ASAYİŞ - 19 Haziran 2021 Cumartesi 12:25

8 aydır sokak sokak kayıp karısını arıyor

A
A
A
8 aydır sokak sokak kayıp karısını arıyor

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 8 ay önce tartıştıktan sonra evi terk eden dini nikahlı eşinden bir daha haber alamayan koca, eşinden gelecek iyi bir haber bekliyor.

İzmir’de 2017 yılında askerlik yaparken tanıştığı Suriye uyruklu Hatice Hasret Ali’ye (23) aşık olan Kerim Yalçın (24), askerden sonra Ali’yi alarak memleketi Gazipaşa’ya getirdi.

Gazipaşa’da dini nikahla evlenen çift, 4 yıldır aynı evi paylaşıyordu. Tarım işçisi olarak çalışan Kerim Yalçın ile eşi Hatice Hasret Ali, 7 Kasım 2020 tarihinde tartıştı.

Tartışma sonrası sigara almak üzere markete çıkan Yalçın, eve döndüğünde eşi Ali’yi evde bulamadı. Telefonla ulaştığı eşinin Alanya’ya gittiğini öğrenen Yalçın, bir daha kendisine ulaşamadı.

8 aydır sokak sokak kayıp karısını arıyor

Polise giderek eşinin kayıp olduğu ihbarını veren Yalçın, yaklaşık 8 aydır eşinden gelecek bir haberi bekliyor.

Tartıştıkları geceyi anlatan Yalçın, “Eşime yaylaya gitmek istediğimi söyledim, o da gelmek istemediğini söyledi. Bunun üzerine tartıştık. Ben sigara almak için markete sigara almaya gittim. Geldiğimde evde eşimi bulamadım. Biraz bekledim gelmeyince telefonunu aradım. Bana yere düştüğünü, elinin yaralandığını ve şu an Alanya’da olduğunu söyledi. Daha sonra telefon kesildi. Bu son konuşmamız oldu. Bir daha kendisine ulaşamadım. Bunun üzerine polis karakoluna giderek durumu ilettim” dedi.

Eşiyle ailesinin rızası olmadan kaçarak evlendiklerini belirten Yalçın, “Eşimin babası Suriyeli, annesi ise Kahramanmaraşlı. Kaçarak evlendiğimiz için ailesi kendisin reddetti. Ailesinin yanına gitmiş olabileceğini düşünerek ailesini de aradım ama bir daha kendilerini aramamamı söylediler. Onlara da ulaşamıyorum. Eşim eşyalarını, takılarını almadan evden çıkmış. Üzerinde 40 lira para vardı. Bu parayla hiçbir yere gidemez” diye konuştu.

8 aydır sokak sokak kayıp karısını arıyor

Eşine kızgın olmadığını dile getiren Yalçın, kendisinden iyi yada kötü bir haber almak istediğini söyledi. Yalçın, “Eşime kızgın değilim. Kendi rızasıyla gittiyse kendine yeni bir yaşam kurduysa, evlendiyse bunu bilmek istiyorum. Bilirsem en azından gelecek bir haberi beklemem, kendisini aramam” şeklinde konuştu.
Yalçın, eşini görenlerin kendisine veya güvenlik güçlerine insanlık namına ulaşmasını istedi.

Yalçın’ın ev sahibi İsmihan Mercan, Hatice Hasret Ali’nin iyi bir kadın olduğunu ve evini terk edecek birisi olmadığını söyledi. Olay gecesini anlatan Mercan, “Hatice’nin kalbinde bir kötülük yoktu. Gidecek biri değildi. O gece aralarında ufak bir tartışma olmuş, herkesin arasında olur böyle şeyler. Komşular polise haber verdi, polis geldi. Tartışmadan sonra Kerim’in ablasının yanına gidip anahtarı atmış gitmiş. Ben de o gece aradım, Alanya’da olduğunu söyledi. Evine dön boşver dedim. Bir daha ulaşamadım kendisine. Bu tek başına bir yere gidecek biri değil, birisi alıp bir yere bıraktıysa bilmem” dedi.

