TEKNOLOJİ - 30 Aralık 2011 Cuma 09:38

2012'nin teknolojik kehanetleri

A
A
A
2012'nin teknolojik kehanetleri

2012, Maya inancına göre bir çağın sonu hatta 'kıyamet' olarak yorumlansa da, daha uzun vadeli düşünenler için gelecek yılın getireceklerine bakmakta fayda var.

Bu senenin en önemli gelişmesi, sosyal iletişim uygulamalarının iş dünyasında yaygınlaşması olacaktır. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum zira şirketlerin bu işten önemli çıkarları var.

imdiye dek bu süreç yavaş ilerledi çünkü iş dünyasında, sosyal iletişim platformlarını kullanmanın zaman kaybı, hatta işten kaytarma olduğu izlenimi hâkimdi.
Aslında tam tersi söz konusu. Kurumsal yazılımların gelecekte Facebook'a benzeyeceğini düşünüyorum. Hatta hâlihazırda bu yönde eğilimler var. Chatter, Salesforce, Yammer ve Jive gibi uygulamalar şu an itibariyle kullanılmaktalar.

Bir diğer önemli faktör ise bu dönemde istihdam edilecek kişilerin sosyal medya kullanımına alışkın olmaları. Onlara Facebook'a benzer bir kurumsal yazılım sunduğunuzda, hiç zorluk çekmeyeceklerdir.

Google, Android’in kontrolünü yitirebilir

Bu sene içinde takip etmek gereken bir başka konu ise Google'ın Android'in kontrolünü yitirmesi olasılığı. Çünkü gelişmeler, tablet bilgisayar piyasasının Amazon ve Apple tarafından paylaşılacağını, üçüncü bir rakibin işinin çok zor olacağını gösteriyor.

Amazon, tabletlerinin maliyetini içerik satışından karşılayabilir. Bu açıdan tabletler "taşınabilir satış noktaları" olarak tasarlandı ve bu çok akıllıca. Apple ise hem satış hacmi, hem işlemci ve ekran alımlarını çok düşük maliyete halletmesi, hem de marka gücüyle yüksek fiyata satış yapabiliyor.

Dolayısıyla bence Amazon'un pazarın alt kısmına, Apple'ın ise üst kısmına hakim olması ihtimali bir hayli fazla. Bu da Google için sorun anlamına geliyor.

Yakın alan iletişimi

Bir diğer tahminim ise kablosuz bağlantıların ücretlendirilmesine dair olacak. Ben bu sene piyasaya çıkan iPhone'un "yakın alan iletişim" çipine (near field communication chip) sahip olacağını ve bu sayede kablosuz iletişim ücretlendirilmesini kökten sarsacağını bekliyordum. Bu olmadı, ama olacağına eminim. Bu sene çıkacak iPhone'un bu özelliği olacağını düşünüyorum.
Böylece Apple'ın var olan ancak hak ettiği gibi kullanılmayan bir teknolojiyi alıp  yeninden tanımlamasının son örneğini göreceğiz.


Elissa Fink - Tableau Yazılım

Öncelikle var olan veri miktarının gittikçe artmakta olduğunu tespit etmek lazım. Bu sadece bilgi işlem çalışanlarını değil, sıradan çalışanı ve yöneticiyi de etkiliyor, zira artmakta olan verilere dayanarak kararlar almak durumundalar. İkincisi, kurumsal yazılımların bireysel olarak kullanılan yazılımlara benzeşmesi hızı artıyor. Kullanması daha basit, hızlı ve özel eğitim gerektirmeyen kurumsal yazılımlar ortaya çıkıyor.

Üçüncüsü ise mobil uygulamaların iş dünyasında çok daha yaygınlaşması eğilimi.

Kurumlar tablet bilgisayarlara özellikle de iPad'e çok hızla uyum sağlıyorlar. İnsanlar, verilerine nerede olursa olsun ulaşabilmek istiyorlar. Bu üç eğilim, sıklıkla karşılaşacağımız gerçeklere işaret ediyor.

William Dudley - Sybase 365

Tahminlerimden biri iPhone 5'in "yakın alan iletişimi"nden daha fazla faydalanması olacak.

Böylece alışverişlerde ödeme yapılmasının yolu açılacak ama tabii satıcı tarafından da buna uyumlu bir sistem sunulması gerekiyor. Öte yandan Apple'ın "satış noktası" kurmak gibi bir amacı olacağını hiç sanmıyorum.

