DÜNYA - 28 Temmuz 2025 Pazartesi 20:51 | Son Güncelleme : 28 Temmuz 2025 Pazartesi 20:54

ABD Başkanı Trump, İngiltere Başbakanı Starmer ile görüştü

A
A
A
ABD Başkanı Trump, İngiltere Başbakanı Starmer ile görüştü

ABD Başkanı Donald Trump, İskoçya'da İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile bir araya geldi. Trump, Gazze'de yaşanan açlık krizinde İsrail'in çok fazla sorumluluğu olduğunu belirterek, "Gazze'de çocuklar açlıktan ölüyor" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, İskoçya'da temaslarına devam ediyor. Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile Trump'a ait Turnberry Golf Tesisi'nde bir araya geldi. Trump, Starmer ve eşi Victoria Starmer'i tesisin kapısında karşıladı. Trump ve Starmer, görüşmeye başlamadan önce kapıda gazetecilerin sorularına cevap verdi. Gazetecilerin yasa dışı göçmenlerin İngiltere'ye geçişleri hakkındaki sorusunu cevaplayan Starmer, "Kanal (Manş Denizi) üzerinden gelen insanlar burada olmaması gereken kişiler. Bunların kanal üzerinden gelmesini engellemek için çok sayıda çalışmada bulunuyoruz. Bir aşamadan itibaren gelmelerini engelliyoruz" dedi.

"Eğer göçü durduruyorsanız, harika bir şey yapıyorsunuz"

Yasa dışı göç sorunu hakkında fikirlerini paylaşan Trump, "Göçmenlik çok önemli bir durum. Açıkçası ülkelerinden gelip gelmediklerini, kim olduklarını bilmiyorsanız, hapishaneden mi geliyorlar? Onları geldikleri yerlerde hapishanelerde tutuyoruz. Sonra hepsini sınır dışına taşıyoruz. Geçen haziran ayında sınırımızdan sıfır kişi ülkeye girdi. Eğer göçü durduruyorsanız, yanlış insanları durduruyorsanız şapkamı çıkarıyorum. Siz iyi bir şey yapmıyorsunuz; siz harika bir şey yapıyorsunuz" dedi.
İngiltere'nin yasa dışı göç konusunda güçlü bir duruş sergilediğini söyleyen Trump, "Diğer ülkeler en iyilerini göndermezler, istemedikleri insanları gönderirler. Bunlar aptal insanlar değiller, istemedikleri insanları gönderirler. Şu anda harika bir şey yapıyorsunuz. Duyduğuma göre bu konuda çok daha güçlü bir duruş sergiliyorsunuz. Evet, gelmelerini engellemek için her şeyi yaptık. Daha yeni bir anlaşma imzaladık. İlk yılın sonunda 35 bin kişiyi geri gönderdik, bu ülkede bulunmaması gereken kişileri. Bu yüzden çok memnunuz, burada hiçbir hakkı olmayan insanları geri göndermeye devam ediyoruz. Bu harika bir şey. Bunu seven biri olarak bu ülkeyi seviyorum. Bildiğiniz gibi annem İskoçya'da doğmuş. İnanılmaz bir yer, güzel bir yer. Ve eğer durum buysa sizi tebrik ediyorum" dedi.

"Kendilerine çeki düzen vermek zorundalar"

Avrupa'nın beş yıl öncesine göre çok farklı bir yer olduğunu belirten Trump, "Kendilerine çeki düzen vermek zorundalar. Yapmıyorlar. Burası dünyanın muhteşem bir parçası. Ve bunu mahvedemezsiniz. İnsanların buraya yasadışı yollardan gelmesine izin veremezsiniz. Cinayetler olur, uyuşturucu satıcıları olur, diğer ülkelerin istemediği her türlü şey olur. Ve onları size ve bize gönderirler ve siz onları durdurmak zorundasınız. Göç konusunda güçlü bir duruş sergilemeniz şart" ifadelerini kullandı.

