GÜNDEM
Bakan Tekin, Esenler’de Ramazan etkinliklerine katıldı 01 Mart 2026 Pazar - 23:54:09 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından kurulan etkinlik çadırını ziyaret ederek Ramazan etkinliklerine katıldı. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin, "Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından Dörtyol Meydanı’nda kurulan Ramazan etkinlik çadırını ziyaret etti. Bakan Tekin’e Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu eşlik etti. Bakan Tekin, alanda düzenlenen Ramazan etkinliklerine gelen çok sayıda vatandaşla bir araya geldi. Hepsiyle selamlaştı, meydanda kurulan tezgahları gezdi. Öte yandan meydana kurulan alanı ziyaret eden ziyaretçilere ilahi dinletisi de sunuldu. Bakan Tekin: "Dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz" Etkinlik alanında, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değindiği konuşmasında, "Son iki yıldır önce İsrail’in Filistin saldırısı üzerinden, bugünlerde de yine İsrail, Amerika üzerinde İran’da yaşananları tartışıyoruz. Bu süreçte beni en çok rahatsız eden sosyal medyada, haberlerde İran’da millet olma şuuru ile ilgili olarak yaşanan eksiklikler. Diğeri ise siyasi anlamda ülkeyi toparlayacak olan ciddi bir lider eksikliği. Biz şu anda Türkiye’de Elhamdülillah şu noktadayız. Dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, dünyada bütün liderlerin sözünü saydığı, sözünü dinlediği, dünyanın neresinde bir çatışma olursa olsun, ‘Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan çözer’ dediği bir dönemi yaşıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şans. İkinci bir konu. Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" şeklinde konuştu. "Okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık" Konuşmasına devam eden Bakan Tekin, "İki buçuk yıl önce göreve başladığım dönem çocuk oyunları okul bahçelerinde tekrar oynansın diye başladık. Çünkü bir milletin geleneğinde, bir devletin geçmişinde, bir toplumun siyasal ve ahlaki karar alma mekanizmalarında çocukların oynadığı oyunların çok büyük önemi var. Çocuklarımız, vatanseverliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği oyunlarımızdan öğrendik. Bizim atalarımız da oyunlarından öğrenmişlerdi. Biz de aynı oyunları çocuklarımız bugün de oynasınlar dedik. Bugün çocuklarımız elektronik ortamlarda farklı bahis, kumar ya da benzeri şeyler oynayacaklarına okul bahçelerinde geleneksel oyunlarımızı oynasınlar diye başladık. O günden beri dünyanın neresinde bir huzursuzluk olursa olsun okullarımızda çocuklarımızın farkında olacağı, örnek olsun, İsrail Gazze’ye saldırdığında o hafta okullarımızda bir dakikalık saygı duruşu ile başladık. Hemen sonrasında İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam edince bir yıl sonra okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık. Bu yıl bu eğitim öğretim yılında geçen yaz yaşadığımız orman yangınları üzerinden hareketle gelecek kuşaklara biz doğasıyla, tabiatıyla, ormanıyla, yaşanabilir bir Türkiye bırakmakla mükellefiz. Bu temayla başlattık. Bu yıl Şubat ayında ise milli birliğimiz, beraberliğimiz için önemli bir değer olan bayrak ile başlasınlar dedik. Türk bayrağı hakkında farkındalık oluşturacak bir etkinlik ile başladık" dedi. "Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bu sene Ramazan’ı farklı yaşıyoruz. Ramazan heyecanıyla beraber bütün şehrimizin sokaklarını, yüreklerimizi, evlerimizi farklı bir heyecanla kuşattık. Bu farklı heyecanı Ramazan’ın bereketiyle taçlandırdık. Elhamdülillah, şehrin her bir tarafında Ramazanımızı en kalbi hislerimizle hisseder ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamayı bize Cenab-ı Hak nasip etti. Onun için Cenab-ı Hak’a şükrediyoruz. Bugün Türkiye’nin her bir köşesinde Ramazan gerçekten büyük bir heyecanla ‘Hani o eski Ramazanlar?’ diye soruların sorulmadığı bir Ramazan’ı yaşıyorsak bu Ramazan’ın bu heyecanla yaşanmasında en büyük katkı ve emeği olan aziz dostum Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ben yürekten teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan neşesini ve bereketini yaşamasından rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan ruhu ile bütünleşip, Ramazan heyecanıyla, Ramazan istikametiyle hayatlarını kurgulamak istemesinden rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam edin. Biz sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" ifadelerini kullandı.
