DÜNYA - 27 Ocak 2024 Cumartesi 10:42 | Son Güncelleme : 27 Mart 2024 Çarşamba 12:09

ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'ye F-16 satışına onay vererek Kongre'ye resmi bildirimde bulundu

A
A
A
ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'ye F-16 satışına onay vererek Kongre'ye resmi bildirimde bulundu

ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'ye yaklaşık 23 milyar dolar değerinde 40 adet F-16 savaş uçağı ve mevcut F-16’ları için modernizasyon kiti satışına onay verdiğine dair Kongre'ye resmi bildirimde bulundu.

Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğine yeşil ışık yakmasının ardından ABD yönetimi, F-16 satışı için harekete geçti. ABD Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansından yapılan yazılı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye'ye 40 adet “F-16 Blok-70” savaş uçağı ile mevcut 79 F-16 savaş uçağı için modernizasyon kitinin satışına onay verildiğini içeren resmi tebligatı Kongre'ye gönderdiği duyuruldu. Anlaşmanın yaklaşık 23 milyar dolar değerinde olduğu öğrenildi.

Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Demokrat Senatör Ben Cardin konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye'ye F-16 satışına izin vereceğini söyleyerek, “Türkiye'nin F-16 uçağı satın alma talebini onaylamam, Türkiye'nin İsveç'in NATO üyeliğini onaylamasına bağlıydı” ifadelerini kullandı. Cardin, Türkiye’nin dış politikasıyla ilgili endişeleri olduğunu, bunları Biden yönetimine ilettiğini ve Türk yetkililerle verimli görüşmeler yapıldığını görmekten dolayı umutlu olduğunu belirtti.Dışişleri Bakanlığı’nın resmi bildirimde bulunmasının ardından Kongre’nin satışa itirazı için 15 günü bulunuyor. Kongre bu sürede itirazda bulunmazsa satış gerçekleşmiş olacak.

ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca Yunanistan'a da 8,6 milyar dolar değerinde 40 adet F-35 savaş uçağının satışına onay verdi.

Türkiye, talepte bulunmuştu

Türkiye, Ekim 2021'de ABD'den 40 adet Lockheed Martin yapımı F-16 savaş uçağı ve mevcut 79 adet F-16 savaş uçağı için modernizasyon kiti satın alma talebinde bulunmuştu. Biden yönetimi satışı desteklediğini açıklarken, ABD Kongresi Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesinin ardından satışın değerlendirilebileceğini belirtmişti. Bu süreçte İsveç yönetimi, terörle mücadele yasalarını sıkılaştırıp Türkiye’nin güvenlik endişelerini gidermeye yönelik somut adımlar atmıştı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda geçtiğimiz Salı günü yapılan oylamada İsveç'in NATO'ya katılım protokolü onaylanmış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da imzasının ardından ABD Başkanı Joe Biden Kongre’deki komite liderlerine mektup yazarak Türkiye’ye F-16 satışının "gecikmeden" onaylanması çağrısında bulunmuştu.

Zeynep Kuloğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.