"Ateşkesi sağlamak zorundayız"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Gazze'de açlık yok" açıklamasını değerlendiren Trump, "Televizyona bakılırsa sadece çok aç olan çocuklar görülüyor. Çok fazla para ve çok fazla yiyecek veriyoruz. Ve diğer uluslar şimdi adım atıyor. Bu kesinlikle harika bir şey. Kimse bunu görmek istemiyor. Bence İngiltere'de insanlar isyan ediyor. Ekranlarında gördükleri şey gibi görünüyor. Bu yüzden ateşkesi sağlamak zorundayız. Sayın Başkan, bu tür bir araştırmaya öncülük ettiğiniz için teşekkür ederim" dedi.

Gazze'de her şeyin darmadağın olduğunu belirten Trump, "Bence orada (Gazze'de) kimse harika bir şey yapmadı. Her yer darmadağın. Düzelecektir ama yine de berbat. Şu anda yiyecek, gıda ve güvenlik bulmaları gerekiyor. Her zaman söylediğim gibi çok rehineyi kurtardık. Altı aydır görevdeyim ve bu rehinelerin çoğu Oval Ofis'e geldiler ve bana çok teşekkür ettiler. Ben de dedim ki bana teşekkür etmek zorunda değilsiniz. Ben yapmam gerekeni yaptım. Ellerinde 20 yaşayan insan var. Ve ben İsrail'e Bibi'ye (Binyamin Netanyahu) bunu farklı bir şekilde yapmanız gerektiğini söyledim. Mümkün olduğunca ateşkes. Ama yapmak zorundasın. Bunu yapmak zorundasın. Bunu bitirmek zorundasınız" dedi.

Pakistan-Hindistan

Çeşitli ülkeler arasında yaşanan anlaşmazlıklar hakkında görüşlerini de belirten Trump, "Hindistan ile Pakistan savaşıyordu. Dün ticaret yaptığımız iki ülkeyle ne yaptığımızı görüyorsunuz. Dedim ki siz aranızdaki farklılıkları çözemedikçe hiçbir ticaret anlaşması yapmayacağım. Ve 24 saat içinde anlaşmaya vardık. Az önce anlaşmaya varıldığını duyurdular, ki bu muazzam bir şey. İki nükleer ülkeden bahsediyoruz. Bu çok büyük bir olaydı" ifadelerini kullandı.

"Başkan Putin hakkında büyük hayal kırıklığına uğradım"

Rusya ile Ukrayna arasında ateşkes sağlanması için verdiği süreyi azaltacağını belirten Trump, "Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile çok konuştum. Onunla her zaman çok iyi anlaştım. Ama beş kez, belki dört kez. Ama tartışmalarımız oldu. Birçok kez bu konuyu hallettiğimizi düşündük. Ve sonra Başkan Putin, Kiev gibi bir şehre roket fırlatmaya başlıyor ve bir sürü insanı öldürüyor. Sokakların her yerinde yatan cesetler var. Ben de diyorum ki bunu yapmanın yolu bu değil. Bakalım ne olacak. Hayal kırıklığına uğradım. Başkan Putin hakkında büyük hayal kırıklığına uğradım. Bu yüzden ona verdiğim 50 günü daha az bir sayıya indireceğim, çünkü sanırım cevabı zaten biliyorum" dedi.

"Gazze'de çocuklar açlıktan ölüyor"

Görüşmenin ardından bir kez daha kameralar karşına geçen Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ve Trump, Gazze'de yaşanan insanlık krizi, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş hakkında açıklamalarda bulundu. Gazze'de çocukların açlıktan öldüğünü belirten Trump, "Gazze'de gıda merkezleri kuracağız, bu merkezlere sınırlama olmadan ulaşılabilecek. Biz gıda konusunda yardımcı olacağız. Yiyeceğe çok fazla erişimimiz var. Bunu gündeme getireceğiz, insanları durduran engeller olmadığından emin olacağız" dedi.
Gazze'de yaşanan açlık krizi hakkında İsrail'in çok fazla sorumluluğu olduğunu belirten Trump, "Pek çok insanı kurtarabiliriz. Çocuklardan bazıları gerçekten açlıktan ölüyorlar. Ben görüyorum. Ve bunu (açlığı) taklit edemezsiniz. Bu yüzden daha da fazla dahil olacağız. Daha önce bazı hava yardımları yaptık. Başbakan bize yardım edecek" dedi.

