DÜNYA - 30 Ağustos 2025 Cumartesi 19:58 | Son Güncelleme : 30 Ağustos 2025 Cumartesi 20:02

AB'den ABD’ye Filistinli yetkililerin vizelerini iptal etme kararını gözden geçirme çağrısı

A
A
A
AB'den ABD’ye Filistinli yetkililerin vizelerini iptal etme kararını gözden geçirme çağrısı

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD’yi Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantısı öncesinde Filistinli yetkililerin vizelerini iptal etme kararını gözden geçirmeye çağırdıklarını açıkladı.

AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Danimarka’nın Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı kapsamında Kopenhag’da gerçekleştirilen Gymnich formatındaki AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı’nda bir araya geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ev sahibi Danimarka’nın Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ile ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda öncelikle Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda esaslı görüşmeler gerçekleştirildiğini vurgulayan Yüksek Temsilci Kallas, "Avrupa Birliği ve tüm üye ülkeler, barışın sağlanması ve Rusya’nın savaşına son verilmesi için diplomatik çabalara destek veriyor. Ancak Rusya’nın barış hazırlığı içinde olmadığı açık. Aksine daha fazla savaşa hazırlanıyor. Rusya, bu hafta Kiev’e savaşın başından bu yana en büyük ikinci hava saldırısını gerçekleştirdi. Saldırılar birçok sivilin ölümüne neden oldu" dedi.

"Bakanlar, bir sonraki yaptırım paketinin muhtemel unsurlarını görüştü"

Bu çerçevede AB dışişleri bakanlarının Rusya’yı müzakere masasına oturtmayı sağlamanın yollarını tartıştıklarını kaydeden Kallas, "Yaptırımlar, Rusya’yı savaşını finanse edecek milyarlarca eurodan mahrum bıraktı. Yaptırımlar işe yarıyor. Bakanlar, bir sonraki yaptırım paketinin muhtemel unsurlarını görüştü" ifadelerini kullandı.
Kallas, seçenekler arasında Rusya’nın savaşına destek verenlere yönelik ikincil yaptırımlar, ithalat yasakları ve Rusya’nın gölge filosuna yönelik tedbirler olduğunu söyledi.

"Ukrayna’nın finansman açığının giderilecek, zararlardan Rusya sorumlu tutulacak"

Kallas, bakanların ayrıca Rusya’nın dondurulmuş varlıklarına ilişkin meseleleri de ele aldıklarını ifade ederek, "Bu gerçekten çok iyi ve esaslı bir tartışma oldu. Tüm tarafların argümanlarını duymamız ve konuyu derinlemesine tartışmamız gerekiyordu ve bu tartışma devam edecek. Bakanlar, Ukrayna’nın finansman açığının giderilmesi ve savaşın yol açtığı zararlardan Rusya’nın sorumlu tutulması gerektiğini kabul ettiler" dedi.

Kallas, "Finans piyasası, varlıkları dondurduğumuzda tepki vermedi. Piyasalar biz bu konuyu tartışırken de sakin. Riskler var ancak bu riskleri hafifletebileceğimizden eminim. Kesin olan ve herkesin üzerinde anlaştığı şey var. Rusya’nın Ukrayna’da sebep olduğu ve halen sebep olmakta olduğu yıkım göz önüne bulundurulduğunda, Ukrayna’nın zararları tamamen telafi edilmeden Rusya’nın bu parayı geri alması asla düşünülemez" açıklamasını yaptı.

"Top İran’ın sahasında"

Kallas, toplantıda İran’a ilişkin başlıklara da değinildiğini söyleyerek, "E3 ülkeleri Almanya, Fransa ve İngiltere, İran’a yaptırımların geri getirilmesi sürecini başlattı ve bizler bu konuda bir görüşme gerçekleştirdik. 30 günlük süre başladı ve bu diplomasinin sona erdiği manasına gelmiyor. İran, hala Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliği yapma ve ABD ile nükleer müzakerelere yeniden başlama şansına sahip" ifadelerini kullandı.