Bu konuda yeterince detay bilinmese de Apple'ın bu alana dair önemli bir müdahalesi olacağını tahmin ediyorum. Tabii Google'ın da mobil ödeme hizmetlerini geliştireceğini eklemek lazım.

Akıllı telefonda mücadele sürecek


İkinci olarak cihazlar etrafında bir takım gelişmeler olacaktır. Windows Phone'un yavaş yavaş ortadan kalkacağını değil, tam aksine kendi alanını koruyacağını düşünüyorum. Blackberry ise Orta Doğu ve İngiltere'de çok yaygın. Şirketlerde de popüler durumda. Ayrıca Apple, Android ve Windows Phone'un sahip olmadığı bazı özellikleri var.

Dolayısıyla onlar da mücadeleye devam edeceklerdir.

Ben Holmes - Index Ventures

Üç boyutlu baskı tekniği bilim kurgu öğesi olmaktan hızla çıkıyor.

Bence bu hayati bir dönüşüm: Tüketicilerin istedikleri ürünleri kendilerinin yapabilmesi. Birkaç yıl önce yalnızca mimari ve Formula 1 alanında kullanılan bu teknik artık ucuza mal oluyor ve yaygınlaşıyor.
İkincisi, akıllı telefonların, insanı çevreleyen dünyalara dair bir uzaktan kumanda haline geldiğini düşünüyorum. Yemek siparişi vermek, taksi çağırmak, konserlerden haberdar olmak ya da evinizin sıcaklığını ayarlamak mümkün.

 

Bir diğer nokta ise mobil cihazlardaki oyunlara dair. Angry Birds gibi oyunların başarısı ortada, ancak bu alan halen çok ilerlemedi.

Neil Campbell - Dimension Data, Güvenlik müdürü

2011 yılı örgütlü gruplar ya da hükümetler tarafından yapılan sanal saldırılar hakkında farkındalığın arttığı bir yıl oldu. Maalesef 2012 de bu tür tehditlerin artacağı ve internet'e musallat olacağı bir yıl olacak.
Zira bu saldırıların teknik yanı çok basit ve etkisi bir hayli güçlü. Bunlara engel olmanın çaresi ise temel güvenlik ilkeleri, yani çok zor değil.
Bir diğer mesele ise bulut iletişim (cloud communication) sistemlerinin güvenliğine dair.

Bu sistemlerden faydalananların güvenlik ihtiyaçlarıyla, bulut hizmeti sunan şirketlerin güvenlik donanımları arasındaki uyumun, bu teknolojiye olan büyük ilgiye oranla bir hayli düşük olduğunu düşünüyorum.

Çalışanların, iş yerlerine kendi bilgisayarlarını getirmesi (Bring your own device) uygulaması ise şirketleri bu duruma uyum sağlamak durumunda bıraktı ve bırakacak.

Aksi halde, çalışanlar bir yolunu bulup kendi cihazlarını iş yerlerinde kullanacaklardır.

Steven Prentice - Gartner

Şirketlerin bilişim bölümlerinin bu alana hâkim oldukları iddiasının tahmin edilenden daha az gerçek olduğunu düşünüyorum. Bu hâkimiyet daha da azalmakta. 
Mobil cihaz kullanımının artışı, sosyal iletişim, kişisel sistemlerin kullanılması, ortak kullanılan platformlar, yazılımın hizmet halini alması... Bu zor zamanda bilişim yöneticilerinin proaktif olmaları ve tavırlarını yenilemeleri gerekiyor.

Büyük veri patlaması ve yaşam interneti

Bence çoğu şirket ve örgütü etkileyecek mesele "büyük veri patlaması" olacak. Bu "yaşam interneti", yani birbirine bağlı cihazların ürettiği dev miktarda veri sebebiyle yaşanabilir.
Şirketler doğru kararlar yapabilmek için, bilişimcilerden daha iyi veri talep ederler. Bu çok kolay bir iş değil ama ortaya çıkan dev miktarda veri toplanabilir ve analiz edilebilir.

"Yaşam interneti" oyunun kurallarını değiştirecek gibime geliyor. Mobil bağlantı, internete bağlanmanın esas biçimi olmakta. Ayrıca, sosyal medyaya yapılan yatırım balonunun patlamak üzere olduğunu düşünüyorum.

