MAGAZİN - 08 Ekim 2022 Cumartesi 23:38

59. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

A
A
A
59. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla gerçekleşen 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali bu akşam düzenlenen Ödül Töreni ile sona erdi. Festivalin En İyi Filmi 'Karanlık Gece' seçilirken, 'Kurak Günler' adlı film, 8 ayrı kategoride ödül almaya hak kazanarak geceye damga vurdu.

1 Ekim’de geleneksel Festival Korteji, Onur ve Başarı Ödülleri ile Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması Ödülleri’nin sahiplerini bulduğu açılış töreniyle başlayan bir haftalık sinema maratonu bu akşam açıklanan Altın Portakal Ödülleri ile sona erdi. Nefise Karatay ve Yekta Kopan’ın sunumuyla Antalya Spor Salonu'nda gerçekleştirilen törene, jüri üyelerinin yanı sıra, sanat dünyasından daha pek çok isim, yarışma filmlerinin ekipleri ve binlerce sinema sever katıldı. Festival boyunca 33 ülkeden 74 yönetmenin 66 filmi gösterilirken, Ödül Töreni gecesine ise 'Kurak Günler' filmi damga vurdu.

Nükhet Duru konseriyle hem coştular hem duygulandılar

Kapanış galasında Nükhet Duru konseri, salondakilere unutulmaz anlar yaşattı. Birbirinden güzel parçaları seslendiren Duru, hareketli ve duygu yüklü şarkılarıyla salondakileri hem coşturdu hem de hüzünlendirdi. Film Festivaliyle ilgili düşüncelerini de aktaran usta sanatçı, "Müzik emekçilerinden bir arkadaşınız olarak bu gece ödül alanları, almayanları, sanatın, sevginin ve birlikteliğin tadına varanları gerçekten yürekten, sevgiyle kutluyorum" dedi.

"İyi ki varsın Altın Portakal, iyi ki varsın sinema"

Ödüllerin açıklanmasından önce sahneye davet edilen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, festivale katılan herkese teşekkür ettiğini söyledi. Böcek, "Kortejle başlayan festivalin coşkusu güzel şehrimizden ülkemize dalga dalga yayıldı. Hemşehrilerimle birlikte çok güzel bir hafta geçirdik. Sokaklarda buluştuk, salonları sinema aşkıyla doldurduk. Sanatla iyileştik, çoğaldık. Sevgiyle kucaklaştık. İyi ki varsın Altın Portakal, iyi ki varsın sinema. Yaşadığımız her gün, aldığımız kararların ne kadar doğru olduğunu gördük. Çünkü Türk sineması olmadan, sanatçılarımız olmadan Altın Portakal olamaz. O, kendi değerleriyle güzeldir, kendi değerleriyle anlamlı. Onun için bir tarihtir, yaşı yarım asrı geçen bir çınardır. O, özüyle bir dünya markasıdır. Ülkemizin, uluslararası alandaki gurur kaynağıdır. 59 yıllık tarihiyle bizi kucaklayan Altın Portakal, bugün bir kez daha sanatçılarımızın emeklerini taçlandıracak. Şimdiden ödül alacak tüm sanatçılarımızı yürekten kutluyorum. Sanata değer katan tüm sanatçılarımıza, sanatçısına ve festivaline sahip çıkan tüm halkımıza, sinema emekçilerine, sponsorlarımıza, ülkemizin ve dünyanın dört bir yanından gelen tüm konuklarımıza ve gecesini gündüzüne katarak çalışan tüm festival ekibine, kısacası katkıda bulunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkürler. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ilkeleriyle, devrimleriyle, fikirleriyle yolumuzu aydınlattığı, bize rehberlik ettiği için saygıyla, şükranla ve minnetle anıyorum. Onun izinden ayrılmadan; bilim ve sanatın ışığında; barışın, kardeşliğin, özgürlüğün ve demokrasinin hüküm sürdüğü bir ülke için durmadan, yılmadan, yorulmadan yürüyeceğimize söz veriyoruz" diye konuştu.

