VOLEYBOL - 29 Temmuz 2017 Cumartesi 13:46

2017 CEV Avrupa Plaj Voleybolu Turu devam ediyor

A
A
A
2017 CEV Avrupa Plaj Voleybolu Turu devam ediyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV) tarafından düzenlenen 2017 CEV Avrupa Plaj Voleybolu Turu-Beach Volleyball Satellite kıyasıya mücadelelerle devam ediyor.

2017 CEV Avrupa Plaj Voleybolu Turu’nda ilk gün gerçekleşen eleme turu sonrası ana tabloya kalan 8 kadın, 8 erkek voleybol takımının pazar günü yapılacak finallere çıkabilmek için mücadele ettiği turnuvaya Mersinliler yoğun ilgi gösterdi. Turnuvaların yapıldığı Mersin Marina’yı ve Fenerbahçe Meydanı’nı dolduran Mersinliler, Türkiye milli voleybol takımlarını alkışlarla ve tezahüratlarla destekledi.

Kadınlarda ikinci gün müsabakalarında Polonya-Almanya, Çek Cumhuriyeti-Romanya, Danimarka-Çek Cumhuriyeti, Rusya-Belçika, İtalya-Türkiye, Rusya-İsviçre, Fransa-Ukrayna ve Rusya-Türkiye takımları arasında yapılan karşılaşmalarda Almanya, Çek Cumhuriyeti, Belçika, İtalya, Rusya ve Ukrayna takımları bir üst tura yükselmeye hak kazandı.

Erkeklerde ise Türkiye-Ukrayna, Rusya-Almanya, Fransa-Sırbistan, Avusturya- Türkiye, Norveç-İsveç, Estonya-Slovakya, Rusya-Türkiye takımları arasında gerçekleşen çekişmeli müsabakalardan sonra Ukrayna, Almanya, Rusya, Sırbistan, Avusturya, Norveç, Estonya ve Rusya takımları bir üst tura yükseldi.

Müsabakalar sonrası oynanan karşılaşmaları ve organizasyonu değerlendiren Türkiye Voleybol Erkek Takımı voleybolcusu Murat Giginoğlu, “Maç güzel geçti, ancak kazanamadık. Turnuvanın ilk maçı, kazanabileceğimiz bir maçtı, ancak küçük bir kazaya uğradık. Ama şimdi önümüzde bir şansımız daha var, ona konsantre olup, inşallah oyunu kazanacağız, yolumuza devam edeceğiz. Ben Mersin’e daha önce de geldim. Daha önce burada 2013 Akdeniz Oyunları Şampiyonluğu yaşadım. O yüzden Mersin’in yeri benim için çok özel. Çok seviyorum ve burada olmaktan da son derece keyifliyim. İnşallah bu turnuvayı da güzel bir sırada bitireceğiz” dedi.

Voleybolu çok sevdiğini ve Mersin’de düzenlenmesinden de ayrıca gurur duyduğunu söyleyen ve müsabakaları izleyen Orhan Çankaya da “Turnuvalar güzel geçiyor. Önceki yıllarda da gelmiştim. Zaten sıkı bir voleybol izleyicisiyim. Büyükşehir’in düzenlediği böyle uluslararası organizasyonlar Mersin’in tanıtımı açısından çok iyi oluyor. Benim gibi seyirciler açısından da çok iyi. Gelsinler oynasınlar, biz de izleyelim” diye konuştu.

İzleyicilerden Emre Kılıç ise turnuvanın Mersin’in tanıtılması anlamında önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek, “Ben başka bir şehirde görev yaptığım için ilk defa izliyorum ama Mersin adına gerçekten çok mutlu oldum. Mersin çok güzel bir şehir. Mersin’in uluslararası anlamda reklamının yapılması ve Mersin’in değerinin daha da katlanması için çok güzel bir turnuva” şeklinde konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade etti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.