SPOR - 25 Haziran 2024 Salı 13:51 | Son Güncelleme : 26 Haziran 2024 Çarşamba 09:16

A Milli Futbol Takımı, EURO 2024'te Çekya ile karşılaşacak

A
A
A
A Milli Futbol Takımı, EURO 2024'te Çekya ile karşılaşacak

 A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu 3. ve son maçında Hamburg'da Çekya ile karşı karşıya gelecek.

Almanya'nın ev sahipliğinde düzenlenen 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda F Grubu 3. ve son maçında A Milli Futbol Takımı, yarın TSİ 22.00'de Hamburg'da bulunan Volkspark Stadyumu'nda Çekya ile mücadele edecek. Milliler grubun ilk karşılaşmasında Gürcistan'ı 3-1 mağlup ederken, ikinci müsabakada ise Portekiz'e 3-0 kaybetti ve grupta 3 puanla ikinci sırada bulunuyor. Çekya ise Portekiz'e 2-1 yenilirken, Gürcistan ile 1-1 berabere kaldı ve 1 puanla 3. sırada yer alıyor.

A Milli Futbol Takımı, EURO 2024'te Çekya ile karşılaşacak

Gruptan çıkma ihtimalleri
Ay-yıldızlılar, Çekya'yı mağlup eder yada berabere kalırsa grubu 2. sırada tamamlayacak ve D Grubu'nu ilk sırada bitiren ülke ile eşleşecek. Milliler yenilmesi durumunda ise alacağı sonuca göre 3. olarak grubundan çıkabilir. Bu durumda ise B veya C Grubu'nu lider tamamlayan ülkelerden biriyle karşılaşacak.

12. randevu
Türkiye ile Çekya bugüne kadar 7'si özel, 4'ü de resmi olmak üzere 11 kez rakip oldu. Söz konusu müsabakalarda milliler, 5 kez sahadan galip ayrılırken, Çekya da 5 kez kazandı, 1 mücadelede ise berabere sona erdi. Geride kalan maçlarda ay-yıldızlılar 15 gol atarken, kalesinde ise 21 gol gördü. Türkiye ile Çekya son olarak ise 19 Kasım 2022 tarihinde Gaziantep'te oynadı ve milliler 2-1'lik skorla sahadan galip ayrıldı.

A Milli Futbol Takımı, EURO 2024'te Çekya ile karşılaşacak

Avrupa Şampiyonası'nda 2 kez karşılaştı
İki ülke, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda bugüne kadar 2 kez oynadı. 2008 ve 2016 yılında düzenlenen turnuvadaki maçları milliler kazandı. 2008 yılındaki mücadele tarihe geçerken, ay-yıldızlılar 2-0 geriye düştü maçı 75. dakikadan sonra bulduğu 3 golle kazandı ve gruptan çıktı.

Millilerin 629. müsabakası
Milli Futbol Takımı, Çekya karşılamasıyla tarihindeki 629. maçını oynayacak. Ay-yıldızlılar, geride kalan 344'ü resmi, 284'ü özel olmak üzere toplamda 628 karşılaşmada 1'i hükmen 243 galibiyet elde etti. Ay-yıldızlılar, 237 mağlubiyet ve 148 kez de beraberlik aldı. Türkiye, oynadığı karşılaşmalarda 856 gol kaydederken, kalesinde ise 901 gole engel olamadı.

A Milli Futbol Takımı, EURO 2024'te Çekya ile karşılaşacak

Vincenzo Montella 11. maçında
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, ay-yıldızlıların başında bugüne kadar 5'i resmi, 5'i özel olmak üzere 8 maça çıktı. Montella yönetimindeki milliler, geride kalan müsabakalarda 4 galibiyet, 4 mağlubiyet ve 2 beraberlik aldı.

Abdülkerim Bardakcı cezalı
Millilerde, Çekya karşılaşmasında Abdülkerim Bardakcı sarı kart cezasından dolayı oynayamayacak. Ayak bileğinde travma oluşan Orkun Kökçü ve dizinde ağrısı olan Mert Günok'un da oynaması beklenmiyor. Takımla çalışmalara başlayan İrfan Can Kahveci'nin ise maç kadrosunda yer alması bekleniyor.

Kırmızı-beyazlılarda ayrıca Hakan Çalhanoğlu, Zeki Çelik ve Samet Akaydin, sarı kart sınırında yer alıyor.