En iyi film 'Karanlık Gece' oldu, 'Kurak Günler' damga vurdu

Böcek'in konuşmasının ardından Ödül Töreni'ne geçildi. Jüri üyeleri tarafından ödüller şu şekilde açıklandı:
Ulusal Kısa Metraj Film Yarışmasında, Jüri Özel Ödülü, 'Cehennem Boş, Tüm Şeytanlar Burada' adlı film, yönetmen Özgürcan Uzunyaşa'ya, En İyi Kısa Film 'Ben Tek Siz Hepiniz' adlı filmle Barış Kefeli ve Nükhet Taneri'ye verildi.

Belgesel Film kategorisinde En iyi Belgesel Film ödülü 'Kim Mihri' filmiyle Berna Gençalp'e verilirken, Jüri Özel Ödülü, 'Düet' filminin yönetmenleri Emin İlkbağ ve İdil Akkuş'un oldu.
En İyi Uluslararası Film, 'Ziyaretçi' filmi seçilirken ödülü yönetmen Martin Boulocq'a verildi. En İyi Erkek Oyuncu, 'Mahkeme' filmindeki performansıyla Pejman Jamshidi, En İyi Kadın Oyuncu, 'Canavarlar' filmindeki performansıyla Marina Fois olurken, En İyi Yönetmen Ödülü de 'Ekmek ve Tuz' filmiyle Damian Kocur'a verildi. Jüri Özel Ödülü ise 'Valeria Evleniyor' adlı filmle yönetmen Michal Vinik'in oldu.
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda, Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü ve Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) En İyi Film Ödülü 'Kurak Günler' filmiyle yönetmen Emin Alper'in oldu.
En İyi Müzik Ödülü 'Kurak Günler' filmindeki müzikle Stefan Will'e, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, 'Kurak Günler' filmindeki performansıyla Erol Babaoğlu'na, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, 'Ayna Ayna' filmindeki performansıyla Laçin Ceylan aldı. En iyi sanat yönetmeni kategorisinde, 'İguana Tokyo' filminin yönetmenleri Meral Efe Yurtseven ve Yunus Emre Yurtseven'in, En iyi kurgu, 'Kurak Günler' filmindeki kurgusuyla Özcan Vardar ve Eytan İpeker'in oldu. En İyi Görüntü Yönetmeni, 'Kurak Günler' filminin yönetmeni Christos Karamanis'in oldu. En İyi Erkek Oyuncu, 'Kurak Günler' ve LCV (Lütfen Cevap Veriniz) filmlerindeki performanslarıyla Selahattin Paşalı ve Cem Yiğit Uzunoğlu'nun oldu. En iyi kadın oyuncu, 'Kar ve Ayı' filmindeki rolüyle Merve Dizdar'ın oldu. En iyi senaryo ödülü, 'Karanlık Gece' filmiyle Murat Uyurkulak ve Özcan Alper'e verildi. Cahide Sonku Ödülü, 'Kurak Günler' filmindeki performansıyla Çiğdem Mater'e verildi. En iyi yönetmen ödülü, 'Kurak Günler' filminin yönetmeni Emin Alper'e verildi. Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü, Kar ve Ayı filminin oldu. Doktor Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü, Ayna Ayna filmiyle Belmin Söylemez'e verildi. En iyi film ödülü, 'Karanlık Gece'nin oldu.
Ödül töreni sonrası festival, Nükhet Duru konseriyle son buldu.