Bence, sosyal medya ortadan kalkmayacak, kaybolmayacak ama daha gerçek bir hal alacak.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Sanayicinin geleceğine stratejik adımı Denizli Model Fabrika hizmete açıldı Denizli’nin köklü üretim kültürünü verimlilik ve yalın dönüşüm anlayışıyla güçlendirecek olan Denizli Model Fabrika, 1200 metrekarelik alanda ve 1,3 milyon dolarlık yatırımla Denizli Organize Sanayi Bölgesinde hizmete açıldı. Denizli Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde yürütülen bir dijital dönüşüm ve yetkinlik merkezi olan Denizli Model Fabrika’nın resmi açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi. Törene ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Birleşmiş Milletler Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Denizli Sanayi Odası ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, il protokolü ve üst düzey UNDP yetkilileri katıldı. Denizli sanayisinin geleceğine stratejik bir adım DSO ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada Denizli Model Fabrika’nın sıradan bir yatırım değil, uzun vadeli bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 11. Model Fabrikası’nın Denizli’de hayata geçirilmesinin şehir sanayisi açısından stratejik bir eşik olduğunu belirten Kasapoğlu, bu merkezin üretim kültürünü daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya taşıyacağını ifade etti. Göreve başladıkları ilk günlerde Model Fabrika projesini öncelikli sorumluluk olarak ele aldıklarını dile getiren Kasapoğlu, "Bu proje bizim için bir yatırım kararından öte, Denizli sanayisinin geleceğine ilişkin bir vizyon meselesiydi" dedi. Denizli’nin ihracat kapasitesi yüksek, girişimci ruhu güçlü ve değişime açık bir sanayi şehri olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, bu dinamizmin verimlilik ve yalın üretim yaklaşımıyla desteklenmesi gerektiğine inandıklarını belirtti. Kasapoğlu, "Bugün 1,3 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip, 1.200 metrekare kapalı alanı ve 400 kilovat kurulu gücü bulunan bir verimlilik merkezini Denizli’ye kazandırmış bulunuyoruz. Geniş paydaş yapısı ve yetkin profesyonel kadrosuyla hizmet verecek güçlü bir altyapı oluşturduk" ifadelerini kullandı. Üretimin kalbinde uygulamalı dönüşüm Model Fabrika’nın Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde, üretimin tam içinde konumlandığını vurgulayan Kasapoğlu, merkezin uygulamalı bir dönüşüm modeli sunduğunu belirtti. "Model Fabrika bir bina ya da yalnızca bir eğitim alanı değildir. Burası verimlilik kültürünün uygulamalı olarak öğretildiği bir dönüşüm merkezidir" diyen Kasapoğlu, Öğren-Dönüş Programlarının ilk fazına tekstil, makine imalatı, kablo ve gıda sektörlerinden firmaların katıldığını aktardı. Pilot uygulamalarda elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirten Kasapoğlu, teslimat sürelerinde yüzde 35’e varan iyileşme, kapasitede yüzde 48’e varan artış ve genel verimlilikte yüzde 56’ya varan kazanımlar sağlandığını açıkladı. Yapılan harcamaların geri dönüş süresinin ise 1 ila 5 ay arasında gerçekleştiğini vurguladı. Yeşil dönüşümle tamamlanan bütüncül yapı Kasapoğlu, aynı kompleks içinde planlanan Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi’nin de sürecin tamamlayıcı unsuru olacağını belirtti. Söz konusu merkezin enerji verimliliği, karbon ayak izi ve kaynak verimliliği alanlarında sanayiye teknik altyapı sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, böylece Denizli’de verimlilik ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm altyapısının kurulacağını söyledi. Konuşmasının sonunda projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür eden Başkan Kasapoğlu, Model Fabrika kurulum sürecinin en başından itibaren teknik desteklerini ve rehberliklerini esirgemeyen Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğüne teşekkür etti. Denizli Model Fabrika’nın üretimde mükemmeliyete