DÜNYA - 21 Temmuz 2025 Pazartesi 20:34 | Son Güncelleme : 21 Temmuz 2025 Pazartesi 20:35

AB ve 25 ülkenin Dışişleri Bakanlığı’ndan İsrail’e Gazze’deki savaşı sonlandırma çağrısı

A
A
A
AB ve 25 ülkenin Dışişleri Bakanlığı’ndan İsrail’e Gazze’deki savaşı sonlandırma çağrısı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib ve 25 ülkenin dışişleri bakanlarının imzaladığı ortak bildiride, "Gazze’deki savaş derhal sona ermeli. Gazze’de sivillerin çektiği acı, benzeri görülmemiş bir derinliğe ulaşmıştır" denildi.

İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik yoğun saldırıları ve açlığı kullanarak masum sivilleri sistematik şekilde ölüme sürüklemeye devam ediyor. Batılı ülkeler, durumu eleştiren ortak bir bildiri yayımladı. AB Komisyonu'nun Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib ve 25 ülkenin dışişleri bakanları tarafından imzalanan bildiride, "Sade ama acil bir mesajla bir araya geldik; Gazze’deki savaş derhal sona ermeli. Gazze’de sivillerin çektiği acı, benzeri görülmemiş bir derinliğe ulaşmıştır" denildi.

İsrail hükümetinin yardım dağıtımı modelinin tehlikeli olduğu, istikrarsızlığı beslediği ve Gazzelilerin insanlık onurunu çiğnediği ifade edilen bildiride, "Yardımın damla damla verilmesi ve aralarında çocukların da bulunduğu gıda ile su gibi en temel ihtiyaçlara ulaşmaya çalışan sivillerin insanlık dışı bir şekilde öldürülmesini kınıyoruz. 800’den fazla Filistinlinin yardım almaya çalışırken öldürülmüş olması dehşet vericidir. İsrail hükümetinin sivil halkı temel insani yardımdan mahrum bırakması kabul edilemez. İsrail, uluslararası insancıl hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerine uymalıdır" denildi.

"İsrail hükümetine kısıtlamaları derhal kaldırma çağrısında bulunuyoruz"

"İsrail hükümetine yardım akışına yönelik kısıtlamaları derhal kaldırma ve Birleşmiş Milletler (BM) ile insani yardım kuruluşlarına hayat kurtarma faaliyetlerini güvenli ve etkili bir şekilde yapma imkanı verme çağrısında bulunuyoruz" ifadelerinin kullanıldığı bildiride, Hamas’ın elindeki İsrailli esirlerin de güvenliğine de değinilerek, esirlerin derhal ve koşulsuz olarak özgürlüklerine kavuşturulması çağrısı yapıldı. Esirlerin salıverilmesi ve ailelerin çektikleri acının sonra ermesi için en büyük umudun müzakerelerle ulaşılacak bir ateşkes olduğu vurgulandı.

"Kalıcı şekilde zorla yerinden etme, uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlalidir"

Bildiride ayrıca her iki tarafa da sivilleri koruma ve uluslararası insani hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerine saygı gösterme çağrısında bulunuldu. İsrail’in Gazze’nin güneyinde yüz binlerce Filistinliyi barındıracak bir "insani yardım şehri" kurma fikrinin de reddedildiği bildiride, "Bunlar kabul edilemez. Kalıcı şekilde zorla yerinden etme, uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlalidir. İşgal altındaki Filistin topraklarında demografik ya da coğrafi değişime yönelik her türlü adımı kesin surette reddediyoruz" denildi.

İsrail’in uluslararası baskılar nedeniyle ertelediği fakat tekrar gündeme taşınan "E1" yerleşim planına da değinilen açıklamada, "İsrail’in sivil idaresi tarafından açıklanan E1 yerleşim planı, uygulanması halinde Filistin devletini ikiye bölecek ve bu durum uluslararası hukukun alenen ihlali anlamına gelecektir. Bu, aynı zamanda iki devletli çözümün temellerini de ciddi bir şekilde zayıflatacaktır. Diğer yandan Doğu Kudüs dahil, Batı Şeria’daki yerleşim inşaatları hız kazanmış, Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddeti artmıştır. Bu sona ermelidir" denildi.

Bildiride, "Daha fazla kan dökülmesi, hiçbir amaca hizmet etmez. ABD, Katar ve Mısır’ın çabalarını tam olarak destekliyoruz. Acil bir ateşkes ile İsrailliler, Filistinliler ve tüm bölge için güvenlik ve barışa giden siyasi yolu desteklemek için yeni adımlar atmaya hazırız" denildi.

Ortak bildiriyi imzalayan isimler arasında AB Komisyonu'nun Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib’in yanı sıra Avustralya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Japonya, Kanada, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovenya ve Yeni Zelanda Dışişleri Bakanları yer aldı.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.