığımız stickerları asmak suretiyle bir farkındalık düzeyine taşımaya çalıştılar. Ve esnaflara da bir çağrıda bulunduk. İndirim yapın ama yerel esnafı önceleyen bir yaklaşım içinde de hem alışveriş festivali dönemini en azından esnafın mağduriyetini önceleyecek bir bakış açısıyla bertaraf edelim mağdur olmasınlar hem de yerel esnafı önceleyen bir zihinsel iklim olsun istedik. Böyle bir çalışmamız var ve devam ediyor. Bir hafta sonra bunun ölçümlemesini yapacağız. En azından yerelde biz bize ne kadar etki oluşturuyoruz" dedi. "Çağrımız olacak" Van Kapıköy Sınır Kapısı’nda yapılan yayınların iç turizmini de etkilediğini belirten Başkan Takva, "İranlı turistlerin Van’a gelip gelememesi üzerine bir okuma yapmamak lazım. Amerika her gün biliyorsunuz uyarılarda bulunuyor. Türkiye’nin doğusunda, güney doğusunda bulunmayın gibi listeler yayınlıyor. İster istemez sadece İranlı turist hareketliliğini etkilemiyor. Bu çağrıları bütün Avrupa ülkeleri yapıyor. İster istemez iç turizmi de etkiliyor. Şimdi bütün ulusal, uluslararası basın kuruluşu Van’dan yayın yapıyor. İşte gördük, duyduk, böyle oldu, patlama sesi var bilmem ne var gibi yayınlar bir nevi bizim şehrimizi kamuoyunda iç turizmi açısından da etkiliyor. Olay sadece kentin turizm açısında izolasyonuna yol açmıyor. Yerel manadaki hareketliliği de ortadan kaldıran uluslararası çağrılar var, aynı zamanda insanların psikolojik olarak kendilerini bulundukları mekanda güvende hissettiren ihtiyacı oluşmuş durum var. İnsanlar şuanda bir hevesle bayram alışverişi duygusuyla hareket etmiyorlar. Bizim şehrimizin böyle bir talihsizliği var. Biz şimdi bir hazırlık yapıyoruz önümüzdeki bir hafta içerisinde de bayram alışverişi bilgilerine de ulaşabilirsek bir ölçümleme yapıp özellikle; hükümete, karar vericilere, politik yapıcılara bir çağrımız olacak" diye belirtti. "Kriz içinde kriz yaşayan bir kent konumuna geldik" Van esnafının bayram için hazırlık yaptığı ve mal aldığı aktaran Takva, alınan malların esnafın elinde kaldığını söyledi. Takva şu ifadeleri kullandı: "Dolayısıyla bizde tam bu esnada bu pazar meselesini nasıl çeşitlendirebiliriz diye yönetim kurulumuzla bu meseleyi görüşüyoruz. Şimdi uluslararası camia doğuya gitmeyin gibi çağrılarına karşı bizim Ermenistan pazarını değerlendirelim ya da Kürdistan’a tekrar gidelim. Dolayısıyla biz kriz içinde kriz yaşayan bir kent konumuna geldik. Bunun etkilerini de bertaraf etme konusunda afet bölgelerine uygulanan öteleme, taksitlendirme taleplerimiz olacak. Bu konuda özellikle küçük esnafımız ve orta ölçekli tacirlerimiz bundan etkileniyor. Lojistik, tekstil, konaklama, yeme-içme ve kozmetik. Bu 5 sektör bundan doğrudan etkileniyor. Biz raporlarımızı hazırlayıp özellikle bir afet durumuyla karşı karşıya olduğumuz gerçeği var. Bundan şu anda Türkiye’de en fazla etkilenen kentlerin başında geliyoruz. Bizim basınımızın da bu meseleyi, bu zaviyeden değerlendirmesi lazım. Olayı sadece İran üzerinden okumamalısınız. Van sadece kendine hizmet eden bir şehir değil ki. Hakkari’den Muş’a, Ağrı’ya hatta Erzurum’a kadar Van bir çekim merkezi haline geldi. Bu çağrılar, bütün bu yayınların Van’dan olması ister istemez Van’ı izole ediyor. İnsanların bölgesel hareketliliğini de olumsuz etkiliyor. Bu çerçeveden de bakmak gerekiyor. Dediğim gibi duyarlılığınızla süreci endişe ile takip etme durumumuz devam ediyor. Umuyor ve diliyorum ki bir önce savaşın sona ermesi, dediğim gibi doğrudan etkilenen kentlerin başında biz geliyoruz ama bütün dünya bundan etkileniyor maalesef." "Ülkenin demokratikleşme sorunu olarak görüyoruz" Kamu ihalelerinin doğrudan temin usulüyle belli firmalara verilmesine yönelik kendisine yöneltilen sorulara cevap veren Takva, "Bir ülkenin kamu mal ve hizmet alım süreci yani ihale süreci o ülkenin demokrasi