giden yolda sanayiciler için güçlü bir dayanak noktası olacağını belirten Kasapoğlu, "Tüm sorunlara rağmen, üretmeye ve mücadele etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak, merkezin Denizli’ye, bölgeye ve ülke sanayisine hayırlı olmasını temenni etti. ivkovi: "Model fabrikalar yerel sahiplik ve küresel vizyonun buluşma noktası" Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın açılışında yaptığı değerlendirmede, merkezin yalnızca bir üretim tesisi değil, uygulayarak öğrenme, sürekli iyileştirme ve sanayi rekabetçiliğini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir dönüşüm modeli olduğunu ifade etti. Model Fabrikaların Türkiye’de ulusal sanayi vizyonunu firma düzeyinde somut sonuçlara dönüştüren yenilikçi bir politika aracı haline geldiğini vurgulayan ivkovi, bu başarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, UNDP ve yerel paydaşlar arasındaki güçlü iş birliğinin bir yansıması olduğunu belirtti. Model Fabrikaların, dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde KOBİ’lerin uyum kapasitesini ve dayanıklılığını artırmada kritik rol üstlendiğine dikkat çeken ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın yerel sahiplik ile ulusal vizyonun birleşerek bölgesel ve küresel ölçekte değer üretebileceğini gösteren güçlü bir örnek olduğunu söyledi. Bakan Kacır’dan sanayicilere yeşil dönüşüm ve temiz üretim vurgusu Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Model Fabrikalarımızdan ‘öğren-dönüş’ hizmeti alan işletmelerimiz; verimlilikte yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 kısalma ve üretim miktarında yüzde 140’a ulaşan ilerleme sağladıklarını ifade ediyor." dedi KOSGEB eliyle sektörel gelişim programı kapsamında model fabrikamızın hedeflenen performansı ortaya koyması halinde 10 yıl boyunca yıllık 6,5 milyon lira destek sağlayacaklarını belirten Bakan Kacır, Güney ege yeşil dönüşüm ve verimlilik test merkezi enerji verimliliği ölçümleri, karbon ve su ayak izi hesaplamaları ile temiz üretim uygulamalarında sanayicilere rehberlik edeceklerini söyledi. Model Fabrika açılış konuşmalarının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele töreninin ardından tesis gezilerek yürütülmesi planlanan çalışmalar yerinde incelendi. Denizli’ye, bölge sanayisine ve ülkemize hayırlı olması temenni edilen merkezin açılış programı, hediye takdimi ile sona erdi.
Kocaeli Hurda avansı üzerinden 205 milyonluk dev vurgun: 10 kişi tutuklandı Kocaeli’de çelik firmasının yönetiminin şikayetiyle başlatılan soruşturmada, satın alma sorumlusunun hurda karşılığı izinsiz avans aldığı ve hurda çıkışlarını farklı isimlerle yaptığı iddiaları üzerine usulsüzlük ortaya çıkarıldı. 205 milyon 645 bin zarar tespit edilirken, MASAK incelemesinde belirlenen 15 şüpheliden 10’u tutuklandı. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından nitelikli dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçlarından yürütülen soruşturma, firmanın yönetim kurulu üyelerinin şikayeti üzerine başlatıldı. İddiaya göre, firmada satın alma sorumlusu olarak görev yapan M.K., şirket yönetimine danışmadan birçok kez hurda malzeme karşılığında avans aldı. Ayrıca üretim sonucu ortaya çıkan hurda malzemelerin farklı isimler altında firma dışına çıkarıldığı öne sürüldü. Bu iki yöntemle şirketin toplam 205 milyon 645 bin 255 lira 90 kuruş zarara uğratıldığı tespit edildi. Yürütülen soruşturma kapsamında M.K., 3 Şubat tarihinde tutuklandı. MASAK incelemesinde 15 şüpheli Başsavcılık tarafından MASAK’tan alınan hesap hareketlerinin incelenmesi sonucu 15 şüpheli belirlendi. Şüphelilerden İ.T., V.T. ve S.D. kolluktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen M.D., H.K., H.K., T.M.S., S.S., Ş.K., T.D., E.