GENEL - 17 Ocak 2020 Cuma 09:09

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkan Yardımcısı Liu He arasında, Beyaz Saray'da düzenlenen törenle imzalanan A

A
A
A
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkan Yardımcısı Liu He arasında, Beyaz Saray'da düzenlenen törenle imzalanan A

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkan Yardımcısı Liu He arasında, Beyaz Saray'da düzenlenen törenle imzalanan ABD-Çin birinci faz ticaret anlaşmasını değerlendiren ve ticaret savaşının sona erdiği söyleyen Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, “Birinci faz imzalandı ve bundan sonrakiler de devreye girecek gibi. Dünya ekonomisinin farklı şekilleneceği bir döneme girmiş olduk” diye konuştu.

İstanbul Aydın Üniversitesi(İAÜ) Ekonomi ve Finans Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, ABD ve Çin arasında imzalanan birinci faz ticaret anlaşması için “Birinci faz dökümüne baktığımızda imalat ve tarım sektörü dışında Çin’in finans sektörünü Amerikan şirketlerine açma iradesi var ve bu ilk defa oluyor. Bugüne kadar ticaret savaşı sürdürülürken korumacılık ve kısıtlamaların korunduğu alanların içinde kalmayıp finans alanlarını da kapsıyordu. Trump bu kavgada istediğinden fazlasını aldı” ifadelerini kullandı.

“Çin’in tercihleri değişti”

Çin’in ihracata dayalı bir büyüme modelini benimsediğini söyleyen Prof. Dr. Aybar “Çin bu düşünceden yavaş yavaş vazgeçip daha çok ithalata dayalı iktisadi büyüme modeline geçiyor. Özellikle Kuşak ve Yol İnisiyatifi çerçevesinde ithalat ve ihracat girişimini dış yatırımlarıyla dengeleyen bir politika izliyor. Bu politikayı izlerken içeride de istihdam oluşturacak ve yatırımları sürdürecek bir yapıyı oluşturmak istiyor. Bu, ticaret savaşının ithalat bacağının biraz daha serbest bırakılmasından geçiyor” dedi ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin, ABD sermayesine sürekli yaslanan bir ekonomiye sahip olduğunu belirtti: “İlk başlarda ucuz emek deposu olan Çin, Amerikan ve Batı sermayesiyle üretim yapmaya başladı. Dünya için üretim yaparken bir yandan da kendi iç pazarı için üretti. Kendisi için üretim yapmanın getirdiği doğal gelişme, Çin ekonomisini yenilikçi olmaya da zorladı. Bu dinamik harekete geçince, öncelikle başkalarını taklit eden Çin zamanla kendi yenilikçiliği üzerinden rekabet etmeye başladı. Özellikle dijital ekonomide üstünlük ele geçirdi. Bu bağlamda ABD, Çin’i kendisinden yapacağı ithalatı 200 milyar dolar arttırmak konusunda ikna etti ve Çin’i kur manipülatörü ülke olma statüsünden düşürdü. Bu gelişmenin Çin’e ticaret savaşının sağladığı fırsattan istifade ihracat yapan gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkileyeceği açık.”

“ABD ile Avrupa karşı karşıya gelebilir”

“ABD ile Çin’in ticaret anlaşması Avrupa ile ABD’yi karşı karşıya getirebilir” diyen Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar “AB, Çin ile ilişkiler geliştirmeye çalışıyor. Özellikle Çin’in getirdiği 5G teknolojisi ve onların üretim bandı üzerinden elde ettiği farklı üretim ve yenilikleri kendi kalkınmasına taşımak istiyor. Türkiye ise tüm bu olup bitenlerin tam ortasında, özellikle Kuşak – Yol İnisiyatifi çerçevesinde her iki taraftan da kazan kazan durumu elde edebilecek pozisyonda. ABD, birinci faz anlaşma içine fikri mülkiyet hakları maddesini ekleyerek Çin’in elde etmiş olduğu ama kendisiyle paylaşmadığı teknolojik avantajlarının bilgisini kendisiyle paylaşmaya zorluyor Çin’i” diye konuştu.

