GÜNDEM
Büyükşehir, Karaağaç-Artur yolunu yaza hazırlıyor 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:39:08 Türkiye’nin en gözde tatil destinasyonlarından olan Gömeç ilçesinde, Karaağaç-Artur arasındaki 4,6 kilometrelik yolda, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından asfalt serim çalışmaları gerçekleştiriliyor. Hızlı bir şekilde devam eden çalışmalarla yol, kısa sürede vatandaşların hizmetine açılacak. Mayıs ayının gelmesiyle asfalt sezonunu açan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kentin dört bir yanında yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarına hız verdi. Türkiye’nin en gözde turizm destinasyonlarına sahip olan Balıkesir’de; hem hemşehrilerinin hem de turistlerin daha güvenli, konforlu ve modern yollarda seyahat etmesini sağlamak amacıyla çalışmalarına yön veren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın talimatıyla, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından Gömeç ilçesi Karaağaç-Artur arasındaki 4,6 kilometrelik yolda, asfalt serim çalışmaları gerçekleştiriliyor. Kısa sürede tamamlanacak çalışmalarla Karaağaç-Artur arasındaki yol, yaz sezonu öncesinde vatandaşların hizmetine açılacak. Kış koşulları ve yoğun yağışlar sonrasında yolun oldukça kötü hale geldiğini ifade eden Ergin Savcı "Ahmet Başkanımıza teşekkür ederim, Karaağaç bölgesindeki herkes çok mutlu olmuştur. Güzel bir ekip ve ekipmanlarla güzel bir çalışma yapılıyor." diye konuştu. Karaağaç-Artur yolunda yıllardır mağduriyet yaşadıklarını söyleyen Muhammet Ali Arat "Mükemmel bir yol yapıldı şu anda bütün sorunlarımız giderildi. Ahmet Başkanımıza yürekten teşekkürlerimizi sunuyoruz çok sağ olsun. Onun sayesinde oldu bu yollar. Bundan sonra artık burada rahat bir yolculuk yapacağız." şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:56 Ölümcül DMD hastalığıyla mücadele eden Ahmet Sami kendisine uzanacak yardım elini bekliyor Erzurum’da ölümcül Duchenne Musküler Distrofi (DMD) ile mücadele eden 10 yaşındaki Ahmet Sami Yıldırım, sağlığına kavuşup yeniden koşacağı ve çocukluğunu doyasıya yaşayacağı günü umutla bekliyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım açılan kampanyaya destek isterken, küçük kardeş Eymen, "Abim koşmadıkça bende koşmayacağım" dedi. Ahmet Sami Yıldırım için Erzurum Valiliği onayıyla 26 Eylül 2025 tarihinde başlatılan yardım kampanyasında hedeflenen tutarın yüzde 53’ü toplandı. Ancak baba Halil İbrahim Yıldırım, çocuğunun hastalığının ilerlemeden tedavi sürecine başlanabilmesi için kampanyanın kısa sürede tamamlanmasının büyük önem taşıdığını belirtirken, Ahmet Sami’nin en büyük hayali ise iyileşip yeniden koşabilmek, bisiklete binmek ve çocukluğunu doyasıya yaşayabilmek. "Vakit kaybetmeden tedavi başlamalı" Ahmet Sami Yıldırım 10 yaşında ve teşhisi konulan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) Kas Hastalığı ile mücadele ediyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım bu hastalıkta en önemli hususun teşhis zamanı ve ilerleyen süreçte hastanın yaşına bağlı olarak görülen kaslardaki güç kaybı ve hatta kas yıkımı sebebiyle hareket kısıtlamasına yol açması olduğunu ifade ederken, Ahmet Sami’nin halihazırda güç kaybının oluştuğunu, yürümekte zorlandığı ve uzmanların