Suat Metin - Ahmet Serdar Eser - Fırat Demir
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Sağlık-Sen’den tıp bayramında birlik mesajı Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığı Cizre ilçe ve işyeri temsilcileri tıp bayramının hafta sonuna denk gelmesinden dolayı ilk mesai gönünde hazırladıkları karanfilleri tüm sağlık çalışanlarını gözeterek birlik ve beraberlik şiarıyla kutladı. Sağlık-Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, Cizre ilçe temsilcisi, kadınlar komisyonu ilçe temsilcisi ve gençlik kolları ilçe temsilcisi ile birlikte Cizre Devlet Hastanesinde görev yapan Sağlık çalışanlarına karanfil dağıttı. "Sağlık çalışanlarının hak ve hukuku gözetmenmelidir" Sağlık Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, icap nöbeti tutan ancak bu nöbetin ücretini alamayan, malpraktis uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle mağdur olan, görevi sırasında şiddete maruz kalan hatta hayattan koparılan sağlık çalışanlarının haklarının mutlaka korunması gerektiğini söyledi. Budak, "Bu konularda sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak üzerimize düşen her türlü görevi yapacağımızın bilinmesini isteriz. Unutulmamalıdır ki sağlık hizmeti bir ekip işidir. 14 Mart’ın sağlık çalışanları için gerçek bir bayram havasında geçmesi için çalışanlarımızın beklentilerini gerçek anlamda karşılayan açıklamalar yapılması, sorunların çözümü için somut adımlar atılmalıdır" dedi. Karanfil dağıtımına Sağlık-Sen İlçe Temsilcisi Veli Özalp, İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, İlçe Gençlik Kolları Temsilcisi Fikret Sarak, Kadınlar Komisyonu İlçe Temsilcisi Serpil Akcan katıldı.
İstanbul Testo Taylan gözaltına alındı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Testo Taylan olarak bilinen Taylan Özgüç Danyıldız’ın hesabından yayınlanan ’Sosyal Mühendis Akademi’ başlıklı videoya ilişkin, ’sosyal deney’ adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında aralarında Danyıldız’ın da bulunduğu 3 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, ’Testo Taylan’ olarak bilinen sosyal medya fenomeni Taylan Özgüç Danyıldız’ın hesabından yayınlanan ’Sosyal Mühendis Akademi’ başlıklı videoya ilişkin, ’sosyal deney’ adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, bu davranışların toplum nezdinde sıradan ve kabul edilebilir eylemler gibi sunulduğu, bu suretle kadınların aşağılanması ve kadınlara yönelik taciz eylemlerinin normalleştirilmesine elverişli bir algı oluşturma tehlikesi barındırdığı, bununla birlikte bazı içeriklerde müstehcen nitelik taşıyan görüntü ve davranışlara yer verilmek suretiyle genel ahlakı zedeleyebilecek paylaşımların bulunduğu ve bu içeriklerin sosyal medya platformları aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırıldığı öne sürüldü. Soruşturma çerçevesinde haklarında gözaltı kararı verilen şüpheli Danyıldız Kocaeli’nde, şüpheliler Y.H. ve U.U. İstanbul’da ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ ve ’müstehcenlik’ suçlarından gözaltına alındı.