“Veri tabanı üzerinden politika geliştirmek avantaj sağlayabilir”

Çin ile ticaret haddinin Türkiye’nin aleyhine olduğu yönündeki düşüncelere değinen Aybar: “Biz Çin Halk Cumhuriyeti’ne 3 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Oradan da 24 milyar dolarlık ithalatımız var. Ticaret haddinin aleyhimize olduğu değerlendirmesi bu rakamlar arasındaki büyük farktan kaynaklanıyor. Öte yandan, Çin ile ticaret yapan pek çok ülke ticaretlerinde Çin’e karşı açık veriyor. Bu durum mutlaka olumsuz bir anlam ifade etmiyor. Önemli olan bu açık veren ticaretin haddinin üçüncü ülkelerle olan ticareti ne kadar desteklediği, tamamlayıcı olduğunu tespit edebilmek. Bu hesabı yapabilmek için elimizde yeterli veri tabanı bulunmuyor. Bunun mutlaka geliştirilmesi gerekiyor. Örneğin ABD, birinci faz anlaşmaya veri tabanı açıklamasını da dahil etti. İkinci faz ticaret anlaşmasının maddelerinden bir tanesi de karşılıklı veri setlerini birbirlerine şeffaf bir şekilde açıklanmasıyla ilgili olacak. Bizim de bu şekilde bir düzenlemeye gitmemiz gerekebilir. Veri tabanı üzerinden ticari politika üretmemiz bizi avantajlı duruma götürecektir” ifadelerini kullandı.
   

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Büyükçekmece’de kontrolden çıkan araç tırın altına girdi: 1 ölü, 2 yaralı Büyükçekmece’de gece saatlerinde kontrolden çıkan otomobil, seyir halindeki tırın altına girdi. Kazada araç içerisinde sıkışan 1 kişi hayatını kaybederken tırın ve kaza yapan aracın sürücüleri ise yaralandı. Kaza, saat 01.45 sıralarında Büyükçekmece E5 Karayolu Edirne istikametinde gerçekleşti. İddiaya göre kontrolden çıkan E.M. (42) idaresindeki 35 KH 1721 plakalı otomobil, E5 üzerinde seyir halinde olan S.G. idaresindeki 76 DE 334 plakalı tıra arkadan çarparak tırın altına girdi. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri intikal etti. Kazada tır sürücüsünün yaralandığı öğrenilirken tırın altına giren otomobilin sürücüsü E.M. ve yan koltukta bulunan Ahmet Andırın (58) araç içerisinde sıkıştı. İtfaiye ekiplerinin kurtarma çalışmaları sonucu sürücü E.M. bulunduğu yerden yaralı şekilde kurtarılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Sağlık ekipleri yan koltuktaki Ahmet Andırın’ın ise olay yerinde hayatını kaybettiğini tespit etti. Olay yeri inceleme ekipleri ve nöbetçi savcının incelemelerini tamamlamalarının ardından Ahmet Andırın’ın cenazesi ceset torbasına koyularak ambulansla en yakındaki hastane morguna götürüldü. İtfaiye ekiplerinin çalışması sonucu tırın altına sıkışan araç bulunduğu yerden çıkarılırken polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Ankara AJet’in Ankara-Erzincan seferi yapan uçağı bomba ihbarı nedeniyle Ankara’ya geri döndü AJet’in VF4150 numaralı Ankara-Erzincan seferini yapan uçağı bomba ihbarı nedeniyle Ankara Esenboğa Havalimanına geri döndü. Edinilen bilgilere göre AJet’in VF4150 numaralı Ankara-Erzincan seferini yapan Boeing 737 tipi uçakta bomba ihbarı yapıldı. Ankara Esenboğa Havalimanından saat 23.55’te kalkan uçak, ihbar nedeniyle yaklaşık 40 dakika sonra Ankara Esenboğa Havalimanına döndü. Yolcuları tahliye edilerek güvenli bölgeye alınan uçakta güvenlik güçleri tarafından arama yapıldı. Yarım saat süren incelemenin ardından ihbarın asılsız olduğu öğrenildi. Uçakta bulunan yolculardan Murat Bozdelen ise o anları, “AJet firmasından Erzincan için biletimizi aldık. Saat 23.55’te bindik. Biz 40 dakikada indiğimizi sandık. Bize bilgilendirme yapılmadı. İndikten sonra sadece, kadınlar ve çocuklar çıksın, dediler. Biz de internete girip öğrendik ki bomba ihbarı varmış. Sonra buraya geldik, mağdur olduk. Bana kalsa ben biletin parasını isterim ama öyle bir şey yapmıyorlar. 7 gün bekletiyorlarmış” şeklinde anlattı. Uçakta bulunan başka bir yolcu Ayhan Akkaya ise “Saat 12’ye beş kala bindik. Uçak Ankara’ya geri indi. Bize hiçbir şey söylenmedi. 2 saat uçağın içerisinde bekledik. Yetkililerden cevap alamadık. Biz neden beklediğimizi sorduk. Pilot bey bilgi verecek, dediler ama bilgi veren olmadı. Güvenlik güçleri silahları ile gelince biz tedirgin olduk zaten. İlk önce bayanları aldılar. Sonra bizi aldılar. Buraya getirdiler bizi ama burada da yetkili bulamıyoruz” dedi.