bu komplikasyonların günden güne artarak devam edeceğini dile getirdiğini söylediler. Halil İbrahim ve Leyla Yıldırım çiftinin evladı olan Ahmet Sami Yıldırım’a, 2,5 yaşındayken kas erimesi olarak bilinen DMD teşhisi konuldu. Yıllardır hastalıkla pençeleşen ve son dönemde hareket kabiliyeti iyice kısıtlanan Ahmet Sami’nin tek kurtuluşu, yurt dışında uygulanan ve yaklaşık 2,9 milyon dolar maliyeti olan gen tedavisi. "Oğlum gözlerimin önünde eriyor" Evladının sağlığına kavuşması için öğretmenlik mesleğine ara vererek kendini oğluna adayan anne Leyla Yıldırım, zamanın daraldığını vurguladı. Hastalığın her geçen gün kasları daha fazla etkilediğini belirten anne Leyla Yıldırım, "Ahmet Sami artık akranları gibi koşamıyor, merdiven çıkarken zorlanıyor. Bu tedavi bizim tek umudumuz. Bir annenin evladının gözleri önünde günden güne güçten düşmesini izlemesi çok ağır. Lütfen sesimizi duyun" diyerek hayırseverlere çağrıda bulundu. Küçük Ahmet Sami’nin hayali pilot olmak Hastalığına rağmen umudunu yitirmeyen ve derslerinde oldukça başarılı olan 10 yaşındaki Ahmet Sami ise en büyük hayalinin sağlığına kavuşup pilot olmak olduğunu söyledi. Arkadaşlarıyla yeniden futbol oynamak istediğini belirten küçük Ahmet Sami, "İyileşince yeniden koşmak, bisiklete binmek istiyorum. Bilgisayarları çok seviyorum, mühendis olup ülkeme faydalı işler yapmak istiyorum. Bana yardım eden herkese çok teşekkür ederim" dedi. Küçük Eymen abisinin en büyük destekçisi Henüz ana okuluna giden ve hastalıkla mücadele eden abisine en büyük desteği veren minik Eymen ise, "Abim koşuncaya kadar bende koşmayacağım. O bazen yere düşüyor, yerden kaldırıyorum. İyileştiği zaman onunla bisiklete bineceğiz, futbol oynayacağız. Zengin amcalar abime yardım etsin" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:38 Ölümcül DMD hastalığıyla mücadele eden Ahmet Sami kendisine uzanacak yardım elini bekliyor Erzurum’da ölümcül Duchenne Musküler Distrofi (DMD) ile mücadele eden 10 yaşındaki Ahmet Sami Yıldırım, sağlığına kavuşup yeniden koşacağı ve çocukluğunu doyasıya yaşayacağı günü umutla bekliyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım açılan kampanyaya destek isterken, küçük kardeş Eymen, "Abim koşmadıkça bende koşmayacağım" dedi. Ahmet Sami Yıldırım için Erzurum Valiliği onayıyla 26 Eylül 2025 tarihinde başlatılan yardım kampanyasında hedeflenen tutarın yüzde 53’ü toplandı. Ancak baba Halil İbrahim Yıldırım, çocuğunun hastalığının ilerlemeden tedavi sürecine başlanabilmesi için kampanyanın kısa sürede tamamlanmasının büyük önem taşıdığını belirtirken, Ahmet Sami’nin en büyük hayali ise iyileşip yeniden koşabilmek, bisiklete binmek ve çocukluğunu doyasıya yaşayabilmek. "Vakit kaybetmeden tedavi başlamalı" Ahmet Sami Yıldırım 10 yaşında ve teşhisi konulan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) Kas Hastalığı ile mücadele ediyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım bu hastalıkta en önemli hususun teşhis zamanı ve ilerleyen süreçte hastanın yaşına bağlı olarak görülen kaslardaki güç kaybı ve hatta kas yıkımı sebebiyle hareket kısıtlamasına yol açması olduğunu ifade ederken, Ahmet Sami’nin halihazırda güç kaybının oluştuğunu, yürümekte zorlandığı ve uzmanların bu komplikasyonların