DÜNYA - 26 Ekim 2025 Pazar 14:44 | Son Güncelleme : 26 Ekim 2025 Pazar 14:50

ABD’de emeklilik krizi yaşlıları evsizliğe sürüklüyor

A
A
A

ABD’de yeterli birikimi olmayan ve emeklilik planlarına erişemeyen yaşlılar, artan kira ve yaşam maliyetleri nedeniyle evlerini kaybederek, sokakta yaşamaya başlıyor.

ABD’de derinleşen emeklilik krizi, giderek daha fazla yaşlının barınma sorunuyla karşı karşıya kalmasına neden oluyor. İşveren destekli emeklilik planlarına erişemeyen milyonlarca çalışan, yeterli birikim yapamadan emekliliğe ayrılıyor. Uzmanlara göre bu durum, ülkede hızla artan "yaşlı evsizler" sorununu tetikliyor. ABD’de birçok çalışanın işveren destekli tasarruf planlarına (emeklilik fonları vb.) erişimi bulunmuyor. Bu durum, milyonlarca kişinin emeklilik yılları için güvence oluşturmalarını imkansız hale getiriyor.

Yetkililer, bu planlardan mahrum kalan kesimlerin "emeklilik öncesi dönemde yeterince birikim yapmadıklarını, sonuç olarak da giderek daha fazla kişinin geçimini yalnızca sosyal güvenlik ödemeleriyle sağlamaya çalıştığını" belirtiyor. Bu ödemelerin de artan kiralar ve sağlık giderleri karşısında yetersiz kaldığına vurgu yapıyor.

ABD’de emeklilik krizi yaşlıları evsizliğe sürüklüyor

Yaşlı evsizlerin sayısı son 10 yılda iki katına çıktı

Sosyal hizmet kurumlarının verilerine göre, büyük şehirlerde sokakta yaşayan yaşlıların oranı son 10 yılda iki katına çıktı. New York, Los Angeles ve San Francisco gibi metropollerde barınma merkezlerine başvuranların önemli bir kısmını artık 60 yaş üzerindekiler oluşturuyor. Uzmanlar, "tasarruf eksikliği, düşük emekli maaşları ve yüksek yaşam maliyetlerinin birleşimi" nedeniyle yaşlı evsizliğinin önümüzdeki yıllarda daha da artacağı uyarısında bulunuyor.

Çözüm arayışları

Krizin büyümesi üzerine birçok eyalet, çalışanları tasarrufa teşvik etmek amacıyla otomatik katılım sistemlerini devreye soktu. "Auto-IRA" adı verilen bu programlar, işverenin emeklilik planı sunmadığı durumlarda çalışanları otomatik olarak bireysel emeklilik hesaplarına dahil ediyor. Program kapsamında maaşlardan düzenli kesinti yapılarak kişisel tasarruf hesaplarına aktarım sağlanıyor. Bu uygulamalar özellikle düşük gelirli işçiler, kadınlar ve azınlık toplulukları için önemli bir finansal güvence oluşturuyor.

ABD’de emeklilik krizi yaşlıları evsizliğe sürüklüyor
"Emeklilikte onurlu yaşam hakkı tehlikede"

Uzmanlara göre, düzenli tasarruf imkanı olmayan milyonlarca Amerikalı için "emeklilikte onurlu yaşam hakkı" ciddi biçimde tehlikede. Hükümetin yeni politikalarla işveren destekli emeklilik planlarını yaygınlaştırması ve düşük gelirli çalışanlara teşvik sağlaması gerektiği belirtiliyor. Ekonomistler, "tasarruf sistemine erken erişim ve zorunlu katılımın" uzun vadede hem bireyleri hem de kamu sosyal yardım bütçesini koruyacağını ifade ediyor.

Büyüyen sosyal bir tehdit

ABD’de hızla artan yaşlı nüfus, emeklilik sistemindeki açıkları gün yüzüne çıkardı ve bu da ülkenin sosyal dengesini tehdit eder hale geldi. Uzmanlar, "bugün alınacak yapısal önlemlerin" gelecekte yüzbinlerce yaşlının evsiz kalmasını önleyebileceği uyarısında bulunuyor. Artan kira fiyatları, sağlık masrafları ve düşük tasarruf oranları birleştiğinde, Amerika’daki emeklilik krizinin sadece ekonomik değil, insani bir krize dönüştüğü ifade ediliyor.

ABD’de emeklilik krizi yaşlıları evsizliğe sürüklüyor

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.