Samsun 12 yıldır bitmeyen konut çilesi: Hak sahipleri tapu bekliyor Samsun’da 2010 yılında ihalesi tamamlanan ve 136 daire ile 11 dükkandan oluşan binadan ev satın alan vatandaşlar, aradan geçen 12 yıla rağmen ne tapularına ne de dairelerine kavuşabildiklerini belirterek mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi. Hak sahipleri ayrıca bazı dairelerin sözleşme ve inşaatçı ipoteği yöntemiyle birden fazla kişiye satıldığını öne sürdü. Arsası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan Baruthane Mahallesi’ndeki Haznedar Konakları’nın ihalesi 2010 yılında yapıldı. 12 yıl önce büyük oranda tamamlanan konutlarda birçok taşeron firma işi bırakırken, mağdurlar dairelerine kavuşamadıkları için zaman zaman çeşitli eylemler yaptı. Son olarak mağdur olduğunu iddia eden Birkan İpoğlu, binaya pankart asarak duruma tepki gösterdi. Yapıdan 8 daire almak için anlaştığını ve şu anda da dairede kaldığını ifade eden İpoğlu, "İhale 2010’da yapıldı. 4 bölge müdürü emekli oldu, yine de bitmiyor. Hakkımı vakfetmiyorum, etmeyeceğim. Gitmediğimiz yer kalmadı, mağduruz" yazılı pankartı asarak tepkisini dile getirdi. "Sözleşmemde 8 daire olarak anlaştık, inşaatçı ipoteğiyle gönderilmek isteniyoruz" İnşaatın büyük bölümünü yapan taşeronlardan biri olduklarını belirten Birkan İpoğlu, "2018’de taşeron olarak bu inşaata başladık. Benim gibi 30 taşeron daha var. O dönemki müteahhit, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden hak ediş karşılığı tapuları alıp bize vereceğini söyledi. 25 tapu alındı ve dağıtıldı. Bize ise ‘bugün, yarın’ denilerek oyalandık. 8 yıldır kendi öz kaynaklarımla binaya yatırım yaptım. Borçlanma sonucu binaya tedbir kararı getirildi. İnşaatçı ipoteği ile bizi garanti altına alacaklarını söylediler. İpotekleri yaptık, o dönemde para değerliydi. Enflasyona göre şu anda o para pul oldu. Benim sözleşmemde buradan 8 daire alma anlaşmam var. Dairelerimiz verilmeden, inşaatçı ipoteğimiz gerekçe gösterilerek bugünün parasıyla 8-10 milyon TL ödenip buradan çıkarılmak isteniyoruz. 4 dairemde şu anda ailemiz oturuyor. İş güvenliği bahanesiyle binanın elektrik, su ve doğalgazı da kapatıldı. 13 hane daha burada kalıyor. Arazi Vakıfların. 2018’den sonra asıl müteahhit vefat edince mahkeme kayyum atadı. Dava süreci devam ediyor" dedi. Binanın şu anda bakımsız olduğunu, istinat duvarının sağlam yapılmadığını ve sorunların giderilemediğini dile getiren İpoğlu, "Binanın arazi sahibi Vakıflar Bölge Müdürlüğü. Ana firmadan yüzde 98 iş bitirme, yani geçici kabul işlemi yaptık. Yüzde 2’lik tamamlanmayan kısım var. Binanın bir cephesi Amisos Tepesi’ne bakıyor. 11 dükkânın arkasında drenaj hatası var. İstinat duvarı eğreti yapıldı. İnce çıtaların üzerine betopan geçirildi. Orada yüzlerce aile yaşayacak. O duvar patlasa can kaybı olmaması mümkün değil. Bu haksızlıklara tepki göstermek için pankart astım. Yetkililerden destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Dairemi ne kiraya verebiliyorum ne oturabiliyorum ne de satabiliyorum" Binanın 8’inci katından 6 yıl önce daire aldığını ancak dairenin kendisinden önce ve sonrasında başkalarına da satıldığını ve mahkeme sürecinin devam ettiğini belirten Nermin Çapkın ise "Bu binanın güzel görünüşüne aldandık. 8’inci katta bir daireyi beğendik ve 2020’de aldık. ‘Bugün, yarın teslim olacak’ derken öğrendik ki bizden önce aynı daire başka birine daha satılmış. Tapu verilme işlemi de ‘bugün, yarın’ denilerek ertelendi. 6 yıldır ne tapumuz var ne de bina tamamlanmış durumda. Mahkeme devam ediyor. Herkes gibi biz de mağduruz. Dairemi ne kiraya verebiliyorum ne oturabiliyorum ne de satabiliyorum. Elektrik, su, doğalgaz yok. Şu anda da kirada oturuyorum. Her türlü mağduruz" diye konuştu. Diğer hak sahipleri, satın aldıkları dairelerin birden fazla kişiye satıldığını ve mahkeme sürecinin sürdüğünü belirtti. Vakıflar Bölge Müdürlüğü ise konu hakkında açıklamada bulunmazken, kayyum ile hak sahibi olduğunu iddia eden diğer taraflar arasında mahkeme süreci devam ediyor.