günden güne artarak devam edeceğini dile getirdiğini söylediler. Halil İbrahim ve Leyla Yıldırım çiftinin evladı olan Ahmet Sami Yıldırım’a, 2,5 yaşındayken kas erimesi olarak bilinen DMD teşhisi konuldu. Yıllardır hastalıkla pençeleşen ve son dönemde hareket kabiliyeti iyice kısıtlanan Ahmet Sami’nin tek kurtuluşu, yurt dışında uygulanan ve yaklaşık 2,9 milyon dolar maliyeti olan gen tedavisi. "Oğlum gözlerimin önünde eriyor" Evladının sağlığına kavuşması için öğretmenlik mesleğine ara vererek kendini oğluna adayan anne Leyla Yıldırım, zamanın daraldığını vurguladı. Hastalığın her geçen gün kasları daha fazla etkilediğini belirten anne Leyla Yıldırım, "Ahmet Sami artık akranları gibi koşamıyor, merdiven çıkarken zorlanıyor. Bu tedavi bizim tek umudumuz. Bir annenin evladının gözleri önünde günden güne güçten düşmesini izlemesi çok ağır. Lütfen sesimizi duyun" diyerek hayırseverlere çağrıda bulundu. Küçük Ahmet Sami’nin pilot olmak Hastalığına rağmen umudunu yitirmeyen ve derslerinde oldukça başarılı olan 10 yaşındaki Ahmet Sami ise en büyük hayalinin sağlığına kavuşup pilot olmak olduğunu söyledi. Arkadaşlarıyla yeniden futbol oynamak istediğini belirten küçük Ahmet Sami, "İyileşince yeniden koşmak, bisiklete binmek istiyorum. Bilgisayarları çok seviyorum, mühendis olup ülkeme faydalı işler yapmak istiyorum. Bana yardım eden herkese çok teşekkür ederim" dedi. Küçük Eymen abisinin en büyük destekçisi Henüz ana okuluna giden ve hastalıkla mücadele eden abisine en büyük desteği veren minik Eymen ise, "Abim koşuncaya kadar bende koşmayacağım. O bazen yere düşüyor, yerden kaldırıyorum. İyileştiği zaman onunla bisiklete bineceğiz, futbol oynayacağız. Zengin amcalar abime yardım etsin" dedi.
Sinoplu kahramanlar için "Vefa Taşı" projesi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:46 Sinoplu kahramanlar için "Vefa Taşı" projesi Sinop’ta, şehit ve gazilerin hatıralarını yaşatmak amacıyla hazırlanan "Vefa Taşı" projesinin tanıtım programı gerçekleştirildi. Sinop Üniversitesi Şehit Yakınları ve Gaziler Öğrenci Topluluğu Akademik Danışmanı Öğr. Gör. Ömer Ferit İmlak ve Topluluk Başkanı Şeymanur Yavuz’un koordinesinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES kapsamında desteklenen proje için Fen-Edebiyat Fakültesi Genç Ofis’te program düzenlendi. Programda projeye ilişkin görüş ve öneriler paylaşılırken, Öğr. Gör. Ömer Ferit İmlak katılımcılara proje hakkında kapsamlı bilgiler verdi. "Vefa Taşı: Şehit ve Gazilerimizin İsimlerini Şehrin Hafızasına Kazımak - Sinop İli Özelinde Şehit ve Gazilerimizin İsimlerinin Abideleştirme Projesi" ile Sinoplu şehit ve gazilerin isimlerinin kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında isimlerin yanına entegre edilecek QR kodlar sayesinde ziyaretçiler, mobil cihazları üzerinden kahramanların kısa biyografilerine, fotoğraflarına ve şehadet veya gazilik bilgilerine dijital ortamda ulaşabilecek. Programa Vali Yardımcısı Taner Bolat, Rektör Yardımcısı Muhittin Yılmaz, Gençlik ve Spor İl Yurt Hizmetleri Müdürü Gökhan Kayaçal, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salim Akbaş, Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Özgenç, akademisyenler, şehit aileleri, gaziler ve öğrenciler katıldı.
