DÜNYA - 05 Ağustos 2025 Salı 20:41 | Son Güncelleme : 05 Ağustos 2025 Salı 20:46

ABD Sahil Güvenliği, Titanik enkazına dalış sırasında patlayan denizaltı ile ilgili rapor yayınladı

A
A
A
ABD Sahil Güvenliği, Titanik enkazına dalış sırasında patlayan denizaltı ile ilgili rapor yayınladı

ABD Sahil Güvenliği, Haziran 2023'te Titanik enkazına dalışı sırasında patlayan ve 5 kişinin öldüğü denizaltı kazasıyla ilgili yayınladığı 335 sayfalık raporunda, "Titan'ın güvenliği konusunda yanlış beyanlarda bulunularak sahte bir emniyet ve güvenlik duygusu oluşturuldu" denildi.

ABD Sahil Güvenliği, Haziran 2023'te OceanGate Expeditions'ın sahibi olduğu Titan adlı küçük denizaltının Titanik enkazına dalışı sırasında patlayarak 5 kişinin ölümüne neden olan kazayla ilgili 335 sayfalık rapor yayınladı. Raporda, patlamanın birincil nedenini mühendislik protokollerine uyulmaması olarak gösterildi.

Kazada hayatını kaybeden şirketin CEO'su Stockton Rush'ın eleştirilerin hedefi olduğu raporda, Rush'ın denizaltının ne kadar tehlikeli olduğu konusunda defalarca uyarıldığı ve tüm uyarıları görmezden geldiği belirtilerek, uyarıları yapanları dava açmakla ya da işten çıkarmakla tehdit ettiği ifade edildi.

"Sahte bir emniyet ve güvenlik duygusu oluşturuldu"

Raporda, "Bay Rush tarafından Titan'ın güvenliği konusunda yanlış beyanlarda bulunularak sahte bir emniyet ve güvenlik duygusu oluşturuldu. Bu, test prosedürleri konusunda uzmanları yanıltarak ve Titan'ın gövde test dalışlarının sayısı abartılarak sağlandı" denildi.
Raporda, denizaltıdaki ani patlamanın "yapısal bütünlüğün" kaybından kaynaklandığına dikkat çekilerek, yapılan analizlerde denizaltının karbon fiberden yapılmış tasarımının "kusurlu" olduğu ifade edildi.

Mali baskılar riskleri artırdı

Şirketin üzerindeki mali baskıların 2023'te artmasının Titan'ın gövde güvenliği ve operasyonları üzerindeki riskin artmasına neden olduğuna dikkat çekilen raporda, eski bir personelin ifadesinde "Şirket ekonomik olarak çok stresliydi ve sonuç olarak güvenliği tehlikeye atan kararlar alıyorlardı" dediği aktarıldı. Raporda, Rush hayatta olsaydı Adalet Bakanlığı'na Rush hakkında kasıtsız adam öldürme suçlamasında bulunulmasını tavsiye edileceği ifade edildi.

Eğitimler "tutarsız" ve "yetersiz"

OceanGate'in kaptanlara yönelik "tutarsız" ve "yetersiz" eğitim programına değinilen raporda, şirketin daha önce hiç denizaltı kullanmamış olsalar bile kaptanları bir günde eğitmeyi hedeflediği aktarılarak, şirketin eğitim yaklaşımının "yetersiz ve güvenli operasyonlar için gerekli titizlikten yoksun" olduğunu ortaya koyduğuna dikkat çekildi.

Uyarı sistemindeki 8 sensörden 3'ü çalışmıyordu

Denizaltının uyarı sisteminin kusurlu olduğu belirtilen raporda, sistemdeki uyarı eşiğinin belirlenmesinde sadece Rush'ın sorumlu olduğu, sistemde sesli bir uyarının yer almadığı ve sistemdeki 8 sensörden 3'ünün "muhtemelen çalışmadığı" aktarıldı. Raporda, ayrıca uyarılar nedeniyle hiçbir dalışın iptal edilmediğini dikkat çekildi.

Raporda, 2018'de OceanGate'de yapılan bir toplantıya yer verilerek, Rush'ın ilk Titan denizaltısı üzerinde bir iç güvenlik denetimi gerçekleştirmiş olan ve kendisinin onaylamadığı bulgular ortaya koyan operasyon direktörüyle tartıştığı ardından Rush'ın toplantıdan kısa bir süre sonra direktörü kovduğu ifade edildi.

"Bu deniz kazası önlenebilirdi"

Titan soruşturmasının başındaki isim Jason Neubauer, yaptığı açıklamada, "Bu deniz kazası ve beş kişinin hayatını kaybetmesi önlenebilirdi. İki yıl süren soruşturma sonucunda bu trajediye yol açan çok sayıda etken tespit edilmiş ve gelecekte böyle bir olayın yaşanmasını önlemek için değerli dersler çıkarılmıştır" dedi.

Ne olmuştu?

OceanGate Expeditions'ın sahibi olduğu Titan adlı küçük denizaltı, 18 Haziran 2023'te Titanik enkazına turistik amaçlı dalış yapmış, yaklaşık 2 saat sonra 3 bin 346 metre derinlikte iletişim kesilmişti. Denizaltı ile iletişimin kesilmesinin ardından uluslararası arama-kurtarma operasyonu başlatılmış, denizaltının enkazına 4 gün sonra Titanik enkazının pruvasından yaklaşık 488 metre ileride bulunmuştu.Denizaltıda bulunan 58 yaşındaki İngiliz milyarder ve kaşif Hamish Harding, 77 yaşındaki Fransız kaşif Paul-Henry Nargeolet, OceanGate Expeditions'ın CEO'su ve kurucusu Stockton Rush, 48 yaşındaki Pakistan doğumlu İngiliz işadamı Shahzada Dawood ve 19 yaşındaki oğlu Suleman hayatını kaybetmişti. Denizaltı, kazaya kadar Titanik'in enkazına 13 başarılı dalış gerçekleştirmişti. Şirket, ölümcül kazanın ardından tüm keşif ve ticari operasyonlarını askıya almıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.