Yüksek Temsilci Kallas, "Artık top İran’ın sahasında. Dolayısıyla ben de bir çözüm bulunmasına yönelik her türlü diplomatik çabayı desteklemeye hazırım" dedi.

"Gazze’de askeri çözüm mümkün olsaydı, savaş çoktan bitmiş olurdu"

İsrail’in Gazze kentini işgal etme planlarına da değinen Kallas, "İsrail’in Gazze şehrini savaş bölgesi ilan etmesi, insani durumu daha da kötüleştirme tehdidi içeriyor. Eğer askeri çözüm mümkün olsaydı, savaş çoktan bitmiş olurdu. Gazze’nin ihtiyacı olan şey daha fazla değil, daha az savaş" ifadelerini kullandı.
Kallas ayrıca, İsrail’in Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim yerlerini ilerletme kararının da yasa dışı olduğunu ve iki devletli çözümü baltaladığını vurgulayarak, "Neler yapabileceğimizi tartıştık. Sahadaki durumu iyileştirmek için İsraillilerle irtibat halinde olduk fakat elbette daha fazlası yapılmalı" dedi.

"İsrail’e karşı ne tür adımlar atılabileceği değerlendiriliyor"

İsrail’e karşı alınacak tedbirler konusunda AB dahilinde oy birliği sağlanamadığına dikkat çeken Yüksek Temsilci Kallas, "Üye ülkeler, daha fazla ne yapılabileceği konusunda yeni fikirler sundu. Bu fikirleri daha çok inceleyeceğiz. Ancak üye devletlerin, İsrail hükümetinin rotasının nasıl değiştirileceği konusunda farklı düşündükleri ortada. Seçenekler belli ve masada duruyor. Biz seçeneklere ilişkin bir teklif sunduk fakat sorun, AB’ye üye ülkelerin tamamının buna destek vermemesi. Yine de farklı seçenekler hakkında çok iyi bir tartışma yürüttük ve neler yapabileceğimizi keşfetmenin yollarını aramaya devam edeceğiz" dedi.

ABD’ye Filistinli yetkililere yönelik vize kararını gözden geçirme çağrısı

Kallas, ABD'nin New York’ta yapılacak BM Genel Kurulu toplantısı öncesinde Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) heyeti ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın vizelerini iptal etme kararına da değindi. Kallas, "BM ile ev sahibi ülke arasındaki mevcut anlaşmalar ışığında bu kararın uluslararası hukuk ve BM’nin kuruluş ilkeleri de dikkate alınarak tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini hep birlikte vurguladık. Bu konuda vardığımız ortak mutabakat bu şekilde" dedi.

"AB’de İsrail’e karşı tedbirlere destek veren çoğunluk artıyor"

Kallas, soru-cevap bölümünde AB dahilinde İsrail’e ilişkin fikir ayrılıkları ve bölünmelerin arttığı yönünde bir görüntü olduğu yönündeki soru üzerine, "Eğer çoğunluk büyüyorsa bu durumda bölünme artmıyor, aksine küçülüyor demektir. Çünkü çoğunluk artıyor. Yani durum, meseleye nasıl baktığınızla ilgili. Fakat yine de bu tedbirler konusunda bir anlaşmaya varabilmiş değiliz. Önceden ifade ettiğim gibi, mevcut durumu olduğundan farklı göstermeye gerek yok. Bugün çok açık ve dürüst bir tartışma gerçekleştirdik. Özellikle, şu veya bu tedbire karşı çıkan ülkelere şunu sorduk: ‘Peki o zaman ne olabilir? Hangi önlem olabilir?’ Çünkü, hepimiz durumun çok ciddi olduğunda hemfikiriz. O zaman bizim için soru şudur: ‘Buna karşı ne yapıyoruz?’ İşte burada, farklı konularda giderek büyüyen bir çoğunluk var. Fakat henüz gerekli oyları sağlayabilmiş değiliz" dedi.