Osmaniye’de 48 yıllık saraç ustası mesleğini köpek tasmasıyla yaşatıyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:37 Osmaniye’de 48 yıllık saraç ustası mesleğini köpek tasmasıyla yaşatıyor Osmaniye’de 48 yıldır saraçlık yapan Kadir Koçabaş, unutulmaya yüz tutan mesleğini ayakta tutabilmek için üretim çeşitliliğini artırarak köpek tasması da yapmaya başladı. Osmaniye’de yaşayan 64 yaşındaki Kadir Koçabaş, yarım asra yaklaşan tecrübesiyle zorluklara rağmen üretime devam ederek saraçlık geleneğini yaşatmaya çalışıyor. Çocuk yaşta başladığı saraçlık mesleğini yıllardır sürdüren Koçabaş, gelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlara rağmen mesleğini yaşatmak için çaba gösteriyor. Geleneksel olarak at koşum takımları ve deri ürünler üreten usta, günümüzde talebin azalmasıyla birlikte köpek tasması üretimine yöneldiğini belirtti. Saraçlık mesleğinin eski yoğunluğunu kaybettiğini ifade eden Koçabaş, "Eskiden at arabaları ve hayvancılık yaygındı, işlerimiz çoktu. Şimdi ise işler azaldı. Biz de ayakta kalabilmek için köpek tasması gibi farklı ürünler yapıyoruz" dedi. "Eskiden saraçlık vardı, at arabaları, hamutlar, ağaç takımları yapıyorduk şimdi yular ve köpek tasması yapıyoruz" diyen Kadir Koçabaş, "48 seneden beri baba sanatını yürütmekteyim. Köpek tasması, inek yularları, atların hamlıklarını komple imalat bana aittir. Deri önlük, inşaat önlüğü gibi ürünlerin tamamı burada yapılmaktadır. Hepsini kendim, sanat olarak üretiyorum. Eskiden biz babamızın yanına geldiğimizde camız gönü keserdik. Camız gönünü kendimiz çıkarır, evde işlerdik kirece koyardık. Camız gönü 40 günde hazır hale gelirdi, ardından şaplama işlemini yapardık. Bu derileri yanık yağ ile yağlardık. Şimdi ise bunlar kalmadı. Günümüzde keten ve hazır deri kullanıyoruz, kiloyla alıp üretim yapıyoruz. Eskiden saraçlık vardı, at arabaları, hamutlar, ağaç takımları her şeyimiz vardı. Ama şimdi sadece köpek tasması ve yular yapımına kaldık. Osmaniye’de benden başka bu işi yapan yok. Büyükler biraz merak gösteriyor ama gençlerde ilgi yok. Evde de yerim var, boş zamanlarımda orada da yular ve köpek tasması yapıyorum. Köylere, köy muhtarlarına ve şehir içinden gelenlere satış yapıyorum gören alıyor" diye konuştu. "Benden aldıkları 100 liralık ürünü petshop 600 liraya satıyor" Malzemelerin kaliteli ve hakiki deriden olduğunu ifade eden Kadir Koçabaş, "Bu yüzden vatandaşlarımız gelsin, görsün, fiyatlara baksın ve ona göre alsın. Petshop geliyor benden alıyor gidiyorum bakıyorum benden aldığı 100 liralık malı adam 600 lira yazmış. Millete yazık ya. Eskiden işlerimiz daha iyiydi. Şimdi ise bir müşteri gelsin, bir tasma alsın diye bekliyoruz" dedi.
Trabzon Şehir Hastanesi inşaatında alt yapı çalışmaları sürüyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:33 Trabzon Şehir Hastanesi inşaatında alt yapı çalışmaları sürüyor Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yapımı tamamlanmak üzere olan ve 2026 yılı içerisinde hizmete alınması planlanan Şehir Hastanesi’nin altyapı çalışmaları sürüyor. Alt yapı çalışmaları kapsamında son olarak Trabzon Büyükşehir Belediyesi İçme Suyu ve Kanalizasyon İdaresi (TİSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte oluşacak evsel nitelikli atık suyun çevre mevzuatına uygun şekilde bertaraf edilmesi amacıyla atık su terfi merkezi inşa edildi. Yapılan teknik değerlendirmelere göre, şehir hastanesinden günlük yaklaşık bin 200 metreküp atık su oluşması beklenirken, kurulan sistem sayesinde bu atık su, hastane sahası içerisindeki terfi merkezi aracılığıyla yaklaşık 180 metrelik hat üzerinden mevcut kanalizasyon sistemine aktarılacak. Atık su, Şenol Güneş Spor Kompleksi bünyesindeki atık su arıtma tesisinde arıtılarak çevreye zarar vermeden bertaraf edilecek. Artan kapasite ihtiyacını karşılamak amacıyla mevcut atık su arıtma tesisinin de revize edilmesi planlanırken, bu kapsamda tesis kapasitesinin günlük 800 metreküpren 2000 metreküp kapasiteye çıkarılması hedefleniyor. Sistemin kademeli olarak çalışabilecek şekilde projelendirilmesi planlanıyor. Öte yandan, şehir hastanesinin içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla içme suyu hattı imalatına da başlandı. Bu çalışmalarla birlikte hastanenin hem atık su hem de içme suyu altyapısının modern ve sürdürülebilir bir şekilde tamamlanması hedefleniyor. Gerçekleştirilen yatırımlarla Trabzon Şehir Hastanesi’nin tüm altyapı ihtiyaçlarının eksiksiz şekilde karşılanması amaçlanırken, çevreye duyarlı ve uzun ömürlü bir sistemin hayata geçirilmesi düşünülüyor.