01 Mart 2026 Pazar - 23:10 Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Özmen: "Baba, başka ülkelerin iç işlerine karışma" ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, "Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim" dedi. Ankara 27. Aile Mahkemesine başvurarak ABD Başkanı Donald Trump’a babalık davası açan Necla Özmen, iddiasını bu kez ABD’ye taşıdı. Özmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik babası olduğunu öne sürerek, Amerika Birleşik Devletleri’nde yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Başvurunun kabul edilmesinin ardından dava açılacağı öğrenildi. Özmen’in Türkiye’de açtığı dava iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilirken, karar istinaf mahkemesine taşınmıştı. "Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" Buna ilişkin açıklamalarda bulunan Özmen, "Daha önce Trump’a babalık davası Türkiye’de açmıştım. O konuda zaten olumsuz şeyler olacağını bildiğim için elçilik yoluyla, ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne babalık davası için dilekçe gönderdim. Hatta Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm. Onlar da bu konuyla ilgili dava sürecini takip ediyor. Kendileri bana bilgi veriyor. Henüz bir açıklama gelmedi bana ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" dedi. Özmen şöyle devam etti: "Bir ülkenin iç işlerine karışılmasını doğru bulmuyorum. Kimse kimsenin ülkesine karışamaz, meşru kılamaz. ABD devleti tarafından mağdur bırakılıyorum. Haklarım gasbediliyor, ben haklarımı arıyorum. ABD devletinin de bana devlet olarak sahip çıkmasını istiyorum. Bir an önce bu babalık davasının da sonuçlanmasını talep ediyorum." "Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin" ABD Başkanı Trump’a seslenen Özmen, "Trump, ülkeyi, ABD’yi kalkındırmak, güçlü bir hâle getirmek istediğini söylüyor. O zaman başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu iş olmaz. Yani tamam, yaptığı doğru şeyler de var ama hataları da var. Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim. Yani savaşın bitmesini istiyorum, çünkü birçok ülkeye zararı oluyor. Savaş istemiyorum. Bir ülkenin iç işlerine karışmak doğru değil. Dünyadaki ülkelerin de düzelmesini istiyorum. Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin. Başka insanların canı yanmasın. Yani bu şekilde hiçbir ülkeye fayda olmaz, zararı olur" ifadelerini kullandı. "Umarım gerçek olur" Yapay zekayla Trump ile yan yana oldukları fotoğraf hakkında ise Özmen, "Bu resmi görünce hoşuma gitti. Zannedersem yapay zekâ ile yapılmış. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur. Yani kendisiyle bu şekilde görüşebilirim. Yaşadıklarımı dile getirebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim. Yani iyi bir insana benziyor aslında. Ama nedense bazen aile meselesinden uzak durabiliyor. Ama durmasını istemiyorum. Gerçekten bana sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Bir baba-kız sıcaklığı görmedim" Fotoğrafı görünce duygulandığını ifade eden Özmen, "Çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Gerçekten çok duygulandım. Yani uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Böyle bir sıcaklığı hiç duymadım. Yani bir baba sıcaklığı, bir baba-kız sıcaklığı görmedim. Yani resimde onu ifade ediyor. Gerçek gibi duruyor. İnşallah gerçek olur" diye konuştu.