Ahmet Mervan Taş
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Dumlupınar Denizaltı Faciası yapay zeka ile yeniden canlandırılıyor Çanakkale Boğazı’nda 1953 yılında 81 denizcinin yaşamını yitirdiği Dumlupınar denizaltı faciası, yüzde 100 yapay zeka destekli sinematik üretim teknikleriyle arşivler, tanıklıklar ve döneme ait belgeler temel alınarak film haline getiriliyor. Tamamı yapay zeka ile oluşturulan ilk Türk filmi olacak olan "DUMLU" 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda gösterime girecek. Türk denizcilik tarihinin en acı olaylarından Dumlupınar denizaltı faciası, yapay zeka destekli sinematik tekniklerle hazırlanan "DUMLU" projesiyle yeniden izleyiciye aktarılacak. Türkiye’de ilk kez bu ölçekte kullanılan yapay zeka destekli üretim teknikleriyle hazırlanan yapımda arşiv fotoğrafları, resmi belgeler ve tanıklıklar temel alındı. Döneme ait yüzlerce fotoğraf yapay zeka ile renklendirilerek yüksek çözünürlükte yeniden üretildi, sahne sahne işlenerek sinematik video sekanslarına dönüştürüldü. Işık, renk, ses ve mekan tasarımlarında 1950’li yılların atmosferine bağlı kalındı. Yapımcılığını STE Prodüksiyon ve Erhan Ertarman’ın üstlendiği projeye MOVE Travel&Mice ana sponsor olarak destek verdi. "DUMLU"nun 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda dijital platformlarda izleyiciyle buluşması, ayrıca yerel ve ulusal televizyon kanallarında yayınlanarak geniş kitlelere ulaştırılması planlanıyor. Yapımcı Erhan Ertarman, Türk denizcilik tarihinin en acı olaylarından biri olan Dumlupınar denizaltı faciasını konu alan "DUMLU" adlı belgeselin yapay zeka destekli üretim teknikleriyle hazırlandığını ve 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda izleyiciyle buluşacağını açıkladı. 30 yıl boyunca gazetecilik ve televizyonculuk yaptığını kaydeden Ertarman, "Yapay zekanın gelişmesiyle birlikte yeni bir kulvara yöneldim. Gençlerimize bir hatıra bırakmak ve tarihe bir sayfa açmak amacıyla Dumlupınar denizaltı faciasının hazin öyküsünü anlatan bir projeye başladık. Bu, bir hikâyeden öte Türk denizcilik tarihinin en acı gerçeklerinden biridir. NATO tatbikatı dönüşünde gece saat 02.45’te İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çarpışan denizaltı, Çanakkale Boğazı Nara Burnu açıklarında 90 metre derinliğe batar. 81 kişilik mürettebattan yalnızca 5 kişi kurtulur. 8 kişi sağ çıkarılmasına rağmen 2’si Naboland gemisinin pervanelerine kapılarak, biri ise boğularak şehit olur. Kurtarma operasyonu tam 3 gün sürer. 1953 yılının kısıtlı imkânları nedeniyle denizaltıya bir türlü ulaşılamaz. Kıç torpido bölümünde 72 saat hayatta kalmaya çalışan 22 denizciye maalesef orada veda edilir. Sürenin dolmasının ardından hazin bir törenle sonsuz nöbetlerine uğurlanırlar" dedi. "Amacımız unutulmayan bir tarih bırakmak" Ertarman, projeye ilişkin şunları söyledi: "Kazanın başlangıcından kurtarma çalışmalarına ve törene kadar olan süreci tamamen yapay zeka ile üretilen bir belgesel hâline getirmeye çalıştık. Yaklaşık 6 aydır üzerinde çalıştığımız bu projeyi 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda tüm denizcilerimize armağan etmeyi hedefliyoruz. Amacımız unutulmayan bir tarih bırakmak. Yapım süreci oldukça zorluydu. Canlı bir sinema seti kadar olmasa da döneme ait tüm fotoğraflar tarandı, belgeler incelenerek yapay zekaya aktarıldı. Görseller dönemin atmosferine uygun şekilde renklendirildi ve bu fotoğraflar üzerinden senaryoya uygun sahneler üretildi" şeklinde konuştu. "Özellikle 1950’li yılların renk tonlarını yakalamak ayrı bir titizlik gerektirdi" "Montaj tamamlandığında ortaya güçlü bir tarih belgeseli çıkacağına inanıyorum" diyen Ertarman, "Bu belgeselde yapay zeka aracılığıyla duyguların izleyiciye doğrudan ulaşacağını düşünüyorum. Epik müzikler özel olarak tasarlandı. Dumlupınar’ın hafızalara kazınan ‘Ah bir ataş ver’ türküsü hem orkestral hem de epik yorumlarla yeniden işlendi. Maliyet açısından bir prodüksiyon filminin yaklaşık yarısı kadar bir bütçe oluştu ancak bu projede en büyük maliyet para değil, zamandı. Çünkü bir sahneyi bazen yüzlerce kez yeniden üretmek zorunda kaldık. Yapay zekâdan alınan çıktılar her zaman beklentiyi karşılamıyor; 20 saniyelik bir sahne için bile onlarca deneme yapmak gerekiyor. Özellikle 1950’li yılların renk tonlarını yakalamak ayrı bir titizlik gerektirdi. Senaryo yazımında eşimden büyük destek aldım, müzik konusunda ise oğlum katkı sağladı. Bu proje hem bir ekip işi hem de bir gönül emeği olarak ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.