Sifon limonata satışlarının havaların ısınmasıyla birlikte artması bekleniyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24 Sifon limonata satışlarının havaların ısınmasıyla birlikte artması bekleniyor Eskişehir’de, limon, portakal ve şeker karışımına gazlı su eklenmesiyle elde edilerek satılan ve yaz aylarında bolca tüketilen ’Sifon Limonata’ya talebin, havaların ısınmaya başlaması ile artması bekleniyor. Limonatanın fiyatı, geçen seneye göre yüzde 10-15 oranında arttı. Eskişehir’de yaz aylarının serinletici etkisinden dolayı turistler ve yerli halk tarafından oldukça tercih edilen sifon limonata satışının, havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte artması bekleniyor. Eskişehirli 40 yıllık esnaf Mehmet Satır, sifon limonata sisteminin kökeninin Bulgaristan’a dayandığını belirterek, "Sifon limonat ürettiğimiz makine Bulgaristan’dan gelme eski bir makinedir. Biz bu makineyi kendimiz onararak paslanmaz hale getirdik. Eskiden gazoz bu şekilde üretiliyormuş, biz de aynı yöntemle devam ettik. Limon, portakal ve şeker karışımına gazlı su eklenmesiyle elde ediyoruz. Bu işi 40 senedir yapıyoruz. Eskişehir halkı sifonlu içeceği sevdiği için sıcaklarda daha soğuk ve güzel oluyor" şeklinde konuştu. "Fiyatlarda geçen seneye göre büyük bir fark yok" Hizmet verdikleri standın yıl boyunca açık olduğunu ifade eden Satır, "Standımız yaz kış devamlı açık. Kıştan yeni çıktığımız için henüz fazla bir talep olmadı, bundan sonrasını bekliyoruz. Havalar ısındıktan sonra talep daha çok oluyor. Sifon limonata artık Eskişehir’in bir klasiği haline geldi. Fiyatlarda geçen seneye göre büyük bir fark yok, yüzde 10 ile 15 arasında bir fark yaptık. Bizde yaz ve kış fiyatı değişmez; yazın fiyat neyse kışa kadar aynı gider. Mal pahalılaştığında fiyat bir kez değişir, bir daha değiştirilmez. Şu anda portakal orta boy 60, büyük boy 80TL. Sifon limonata ise orta 40, büyük boy 60TL olarak satışa sunuyoruz" diye konuştu.
Menteşe’de çocuk tiyatrosu ilgiyle izlendi
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:13 Menteşe’de çocuk tiyatrosu ilgiyle izlendi Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde yer alan Uluslararası Gençlik Merkezi’nin gönüllü gençleri, hazırladıkları çocuk tiyatrosu ile minik izleyicilere sanat dolu bir gün yaşattı. Yoğun katılımın gözlendiği etkinlikte çocuklar eğlenirken öğrendi, gönüllü gençler ise sahne performanslarıyla büyük beğeni topladı. Muğla’da gençlerin sosyal sorumluluk projelerindeki öncü rolü bu kez tiyatro sahnesine taşındı. Uluslararası Gençlik Merkezi bünyesindeki gönüllü gençlerden oluşan tiyatro ekibi, haftalar süren hazırlık sürecinin ardından çocuklarla buluştu. Büyük bir özveriyle hazırlanan gösteride, çocukların kişisel gelişimine katkı sunacak temel değerler ön plana çıkarıldı. Renkli kostümler ve dikkat çekici karakterlerle bezeli tiyatro oyununda; dostluk, paylaşma, yardımlaşma ve sevgi gibi kavramlar eğlenceli senaryolarla aktarıldı. İnteraktif bir yapıda kurgulanan oyun sayesinde çocuklar sadece izleyici kalmadı, zaman zaman sahnelerdeki sürece dahil olarak oyunun bir parçası oldu. Salonu dolduran çocukların neşesi ve kahkahaları etkinliğe damga vurdu. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü yetkilileri, etkinliğin hem çocukların sosyal gelişimine hem de gençlerin gönüllülük bilincine hizmet ettiğini vurguladı. Gösteri sonrası mutluluklarını dile getiren Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllüleri, en büyük motivasyonlarının çocukların yüzündeki tebessüm olduğunu belirtti. Gençler, önümüzdeki süreçte de çocuklara yönelik farklı sosyal, kültürel ve sanatsal projelerle sahada olmaya devam edeceklerini ifade ettiler.