Ç. ve Ö.S. isimli 9 şüpheli tutuklanırken, Y.S., B.K.K. ve M.S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gaziantep Gaziantep’te Sakal-ı Şerif’e yoğun ilgi Gaziantep’te Ramazan ayı dolayısıyla her gün bir camide ziyarete açılan Sakal-ı Şerif’e vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde ağır hasar gören, restorasyon çalışmalarının ardından ibadete açılan ve ilk teravih namazı kılınan tarihi camilerde Ramazan ayı nedeniyle Peygamber Efendimiz’in Sakal-ı Şerif’i halkın ziyaretine açılıyor. Asrın felaketinde ağır hasar aldığı için Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tamamlanan restore edilen ve tamamlanan çalışmaların ardından da 8 Mayıs 2025’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı bağlantı ile katıldığı programla yeniden ibadete açılan tarihi Kurtuluş Camii’nde vatandaşlar, tekrar teravih namazı için saf tuttu. Ramazan ayı programları kapsamında 6 Şubat 2023’teki depremlerde hasar gören ve geçtiğimiz sene yapılan restorasyon çalışmaların ardından ibadete açılan tarihi Kurtuluş Camii’nde ilk Enderun usulü teravih namazı da eda edildi ve namazın ardından Sakal-ı Şerif ziyarete açıldı. Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşatılması için Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğünce ziyarete açılan Sakal-ı Şerif’e vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Mübarek Ramazan ayı münasebetiyle ziyarete açılan Peygamber Efendimiz’in Sakal-ı Şerif’ini görmek isteyen vatandaşlar camiye akın etti. Özel bir bohçada camiye getirilen Sakal-ı Şerif, salavatlar eşliğinde açıldı. Saatler öncesinden sıraya giren ve uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar, özel cam kabın içerisindeki Sakal-ı Şerif’i görme imkanı buldu Sandukasından çıkarılan ve cami içinde dualarla, salavatlarla ziyaret edilen Sakal-ı Şerif ziyaretinde duygu dolu anlar yaşandı. Salavat getirip dua eden bazı vatandaşlar ise gözyaşlarını tutamadı. Bazı vatandaşlar da cep telefonlarıyla Sakal-ı Şerif’in fotoğrafını çekti. Duygulu anların da yaşandığı ziyarette, yoğunluk sebebiyle herhangi bir izdiham yaşanmaması için müezzinler vatandaşları uyarıp tek sıra halinde ziyaret etmelerini sağladı. Programın sonunda cami avlusunda vatandaşlara sıcak sahlep ikramı gerçekleştirildi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar alan Kurtuluş Camii’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu yapılarak 8 Mayıs 2025 tarihinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın video konferansıyla ibadete açıldığını hatırlatan Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Sayın Erdoğan Tunç, "Bu Ramazan ayında da depremden sonra ilk Ramazan ve ilk teravih namazı kılındı" dedi. Ramazan ayının bereketli geçtiğini belirten Erdoğan, "Biz bu yıl Ramazan ayında Türkiye’nin 81 ilinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), Balkanlar’da, Gazze’de ve daha birçok ülkede de Vakıflar Genel Müdürlüğü’müz tarafından iftar sofraları kuruldu. Biz de sorumluluk alanımızdaki Gaziantep, Kahramanmaraş ve Kilis illerimizde günlük 2 bin 500 kişiye iftar veriyoruz" ifadelerini kullandı. Ramazan ayı münasebetiyle Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in Sakal-ı Şerif’ini de ziyarete açtıklarını belirten Erdoğan, "Ramazan ayının manevi atmosferi yaşamaktayız. Ramazan ayının bu manevi atmosferini daha dolu dolu yaşamak adına da Gaziantep’teki Vakıf eserleri camilerimizde Enderun usulü teravih namazları kılıyoruz ve Sakalı Şerif’i camiye getirerek vatandaşlarımızın ziyaretine açıyoruz. Dolayısıyla da dolu dolu geçen bir Ramazan’ı yaşıyoruz. Rabbim Ramazan’ın rahmetinden, bereketinden, mağfiretinden istifade etsin" temennisinde bulundu. Vatandaşlar ise Peygamber Efendimiz’in Sakal-ı Şerif’ini gördükleri için çok mutlu oldukları ve çok duygulandıklarını dile getirdiler.