01 Mart 2026 Pazar - 23:09 Sakarya’da sokak arasındaki sırrı çözülemeyen türbe merak konusu oldu Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 5 katlı binanın zemin katında yer alan ve kime ait olduğu kesin olarak bilinmeyen türbe, görenlerin dikkatini çekiyor. Binanın inşaat sürecinde yaşandığı rivayet edilen gizemli olaylar nedeniyle dokunulamayan ve koruma altına alınan türbe, mahalle sakinleri tarafından "mahallenin koruma kalkanı" olarak görülüyor. Adapazarı ilçesinde bulunan bir binanın giriş katındaki dükkanların hemen yanında yer alan türbe, alışılmışın dışındaki görüntüsüyle merak uyandırıyor. Apartman sakinleri ve çevre esnafı, inşaat döneminden bu yana kulaktan kulağa yayılan efsanelerle türbeyi muhafaza etmeye devam ediyor. "Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" Bölgede 2018 yılından bu yana esnaflık yapan Erdal Şekerci, türbenin korunma sürecine dair anlatılanları dile getirerek, "Burası ile ilgili sadece kulaktan duyma bilgilerim var. Anlatılanlara göre; bu bina inşaat halindeyken müteahhit hasta olmuş, kazalar geçirmiş. İnşaat esnasında kepçelerin zarar gördüğü söyleniyor. Bu gibi aksilikler meydana gelince burası kazılamamış. Burada bir şehit olduğu, rahatsız edilmek istemediği kanaati oluşunca da bölge koruma altına alınmış. Binayı türbenin etrafını çevirerek inşa etmişler. Biz de zarar görmemesi için dışına demir korumalar yaptık. Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" dedi. "Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var" 22 senedir aynı mahallede esnaflık yapan Turgay Lüleci ise, türbede yatan zatın Kurtuluş Savaşı şehitlerinden biri olduğunun rivayet edildiğini belirtti. Lüleci, "Söylentilere göre kendisi burada şehit düşmüş. Yıllar sonra bina yapılmak istenince varlığı ortaya çıkmış. Kazı çalışmalarında kepçelerin kırılması gibi çeşitli alametler olduğu anlatılıyor. Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var. Buraya yeni birisi taşındığında ya da dükkan açtığında, ilk gece onları karşıladığı söylenir. İnsanlar kapılarının açıldığını ve içeriye çok güzel kokular geldiğini anlatıyor. Mübarekler bulundukları bölgenin koruma kalkanıdır. Ayette de buyurduğu gibi ’Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler’" diye konuştu.
01 Mart 2026 Pazar - 23:09 Selimiye yeniden açıldı, Edirne ziyaretçi akınına uğradı Mimar Sinan’ın "Ustalık eserim" dediği Selimiye Camii, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden ziyarete açıldı. Camiyi ziyaret etmek için Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce kişi Edirne’ye geldi. Ramazan ayının manevi atmosferi, Osmanlı’ya başkentlik yapmış kadim şehir Edirne’de bu yıl çok daha güçlü hissediliyor. Yaklaşık dört buçuk yıl süren kapsamlı restorasyonun ardından yeniden ibadete ve ziyarete açılan Selimiye Camii, kenti adeta ziyaretçi akınına uğrattı. Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak kabul edilen ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan caminin kapılarını yeniden açmasıyla birlikte Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce kişi Edirne’ye geldi. Özellikle hafta sonu yaşanan yoğunlukta kent merkezinde trafik zaman zaman kilitlendi. Güzel havanın da etkisiyle tarihi çarşılar, Selimiye Meydanı ve turistik noktalar bayram havasını aratmayan görüntülere sahne oldu. Esnaf yoğunluktan memnun Edirne’de esnaflık yapan Recep Dural yaşanan yoğunluğa dikkat çekerek, "Ramazan’ın bereketini Edirne’de hep birlikte yaşıyoruz. Hafta sonu bütün işletmeler, Edirne’nin tamamı doldu