GÜNDEM - 14 Haziran 2020 Pazar 10:33

‘Adada nostalji yaşatmak istiyorum’ dedi, faytonundan vazgeçmedi

A
A
A
‘Adada nostalji yaşatmak istiyorum’ dedi, faytonundan vazgeçmedi

Büyükada’da atların faytona sürülmesine son verilmesine rağmen 6 faytoncu, faytonlarını satmadı. 30 yıldır bu işi yaptığını söyleyen bir faytoncu, “Büyükada, faytonlar kalktığından beri hayalet şehre dönmüş durumda. Bizim derdimiz, bu adada nostalji yaşatmak” dedi.

Adalarda faytona sürülen atlar ruam hastalığı sebebiyle tartışma konusu olmuş ve atların faytona sürülmesine son verilmişti. Adalarda elektrikli faytonların kullanılacağı açıklandı. Ardından 277 adet fayton İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alındı. Ancak 6 faytoncu faytonlarını satmadı.

“Adada nostalji yaşatmak istiyoruz”

Faytonunu satmayan Şahin Tuntel, 30 yıldır faytonculuk yaptığını söyleyerek, “Adalarda 277 fayton vardı. Şu anda biz sadece 5 arkadaşla beraber 6 tane faytonumuzla adada direniyoruz. Bu nostalji, bu kültürü yok etmemeye çalışıyoruz. Çünkü bizim derdimiz nostaljiyi bu adada yaşatmak. Bizim de sesimizin duyulmasını istiyoruz, bu konuda herkesten yardım bekliyoruz. Adalı insanlar da bundan hoşnutluk duyuyor çünkü bu geleneğin, bu tarihin bir anda bitirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. O yüzden istediğimiz tek şey burada rahatça şu kültürü yaşatabilmek” dedi.

“Faytonlar kalkınca hayalet şehre döndü”

Tuntel, “Büyükada şu anda gördüğünüz gibi hayalet şehre dönmüş durumda. Faytonlar kalktığından beri adada hiçbir canlılık veya turist kalmadı. Adalarda toplamda 277 tane fayton var. Heybeliada, Büyükada ve Burgazada olmak üzere. Şu anda toplam kalan fayton sayısı altı tane. Bunlar da gerçekten adayı seven ve adada yaşayan, çoluk çocuğunu ikamet ettiren, bu kültürü yaşatmak isteyen insanlardan ibaret” diye konuştu.

“Faytonla ulaşım dünyada tek örnekti”

“Bu kadar turist çeken, bu kadar ilgi gören bir sektörü bir anda bitirmek akıl alacak iş değil” diyen Tuntel, “Dünyada faytonla ulaşım bir tek bu adalarda vardı. Bu dünyada tek bir örnekti, ona da sahip çıkamadık. Benim atlarım da şu anda İSPARK'ın aldığı atların içerisinde kalıyorlar. 6 aydır bu hayvanlar içeride hapis kalmış gezemiyorlar, dolaşamıyorlar. O yüzden her konuda bir sıkıntı yaşıyoruz hem hayvanlar açısından hem de ada ve kültür açısından burada bir sıkıntı yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Adalarda yaklaşık 5 bin adet akülü araç olduğunu söyleyen Tuntel, “Sonuçta dört tekerlekli radyasyon saçan bir araç, fosil yakıtlı bir araç. Biz diyoruz ki bizim 6 tane faytonumuz kalmış. Biz bunu nostalji olarak burada da yaşatmak istiyoruz” dedi.