Adana "Türkiye’nin enerji altyapısı, Avrupa ve Amerika’dan daha iyi" Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, Türkiye’nin enerji altyapısının Avrupa ve Amerika’ya göre daha yeni olduğunu anlatarak, "Türkiye’de olağanüstü ve beklenmedik bir durum yaşanmadığı sürece enerji güvenliği alanında uzun süreli elektrik kesintileri öngörmüyorum. Türkiye’nin altyapısı, yenilik bakımından Avrupa ve Amerika’nın çok ötesinde" dedi. Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında enerji hatlarının stratejik önemi daha da arttı. Özellikle Baltık Denizi’ndeki boru hatları ve deniz altı kablolarına yönelik güvenlik tartışmaları, Avrupa’nın kritik altyapılarının ne kadar kırılgan olduğu sorusunu gündeme getirdi. Son yıllarda artan siber saldırılar ve sabotaj iddiaları, enerji güvenliğini savunma politikalarının merkezine taşıdı. "Bu konu, Milli güvenlik meselesi" Enerji güvenliği hakkında Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Dağsuyu, enerji arz güvenliğinin dünyanın en önemli konularından biri olduğuna değinerek, "Türkiye’de üretilen ve dünyanın birçok ülkesine ihraç edilen elektrifikasyon ürünlerinin üreticilerinden biriyiz. Uçtan uca çözümler sunan bir firma olarak dünyada yaşanan enerji darboğazının arka planını daha net okuyabiliyoruz. Kamuoyunun dikkatini çoğu zaman yalnızca elektrik kesintileri çekiyor ancak meselenin çok daha derin ve stratejik bir boyutu var. Ben bunu bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyorum. Dünya genelinde artan nüfus, elektrikli araçların yaygınlaşması, yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanmasıyla birlikte elektrifikasyon ürünlerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor" ifadelerini kullandı. "Amerika ve Avrupa’nın altyapısı eski" Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin enerji altyapılarının eski olduğuna dikkat çeken Dağsuyu, "Biz transformatör alanında uzman ve sektörün lider firmalarından biriyiz. 120 bin metrekarelik kampüsümüz, Avrupa’nın en büyük kampüslerinden biri. Burada ürettiğimiz ürünler, dünya genelinde sınırlı sayıda üretici tarafından üretilebiliyor. Artan küresel talep nedeniyle tedarik süreçlerinde ciddi sorunlar yaşanıyor ancak Türkiye bu alanda önemli bir üretim kapasitesi oluşturmuş durumda. Elektrik kesintileri genellikle altyapı kaynaklıdır. Avrupa’da şebekeler yaşlanmış durumda. ABD’de de benzer sorunlar görüldü; örneğin San Francisco’daki kesinti bir transformatör arızasından kaynaklanmıştı. Bu tür problemler ancak doğru üretim planlaması ve zamanında yatırımlarla çözülebilir. Türkiye’nin mevcut altyapısı ve yatırımları dikkate alındığında benzer bir risk öngörmüyorum" diye konuştu. "Türkiye’nin altyapısı daha yeni" Türkiye’de enerji güvenliği konusunda sorun yaşanmayacağını ifade eden Yusuf Cenk Dağsuyu, şunları söyledi: "Türkiye’de olağanüstü bir durum yaşanmadığı sürece enerji güvenliği alanında uzun süreli elektrik kesintileri beklemiyorum. Türkiye’nin enerji altyapısı, yenilenme ve modernizasyon açısından Avrupa ve Amerika’ya kıyasla daha güncel. ABD’de şebeke yatırımlarının önemli bir kısmı çok eski dönemlere dayanıyor ve yeterli hızda yenilenmediği için bugün çeşitli sorunlar yaşanabiliyor. Avrupa’da da bazı ülkelerde iletim ve dağıtım altyapısının kapasite ve gerilim seviyeleri artan talebi karşılamakta zorlanabiliyor. Türkiye ise daha yeni altyapısı ve uluslararası bağlantı kapasitesi sayesinde bu riskleri daha yönetilebilir seviyede tutuyor. Bu nedenle ciddi bir sorun öngörmüyorum." "Sektör 2050 yılına kadar hareketli ve canlı olacak" 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Dağsuyu, "2026 yılına büyük bir heyecanla girdik. 2025 bizim için hazırlık ve konumlanma yılı oldu; 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik. 2026’da bu sayıyı 10-15 ülke daha artırmayı hedefliyoruz. Avrupa’da farklı noktalarda kendi altyapımızı kurarak satış stratejilerimizi güçlendirdik, ABD’deki ofislerimizi daha aktif hale getirdik. 2026’yı, küresel ölçekte bir üst lige çıkacağımız yıl olarak görüyoruz. Enerjiye yönelik artan talebin 2035’e kadar güçlü şekilde devam edeceğini öngörüyoruz. Genel perspektifte ise sektörün 2050’ye kadar dinamik ve canlı kalacağını düşünüyoruz" dedi. (UMT-ELF-
