DÜNYA - 18 Nisan 2025 Cuma 00:09 | Son Güncelleme : 18 Nisan 2025 Cuma 01:05

ABD-Ukrayna arasında değerli madenler anlaşması 24 Nisan'da imzalanabilir

A
A
A

ABD Başkanı Donald Trump, ABD-Ukrayna arasında değerli madenler anlaşmasının 24 Nisan'da imzalanabileceğini açıklayarak, "Ukrayna ile perşembe günü imzalanacağını tahmin ettiğim bir anlaşmamız var" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından kameraların karşısına geçti. Rusya-Ukrayna Savaşı'na değinen Trump, eski Başkan Joe Biden yönetimini Ukrayna konusunda "zayıf ve geç kalmakla" suçlayarak, "Ben başkan olsaydım bu savaş asla başlamazdı. Putin ile bu meseleyi birçok kez görüştüm. Onun gözbebeği Ukrayna'ydı ama benim başkanlığımda saldırmazdı" dedi.

Ukrayna'daki savaşta her hafta binlerce kişinin öldüğünü ifade eden Trump, "Her hafta yaklaşık 2 bin 500 kişi ölüyor. Çoğu asker. Bu kayıpları önlemek zorundayız. Ölümlerin durmasını istiyoruz" dedi.

ABD-Ukrayna arasında değerli madenler anlaşmasının 24 Nisan'da imzalanabileceğini açıklayan Trump, "Ukrayna ile perşembe günü imzalanacağını tahmin ettiğim bir mineral anlaşmamız var. Yakında, gelecek Perşembe" ifadelerini kullandı. Bu anlaşmanın iki ülke arasındaki güveni ve ekonomik bağları güçlendireceğini belirten Trump, aynı zamanda barış inisiyatifi için gerekli zeminin oluşmasına da katkı sağlayabileceğini söyledi. Trump, "Yakında bu konuda açıklama yapabiliriz. Eğer barışa ulaşabilirsek, bu sadece savaşın bitmesi değil, Batı'nın yeniden toparlanması anlamına gelir" dedi.

Düzensiz göç konusuna da değinen Trump, Avrupa'nın göç politikalarını "felaket" olarak nitelendirdi.

"Benden önce hiçbir başkan Çin'den tek kuruş almadı"

Çin'e yönelik gümrük vergilerine değinen Trump, "Benden önce hiçbir başkan Çin'den tek kuruş almadı. Biz Çin'den bugüne kadar 700 milyar dolar kazandık. Avrupa'ya, Meksika'ya ve Kanada'ya da fentanil ve zayıf sınırlar nedeniyle cezalar uyguladık. Şu anda milyarlarca dolar kazanıyoruz" dedi.

"Ukrayna'nın egemenliği Batı'nın onurudur"

İtalya Başbakanı Meloni, "Ukrayna'nın özgürlüğü için verilen mücadele, aynı zamanda Batı değerlerinin korunmasıdır. Diplomasiye alan açmalıyız. Barış ancak güven inşa edilirse sağlanabilir" ifadelerini kullandı. Meloni, ayrıca Avrupa'da Ukrayna konusundaki tartışmalarda kararlılıkla barış inisiyatifini desteklediklerini söyleyerek, "Trump ile bu konuda vizyonumuz örtüşüyor. Aynı masadayız" ifadelerini kullandı.
"Batı'yı yeniden büyük yapmak" çağrısına yönelik eleştirilere değinen Meloni, bu ifadeyle siyasi değil, kültürel bir misyon kastettiğini belirterek, "Birileri bana Batı milliyetçisi olduğumu söyledi. Bu doğru mu bilmiyorum ama ben Batı derken coğrafi değil, medeniyet temelinden söz ediyorum. Bu bir ortak değerler sistemidir. Bu yüzden buradayım: Batı'yı yeniden güçlü yapmak için" dedi.

"Ortak mücadele alanlarımız çok geniş"

Düzensiz göç konusuna değinen Meloni, "İtalya'nın kararlı göç politikası sayesinde Avrupa'da yeni bir döneme giriyoruz. Artık yalnızca göçmenlerin yeniden yerleştirilmesi değil, menşe ve transit ülkelerle iş birliği ve geri dönüşler konuşuluyor. Avrupa Komisyonu da bu yönde yeni kurallar getirdi" dedi.
Savunma harcamaları konusuna değinen Meloni, "İtalya NATO'nun yüzde 2'lik harcama hedefini yerine getiriyor. Gerekirse daha da fazlası yapılabilir. Avrupa'nın güvenliğinin farkındayız" dedi.

"10 milyar dolarlık yatırım yolda"

Meloni, İtalyan şirketlerinin önümüzdeki yıllarda ABD'ye yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırım planladığını açıklayarak, "Enerji alanında LNG ve nükleer iş birlikleri öncelikli. İtalya'nın enerji çeşitliliğini artırmak istiyoruz. ABD ile bu alanda daha derin iş birliği kurmaya hazırız" dedi.

"Başkan Trump'ı İtalya'da ağırlayacak olmak büyük onur"

Meloni, Trump'ı İtalya'ya resmi bir ziyarete davet ettiğini ve Trump'ın bu daveti kabul ettiğini belirterek, "Başkan Trump'ı İtalya'da ağırlayacak olmak büyük onur. Bu ziyaret aynı zamanda Avrupa ile ABD arasındaki koordinasyonu da güçlendirecektir" dedi.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.