Istvan Kovacs düdük çalacak
Türkiye - Çekya mücadelesini Romanya Futbol Federasyonu'ndan Istvan Kovacs yönetecek. Kovacs'ın yardımcılıklarını aynı ülkeden Vasile Marinescu ve Ovidiu Artene yapacak. Karşılaşmanın 4. hakemi Norveç Futbol Federasyonu'ndan Espen Eskas olacak. Müsabakada Polonya Futbol Federasyonu'ndan Tomasz Kwiatkowski ise VAR olarak görev yapacak.

A Milli Futbol Takımı'nın EURO 2024 kadrosu şöyle:
Kaleci: Altay Bayındır, Mert Günok, Uğurcan Çakır
Defans: Mert Müldür, Zeki Çelik, Abdülkerim Bardakcı, Ahmetcan Kaplan, Merih Demiral, Samet Akaydin, Ferdi Kadıoğlu
Orta saha: Hakan Çalhanoğlu, İsmail Yüksek, Kaan Ayhan, Okay Yokuşlu, Orkun Kökcü, Salih Özcan
Forvet: İrfan Can Kahveci, Yunus Akgün, Kenan Yıldız, Kerem Aktürkoğlu, Arda Güler, Barış Alper Yılmaz, Bertuğ Yıldırım, Cenk Tosun, Semih Kılıçsoy, Yusuf Yazıcı

