GÜNDEM - 27 Şubat 2016 Cumartesi 12:15

19 yıl sonra darbecilerle yüzleşti

A
A
A
19 yıl sonra darbecilerle yüzleşti

Rizeli öğretmen Hatice Kestioğlu, 28 Şubat post-modern darbesi sırasında yaşadıklarını kaleme aldığı “Vicdanların Şubat Tatili” isimli kitabı ile 19 yıl sonra darbeciler ile yüzleşti.

Birçok kırık hayat hikayesini geride bırakan 28 Şubat süreci başlamasının 19. yılında mağdurları tarafından halen hüzünle anılıyor.

28 Şubat sürecinin mağdurlarından sadece bir tanesi olan Rizeli öğretmen Hatice Kestioğlu, süreçte yaşadığı zorlukları ve acıları “Vicdanların Şubat Tatili” isimli kitabı ile gelecek kuşaklarla paylaştı. 28 Şubat sürecini bir acılar denizi, kendisini ise o denizde bir katre olarak tarif eden Kestioğlu, "28 Şubat tarihimizde bir dönüm noktasıdır. Ben de onun tanıklarından birisiyim. 28 Şubat bir acılar denizi ise ben de onun içerisinde küçücük bir katreyim. Bu kitabın içerisinde o küçük katrenin bir hayat hikayesi var" dedi.

NEDEN “VİCDANLARIN ŞUBAT TATİLİ”
Kestioğlu, kitabına “Vicdanların Şubat Tatili” ismini vermesinin nedenini ise şu sözlerle ifade etti: “O dönemki uygulamaları düşündüğüm zaman, vicdan sahibi insanların yaşatılanları yapamayacağına kanaat getirdim. Vicdanın maalesef bazen bir aksesuar gibi kenara konulabildiğini hatta uzun soluklu bir tatile çıkartılabildiğini bile düşündüm. Ondan dolayı böyle bir ismi uygun gördüm. Ben aslında başımı açtım. Peruk taktım. Bunu aslında annem için yapmıştım. Çünkü görevimi bırakacağımı söyleyince çok üzülüyordu. Annem yıllar sonra kanser hastalığına yakalandı. Hastane odasında o acı haberi birlikte aldık. O haberi alınca daha sonra annemi ameliyata uğurlarken çok içimin yandığını hissetmiştim. Ama hiçbir şey başımı açtığım an kadar beni etkilememişti. Hiçbir şey beni o kadar yakmamıştı. O an gerçekten yanmıştım. Dumanım tütmemişti. Küllerim etrafa savrulmamıştı. O yüzden yandığımı kimse anlamamıştı.”

"28 ŞUBAT’IN AKTÖRLERİ OKUSUN"
Yazdığı kitap ile 28 Şubat’ın aktörleri ile yüzleşmek istediğini belirten Kestioğlu, sadece türban taktığı için terör suçu ile yargılanmak istendiğini ifade edip, “Kitabımı özellikle 28 Şubat’ı tertipleyenlerin, uygulayanların okumasını isterim. Okuyarak insanların hayatlarında nasıl yer ettiklerini, nasıl hayalleri yıktıklarını, kimlerin hayallerini çaldıklarını ve hikayelerini bilmelerini isterim. Mesela ben öğrencilik hayatımda aç kaldım. Sarımsak ekmek yediğimiz günler oldu. Maddi sıkıntılar yaşadığım zamanlarımız oldu. Tam ailece rahata ve huzura ereceğimizi düşündüğümde 28 Şubat’ın zulmü ile karşılaştım. Bana ‘nasıl bir eğitim hayatın ve geçmişin olursa olsun. Başında örtü olduğu için bizim için bunların hiçbir önemi yok’ dediler. Bizi düşman ilan ettiler. Sinirlerimizi harap ettiler. Bazen kendi kendime ‘bu işin kazananı kim’ diye soruyorum. Bu bir savaştı. Bu savaşın galibini çok aradım. Zaferi kimin kazandığını ve kimin kaybettiğini hiç çözemedim. Bu kitabı gençlerin okumasını, 28 Şubat mağdurlarının da okumasını istiyorum. Bu kitapta kendilerinden de bir şeyler bulmalarını istiyorum. Çünkü yalnız olmadıklarını bilmeleri gerekir” dedi. 

GÖKTÜRK FIRAT
RİZE

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davada 1 sanık hakkında tahliye kararı İstanbul Fatih’te, 4 kişilik Böcek ailesinin zehirlenme iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5’i tutuklu 6 sanıklı davanın ilk duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme, 1 sanığın tahliyesine hükmederek dosyayı mütalaaya gönderdi. Almanya’dan 9 Kasım 2025’te turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’te zehirlenme iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 5 tutuklu sanık, 1 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları ve müşteki aile hazır bulundu. "Bebeği aldığımda taş gibiydi, öldüğünü düşündüm" Tanık sıfatıyla beyanda bulunan esnaf Umut B., "Benim otelin olduğu yerde 3 tane iş yerim var. Dükkandan çıktığımda otelin önünde ambulans vardı. Olay yerine gittiğimde bebeği bana verdiler. Bebeği aldığımda taş gibiydi, öldüğünü düşündüm, anne yukarıdaydı. Babayla birlikte anneyi aldık, yürüyemiyordu kolundan tutarak indirdik. Sonrasında takviye ambulans geldi anneyi ambulansa bindirdik. Kapıya numara yapıştırılıp, yapıştırılmadığını hatırlamıyorum" şeklinde konuştu. Otel müdürü Halil D. ise tanık sıfatıyla bulunduğu beyanında, "Ben oteldeyken 101 numaralı odayla ilgili ilaçlama çalışması yapılması gerekti. Ben de bunun üzerinde DSS ilaçlamayı aradım. İlaçlama günü ben Diyarbakır’daydım. İlaçlama sonrası bana mesaj gönderildi. Otomatik bir mesajdı, 2 gün odaya girilmemesine dairdi" dedi. Beyanda bulunan Böcek ailesinin müşteki yakınları, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, cezalandırılmalarını talep etti. Tanık hakkında suç duyurusu talebi Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, müştekilerin davaya katılma taleplerinin ayrı ayrı kabulünü, dava dosyasındaki eksik hususların giderilmesini, tutuklu tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Maktullerin kesin ölüm nedenlerinin araştırılması için Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) gelecek raporun beklenmesini isteyen savcılık, duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen otel müdürü Halil D. hakkında, olayla ilişkisinin bulunabileceğini değerlendirerek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. 1 sanık tahliye edildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, resepsiyon görevlisi tutuklu sanık Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin tahliyesine hükmetti. Dava dosyasının esasa ilişkin mütalaasını hazırlaması için Cumhuriyet Savcısına gönderilmesine de karar veren heyet, 4 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı 26 Haziran gününe erteledi. Gelecek celse, savcılığın esasa ilişkin mütalaasını açıklaması bekleniyor.