Annenin mutluluk gözyaşları
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:07 Annenin mutluluk gözyaşları Bursa’da düzenlenen engelli aracı dağıtım töreninde duygu dolu anlar yaşandı. Akülü araçlarına kavuşan engelli bireylerin mutluluğu törene damga vururken, özellikle 22 yaşındaki Aleyna Hacıoğlu’nun "Artık annemden bağımsız gezeceğim" sözleri ve annesi Zeliha Hacıoğlu’nun gözyaşları yürekleri ısıttı. Türkiye Bulanıklılar Eğitim Kültür Sevgi ve Yardımlaşma Derneği (TÜMBULSEVDER) ve Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan polis memuru Mustafa Şahin’in destekleriyle gerçekleştirilen programda 80 engelli aracı ihtiyaç sahiplerine teslim edildi. Doğuştan engelli olan 22 yaşındaki Aleyna Hacıoğlu, akülü sandalyesine kavuşmanın sevincini "Şu anda çok mutluyum. Özgürlüğüme kavuşacağım. Annemden bağımsız gezeceğim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Tekerlekli sandalyem vardı. Ama manuel olduğu için annem çıkarmak zorunda kalıyordu, bu da zorluk oluyordu. Genç kızım, tabiri caizse tek başıma da dolaşmak istiyorum. Şu an bunun karşılığını aldım çok şükür" dedi. Kızının sevincine gözyaşlarıyla ortak olan anne Zeliha Hacıoğlu ise duygusal anlar yaşadı. Konuşurken gözyaşlarına hakim olamayan anne Hacıoğlu, "Kızım 22 yaşında. Haliyle büyüdükçe hayatımız daha da zorlaşıyor. Bir akülüye ihtiyacımız vardı. Sağ olsunlar bunu bize temin ettiler. Artık benimle gezmek istemiyor, ‘Ben sensiz özgür bir şekilde gezmek istiyorum’ diyor. Parkta, sokakta her yere özgürce gideceğim diyor artık. Ben o mutlu olunca ben çok daha fazla mutlu oluyorum. Eminim bütün anneler aynı duyguyu yaşıyordur" ifadelerini kullandı. Törende duygulandıran bir başka hikaye ise Hasan Çelik’in oldu. Yaklaşık 40 yıldır geçirdiği trafik kazası sonucu yürümek için mücadele ettiğini belirten Çelik, akülü aracıyla artık kimseye ihtiyaç duymadan camiye ve hastaneye gidebileceğini söyleyerek, "Çok zor durumdaydım. Allah razı olsun. İnşallah bununla işimi görürüm. Camiye de giderim, hastaneye de gidebilirim artık. Tek başıma gidebilirim" dedi. TÜMBULSEVDER Genel Başkanı Selahattin Turan, bugüne kadar 1046 engelli aracı dağıttıklarını belirterek, "Bugün de 40 akülü, 40 manuel olmak üzere toplam 80 engelsiz engelli kardeşimizin yüreğine dokunmaya çalıştık. Hepimiz bir engelli adayıyız düşüncesiyle durmadan, yorulmadan engelli yürekleri sevindirmeye devam ediyoruz. ’İnsanlara faydalı olmayanı, ölülerden say gitsin’ anlayışıyla hareket ediyoruz" diye konuştu. Yardımseverliğiyle tanınan polis memuru Mustafa Şahin ise, "Bugün 80 engelli kardeşimizin yüzünü güldürmek için Bursa’ya geldik. Kardeşlerimizin mutluluğuna şahit olduk" dedi.
