GÜNDEM - 01 Temmuz 2023 Cumartesi 12:36

105 yaşındaki ‘Mehmet Amca’ yaşantısıyla gençlere örnek oluyor

A
A
A
105 yaşındaki ‘Mehmet Amca’ yaşantısıyla gençlere örnek oluyor

Bir asırlık ömrüne birçok hatırayı sığdıran 105 yaşındaki Mehmet Solak, ilerleyen yaşına rağmen gördüğü hiç kimseyi bir daha unutmuyor. Her gün 5 vakit namazını da kaçırmayan ve Kur’an okuyan Mehmet Amca’nın kulakları zor duysa da kendisi ile ilgilenen gelini Gülşen Solak ile zaman zaman yazarak anlaşıyor.

Aydın’ın Efeler ilçesi Şahnalı Mahallesi’nde yaşayan 1918 doğumlu 105 yaşındaki Mehmet Solak, yaşantısıyla gençlere örnek oluyor. İlerleyen yaşına rağmen gördüğü kimseyi unutmayan Mehmet Amca, bir asırlık ömrüne sığdırdığı hatıralarını da tüm detaylarıyla hatırlıyor. Babasının Osmanlı Dönemi’nde Eğridere Medresesi’nde okuduğunu ve 1910’lu yıllarda geldiği Şahnalı Mahallesi’nde 57 sene imamlık yaptığını ifade eden Mehmet Amca, babasının izinden giderek her gün sabah 03.30’da kalkıp 5 vakit namazını kaçırmıyor. İlerleyen yaşına rağmen ibadetini kaçırmayan ve her gün Kur’an okumayı da ihmal etmeyen Mehmet Amca, yaşantısıyla da gençlere örnek oluyor.

Celeplik yapan dedesinin Şahnalı’daki dostlarını ziyaret ettiği zamanlarda babasının da camide sürekli Kur’an okuduğunu ve daha sonra babasını köyden evlendirerek camiye imam yaptıklarını anlatan Mehmet Amca; “Babam 15-20 sene boyunca Eğridere Medresesi’nde okumuş. Dedem celeplik yaparmış. O sıralarda dedem Şahnalı’daki dostlarını ziyarete gelirmiş. Babam daha 20 yaşlarında talebeymiş daha. Dedem sık sık buraya gelir giderken babam da geldiğinde camide kuran okurmuş. daha sonra dedemin buradaki dostları ‘senin oğlana bizim kızı verelim köyümüze de hoca yapalım’ demişler. Dedem de ‘peki demiş’ ve babam nişanlanmış. Daha sonra düğün yapıyorlar. Sonra babam burada hocalık yapıyor. İmam oluyor. 57 sene burada imamlık yapıyor. Derken 1967’ye kadar babam imamlık yapmış” dedi.

Kendisinin 3 yıl askerlik yaptığını ve daha sonra çiftçilikle yaşamına devam ettiğini söyleyen Solak; “1941’de asker oldum. 3 sene askerlik yaptım. Askerlikten sonra döndüm ve 1944’de nişanlandım, 45’de evlendim. Ondan sonra çiftçilik yapmaya, hayvan alışverişi yapmaya başladım. Kendi tarlalarımızı ekip biçmeye başladım. 1980’e kadar çalıştım. Öyle yaşamaya devam ettik” şeklinde konuştu.

Mustafa Kemal Atatürk’ü yüz yüze görmediğini ifade eden Mehmet Amca; “Atatürk’ü yüz yüze hiç göremedim. 1938’de öldü. Atatürk öldükten sonra gelen İsmet Paşa’yı gördüm askerdeyken ama Atatürk’ü göremedim” dedi.

105 yaşındaki ‘Mehmet Amca’ yaşantısıyla gençlere örnek oluyor

“Yoğurtsuz yemek yemez”

Köyde, Mehmet Amca’nın yaşında kimsenin olmadığını ifade eden gelini Gülsüm Solak ise “Aynı avluda beraber yaşıyoruz. Yaşlandığından beri biz bakıyoruz. Bahçede ektiğimiz sebze meyveleri getiriyoruz. Nereye gitsem babamın yemeğini suyunu hazırlar öyle giderim. Gittiğim yerde de oyalanmam hemen geri dönerim. Üç dört günde 1,5 kilo süt alıp geliyorum. Sütü pişirip dolaba koyuyoruz her gün sabah bir cezve kadar kahvaltısında süt içer. Süt ile ekmek yer. Öğlen ve akşam yemeklerini de asla yoğurtsuz yemez. Her hafta 1 kilo kese yoğurdu alırım. Her yemeği yoğurtla yer. Sabah ezandan önce kalkar, abdestini alır ezanı bekler. Namazını kılar, Kur’an okur. 5 vakit namazını geçirmez. Öğle namazından sonra biraz uyur dinlenir. İkindi namazından sonra mutlaka her gün Kur’an’ını okur. Köyde onun yaşında hiç kimse yok. Yaşına göre de maşallah çok iyi. Kendisini idare ediyor” dedi.