"Nükleer programlarını ortadan kaldırdık"

İran'ın İsrail ile Hamas arasındaki müzakereleri karıştırdığını söyleyen Trump, "Neler yaptığımızı gördüler. Nükleer programlarını ortadan kaldırdık. Yine yaparlarsa seve seve aynı şeyi yaparız. İran kötü sinyaller veriyor. Yenilgiye uğratılmış bir ülke olarak yapmamalılar, böylesine olumsuz sinyaller göndermemeliler. Bunu yapmamaları gerekiyor. Konuşmamaları gereken şeyler hakkında konuşuyorlardı. Yakın zamanda bir programında kendileriyle röportaj yapıldı ve dışişleri bakanı hakkında konuşmaması gereken söylememesi gereken şeyler söyledi. Ve bence bu müzakereye dahil oldular. Hamas'a söylediler, Hamas'a sinyaller, emirler verdiler ve bu iyi değil" dedi.

"Ukrayna için Putin'e 10-12 günlük bir mühlet vereceğim"

Rusya ile Ukrayna arasındaki ateşkes ihtimali üzerine konuşan Trump, "Bugünden itibaren yaklaşık 10 ya da 12 gün için yeni bir son tarih vereceğim. Beklemek için bir neden yok. Beklemeleri için bir neden yok bekliyorlar. Cömert olmak istiyorum ancak herhangi bir ilerleme kaydedildiğini görmüyoruz. (Putin'e) Yalan ifadesini kullanmak istemiyoruz. Üç kez görüştük. Ateşkes, barış olabileceğini konuştuk. Bu işi bitirmek için ne yapılacaksa yapacağını konuştuk. Sonra bir yerlere füzeler attı. Barış için konuşurken bunlar oldu. Artık daha fazla konuşmayacağım dedim" dedi.

"Putin, İran konusunda 'Yardım edebilirim' dedi"

Trump, "'Putin, İran konusunda 'Yardım edebilirim' dedi. 'Rusya- Ukrayna konusunda yardım et' dedim. Putin, anlaşma yapmak zorunda. Çok sayıda insan ölüyor ve gerçekten kanlı bir savaş. Her hafta 7 bin Ukraynalı-Rus asker hayatını kaybediyor. Sağduyulu bir insanın anlaşma yapmasını beklersiniz ama göreceğiz. Yeniden söylüyorum 10-12 gün süre vereceğim, yarın ya da bir sonraki gün bunu açıklayacağım. Ama beklemenin anlamı yok. Sonucu biliyorsanız neden bekleyesiniz ki. Yaptırımlar olacak. Rus halkına, bu büyük halka bunu yapmak istemiyorum ama 1 milyon Rus kaybettiler" dedi.

"Rusya her şeyini savaşmaya harcıyor"

Putin ile eskiden iyi bir ilişkisi olduğunu söyleyen Trump, "Başkan Putin ile her zaman iyi geçinirdim. Onunla harika bir ilişkim oldu. Ben Putin'e karşı serttim. Nord Stream'i kapatan bendim ve bir önceki ABD Başkanı Joe Biden geldi ve onu açtı. Putin'e karşı çok serttim bir bakıma, ama biz çok iyi anlaştık. Bir şeyler müzakere edebileceğimizi düşünmüştüm ve belki bu hala gerçekleşebilir, ancak sürecin çok ilerisindeyiz, bu yüzden hayal kırıklığına uğradım. İşin komik tarafı ekonomileri o kadar da büyük değil ve şu anda zor zamanlar geçiriyor. Ama nispeten küçük bir ekonomi ve eskiden güçlü bir ekonomiydi, şimdi değil. Ekonomik olarak çok şey yaşıyor. Kolay değil. Rusya çok zengin olabilir. Bizimle ticaret anlaşmaları yapmak istiyor. Ben Rusya ile çok fazla ticaret yapılabileceğini düşünüyorum çok değerli şeylere sahipler. Nadir toprak hakkında konuştuğunuzda ciddi nadir toprakları var. Sahip olabileceğiniz her türden hemen hemen var. Bunun yerine tüm paralarını savaşa harcıyorlar. Her şeylerini savaşa ve insanları öldürmeye harcıyorlar. Bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Onun bu işi çabucak bitirmek isteyeceğini düşünmüştüm. Gerçekten sona ereceğini hissettim. Ama ne zaman biteceğini düşünsem, insanları öldürüyor" dedi.