Küçükçekmece’de renkli maç: babalar ve oğulları futbol heyecanı yaşadı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:50 Küçükçekmece’de renkli maç: babalar ve oğulları futbol heyecanı yaşadı Futbol eğitimi alan 15 öğrenci babalarıyla birlikte Küçükçekmece Belediyesi futbol sahasında maç yaptı. Küçükçekmece Belediyesi Spor Okulları’nda futbol eğitimi alan 15 öğrenci babalarıyla birlikte Küçükçekmece Belediyesi futbol sahasında maç yaptı. Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından, baba ve çocukların birlikte kaliteli zaman geçirmesini sağlamak amacıyla düzenlenen futbol turnuvasında 15 çocuk ve 15 baba rekabet etti. "Çok güzel bir etkinlik oldu" Babasıyla birlikte maç yapmaktan çok keyif aldığını söyleyen Kerem Meşe, ‘’Zaten futbolu çok seviyor, oynamaktan çok keyif alıyordum babamla oynamak çok daha keyif verdi. Babamla birlikte taktikler geliştirdik, rekabet ettik. Çok güzel ve anlamlı bir etkinlikti tekrar yapılmasını istiyorum’’ dedi. Yunus Duvahan ise, ‘’Futbola çok ilgi duyuyorum ve profesyonel olarak oynamak istiyorum. Bu yüzden belediyemizin Spor Okulunda eğitim alıyorum. Belediyemizin böyle bir hizmet vermesi ve en önemlisi bunun ücretsiz olması çok güzel. Bugün de çok sevdiğim futbolu, çok sevdiğim babamla oynadım ve çok keyif aldım. Ben ödevlerimden dolayı, babam da işlerinden dolayı birbirimize yeteri kadar vakit ayıramıyoruz. Bu etkinlik sayesinde baba oğul özel bir anımız oldu. Bizi destekleyen, her türlü imkânı sağlayan başta Küçükçekmece Belediye Başkanımız Kemal Çebi olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz’’ dedi.
Uzmanlardan uyarı: Güneş gözlüğü 4 mevsim de kullanılmalı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:46 Uzmanlardan uyarı: Güneş gözlüğü 4 mevsim de kullanılmalı Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğüne talep de artmaya başladı. Uzmanlar, göz sağlığı için sadece yazın değil 4 mevsim güneş gözlüğü takılması gerektiğini belirtti. Yaklaşan yaz aylarıyla beraber güneş gözlüklerinin kullanımı arttı. Ancak uzmanlar, güneş gözlüğünün yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsiminde de kullanılması gerektiğini vurguladı. 21’inci Bölge Güneydoğu Optisyenler Gözlükçüler Odası Başkanı Abdurrahim Erdoğan, güneş gözlüklerinin, göz ve görme sağlığı açısından çok büyük bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Erdoğan, ’’Vatandaşlarımızın yanlış bildiği bir konu da güneş gözlüğünün sadece yaz aylarında kullanılmasıdır. Aslında güneş gözlükleri her mevsim kullanılabilmektedir. Güneş gözlükleri sadece yazın güneşin yoğun olduğu zamanlarda değil, kışın karda, siste veya bulutlu havalarda ultraviyolenin yoğun olduğu dönemlerde de takılması gerekmektedir. Lakin vatandaşlarımız tarafından bahar ve yaz aylarında güneş gözlüklerine ciddi bir rağbet oluşmaktadır" dedi. Sahte güneş gözlükleri ile ilgilide önemli uyarılarda bulunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: ’’Buradan yapacağımız en önemli duyuru şu olabilir, güneş gözlüğü muhakkak suretle Sağlık Bakanlığının denetimi altında olan optisyenlik müesseselerinden satın alınması gerekmektedir. Güneş gözlüğü alırken birçok teknik detaya sahip olmak gerekir. Bunlardan en önemlilerinden biri de her koyu renkli gözlüğün koruyucu bir güneş gözlüğü olmadığıdır. Çünkü boyayla elde edilen renklendirilmiş koyu gözlükler, göz bebeğinin olağandan daha çok büyümesine neden olur ve bu durum güneşten yayılan zararlı ultraviyolenin göze daha fazla ulaşmasına yol açar. Bu da birçok göz hastalığına sebebiyet vermektedir."