Danimarka Dışişleri Bakanı Rasmussen: "İsrail’in adımları meşru müdafaanın çok ötesine geçiyor"

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise, "Gazze’deki mevcut insani felaket, her gün devam eden korkunç bir şiddetle devam ediyor ve geçtiğimiz hafta BM, Gazze’de kıtlık yaşandığını açıkladı. Bu eylemler meşru müdafaanın çok ötesine geçiyor ve biz defalarca İsrail’i savaşı durdurmaya ve rotasını değiştirmeye çağırdık. Bugün de AB’ye üye ülkeleri, İsrail’in rotasını değiştirmesi için baskıyı artırmaya çağırdım" ifadelerini kullandı.

Rasmussen, Danimarka’nın İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nın ticaretle ilgili bölümünün askıya alınmasını desteklediğini de açıkladı. İsrail’e yönelik tedbirlerin Hamas’ı desteklemek olacağı argümanlarına da karşı çıkan Rasmussen, "İsrail’e yükümlülüklerini yerine getirmesi için baskı yapılması, sürekli olarak Hamas’ı güçlendirmek şekilde yorumlanıyor. Bu yanlış söylemlerle mücadele etmemiz gerekiyor. Sanırım henüz ilerleyememiş olmamızın sebeplerinden biri de bu. Çok kutuplaşmış durumdayız. İsrail, şu anda iki devletli çözümü baltalıyor ve buna karşı harekete geçmek, Hamas’ı güçlendirmek değildir. Aksine tam tersini savunabilirsiniz çünkü müdahale etmez ve hiçbir adım atmazsak, çatışmanın her iki tarafındaki en radikal çevrelere alan bırakmış oluruz" dedi.
İsrail’e karşı adım atabilmek için daha yenilikçi düşünceler geliştirilmekte olduğunu da ifade eden Rasmussen, "Örneğin işgal altındaki topraklardan ithalatı yasaklamak istiyoruz. Bu (oy birliği gerektirdiği için) muhtemelen uygulanabilir değil. Diğer yandan, bu ithalata ağır gümrük vergileri uygulanması mümkün çünkü bu, nitelikli çoğunlukla alınabilecek bir karar. Tüm bu olasılıkları değerlendireceğiz" dedi.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Boluspor - Bandırmaspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında oynanan Boluspor-Bandırmaspor maçının ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında Boluspor, konuk ettiği Bandırmaspor ile golsüz berabere kaldı. Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında teknik direktörler maçı değerlendirdi. Suat Kaya: "Muhakkak bir seri yakalamamız lazım" Müsabaka genelinde Bandırmaspor’un gole daha yakın ekip olduğunu belirten Boluspor Teknik Direktörü Suat Kaya, "Bizim için ne kadar önemliyse, rakip için de o kadar önemli bir maçtı. Onlar yukarıya tutunmak, biz de onları yakalamak için çalıştık. Sakat oyuncularımızdan bir tanesi döndü. İlk yarı dengeli bir oyun geçti. Kapılan toplarla kontra oynamaya çalıştık. Onlar da öyle yaptı. Gol pozisyonlarına onlar daha fazla girdi. İkinci yarıda ise daha istekli olan, hücumun sağ tarafını iyi kullanmaya çalışan bizdik. Doğruları yaptık, bir gol eksikti, bir şut direkten döndü. Karşı karşıya Barış’ın kaçırdığı bir pozisyon var. Şimdi bu iki haftalık arada diğer sakat oyuncular da takıma katılacak. Çok önemli maçlar arifesindeyiz. Muhakkak bir seri yakalamamız lazım. Sağlam olunca değerlendiriyoruz. Eksik olunca da sorunları zaten siz biliyorsunuz" şeklinde konuştu. Mustafa Gürsel: "Tam bir beraberlik maçıydı" İki takımın oyuncularının da maça konsantre olamadığını