Oğuzhan Ort

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Bandırma’da midye yetiştiriciliği sektörü masaya yatırıldı Balıkesir’de Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Biyoteknoloji Merkezi’nde düzenlenen toplantının açılış konuşmalarını Yalova, Balıkesir ve Çanakkale İlleri Midye Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş ile Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç yaptı. Birlik Başkanı Maltaş, Türkiye’de yıllık 8 bin tonun üzerinde çiftlik midyesi üretildiğini ve bunun tamamına yakınının midye dolması şeklinde tüketildiğini söyledi. Maltaş, Türkiye’de çiftlik midyesi üreten çiftlik sayısının giderek arttığını ifade ederek, yıllardır kontrolsüz olan üretimin daha iyi şartlarda, kontrollü ve sağlıklı şekilde yapılmaya başlandığını kaydetti. Maltaş, toplantı kapsamında midye yetiştiriciliğinde sağlıklı tüketimin yaygınlaştırılması, sektör algısının güçlendirilmesi ve üreticilerin tek çatı altında daha güçlü bir yapı oluşturması konularının ele alınacağını söyledi. Maltaş, özellikle ortak hareket etme kültürünün geliştirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Yavru üretim tesisleri, tanıtım faaliyetleri ve alternatif uygulamaların sektör için kritik başlıklar olduğunu ifade eden Maltaş, birlik olarak temel hedeflerinin üreticinin emeğini koruyan, bilimsel verilerle desteklenen ve kamuoyunda güven oluşturan bir yapı kurmak olduğunu dile getirdi. Maltaş, yapılacak görüş alışverişlerinin birlik için önemli bir yol haritası oluşturacağını kaydetti. "Tarımsal üretim bir ülkenin gücüdür" Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç ise, enstitünün Türkiye’de ırk ıslah programına alınan ilk kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, bu alanda önemli bir noktaya gelindiğini belirtti. Tarımsal üretimin bir ülkenin bağımsızlığını ve gücünü temsil eden en temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Kılınç, enstitünün geniş arazi varlığı ve güçlü kurumsal yapısıyla sektöre önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Son yıllarda TÜBİTAK destekli projelere ağırlık verildiğini aktaran Kılınç, koruma altındaki hayvan varlığının ıslah edilerek geliştirildiğini, bu süreçte bilimsel çalışmaların yanı sıra tanıtım ve proje faaliyetlerinin de sürdürüldüğünü söyledi. Kılınç, yaklaşık 2 bin baş civarındaki hayvan varlığının korunarak ve iyileştirilerek sektöre kazandırıldığını kaydetti. Açılış konuşmalarının ardından Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü bünyesinde yetişen manda sütünden katılımcılara sütlaç ve öğle arasında midye dolma ikram edildi. Aradan sonra toplantı, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı sunum ve panellerle devam etti. Program kapsamında midye üretim ve analiz laboratuvarı faaliyetleri, midye ve midye ürünlerinin tüketimine toplumun bakış açısı, midye tüketimiyle ilgili imajın düzeltilmesi, sağlıklı midye tüketiminin yaygınlaştırılması, üretici birliği altında ortak hareket etme yöntemleri, yavru üretim tesislerinin kurulmasının teşvik edilmesi ve doğal üretim alanlarının korunması gibi başlıklar ele alındı. Gün boyu süren toplantı, sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri ve kapanış oturumuyla sona erdi.
Ankara Bakan Işıkhan: "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için bir fırsat olarak görmeliyiz" dedi. Çalışma hayatına ilişkin güncel gelişmeleri değerlendirmek, sorun alanlarını belirlemek ve politika önerileri geliştirmek amacıyla tüm tarafları buluşturan bir sosyal diyalog platformu niteliğindeki Çalışma Meclisi, 14’üncü kez toplandı. ATO Congresium’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da katıldığı toplantıda kamu kurum ve kuruluşları, işçi, memur ve işveren konfederasyonları, meslek kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve akademisyenler görüş ve önerilerini dile getirdi. "Çalışma Meclisi uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" Toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Çalışma Meclisi’nin işçi, işveren ve kamu temsilcilerinin katılımıyla oluşan üçlü sosyal diyalog mekanizmasının en üst düzeyi ve en kapsayıcı platformu olduğunu vurguladı. Dönüşüm sürecini hem mevcut sorunları konuşmak ve hem de sosyal paydaşlarla geleceği birlikte inşa eden bir yaklaşımla sürdürdüklerini dile getiren Işıkhan, "Çalışma Meclisi, üçlü diyalog mekanizması olarak Türkiye’de sosyal adaleti pekiştirmiş, Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) normlarının uygulanmasını kolaylaştırmış ve ekonomik kalkınmaya sosyal boyut kazandırmıştır. Bu platform, katılımcı demokrasinin en önemli örneği olarak işçi ve işverenlerin sesini doğrudan hükümete iletmesini sağlamış, çatışmaları önleyerek uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" diye konuştu. "Dijital dönüşüm, iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir" Bakan Işıkhan, 14’üncü Çalışma Meclisi Toplantısı’nın ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığıyla gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Dijital dönüşüm, artık bir trend değil, hayatımızın ve iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir. Günümüzde çalışma hayatı dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecindedir" ifadelerini kullandı. "Sendikalarımızın dijitalleşme karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz" Küresel değişim dalgasına uyum sağlamak ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek için yeşil ve dijital dönüşümün entegre bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Işıkhan, bunu da işveren, sendika ve çalışanlarla birlikte gerçekleştireceklerini kaydetti. Bu değişim sürecinde herkesin üstleneceği sorumlulukları olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "İşverenlerimiz, dijitalleşmeyi sadece maliyet düşürme ya da işgücünü ikame etme aracı olarak görmemelidir. İnsan kaynağını merkeze alan, çalışanını yeni becerilerle donatan, yeniden eğitim ve beceri kazandırma süreçlerine yatırım yapan bir anlayışı esas almalıdır. Yapay zeka ve otomasyon yatırımlarını, nitelikli istihdamı büyüten, verimliliği artırırken çalışma barışını güçlendiren bir fırsat alanı olarak değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sendikalarımızdan beklentimiz ise bu dönüşümün karşısında duran değil, dönüşümü yönlendiren ve çalışanı bu sürece hazırlayan bir anlayışı benimsemeleridir. Dijitalleşme ve yeni çalışma modelleri karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz. Çalışanlarımızın emeğini, hakkını ve geleceğini korurken üretimin, rekabetin ve verimliliğin de ülkemiz için ne anlama geldiğini gözeten bir sendikal anlayışı önemsiyoruz." "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Bakan Işıkhan, temel sorumluluklarının adil çalışma şartlarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak dijital dönüşümü yönetmek olduğunu kaydederek, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli, daha esnek ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz. Bakanlık olarak özellikle bilişim sektörü ve geleceğin meslekleri odağında yeşil ve dijital dönüşümü destekleyecek nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini temel hedef olarak belirledik. İşte bu kapsamlı dönüşümü, tüm boyutlarıyla ele almak amacıyla 14. Çalışma Meclisimizde üç temel oturum başlığına odaklanacağız. İlk oturumumuz ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığı altında; ikinci oturumumuz ‘Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri’ başlığı altında gerçekleştirilecektir. Son oturumumuz ise ‘Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri’ olacaktır" dedi. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.