sorunudur. Orada uygulanan yöntem, o ülkenin ne kadar demokratik, şeffaf, sürdürebilir ve yönetilebilir olduğunu gösterir. Bir ülkenin salt demokrasi sorunu sadece Kürtlerin dil sorunu değildir. Kürtlerin üzerindeki iddia ettikleri ya da maruz kaldıkları basit sorun değildir. En önemli meselelerden bir tanesi Van Ticaret ve Sanayi Odası nasıl görüyor biliyor musunuz? Biz bu ihale meselesini ülkenin demokratikleşme sorunu olarak görüyoruz. Bakın bu çok önemli bir meseledir. Yani ülkelerin, hükümetlerin, iktidarların mal ve hizmet alım süreçleri en önemli demokrasi sorunudur. Umuyor ve diliyorum ki bizim perspektifimizde budur. Bunu her yerde söylüyorum. Ama bu formülasyonla bugüne kadar yerel medyada ya da toplumsal duyarlılık konusunda herhangi bir duyarlılık olmadı. Bir ülkenin kamu mal alım süreci, mevzuatı ihale kanunu o ülkenin demokrasi seviyesinin göstergesidir" diye konuştu. "Odaların görevi üyelerinin hak ve menfaatini korumaktır" Kentte son dönemlerde artan seyyar satıcı konusundaki soruya cevap veren Başkan Takva, ’Seyyara karşıyız’ diyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Odaların görevi esasında üyelerin hak ve menfaatini korumak ve bunun için üyelerle kamu kurumları arasında aracılık etmektir. Bizim başkada bir numaramız yok. Yazarız, söyleriz bunu raporlarız, gerekçeleriyle söyleriz. Aşağı yukarı her ay kaldırım işgalinden tutun seyyar satıcılara kadar yazılar yazıyor ve ilgili yerlere iletiyoruz. Çünkü bunlar kayıtlı ekonomiyi olumsuz etkileyen tutumlar. Biz orada seyyara karşı değiliz aslında. Bunları kurumsal bir alt yapı içerisinde vergilendirerek, bir yerde örgütleyebilseler nur ala nur. O kentsel yönetimin becerisi, marifeti olarak tanımlanır. Ama keyfe keder seyyar uygulamaların olmaması için her alanda ve her sektörde olmaması için duyarlılığımız en üst seviyede. Bu meseleye böyle bakıyoruz. Büyükşehir belediyesine en son 3 Şubat’ta yazı yazdık." Yerel basının desteklenmesi noktasında oda üyelerine ve tüm kesimlere çağrıda bulunan Tavka, Kapıköy Sınır Kapısı’nda devam eden sosyal tesisin mayıs-haziran ayı içerisinde hizmete alınmasını beklediklerini vurguladı. "Gündemimizde seçim yok" Oda seçimleri ve kendi adaylık durumu hakkında yöneltilen soruyu cevaplayan Takva, "Bizim rutin olarak oda seçimlerimizin 1 Ekim - 30 Kasım tarihleri arasında tamamlamamız gerekiyor. Türkiye’deki 367 Oda/Borsa seçimlerinin bu tarihler arasında tamamlanması lazım. Son 4 dönemdir seçimler ertelemeli gerçekleşiyor. Buna da bakanlar kurulu kararı ya da Kanun Hükmünde Kararname ile hükümet karar veriyor. Bunun bizimle bir alakası yok. Şu an da önceliğimiz Van ekonomisini, üyelerimizin ve şehrimizin önündeki zorlukları aşmak. Dolayısıyla şu anda bizim gündemimiz de böyle bir mesele yok. Kamuoyunda, sosyal medyada yapılan paylaşımların bir karşılığı da yok. Üzerimizde bir mahalle baskısı var mı var. Bu mahalle baskısını da yaklaşık 1 yıldır şehri seçim atmosferine, seçim gündemi ile yoğurmaya çalışan arkadaşlara soracaksınız. Bunun müsebbibi biz değiliz. Şu an da böyle bir gündemimiz yok. Dolayısıyla adaylık konusuna gelince görevimizin başındayız. Van için yapacak daha çok işimiz var, devam eden birçok projemiz var. Onlar devam ediyor. Üyelerimizin teveccühü, iş dünyamızın beklentileri konusunda bizde hareket edeceğiz. Besi OSB’nin tahsis süreci var, yatırım onayları var, Sera OSB kurma çalışmalarının arifesindeyiz. Eğitim Kültür Vakfı çalışmalarımız var, özel üniversite kurma çalışmalarımız var. Birçok çalışmamız var. Bunlar devam ediyor. Dolayısıyla hepimize düşen 7 aylık süreçte kamu hinterlandına girmeden Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın kazanımlarını korumak, hakkaniyetle süreci yönetmek ve görevimizi hakkaniyetle tamamlamak gibi bir hedefimiz var" cevabını verdi.