aktaran Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, "Tam bir beraberlik maçıydı. Ramazan boyunca biraz sık maç oynadık. İki takımın da oyuncularına baktığımızda maça tam konsantre değil gibiydiler. İki takım da beraberliğe razı bir oyun oynadı. Golü bulan, 1-0’da galip gelebilirdi, öyle bir maç oynandı. Bolu deplasmanı kolay bir deplasman değil. Bir puan bizim için moral puanı. Tabii hedefimize gitmek istiyorsak yeterli mi? Değil. Oyuncuların dinlenmesi açısından bu arayı iyi bir şekilde değerlendirmemiz lazım. Son düzlükte altı maç kaldı. Bu maçta play-off’a girer miyiz, hedefimizi yakalar mıyız? Bunlarla ilgili çalışmaları yapacağız. İyi bir şekilde hazırlanıp son bir ayı güzel değerlendirmek istiyoruz. Oyuncularıma verdikleri mücadele için teşekkür ediyorum" dedi.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici, partililer ve vatandaşlar ile bayramlaştı ANKARA (İHA) – Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde partililer ve aileleri ile bir araya geldi. BBP Genel Başkanı Destici, Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde Genel Merkez’de partililer, aileleri ve vatandaşlarla bir araya gelerek bayramlaştı. Aynı zamanda Destici, çocuklara harçlık vererek hediye verdi. Bayramlaşmanın ardından Destici, bayram ve gündeme dair açıklamada bulundu. Mustafa Destici, bayramlaşma programına Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabrini ziyaret ederek başladıklarını belirtti. Bayramların birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini ifade eden Destici, siyasi görüş farklılıklarına rağmen bu tür günlerde bir araya gelmenin ve bayramlaşmanın önemine dikkat çekti. Destici, partilerinin bayramlaşma programı kapsamında hem kendilerine gelen heyetleri ağırladıklarını hem de oluşturdukları heyetle diğer partileri ziyaret ettiklerini belirtti. Partiler arası bayramlaşmaların olumlu bir atmosferde gerçekleştiğini de bildirdi. "Bölücülük yapmadan, terör unsurlarını barındırmadan herkes Nevruz’u kutlayabilir" BBP olarak Türk milletinin ve coğrafyada yaşayan herkesin Nevruz Bayramını kutladıklarını söyleyen Destici, "Bu bayramın birliğe, beraberliğe, kardeşliğe vesile olmasını Cenabı Hak’tan niyaz ediyorum. Yıllarca bu ülkede Nevruz bayramı kutlamaları adı altında devlete başkaldırıldı. Millet bölünmeye çalışıldı. Terör örgütü açıkça desteklendi. Terör örgütü propagandaları yapıldı ve dolayısıyla da bölücülük yapıldı. Onun için bizim işaret etmeye çalıştığımız nokta budur. Bölücülük yapmadan, terör unsurlarını barındırmadan, terör örgütlerine zemin hazırlamadan elbette ki herkes Nevruz’u kutlayabilir. Dediğim gibi bir ayrılıkçı hareket olarak, bölücülüğe hizmet olarak terör örgütünün propagandasını yapmak için kullananların gerçek niyetinin Nevruz değil terör örgütünün sözcülüğü olduğunu da hepimiz açıkça biliyoruz. Onları da bir kez daha kınıyorum" diye konuştu. "168 kız çocuğunu ve onlar içinde bulunan öğretmenlerimizi asla unutmayacağız" İsrail’in yaptığı saldırılara dair konuşan Destici, "İsrail her gün Filistinlilerin, Müslümanların, mazlumların kanını dökmeye devam ediyor. Lübnan’ı gece gündüz bombalıyor. Binden fazla insan hayatını kaybetti. Çeşitli bahaneler ileri sürerek bunu