Gaziantep Gaziantep’te Sakal-ı Şerif’e yoğun ilgi Gaziantep’te Ramazan ayı dolayısıyla her gün bir camide ziyarete açılan Sakal-ı Şerif’e vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde ağır hasar gören, restorasyon çalışmalarının ardından ibadete açılan ve ilk teravih namazı kılınan tarihi camilerde Ramazan ayı nedeniyle Peygamber Efendimizin Sakal-ı Şerif’i halkın ziyaretine açılıyor. Asrın felaketinde ağır hasar aldığı için Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tamamlanan restore edilen ve tamamlanan çalışmaların ardından da 8 Mayıs 2025’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı bağlantı ile katıldığı programla yeniden ibadete açılan tarihi Kurtuluş Camii’nde vatandaşlar, tekrar teravih namazı için saf tuttu. Ramazan ayı programları kapsamında 6 Şubat 2023’teki depremlerde hasar gören ve geçtiğimiz sene yapılan restorasyon çalışmaların ardından ibadete açılan tarihi Kurtuluş Camii’nde ilk Enderun usulü teravih namazı da eda edildi ve namazın ardından Sakal-ı Şerif ziyarete açıldı. Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşatılması için Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğünce ziyarete açılan Sakal-ı Şerif’e vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Mübarek Ramazan ayı münasebetiyle ziyarete açılan Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in Sakal-ı Şerif’ini görmek isteyen vatandaşlar camiye akın etti. Özel bir bohçada camiye getirilen Sakal-ı Şerif, salavatlar eşliğinde açıldı. Saatler öncesinden sıraya giren ve uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar, özel cam kabın içerisindeki Sakal-ı Şerif’i görme imkanı buldu Sandukasından çıkarılan ve cami içinde dualarla, salavatlarla ziyaret edilen Sakal-ı Şerif ziyaretinde duygu dolu anlar yaşandı. Salavat getirip dua eden bazı vatandaşlar ise gözyaşlarını tutamadı. Bazı vatandaşlar da cep telefonlarıyla Sakal-ı Şerif’in fotoğrafını çekti. Duygulu anların da yaşandığı ziyarette, yoğunluk sebebiyle herhangi bir izdiham yaşanmaması için müezzinler vatandaşları uyarıp tek sıra halinde ziyaret etmelerini sağladı. Programın sonunda cami avlusunda vatandaşlara sıcak sahlep ikramı gerçekleştirildi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar alan Kurtuluş Camii’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu yapılarak 8 Mayıs 2025 tarihinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın video konferansıyla ibadete açıldığını hatırlatan Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Sayın Erdoğan Tunç, "Bu Ramazan ayında da depremden sonra ilk Ramazan ve ilk teravih namazı kılındı" dedi. Ramazan ayının bereketli geçtiğini belirten Erdoğan, "Biz bu yıl Ramazan ayında Türkiye’nin 81 ilinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), Balkanlar’da, Gazze’de ve daha birçok ülkede de Vakıflar Genel Müdürlüğü’müz tarafından iftar sofraları kuruldu. Biz de sorumluluk alanımızdaki Gaziantep, Kahramanmaraş ve Kilis illerimizde günlük 2 bin 500 kişiye iftar veriyoruz" ifadelerini kullandı. Ramazan ayı münasebetiyle Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in Sakal-ı Şerif’ini de ziyarete açtıklarını belirten Erdoğan, "Ramazan ayının manevi atmosferi yaşamaktayız. Ramazan ayının bu manevi atmosferini daha dolu dolu yaşamak adına da Gaziantep’teki Vakıf eserleri camilerimizde Enderun usulü teravih namazları kılıyoruz ve Sakalı Şerif’i camiye getirerek vatandaşlarımızın ziyaretine açıyoruz. Dolayısıyla da dolu dolu geçen bir Ramazan’ı yaşıyoruz. Rabbim Ramazan’ın rahmetinden, bereketinden, mağfiretinden istifade etsin" temennisinde bulundu. Vatandaşlar ise Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in Sakal-ı Şerif’ini gördükleri için çok mutlu oldukları ve çok duygulandıklarını dile getirdiler.