Kars’ta Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümü kutlandı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:20 Kars’ta Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümü kutlandı Kars’ta, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Kars Şehitliği’nde düzenlenen programda Valilik, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı’nın çelenkleri sunuldu. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu programda şehitler için saygı atışı gerçekleştirildi, akabinde Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı ve dua edildi. Kars’ta, Garnizon Şehitliği’ndeki törende konuşan Vali Ziya Polat, "Çanakkale; bir milletin vatanı uğruna gözünü kırpmadan canını feda edebileceğini tüm dünyaya gösterdiği eşsiz bir kahramanlık destanıdır. Bu destan, toprağı vatan yapanın üzerinde yaşayanlar değil, uğruna can verenler olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmıştır. "Çanakkale geçilmez" sözünü tarihe altın harflerle yazdıran kahraman ecdadımız, canlarını ortaya koyarak yalnızca bir cepheyi değil, bir milletin onurunu, hürriyetini ve geleceğini savunmuştur. Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu topraklar, bizlere bırakılmış en kutsal emanettir. Bu emanete sahip çıkmak, vatanımıza, bayrağımıza ve milletimize aynı inanç ve kararlılıkla bağlı kalmak hepimizin en büyük sorumluluğudur. Çanakkale’de vatan, bayrak ve millet sevgisi uğruna canlarını feda eden Aziz Şehitlerimiz; cesaretleri, fedakârlıkları ve sarsılmaz inançlarıyla milletimizin gönlünde ebediyen yaşayacaktır" dedi. Yapılan konuşmanın ardından Vali Ziya Polat, ve beraberindekiler, şehitlikteki müzeyi gezip şehit mezarlarına kırmızı karanfil bıraktı. Buradaki törenin ardından İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü konferans salonunda devam eden etkinlikte şiirler okundu. Günün anlam ve önemini belirten konuşmanın yapıldığı programda, Çanakkale temalı sinevizyon gösterisi sunuldu. Sinevizyon gösterisinin sunulduğu program daha sonra sona erdi.
Antalya’da Çanakkale şehitleri anıldı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:18 Antalya’da Çanakkale şehitleri anıldı Antalya’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde şehit kabirleri ziyaret edilip, kırmızı karanfiller bırakıldı. 15 Temmuz şehidi Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, vatan sevgisinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz" dedi. Antalya’da Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü çerçevesinde Uncalı Mezarlığı’nda anma programı düzenlendi. Anma programına Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Garnizon Komutanı Tümgeneral Sinan Eren, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, şehit yakınları ve gaziler katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından protokol üyeleri şehit kabirlerine karanfil bıraktı. Törende duygusal anlar da yaşandı. "En şerefli, en güzel acı" 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında şehit düşen Yasin Naci Ağaroğlu’nun annesi Zehra Ağaroğlu, evlat acısını gururla harmanladığını ifade etti. Ağaroğlu, "Vatanımız için onlar fedailerdi; canlarını, kanlarını bu yolda harcadılar. Bir şehit annesi olarak diyorum ki evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz. Şehitlik ve evlat acısı belki çok büyük bir acıdır ama en şerefli, en güzel acıdır. Rabbime şükrediyoruz, hamdediyoruz" dedi. "Emanete sahip çıkacağız" Düşmanın o gece içeriden geldiğini hatırlatan acılı anne, şehitlerin bıraktığı bayrağı yere düşürmeyeceklerini belirterek, "Benim evladım 15 Temmuz şehidiydi. Düşman maalesef o zaman dışarıdan değildi, vatanın içinden hainlerdi. Şehitlerimizin taşıdığı bu bayrağı bize devrettiler. Biz de bu vatana sahip çıkacağız, onların emanetlerini koruyacağız. Madem ölüm bir kez olacak, o da neden Allah için olmasın? Vatan sağ olsun" diyerek sözlerini noktaladı.
Kayseri’de Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yılı kutlandı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:16 Kayseri’de Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yılı kutlandı Kayseri’de 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla tören düzenlendi. Kartal Şehitliği’nde düzenlenen törene, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Garnizon Komutanı Kadircan Kottaş, AK Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, kurum müdürleri, siyasi partilerin il başkanları, rektörler, gaziler ve şehit yakınları katıldı. Şehitlik anıtına çelenk konularak saygı duruşunda bulunulmasıyla başlayan programda öğrenciler şiir okudu. Törende bir konuşma yapan Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kayseri Şube Başkanı Ali Yavuz, "Çanakkale bir savaşın çok ötesinde yedi düvele karşı binlerce vatan evladının istiklal ve istikbal sevdasıyla çağrıldığı mukaddes bir cephedir. Vatan müdafaası uğruna cepheye koşan kahramanlarımızın büyük bir var oluş destanıdır. 1915 yılında dünyanın en güçlü donanmalarına sahip olan devletlerin karşısında duran bir millet vardı. O gün belki cephede silahımız azdı, cephanemiz sınırlıydı ama yüreklerimizdeki iman, vatan ve millet sevgisi hiçbir kuvvetle ölçülemeyecek kadar büyüktü" dedi. Vali Gökmen Çiçek konuşmanın ardından şeref defterini imzalarken, Kuran-ı Kerim okundu ve dualar edildi. Protokol, tören birliğinin saygı atışı yapmasının ardından şehit mezarlarını ziyaret ederek karanfil bıraktı.