taştı. Trafik kilitlendi, meydanlarda gelen misafirler meydanları doldurdu. Muhteşem Selimiye’nin açılması ve havanın da güzel olmasıyla on binlerce misafir Edirne’ye geldi. Edirne bir bayram havasında. Hem ciğerciler, hem badem ezmeciler, hem de Selimiye Camii’nde adım atacak yer kalmadı. İnşallah bayramda da bu gelen on binlerin üstünde insanı yine bekliyoruz. Edirne’ye gelin diyoruz, ciğerimizi yiyin, tarihimizi görün, muhteşem Selimiye Camii’nde bu manevi havayı hep birlikte yaşayın diyoruz" dedi. Turizmde beklenen hareketlilik başladı Kentte turizm alanında faaliyet gösteren profesyonel turist rehberi Sedef Kozel Terkos ise, Selimiye Camii’nin açılmasının şehir için büyük bir kazanım olduğunu belirterek, "Yaklaşık dört buçuk yıldır restorasyondaydı. Nihayet açıldı. Çok şükür mutluyuz. Ülkenin dört bir tarafından insanlar akın akın bu camiyi ziyarete geliyor. Selimiye’nin önündeyiz ve yoğunluğu hep birlikte görüyoruz" ifadelerini kullandı. Selimiye Camii’nin açılmasının ardından şehirde ciddi bir hareketlilik yaşandığını belirten esnaf, özellikle Trakya illeri ve İstanbul’dan gelen ziyaretçi sayısında belirgin artış olduğunu ifade ettleri. Hafta sonları yaşanan yoğunlukla birlikte hem konaklama sektöründe hem de yeme-içme işletmelerinde doluluk oranlarının yükseldiği bildirildi. Ramazan ayının manevi iklimiyle birleşen bu yoğunluk, Edirne’yi adeta bir buluşma noktasına dönüştürdü. Ziyaretçiler bir yandan Selimiye Camii’nin ihtişamlı kubbesi altında ibadet etmenin huzurunu yaşarken, diğer yandan şehrin tarihi ve kültürel zenginliğini keşfetme fırsatı buluyor.
Vatan nöbetindeki kahramanlar sınır hattında iftar sofrasında
26 Şubat 2026 Perşembe - 19:43 Vatan nöbetindeki kahramanlar sınır hattında iftar sofrasında Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde 2 bin 100 rakımda bulunan Hazzep Tepe Komando Üs Bölgesi’nde görev yapan jandarma personeli, iftar sofrasında bir araya geldi. Ağrı Valisi Önder Bozkurt, üs bölgesinde incelemelerde bulunarak personelle iftar yaptı. Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, ilçe merkezine yaklaşık 28-30 kilometre uzaklıkta ve 2 bin 100 metre rakımda bulunan Hazzep Tepe Komando Üs Bölgesi’nde iftar programı düzenlendi. Programa Ağrı Valisi Önder Bozkurt, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Fatih Cemal Kiper ve Doğubayazıt Kaymakamı Murat Ekinci katıldı. Üs bölgesinde incelemelerde bulunan Vali Bozkurt, yetkililerden yürütülen faaliyetlere ilişkin bilgi aldı. ASELSAN tarafından kurulan ileri teknoloji sistemlerle donatılan üs bölgesinde, keşif ve gözetleme faaliyetlerinin termal kameralar, radar ve uydu sistemleriyle entegre şekilde yürütüldüğü belirtildi. 7 gün 24 saat esasına göre görev yapan jandarma personeliyle iftar yapan Vali Bozkurt, güvenlik güçlerine çalışmalarında başarılar diledi. Vali Bozkurt, özellikle keşif gözetleme faaliyetlerinde çok ciddi çalışmalar yapıldığını vurgulayarak, "Doğubayazıt ilçe merkezimize yaklaşık 28-30 kilometre uzaklıkta bulunan Hazzep Tepe komando üst bölgesindeyiz, komandolar üst bölgesindeyiz. Bugün İl Jandarma Komutanımızla birlikte, ilçe kaymakamımızla birlikte üst bölgesinde görev yapan kahraman jandarma görevlilerimizi, personelimizi ziyaret ettik. Aynı zamanda bu ziyaretin Ramazan ayında bir iftar vesilesi olmasından da ayrı bir mutluluk duyduk. Bugün kendi elleriyle iftar sofralarında beraber olacağız. Onları bugün ziyaret etmiş olduk. Ziyaretimiz öncesinde üst bölgesinin etrafında ve şu an içinde bulunduğumuz mekanında incelemelerde