"Ülkemizi yöneten korkunç insanlar vardı"

Trump, ülkesinin bir yıl önce ölü durumda olduğunu söyleyerek, "Ülkemiz hiç bu kadar iyi olmamıştı. Ülkemizi yöneten korkunç korkunç insanlar vardı. Bence onlar hasta insanlardı aslında. Tek yaptıkları sansürdü. Ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Ve yüksek vergileri vardı. Daha fazla vergi istediler. Tam bir sansür. Bu yüzden destek oranları yüzde 15'e falan düştü. Bugün en düşük oranı gördüm" dedi.
NATO ülkeleri ile ABD arasında yapılan anlaşma hakkında Trump, "Bildiğiniz gibi Avrupa Birliği'nin esasen dahil olduğu bir anlaşma yaptık. NATO'ya silah tedarik ediyoruz. NATO şimdi ödeme yapıyor. Çünkü ABD'nin eski Başkanı Biden 350 milyar dolar gönderdi. Avrupa ülkeleri yaklaşık 100 milyar dolar ödüyor. Bunun tam tersi olmalı. Ama bence eninde sonunda bir şeyler olacak. Çok hızlı olmalı. Çok fazla insan ölüyor" dedi.

"Çin'in ülkesini açtığını görmek istiyorum"

Çin ve diğer Asya ülkeleriyle ABD arasındaki ilişkiler hakkında konuşan Trump, "Çin ile şu anda görüşüyoruz. Çin ile iyi bir ilişkimiz var ama Çin çok zor bir ülke. Ama ne olacağını göreceğiz. Harika anlaşmalar yapıyoruz biliyorsunuz. Bizim için iyi olan anlaşmalar yapıyoruz ama bunların herkes için iyi olmasını istiyoruz. Son birkaç ay içinde pek çok anlaşma yaptık. Endonezya'yı yeni bitirdik. Ülkelerini açtılar. Japonya'yı yeni bitirdik. Ülkelerini açtılar. Biliyorsunuz, Japonya ülkesini açtı. Tamamen kapalıydılar. Bizim arabalarımıza, hatta pirince bile açıldılar. Pirinç çok önemliydi. Başka hiç kimsenin pirincini almazlardı. Ama ülkelerini açtılar. Filipinler. Daha yeni bitirdik. Ülkelerini açtılar. Çok kapalıydılar. Çin'in ülkesini açtığını görmeyi çok isterim. Şu anda Çin ile uğraşıyoruz" dedi.

"Ellerinde bir şey olsaydı yayınlarlardı"

Trump, Epstein dosyaları hakkındaki bir soru üzerine, "Ben bu konuyla fazla ilgilenmedim. Bu orantısız bir şekilde inşa edilmiş bir aldatmaca. Şunu söyleyebilirim. Bu dosyalar dünyanın en kötü pislikleri tarafından yürütüldü. ABD Federal Soruşturma Bürosu'ndan James Comey tarafından yönetildi, Biden tarafından yönetildi. Bu dosyalar dört yıl boyunca bu kişiler tarafından yönetildi. Ellerinde bir şey olsaydı, sanırım bunu yayınlarlardı. Her şey bir aldatmaca. Dosyaları onlar yürüttü. Ben dosyaları yöneten birine karşı yarışıyordum. Ellerinde bir şey olsaydı yayınlarlardı. Şimdi kolayca dosyalara sahte olan bir şey koyabilirler. Örneğin Christopher Steele iyi tanıdığınız bir kişi sizin ülkenizden. Ancak Christopher Steele örnek olarak dosya üzerine bir kitap yazdı. Biz buna sahte haber dosyası diyoruz. Ve her şey sahteydi. Her şey sahteydi. Sahte olan şeyleri dosyaya koyabilirler. Ama o dosyalar kötü hasta insanlar tarafından yönetiliyordu. O dosyalar bu insanlar tarafından yürütülüyordu. Düşmanım tarafından yönetiliyordu. Eğer orada bir şey olsaydı onları seçim için kullanırlardı. Ayrıca Epstein her zaman çok tartışmalı bir adamdı. Hayatım boyunca çok yüksek bir pozisyondaydım, bilirsiniz, hemen hemen tüm hayatım boyunca oldukça. Doğrusunu söylemek gerekirse bu işi uzun zamandır yapıyorum. Televizyondaki en iyi programa sahiptim. Bir numaralı en çok satan kitaplarım vardı. Her şeyi doğru yaptım. Ve çok başarılı bir iş adamıydım. Bu saçma Epstein olayından bu yana anket sayılarımın dört buçuk puan arttığını biliyor musunuz? Anket sonuçlarım dört buçuk puan yükseldi çünkü insanlar bunu yemiyor, tamam mı? İnsanlar yemiyor" dedi.