“Bir gördüğünü bir daha unutmaz”

Mehmet Amca’nın ilerleyen yaşına rağmen bir gördüğünü bir daha unutmadığını ifade eden gelini Gülsüm Solak; “Tuvaletimiz dışarıda bahçede oraya kadar kendisi çok rahat gidip geliyor. Ama akşamları yalnız çıkartmıyoruz. Kulakları az duyuyor ama bir şekilde anlaşıyoruz. Anlatamadığım zaman kağıda yazıyorum. Hatta yazıp kağıdı verdiğimde ‘bravo sen okumuşsun baya’ diyor, seviniyor. Kendisi her şeyi anlıyor. Ne söylemek isterse rahat rahat söyleyebiliyor. Yalnız duymadığı zaman biz yazarak cevap veriyoruz bazen. Çok şükür yazıları gözlüksüz okuyabiliyor. Bu aralar gözleri biraz görmemeye başladı. Eve her ziyarete geleni de mutlaka bilir tanır. Yıllardır görmediği birisini görse dahi hemen tanır. Gelen misafiri de mutlaka kapıdan çıkana kadar arkasından gider uğurlar ve okur arkasından. Şimdilerde göndermiyoruz artık düşer diye korkuyoruz” dedi.

Uğur Eser - İbrahim Kılınç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Çeşme’den start alıyor Uluslararası Bisiklet Birliği’nin (UCI) Avrupa Turları takviminde yer alan ve Türkiye’nin ’ProSeries’ kategorisindeki tek yol bisikleti yarışı olan 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 26 Nisan’da Çeşme’den start alıyor. ProSeries kategorisinde dünyanın en prestijli etaplı yol bisikleti organizasyonları arasında gösterilen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 61. yılında bir kez daha Türkiye’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliğini uluslararası geniş yayın ağı aracılığıyla dünya genelinde izleyiciyle buluşturacak. TUR 2026’da 26 Nisan-3 Mayıs arasında toplam 8 etapta 3 WorldTeam, 14 ProTeam ve 6 Continental Team kategorisinde toplam 23 UCI takımı mücadele edecek. Türkiye’yi temsil eden 4 kıta takımı da organizasyonda yer alırken, 23 takım ve 27 farklı ülkeden 161 sporcu etap zaferi için pedal çevirecek. İtalya, İspanya, Türkiye, Belçika, Fransa, Hollanda, Birleşik Krallık, Polonya, Almanya, Çekya ve Norveç en çok sporcu ile temsil edilen ülkeler olacak. 1. Etap: Çeşme - Selçuk (148,7 km) 26 Nisan Pazar günü koşulacak 1. Etap, 148,7 kilometrelik parkurda gerçekleştirilecek. Çeşme Kalesi önü start noktası ve Selçuk Kalesi önü finiş noktasıyla dikkat çeken etapta, imza töreni 09.40’ta, simgesel start ise Çeşme Kalesi önünden 10.50’de verilecek. Etap; Alaçatı, Zeytinler ve Urla güzergahını takip ederek devam edecek. Etapta, 1 adet 3. kategori tırmanış kapısı yer alırken, 54,6. kilometrede Türkiye Güzellikleri Kapısı ve 111,3. kilometrede de 1 sprint kapısı bulunuyor. Seferihisar, Ürkmez ve Gümüldür hattında devam eden etap, rüzgara açık yapısıyla takım stratejilerini ön plana çıkaracak. Sporcuların Selçuk’taki finişe 14.00 - 14.35 saatleri arasında ulaşması bekleniyor. Etabın finiş noktası olan Selçuk, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun en özel duraklarından biri olarak öne çıkıyor. 2013 yılında Meryemana zirve finişi ile TUR rotasına dahil olan Selçuk, yıllar içinde yarışın en dikkat çekici finiş noktalarından biri haline geldi. TUR tarihinde özel bir etap Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu tarihinde önemli bir yere sahip olan bu hat, yıllar içinde farklı yönlerde koşuldu. Yarış tarihinde ilk kez 2000 yılında rota tersine çevrilirken, İzmir birçok yıl organizasyona ev sahipliği yaptı. Çeşme, TUR rotasına ilk kez 57. yılında dahil olurken; Selçuk ise 2013 yılında Meryemana zirve finişi ile etap programına katılarak organizasyonun önemli duraklarından biri haline geldi. 2025 yılında ise bu yılın tersine koşulan Selçuk - Çeşme etabında İtalyan sprinter Elia Viviani profesyonel kariyerinin son etap zaferini elde etti. İkinci etap Aydın’dan start alacak Turun ikinci etabı, 27 Nisan’da Aydın’dan başlayacak. İlk kez etap startına ev sahipliği yapacak Aydın, bu yönüyle TUR tarihinde ayrı bir önem taşıyor. Aydın’dan Marmaris’e uzanacak etap, sprint finişiyle dikkat çeken yüksek tempolu bir mücadeleye sahne olacak.
