TEKNOLOJİ - 06 Eylül 2018 Perşembe 12:49

2018’in ilk yarısında ICS bilgisayarlarının yüzde 40’ı saldırıya uğradı

A
A
A
2018’in ilk yarısında ICS bilgisayarlarının yüzde 40’ı saldırıya uğradı

Kaspersky Lab çözümleriyle korunan endüstriyel kontrol sistemi (ICS) bilgisayarlarının yüzde 40’ından fazlasının, 2018’in ilk yarısında en az bir kez zararlı yazılım saldırısına uğradığı duyuruldu.

Saldırılardan en çok etkilenen ülkeler Vietnam, Cezayir ve Sri Lanka olurken, endüstriyel makineler için en güvenli bölge ise Danimarka oldu. Kaspersky Lab ICS CERT’in 2018’in ilk yarısına ait endüstriyel tehdit alanı raporunda elde edilen önemli bulgulardan biri bu oldu.

Endüstriyel bilgisayarlara yönelik düzenlenen siber saldırılar, maddi kayıplara ve tüm sistemde üretimin durmasına yol açabilmeleri nedeniyle olağanüstü tehlikeli olarak kabul ediliyor. Ayrıca endüstriyel şirketlerin hizmet veremez hale gelmesi, bir bölgenin sosyal refahına, ekolojiye ve makro ekonomiye ciddi şekilde zarar verebiliyor.

Kaspersky Lab araştırmacılarının elde ettiği istatistikler, bu tehdidin endişe verici bir şekilde büyüdüğünü ortaya koyuyor. 2018’in ilk yarısında, ICS bilgisayarlarının yüzde 41,2’sinin en az bir kez saldırıya uğradığı tespit edildi. Bu ayrıca bir eğilimin devam ettiğini de gösteriyor. 2017’nin ilk yarısında yüzde 36,61 olan oran aynı yılın ikinci yarısında yüzde 37,75’e çıkmıştı.

ICS bilgisayarlarının en çok saldırıya uğradığı ülke; Vietnam 

Verilere göre 2018’de ICS bilgisayarlarının en çok saldırıya uğradığı ülke yüzde 75,1 oranla Vietnam oldu. Onu yüzde 71,6 ile Cezayir ve yüzde 65 ile Fas takip etti. Endüstriyel tesislerin en az saldırıya uğradığı ülkeler arasında ilk sırada yüzde 14 ile Danimarka yer aldı. Endüstriyel şirketlerdeki bilgisayarların yüzde 14,4’ünün saldırıya uğradığı İrlanda ikinci, yüzde 15,9 oranlı İsviçre ise üçüncü oldu. Saldırıya uğrayan ICS bilgisayarı sayısının en yüksek olduğu yerler gelişmekte olan ekonomiler oldu. Hedef alınan ICS bilgisayarı sayılarının en düşük olduğu yerlerin ise gelişmiş bölgeler olduğu tespit edildi.


Tehditlerin büyük bir bölümü internet üzerinden geldi. İnternet, son yıllarda ICS’lere zararlı yazılım bulaştıran bir numaralı kaynak haline geldi. Tehditlerin yüzde 27’si internet kaynaklı olurken, çıkarılabilir depolama cihazları ise yüzde 8,4 ile ikinci sırada yer aldı. Tehditlerin yüzde 3,8’ini temsil eden e-posta istemcileri hacim açısından üçüncü oldu.

“Saldırıların oranı endişe verici” 

Kaspersky Lab Güvenlik Araştırmacısı Kirill Kruglov, “ICS bilgisayarlarına yönelik saldırıların oranı endişe verici. Sistemlerin güvenliğine dikkat etmeye daha ilk entegrasyon sırasında, sistem bileşenlerinin internete ilk kez bağlandığı anda başlanmasını tavsiye ediyoruz. Bu aşamada güvenlik çözümlerini göz ardı etmek ilerde çok ciddi sonuçlar doğurabilir” ifadelerinde bulundu.

2018’in ilk yarısında ICS bilgisayarlarının yüzde 40’ı saldırıya uğradı

Kaspersky Lab ICS CERT şu teknik önlemlerin alınmasını öneriyor: 

“Kurumun endüstriyel ağındaki sistemlerin uygulama yazılımlarını, işletim sistemlerini ve güvenlik çözümlerini düzenli olarak güncelleyin.
Uç router’larda ve kurumun OT ağlarında kullanılan portların ve protokollerin ağ trafiğini kısıtlayın.
Kurumun endüstriyel ağında ve çevresindeki ICS bileşenlerin erişim kontrolünü denetleyin.
OT ve endüstriyel altyapıyı siber saldırılara karşı korumak için ICS sunucularına, iş istasyonlarına ve HMI’lara özel uç nokta güvenlik çözümleri kurun. Hedefli saldırılardan daha iyi korunmak için ağ trafik takibi, analiz ve tespit çözümleri kullanın.
Ağınıza erişimi bulunan çalışanlar, iş ortakları ve tedarikçilere özel eğitim ve destek verin.”  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."