"Ben hiç o adaya gitmedim ama Bill Clinton 28 kez gitmiş"

Epstein ile hiç konuşmadığını belirten Trump, "Açıklaması çok kolay ama bunu açıklayarak zamanınızı boşa harcamak istemiyorum. Ama yıllarca Jeffrey Epstein ile konuşmadım. Konuşmazdım, çünkü öyle bir şey yaptı ki uygunsuzdu. Ve dedim ki bunu bir daha asla yapma. Benim için çalışan insanları çaldı. Bunu bir daha asla yapma dedim. Yine yaptı ve ben de onu oradan kovdum. Onu dışarı attım ve hepsi bu kadar. Bunu yaptığıma memnunum, eğer gerçeği bilmek istiyorsanız. Ve bu arada ben asla adaya gitmedim. ABD'nin eski Başkanı Bill Clinton oraya sözde 28 kez gitmiş. Ben adaya hiç gitmedim ama Larry Summers duyduğuma göre oraya gitmiş. Harvard'ın başkanıydı ve daha birçok kişi çok büyük insanlar. Kimse onlardan bahsetmiyor. Ben, onun adasına gitme ayrıcalığına hiç sahip olmadım. Ve ben bunu geri çevirdim ama Palm Beach'teki pek çok insan onun adasına davet edildi. Çok iyi anlarımdan birinde geri çevirdim. Onun adasına gitmek istemedim" dedi.

"Hamas'ın Filistin'in gelecekteki yönetiminde kesinlikle hiçbir rol oynayamayacağı konusunda çok net olmalıyız"

Gazze'de ölen çocukların görüntülerinin çok üzücü olduğunu belirten Starmer, "Özellikle de açlıktan ölen çocukların görüntüleri tiksindirici. İngiliz kamuoyunda gördükleri karşısında bir tiksinti duygusu var. Ve biliyorlar ki insani yardımın hızlı ve yoğun bir şekilde ulaşması gerekiyor. Evet, bazıları havadan atılabilir ve bu konuda diğerleriyle, ABD ile Ürdün ile birlikte çalışıyoruz, ancak kamyonların içeri girmesi gerekiyor. Başkan'a (Donald Trump) ateşkes için yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür ediyoruz ki buna çok ihtiyacımız var aynı zamanda bölgeye yardım ulaştırmak için de. Bunun için çok daha fazlasına ihtiyaç var. Bu yardımın ulaştırılması için diğer ülkeleri desteklemeleri için harekete geçirmeliyiz" dedi.
İsrail'e ateşkes için baskı yapılması gerektiğini vurgulayan Starmer, "Bu İsrail'e baskı yapmayı da içeriyor çünkü bu kesinlikle insani bir felaket. Şimdi Trump'ın bu durumun ötesine geçerek bir ateşkes durumunda ne olacağına da bakması gerekiyor ki buna şiddetle ihtiyaç var. İşte bu nedenle bir barış planının bundan sonra nasıl görüneceği konusunda bir tartışma yapıyor olmamızdan gerçekten memnuniyet duyuyorum. Bunun bileşenleri. Bu noktada Hamas'ın Filistin'in gelecekteki yönetiminde kesinlikle hiçbir rol oynayamayacağı konusunda çok net olmalıyız" dedi.

Yasir Baba

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.