DÜNYA - 23 Şubat 2026 Pazartesi 12:44 | Son Güncelleme : 23 Şubat 2026 Pazartesi 12:46

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "İran, şimdiye kadarki en zayıf noktasında"

A
A
A
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "İran, şimdiye kadarki en zayıf noktasında"

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD'ye İran'a ilişkin gerginliğin diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulunarak, "İran, şimdiye kadarki en zayıf noktasında. Bu zamanı, diplomatik bir çözüm bulmak için kullanmalıyız" dedi.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bugün Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirilecek AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. AB temsilcisi, bugünkü toplantıda, Ukrayna'da yarın itibarıyla beşinci yılına girecek olan savaş, Rusya'ya yönelik 20. yaptırım paketi ve Ukrayna'ya tahsis edilecek 90 milyar euroluk krediye ilişkin konuların da olacağını ifade etti. Kallas, "Ayrıca Ruslarla ne hakkında konuşmamız gerektiğine ilişkin bir tartışma da olacak. Barış görüşmeleri söz konusu olduğunda şu ana kadar baskının Ukrayna üzerinde olduğu açık. Ancak bunun Rusya tarafında olması gerekiyor. Çünkü saldırgan taraf onlar ve eğer bu savaşın durmasını istiyor ve daha ileri gitmesini istemiyorsak, Rusya tarafında da tavizler görmemiz gerekiyor" dedi.

"Gazze'deki barış sürecinin bir parçası olmak istiyoruz"

Bugün Orta Doğu'ya ilişkin meselelerin de konuşulacağını ve Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov'dan brifing alacaklarını açıklayan Kallas, "Gazze'deki barış sürecinin bir parçası olmak ve sahip olduklarımızla katkı sağlamak istiyoruz. Sınır geçiş misyonumuz mevcut ve Hamas'ın silahsızlandırılması için Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) polisleri var. Bunun Filistin polisi tarafından yapılması gerekiyor. Ve burada Europol polisleri çok faydalı olabilir" diye konuştu.
Kallas, bugünkü toplantıda ayrıca Suriye ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki gelişmeleri de ele alacaklarını söyledi.

"Rusya ile kim temas kuruyor olursa olsun, Rusya'dan talep edilen tavizleri gündeme getirmeli"

Basın mensuplarından AB'nin Rusya ile iletişim kurmasına ilişkin bir soru alan Kaja Kallas, "Bence Rusya ile kimin konuştuğundan daha önemli olan, onlarla ne hakkında konuşmak istediğimizdir. Bu yüzden, Rusya ile kim temas kuruyor olursa olsun, bu ister ikili görüşme olarak ister Avrupa'yı temsilen olsun, görmek istediğimiz şey, Rusya'dan talep edilen tavizlerin gündeme getirilmesidir. Yani Rusya'nın neyi kabul etmeye hazır olduğu sorulmalıdır. Çünkü çok şey talep ederseniz, az şey alırsınız. Az şey talep ederseniz, hiçbir şey alamazsınız. Ve hiçbir şey istemezseniz, bunun bedelini fazlasıyla ödersiniz. Bu çok açık" ifadelerini kullandı.

"Suriye'de bir ateşkes var ama elbette çok kırılgan"

Suriye'deki ateşkes ve Suriye'ye ilişkin mesajı sorulan AB Yüksek Temsilcisi Kallas, "Bir ateşkes var ama elbette çok kırılgan. Bu nedenle kapsayıcı bir hükümetin kurulması ve ülkenin gerçek anlamda uzlaşması için bu güçlerin birlikte çalışması gerekiyor. Biz bu konuda elimizden gelen yardımı sağlamaya hazırız" şeklinde konuştu. Kallas, "Kurumların inşasıyla ilgili olarak da bugün Suriye ile yüksek düzeyli siyasi diyalog kurmanın zamanının gelip gelmediğini, tüm bu endişeleri de ele alarak tartışacağız" dedi.

"Rus müzakereciler hiçbir siyasi konuyu konuşmaya istekli değil"

Ukrayna'da bir barış ihtimaline ilişkin olarak ABD tarafının iyimserliğini paylaşıp paylaşmadığı sorulan Kaja Kallas, "İşaretlere baktığımda bu iyimserliği paylaşmıyorum. Çünkü Rus tarafındaki müzakereciler hiç ciddi değil ve hiçbir siyasi konuyu konuşmaya istekli değiller. Dolayısıyla Ukrayna'nın taviz vermesi ve pes etmesi yönünde çok fazla baskı gördük. Ancak Ukraynalılar pes etmeye istekli değil. Bu da uzun vadede barışı getirmez. Bu nedenle önümüzdeki hafta ve aylarda herhangi bir sonuç göreceğimiz konusunda pek iyimser değilim" diye konuştu.

"İran, şimdiye kadarki en zayıf noktasında"

İran ile tırmanan gerilimle ilgili olarak ABD'li yetkililere mesajı sorulan Kallas, "İran'daki durum oldukça gergin. Bu bölgede yeni bir savaşa ihtiyacımız yok. Zaten çok fazla savaş var" ifadelerini kullandı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, "Bu yüzden diplomatik çözüm yoluna vurgu yaptık. Biz de katkı sağlamaya hazırız. Mesele sadece nükleer konu değil aynı zamanda İran'ın balistik füze programı ve diğer meselelere ilişkin endişelerimizdir. İran, şimdiye kadarki en zayıf noktasında. Bu zamanı, diplomatik bir çözüm bulmak için kullanmalıyız" şeklinde konuştu.

"(Macaristan) Maalesef bugün tutumlarını değiştireceklerini pek sanmıyorum"

Macar yetkililerin Ukrayna, Macaristan'a petrol taşıyan Drujba boru hattının işleyişini bloke ettiği sürece AB'nin Ukrayna'ya tahsis etme konusunda anlaşma sağladığı 90 milyar euroluk krediyi engelleyeceğini açıklaması konusunda bir soru alan Kallas, "Üye devletlerle de görüştüm ve onlar da bu konuyu gündeme getirecek ve engel çıkaran ülkeleri ikna etmeye çalışacaklar. Bunu nasıl yapabileceğimizin yollarını arıyoruz. Ancak Macaristan'dan çok güçlü açıklamalar duyduğumuz için maalesef bugün tutumlarını değiştireceklerini pek sanmıyorum" dedi.

Rusya'dan güçlerini Moldova ve Gürcistan'dan çekmesinin talep edileceğini teyit etti

Rusya ile müzakereler çerçevesinde Rus birliklerinin Gürcistan'dan çekilmesini talep etmeyi düşünüp düşünmediklerine ilişkin bir soruya Kaja Kallas, "Rusya'nın birçok yeri işgal ettiği ve güçlerinin Gürcistan ve Moldova'da farklı bölgelerde oldukları doğrudur. Dolayısıyla evet, uzun vadeli bir barış için işgal ettikleri tüm topraklardan çekilmeleri gerektiği açık olmalı. Bazıları bu taleplerin gerçekçi olmadığını söylüyor ama dürüst olalım, Rusya'nın talepleri de hiç gerçekçi değil. Hatta askeri olarak ele geçiremedikleri toprakları diplomatik yollarla talep ediyorlar" diye konuştu.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.