yapıyor. Amerika Birleşik Devletleri’yle birlikte İran’a karşı savaş açtılar. Yine binlerce insanı öldürdüler. Asla unutmayacağız. O 168 kız çocuğunu ve onlar içinde bulunan öğretmenlerimizi asla unutmayacağız. Onlar bizim de bütün İslam dünyasının da kalbinde vicdanın kırıntısı bulunan herkes, dünyadaki hangi dine, hangi etnik kökene mensup olursa olsun hiç kimse o kız çocuklarını unutmayacak" ifadelerini kullandı. İslam ülkeleri dışişleri bakanlarının geçen hafta Riyad’da bir toplantı gerçekleştirdiğini belirten Destici, "Bir sonuç beyannamesi açıklandı. Ne bekliyoruz biz sonuç beyannamesinde? Önce Amerika’ya ve İsrail’e bir lanetleme, bir kınama var mı? Açıkça bunu göremiyoruz. Tam tersine İran’a bir takım uyarılar yapılıyor. Komşu ülkelere saldırmaması ve bu saldırılardan dolayı bir kınama var. İran durup dururken mi körfez ülkelerine füze attı? Neresine attı füzeyi? Yerleşim yerlerine mi? Hayır. Amerikan üslerine attı. ABD’ye tek kelime edemiyorsunuz. İsrail’e tek kelime edemiyorsunuz ama İran’a, Amerikan üslerinin bulunduğu noktalara füze attığı için eleştiri getiriyorsunuz. Azerbaycan topraklarına ya da Türkiye topraklarına düşen füzeleri biz de kınadık. Biz de lanetledik. Biz de bu konuda hem Azerbaycan’ın hem de Türkiye’nin duruşunun doğru olduğunu söyledik. Bu gerçekten İran tarafından ateşlenmişse bilinçli olarak bunun da bir karşılığı olması gerektiğini de ifade ettik. Bu sözümüzün de arkasındayız ama bu ayrı bir noktadır. İslam ülkeleri dışişleri bakanlarının ortak bildirisi gerçekten İslam dünyasında büyük bir hayal kırıklığına yol açmıştır" şeklinde konuştu.
Şırnak Cizre’de sağanak yağış heyelana neden oldu, dev kayalar evi yıktı Şırnak’ın Cizre ilçesinde sağanak yağış sonrası meydana gelen heyelanda, yamaçtan kopan dev kaya parçaları bir evi kullanılamaz hale getirdi. Aynı bölgede 3 ay içinde yaşanan ikinci heyelanda, evin daha önce tahliye edilmiş olması büyük bir faciayı önledi. Olay, Cizre ilçesi Cumhuriyet Mahallesi 1394. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede etkili olan sağanak yağışın ardından dağ yamacında toprak kayması yaşandı. Şiddetli bir gürültüyle yerinden kopan tonlarca ağırlığındaki dev kayalar, yamacın eteğinde bulunan bir evin üzerine yuvarlandı. Kayaların isabet ettiği evin duvarları kağıt gibi parçalanırken, konutta büyük çapta maddi hasar oluştu. 3 ay arayla ikinci dehşet Aynı bölgede yaklaşık 3 ay önce de benzer bir heyelan yaşanmış, 5 kişilik bir aile ölümden kıl payı kurtulmuştu. İlk olayın ardından riskli bulunan 3 ev tahliye edilmişti. Bugün yaşanan ikinci heyelanda kaya parçalarının girdiği evin boş olması, muhtemel bir can kaybının önüne geçti. İlk heyelanda kayınbiraderine ait evin zarar görmesi üzerine çocuklarıyla birlikte evi terk etmek zorunda kaldıklarını belirten Leyla Gezme, Türkçe bilmediği için Kürtçe yaptığı konuşmada, "Biz bu evde 5’i çocuk toplam 9 kişi yaşıyoruz. Üç ay önceki heyelandan sonra amcamlara sığınmıştık. Bu sabah komşuların haberiyle evimizin yıkıldığını öğrendik. Eğer içeride olsaydık can kaybı yaşanabilirdi. Maddi durumumuz olmadığı için kendi imkanlarımızla önlem alamadık. Sokakta kaldık, sesimizin duyulmasını istiyoruz’’ dedi.