bulunduk. Özellikle üst bölgemizin etrafında, ASELSAN tarafından kurulmuş olan çok ileri teknoloji sistemlerimiz var. Keşif gözetleme faaliyetlerinde etkinliğimizi arttıran gerek termal kameralarımız, gerekse çeşitli radar ve uydu sistemlerimizle entegre önemli bir üst bölgesindeyiz. Burada canlı başla 7 gün 24 saat esasına göre görev yapan canlı operasyonelimize üstün görev anlayışları nedeniyle çok teşekkür ediyoruz. Canla başla, özveriyle vatan topraklarımızın her satıh azimle görev yapan bütün askerimizden polisimize, jandarmamıza, bütün güvenlik güçlerimize, kolluk kuvvetlerimize başarılar diliyoruz. Çalışmalarında üstün muvaffakiyetler diliyoruz. Bu üst bölgesinin dediğim gibi ASELSAN tarafından kurulan önemli teknolojik donatılara sahip. Az önce profesyonel personelimizle bilgi de verdiler. Özellikle keşif gözetleme faaliyetlerinde çok ciddi çalışmalar yapılmış. Alanda da gezdiğimizde bu üst bölgesinin çalışma odasından dinlenme odalarına kadar, hareket merkezine kadar birçok sosyal donatısıyla birlikte bütün ihtiyaçlara cevap verdiğini de gördük. Özellikle etrafındaki gözetleme kulelerinde de yakınen gözetleme faaliyeti bulunduk. Alanın yükseltilmesine baktığımızda yaklaşık 2100 metre rakımda olan bir üst bölgesi. Ben bu üst bölgesinde canlı başla görev yapan kahraman jandarmamıza ve onlara kıymetli ailelerine çok çok teşekkür ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Rabbim hepsini korusun, gözetsin. Bu vesileyle burada olduğumuz için kendilerine de ayrıca teşekkür ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan ayında tüm ülkemize, milletimize hayır ve bereket getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Iğdır’da Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı
26 Şubat 2026 Perşembe - 18:53 Iğdır’da Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı Iğdır’da, 26 Şubat 1992’de Azerbaycan’ın Hocalı kentinde yaşanan ve yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği Hocalı Katliamı’nın 34. yıl dönümünde anma programı düzenlendi. 26 Şubat 1992 gecesi, Dağlık Karabağ bölgesinde yer alan Hocalı kentinde yaşanan saldırılarda kadın, çocuk ve yaşlılar dahil yüzlerce Azerbaycan Türkü hayatını kaybetti. Resmi kaynaklara göre saldırılarda 613 sivil yaşamını yitirirken, onlarca kişi yaralandı ve yüzlerce kişi esir alındı. Katliamda aynı aileden çok sayıda kişi hayatını kaybederken, çocuklar yetim ve öksüz kaldı. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü’nde gerçekleştirilen anma program, saygı duruşu ve Türkiye ile Azerbaycan milli marşlarının okunmasıyla başladı, katliamda hayatını kaydendeler dualarla anıldı. Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliği Derneği başkanı Ziya Zakir Acar yaptığı konuşmada, "Bu yalnızca bir anma programı değil hafızayı diri tutma, adalet talebini yükseltme ve insanlık vicdanına seslenme günüdür. 1992 yılının o dondurucu Şubat gecesinde kadınlar, çocuklar ve yaşlılar, yani silahsız siviller hedef alındı. Uluslararası raporlara da yansıdığı üzere yüzlerce masum insan hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı, esir alındı ya da kayboldu. Bu olay yalnızca bir savaş trajedisi değil sivillere yönelmiş sistematik şiddet nedeniyle insanlık hukukunun ve vicdanının ağır bir yarası olarak kayıtlara geçti" dedi. Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Vekili Prof. Dr. Uğur Şimşek ise, "Soykırımın tüm dünya tarafından, özellikle Hocalı Soykırımı’nın bütün dünyaca tanınmasını sağlamalıyız ve bunun için çalışmalıyız. Bu yollardan biri de her yıl bu tür etkinliklerde bir araya gelmektir. Evet, Azerbaycan 1992’deki Azerbaycan değil; ben gittim gördüm. Kafkasların parlayan yıldızı olan bu ülke çok güzel, önü çok açık ve mükemmel bir geleceğe sahip" dedi. Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, acıların ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirerek, "Ve inanın bana, bugün bölgemizde süren barış sürecinin temelini, Azerbaycan’ın Karabağ zaferi oluşturuyor. Tüm bu başarılar, şehitlerimiz ve gazilerimizin canı pahasına elde edilmiştir. Bugün biz Azerbaycan ile Türkiye’yi zaten birbirinden ayırmıyoruz. Azerbaycan halkı, Hocalı faciasını asla unutmayacaktır. Hocalı Soykırımı sırasında katledilen soydaşlarımızın kıymetli hatırasını ve yaşanan trajediyi, üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen bir kez daha derin bir hüzünle anıyoruz" diye konuştu. Programa Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, İl Jandarma Alay Komutanı Tuğgeneral Zafer Özden, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Uğur Şimşek ve Prof. Dr. Haktan Sevinç, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, il protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kütahya Çinili Camii yıkılıp yeniden inşa edilecek
26 Şubat 2026 Perşembe - 17:57 Kütahya Çinili Camii yıkılıp yeniden inşa edilecek Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Genel Sekreteri Yusuf Çetin, kamuoyunda uzun süredir tartışılan Çinili Camii’nin yeniden ihya sürecine ilişkin açıklama yaptı. Tescilli kültür varlığı statüsündeki caminin, bilimsel raporlar ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu onayları doğrultusunda özgün kimliği korunarak yeniden inşa edileceğini belirten Çetin, ihale sürecinin Mart ayında gerçekleştirileceğini söyledi. 70 bin çini tek tek koruma altında Deprem riski nedeniyle güçlendirme yerine kontrollü söküm ve yeniden yapım kararı alınırken, yaklaşık 70 bin adet özgün çini ve seramiğin tek tek sökülerek koruma altına alındığı bildirildi. Dumlupınar Üniversitesi Genel Sekreteri Yusuf Çetin, sürecin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Kütahya’nın önemli kültür varlıkları arasında yer alan ve tescilli eser statüsünde bulunan Çinili Camii ile ilgili yürütülen yeniden ihya süreci, ilgili mevzuat çerçevesinde ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun onay ve denetimleri doğrultusunda titizlikle sürdürülmektedir. 1970’li yıllarda ressam ve neyzen Ahmet Yakupoğlu’nun öncülüğünde, mimari proje ve mühendislik hizmeti alınmadan hayırseverlerin katkılarıyla imece usulü inşa edilen Çinili Camii, yaklaşık 64 metrekare iç hacme sahiptir. Caminin iç ve dış yüzeyleri yaklaşık 70 bin adet özgün Kütahya çini ve seramikleriyle bezeli olup, bütün çini ve seramikler tek tek elden geçirilmek suretiyle özenli bir çalışma yapılmıştır." Bilirkişi raporları: Güçlendirme yetersiz Yusuf Çetin, caminin yalnızca bir ibadet mekanı değil, aynı zamanda üniversitenin ve şehrin kültürel hafızasının önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Yapının ciddi deprem riski taşıdığını vurgulayan Yusuf Çetin, geçmişte mimari proje ve mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilen camide zamanla zemin kaynaklı eğim ve çatlakların oluştuğunu belirterek, "Mahkemece görevlendirilen beş farklı üniversiteden bilim insanlarının yer aldığı bilirkişi heyetinin değerlendirmeleri, yapıda ciddi yapısal hasarlar bulunduğunu, eğimin 7 ila 14 derece arasında ölçüldüğünü ve zemin problemleri nedeniyle muhtemel bir depremde ciddi risk oluşacağını