Aydın Didim Belediyesi Turizm Haftası’nda kültür, lezzet ve ritmi buluşturdu Ege’nin önde gelen turizm merkezlerinden Didim’de, Turizm Haftası kapsamında düzenlenen etkinlik yoğun katılımla gerçekleştirildi. Didim Belediyesi tarafından organize edilen programda, tarihi Apollon Tapınağı çevresinde kültür, lezzet ve ritim bir araya geldi. Etkinlik Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, turizm sektörü paydaşları ve halkın yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında Didim’de faaliyet gösteren dernekler tarafından açılan stantlarda, kente özgü yöresel lezzetler tanıtıldı. Katılımcılar, bölgenin gastronomik zenginliğini yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Etkinlik boyunca sahnelenen ritim gösterileri ve kültürel performanslar, programa renk kattı. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay da etkinlik alanında şeflerle birlikte yöresel yemeklerin hazırlanmasına eşlik ederek tanıtıma katkı sundu. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Didim’in turizm potansiyeline dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Didim yalnızca denizi, güneşi ve doğal güzellikleriyle değil; aynı zamanda köklü tarihi, kültürel mirası ve zengin mutfak kültürüyle de öne çıkan bir kenttir. Turizm Haftası kapsamında, Apollon Tapınağı gibi önemli bir tarihi mirasın çevresinde böyle anlamlı bir etkinlik gerçekleştirmek bizim için büyük bir gurur. Bu organizasyonlarla hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de Didim’in ulusal ve uluslararası alanda tanıtımını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Katılım sağlayan tüm halkımıza teşekkür ediyorum."
Van İpekyolu jandarmasından okullarda bayram mesaisi Van’ın İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri bir yandan okullarda güvenlik toplantıları düzenlerken, diğer yandan öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuna ortak oldu. İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı, eğitim kurumlarında güvenliği en üst seviyeye taşımak amacıyla başlattığı çalışmalar kapsamında, bölgedeki okul yöneticileri ve öğretmenlerle bir araya geldi. Gerçekleştirilen saha çalışmalarında, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim görmeleri için kritik adımlar atıldı. İpekyolu ilçesindeki Kavuncu Ali Çavuş İlk ve Ortaokulu, Değirmen İlk ve Ortaokulu, Köşebaşı İlk ve Ortaokulu, Kıratlı İlk ve Ortaokulu ile Sarmaç İlkokulu’nda düzenlenen toplantılarda okul güvenliği masaya yatırıldı. Toplantılarda, öğrencilerin emniyetini sağlamaya yönelik alınan tedbirler gözden geçirilirken, okul çevresi güvenliği ve kurumlar arası iş birliği konularında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Eğitim camiasına yönelik güvenlik çalışmalarının yanı sıra milli duyguların pekiştirilmesi noktasında da aktif rol alan İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hazırlıklarına da destek verdi. Öğrencilerin bayram heyecanını paylaşan ekipler, kutlama programlarının hazırlık sürecinde öğrencilerin yanında yer alarak çocukların coşkusuna ortak oldu. Hem eğitim güvenliğine verilen öncelik hem de milli bayramlara yönelik sergilenen hassasiyet, bölge halkı ve eğitim camiası tarafından takdirle karşılandı. Yetkililer, İpekyolu genelinde çocukların güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim almalarını sağlamak amacıyla yürütülen güvenlik çalışmalarının kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Erzurum Karcıoğlu: "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Cirit müsabakalarında "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığının, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirdiğini vurguladı. Uşak’ta oynanan cirit müsabakasında kaza sonucu ağır yaralanan Volkan Gelmez ‘in vefatını derin bir üzüntü ile öğrendiklerini ifade eden Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Kardeşimize Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz mekanı cennet olsun. Atlı cirit, sadece bir spor değil; asaletin, cesaretin ve ahlâkın at üstünde vücut bulmuş hâlidir. Bu oyunun ruhunda rakibini incitmek değil, ona üstünlüğünü gösterirken aynı zamanda merhameti elden bırakmamak vardır. Bugün ise "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığı, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirmektedir. Oysa sahada yaşanan gerçek şudur: Her iki durum da özünde aynıdır. Ancak puan farkı nedeniyle oyuncular, daha az puan kaybettirecek olan "kesme"ye yönelmekte; bu da kontrolsüz müdahaleleri artırarak hem sporcu hem de at için ciddi riskler doğurmaktadır. Neticede ise istenmeyen kazalar kaçınılmaz hâle gelmektedir" dedi. "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değildir" Cirit geleneğinde esas olanın; rakibini zor durumda bırakmak değil, onu yakalayıp bağışlamak olduğunu hatırlatan Karcıoğlu, "Çünkü atlı cirit, yalnızca bileğin değil, yüreğin de konuştuğu bir meydandır. Bağışlamak; gücün en yüksek mertebesidir. Bu nedenle "yakalama ve bağışlama" esası korunmalı, "kesme" gibi oyunun ruhunu zedeleyen ve tehlikeyi artıran uygulamalar yeniden değerlendirilmelidir. Camiamızın bu konuda ortak bir duruş sergilemesi, hem sporun güvenliği hem de kültürel mirasımızın doğru şekilde yaşatılması adına büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım: Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" şeklinde konuştu.