GÜNDEM - 30 Ocak 2020 Perşembe 19:42

Acil tıp hekimlerine Katar'da eğitim imkanı

A
A
A
Acil tıp hekimlerine Katar'da eğitim imkanı

Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) acil tıp uzmanlığı eğitim alan asistanları, bilgilerini artırmaları ve Türkiye’deki acil sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi amacıyla Katar'a eğitime gönderecek.

ATUDER ile Katar Sağlık Bakanlığına bağlı Hamad Medical Trauma Center arasında varılan anlaşma ile acil tıp asistanları ve genç uzman hekimler Katar'da 2 ay süreyle gözlemci statüsünde eğitim alacak.

Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen Qatar Health 2020 Kongresi'ne katılan ATUDER Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, ve Acil Servis Yoğunluğu Yönetimi ve Acil Müdahalenin Optimizasyonu konulu iki ayrı konuşma yaptı. Prof. Cander, temasları çerçevesinde ayrıca Hamad Travma Merkezi Başkanı Prof.Dr. Hasan Al Thani ile eğitim anlaşması yaptı. ATUDER adına Başar Cander ve Hamad Travma Merkezi adına Hasan Al Thani arasında imzalanan anlaşmaya göre, ATUDER üyesi acil tıp uzmanlığı eğitimi alan asistanlar ve genç acil tıp hekimleri Katar Travma Merkezi'nde 2 ay süre ile gözlemci statüsünde travma cerrahları ile birlikte travma yoğun bakım ünitesinde çalışarak eğitim alacak. ATUDER, 2 yıl sürecek proje kapsamında Bilim İlaç firmasının koşulsuz eğim desteğiyle 12 acil tıp hekimini Katar’a gönderecek.

Eğitimi tamamlayan acil tıp hekimlerinin buradan alacakları sertifikanın ABD ve Kanada dahil olmak üzere tüm dünyada geçerli kabul edildiğini belirten Cander, "Türkiye acil tıp konusunda ABD'den sonra dünyada en gelişmiş ikinci ülke. Ancak acil tıp uzmanlığı tek bir yerde alınması gereken bir eğitim değildir. Sadece bir hastanenin acil servisinde değil, değişik ortamları, farklı uygulamaları görerek bilimsel etkinliklere ulaşarak yapılan bir etkinliktir. Eğitime katılacak asistanların bilgi ve deneyimlerini artırarak, burada gördükleri farklı uygulamaları ülkemize adapte etmelerini, böylelikle ileride ülkemizin acil tıp konusunda karşılaşabileceği problemlere çözüm üretilmesine katkı sağlamalarını bekliyoruz. Kendileri burada farklı uygulamaları görerek bilgilerini zenginleştirmiş olarak dönecekler. Bundan acil tıp hizmetlerine ihtiyaç duyan toplumumuz fayda sağlayacaktır" diye konuştu.

Cander, programa katılacak dernek üyesi acil tıp hekimlerinden iyi derecede İngilizce bilmek dışında bir şart aramadıklarını, isteyenlerin bir an önce dernek sekreterliğine başvurmaların istedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.