ortaya koymuştur. Hazırlanan teknik raporların ortak kanaati, güçlendirme seçeneğinin teknik açıdan yetersiz kalacağı yönündedir." dedi. Mart ayında ihale yapılacak Tescilli kültür varlığı olması nedeniyle sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirten Yusuf Çetin, her aşamanın Koruma Kurulu onayına sunulduğunu kaydederek şunları söyledi; "Mevcut durumda çini-seramik sökümü sonrası durumu gösterir röleve projesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Yeni yapılacak binaya ait statik, mekanik ve elektrik projelerinin hazırlanması için Kamu İhale Kurumu’na EKAP üzerinden başvuru yapılmıştır. Mart ayı içerisinde ihale gerçekleştirilecektir. Jeolojik etüt ve zemin güçlendirme çalışmaları da eş zamanlı olarak sürdürülmektedir." Hukuki süreç üniversite lehine Mevcut yüklenici firmanın sözleşme süresinin 11 Şubat 2026 itibarıyla sona erdiğini belirten Yusuf Çetin, tamamlanmayan işlerin mevzuat hükümleri çerçevesinde firma nam ve hesabına yaptırıldığını söyledi. Üniversitenin firmaya ilişkin herhangi bir ödeme sorunu bulunmadığını kaydeden Çetin, devam eden hukuki süreçlerin üniversite lehine ilerlediğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı: "Çinili Camii, Kütahya’nın değeridir. Ortak hedefimiz, bu eserin hem deprem güvenliğini sağlamak hem de Ahmet Yakupoğlu’nun sanat anlayışını ve Kütahya’nın çini mirasını özgün kimliğiyle gelecek nesillere aktarmaktır. Bu kıymetli eser mevzuata uygun, sağlam ve kalıcı bir şekilde tamamlanarak en kısa sürede yeniden ibadete açılacaktır."
KBÜ personeline 100 bin TL’lik promosyon
26 Şubat 2026 Perşembe - 16:19 KBÜ personeline 100 bin TL’lik promosyon Karabük Üniversitesi’nde Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın yoğun müzakereleri sonucu maaş promosyonu 100 bin TL’ye yükseldi. Karabük Üniversitesi ile Halkbank arasında gerçekleştirilen maaş promosyon ihalesi, üniversite yönetimi ile yetkili memur sendikası EĞİTİM BİR SEN ve KOOP-İŞ temsilcilerinin katılımıyla açık artırma usulüyle yapıldı. Şeffaflık ve rekabet ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirilen ihalede ilk teklif çalışanlar adına yeterli görülmeyince süreç yenilendi. Yenilenen ihalede Halkbank tarafından sunulan 85 bin 500 TL’lik teklif üzerine sendika temsilcileri ve ihale komisyonu tarafından rakamın yeniden değerlendirilmesi talep edildi. Sürece doğrudan müdahil olan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, banka genel müdürü ile birebir ve kapsamlı müzakereler gerçekleştirerek promosyon tutarının artırılması yönünde yoğun bir pazarlık süreci yürüttü. Yapılan görüşmeler sonucunda başlangıçta 85 bin 500 TL seviyesinde kalan ihale, 2026 Mart ayında 90 bin TL nakit ve 10 bin TL Paraf puan olmak üzere toplam 100 bin TL’ye yükseltildi. Yapılan hesaplamalara göre promosyon anlaşmasının toplam büyüklüğünün yaklaşık 230 milyon TL’ye ulaştığı, yalnızca ihale sonrası gerçekleştirilen müzakerelerle sağlanan ek katkının ise yaklaşık 35 milyon TL olduğu belirtildi. Söz konusu artışın çalışanlar açısından önemli bir kazanım olduğu ifade edildi. Promosyon anlaşması kapsamında personele ayrıca promosyonun iade edilmesi karşılığında sıfır faizli kredi imkânı da sunulacak. Buna göre; 6 ay vadede 549 bin TL (91 bin 500 TL taksit), 8 ay vadede 438 bin TL (54 bin 750 TL taksit), 10 ay vadede 367 bin TL (36 bin 700 TL taksit) ve 12 ay vadede 247 bin TL (20 bin 583 TL taksit) ödenebilecek. Promosyon ödemesinin sözleşme gereği Mart 2026 tarihine kadar personele tek seferde yatırılacağı bildirildi.