İstanbul Esenyurt Ortaokulu’nda 6 yıldır uygulanan kartlı turnike sistemi velilere güven veriyor İstanbul (İHA) Esenyurt Ortaokulunda 6 yıl önce hayata geçirilen kartlı geçiş sistemi öğrencilerin okula giriş ve çıkış saatlerini fotoğraf ile birlikte ailelerin cep telefonuna gönderiyor. Çocuklarını güvenle okula gönderdiklerini ifade eden veliler uygulamadan memnun olduklarını dile getirdi. Esenyurt ilçesi Örnek Mahallesi’nde bulunan Esenyurt Ortaokulu’nda 2020 yılında meydana gelen pandemi döneminde hayata geçirilen turnike sistemi İstanbul genelinde örnek teşkil etti. Kartlı turnike sistemi ile okula giriş yapan öğrencilerin okula giriş ve çıkış saatleri anlık olarak fotoğraflı bir şekilde ailelerin cep telefonuna gönderiliyor. Öte yandan belirlenen saatte okula gelmeyen öğrencilerin devamsızlık bilgisi de ailelerin cep telefonuna bildirim olarak raporlandığı belirtildi. Vatandaşlar ise 6 yıl önce hayata geçirilen turnike sisteminden memnuniyetini dile getirdi. "Giriş ve çıkış canlı olarak görülebiliyor" Turnike sisteminden memnun olduğunu ifade eden veli Melis Tekin, "Evet, okulumuzda uygulanan güvenlik sistemi gözümüz arkada kalmadan güvence veriyor veliler olarak. Yıllardır bu sistem kullanılıyor. Kartlı giriş sistemleri var. Çocuklarımızın giriş çıkış yaptığı saatler kartlardan okunuyor ve velilere SMS olarak geliyor. Güvenli bir şekilde öğreniyoruz. Çocuğum 6’ncı sınıf öğrencisi. Öğrenci okula geldiğinde turnikelerde kartını basıyor ve yoklaması otomatik olarak telefona düşüyor. Giriş ve çıkış canlı olarak görülebiliyor. Ondan sonra da güvenli bir şekilde sınıfına girebiliyor" dedi. "Kontrol sistemi olmadan asla çocuğunuzu alamıyorsunuz" Çocuğunun 3 yıldır Esenyurt Ortaokulu’na eğitim gördüğünü ifade eden Filiz Çelik ise, "Benim çocuğum burada 3 senedir okuyor. 3 senedir kapıdan kartlı sistemle giriş çıkış yapıyor. Biz de evden telefonlarımızdan kontrol sağlıyoruz. Okula gidip gitmediği telefonumuza geliyor. Bu konuda tereddütümüz yok. Zaten aksi bir durumda kontrol sistemi olmadan veli olmadan asla çocuğunuzu alamıyorsunuz" diye konuştu. "Bu okulda güvenlik üst düzey denilebilir" 6 yıldır bu sisteme sahip olduklarını ifade eden veli Melek Gülbakan ise, "Ortalama 6 7 yıldır bizim okulumuzda turnike sistemi var. İstanbul’da hiçbir okulda yokken bizim okulda vardı. Kendimizi şanslı hissediyoruz. Çocuğumuzun okula giriş ve çıkışı telefonlarımıza belge olarak geliyor. Resimlerini de görebiliyoruz. Gayet iyiyiz. Çok şükür bu okulda güvenlik gerçekten üst düzey denilecek gibi" şeklinde konuştu. "Öğrencilerimizin güvenliği için yaptırdık" Esenyurt Ortaokulu Müdür Yardımcısı Melek Gülbakan ise pandemiden beri okulda kullanılan turnike sistemi ile ilgili olarak, "Pandemiden itibaren öğrencilerimizin güvenliği için yaptırdık. O günden bu yana da öğrencilerimizin güvenliği için kullanmaya devam ediyoruz. Burada kartlı sistemimiz var. Öğrencilerimizin kartı var. Öğrenciler, kartı basıp geçtikten sonra kameralı sistem fotoğrafını çekiyor ve öğrencinin uygulamasına fotoğrafını gönderiyor. Kaçta giriş yaptığına dair velimize mesaj gidiyor. Eğer belirlenen saatten geç girerse bildirim gönderiliyor. Öğrenci hiç gelmezse de gelmediğine dair mesaj gidiyor" dedi. "Bu aileme ve bana güven veriyor" Esenyurt Ortaokulu 6’ncı sınıf öğrencisi Yağmur Mutlu ise, "Merhabalar, ben 6’ncı sınıf öğrencisiyim. Okulumuza kartla giriş yapıyorum. Aynı zamanda ailem uygulama üzerinden okula giriş çıkışım görebiliyor. Bu da aileme ve bana da güven veriyor. Uzun zamandır bu sistem var ve bundan çok mutluyum" diye konuştu.