Gamze Erdemir - Aykut Zor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Adalet Bakanı Akın Gürlek Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti ve "Yargının hızlandırılması için gerekli adımları atacağız" dedi. Adalet Bakanı Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini Bakanlıkta kabul etti. Türk Hukuk Enstitüsünün kökleri, tarihi ve gelenekleri olan bir kurum olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "İnşallah biz de beraber çalışacağız. Sizin fikirleriniz, çalışma planlarınız bizim için önemli. Biliyorsunuz şu an yargıda bir reform stratejisi bir reform hamlesi yaptık. Özellikle yargının sorunlarına ilişkin, yargının hızlandırılmasına ilişkin bir kısım önemli adımlar daha atmayı düşünüyoruz" dedi. "Avukatlarımıza biz yardımcı olmak istiyoruz" Avukatların son zamanlarda yaşadıkları sorunları çok iyi bildiklerini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Biz adalet ailesiyiz. Bu adalet ailesinde 209 bin avukatımız, 212 bin hakim, savcı ve adliye personelimiz var. Burada hep birlikte bir çalışma yapmamız gerekiyor. Özellikle avukatlarımızın son zamanlarda yaşadığı sorunları çok iyi biliyoruz. Düzenleyeceğimiz paketlerde hem hukuk yargılamasını hızlandırmak istiyoruz, hem de bir anlamda avukatlarımıza maddi anlamda dokunmak istiyoruz." Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin tüm dünyada kaliteli, nitelikli, elit bir meslek olduğunu ifade etti. "Hukuk mesleği giriş sınavında kalite arttı" Hukuk mesleğine giriş sınavlarının kalitesinin arttığını dile getiren Bakan Gürlek, "Biliyorsunuz hukuk mesleklerine giriş sınavı yapıldı. Biraz zor bir sınav. Evet barajları da yüksek ama bu kesinlikle bu mesleğin nitelikli ve elit bir meslek haline gelmesi gerektiriyor" diye konuştu. "Avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz" Bakan Gürlek, hukuk fakültelerine giriş başarı sıralamasının 125 binden 100 bine çekildiğini belirterek, bu rakamı daha da düşürmek istediklerini ifade etti. Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin elit bir meslek olduğuna vurgu yaptı. Savunma makamının kutsal olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Burada zaten üç tane sacayağı birlikte işlerse yargıda başarı sağlanır. Burada elbette avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz. Uygulamadaki mahkeme kalemlerinde çektiği sorunları da biliyoruz" dedi. E-Duruşma ile daha etkin adli süreçler Adli süreçleri daha etkin ve hızlı hale getiren e-Duruşma uygulamasının özellikle hukuk davalarında önemli ölçüde kullanıldığını belirten Bakan Gürlek, e-Duruşmada da kapsamı genişletmeyi düşündüklerini kaydetti. Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketinde e-duruşma yoluyla ön inceleme duruşmasına katılabilme imkanı getirmeyi planladıklarını söyledi.
Denizli Serinhisar’a özgü yöresel ürünler Leader zirvesinde beğeniye sunuldu Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen Leader Projesi Lansmanında sergilenen serinhisar leblebisi, yatağan bıçağı, kızılhisar bardağı ve yatağan kemik tarağı gibi yöresel ürünleri beğeni topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından düzenlenen "IPARD III Programı Leader Projesi Tanıtım Programı" Türkiye’nin 60 şehrinden gelen 155 YEG Derneği’ni buluşturdu. Toplam 35 milyon avroluk destek paketinin açıklandığı dev organizasyonda Kızılhisar YEG Derneği sergilediği performansla zirvenin parlayan yıldızı olmayı başardı. Serinhisar Tanıtım Standı Etkinlik kapsamında ilçe tanıtım standı kuran 7 YEG Derneği’nden biri Kızılhisar YEG Derneği oldu. Kurulan tanıtım standında Serinhisar Leblebisi, Yatağan Bıçağı, Kızılhisar Bardağı ve Yatağan Kemik Tarağı gibi Serinhisar’a has ürünler sergilendi. Stant ziyaretçilerine Leader Projesi kapsamında geliştirilen Leblebi Çorbası ikram edildi ve Yatağan Çakısı hediye edildi. Tarım ve Orman Bakanı’na Yatağan Kılıcı Takdimi Etkinliğin açılışında yaşanan ve katılımcıların büyük ilgisini çeken sembolik anlarda da derneğimizin imzası vardı. Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız’ın, Sayın Bakan İbrahim Yumaklı’ya takdim ettiği ve Serinhisar’ın 850 yıllık kadim demircilik mirasını simgeleyen Yatağan Kılıcı, Kızılhisar YEG Derneği tarafından özel olarak temin edildi. Kırsal kalkınmanın yereldeki yeni modelini başarıyla uygulayan Kızılhisar YEG Derneği, sunduğu projelerle Bakan düzeyinde tam not aldı. Bakan Yumaklı, derneğimizin bölgeye kattığı katma değeri ve stratejik önemini şu sözlerle takdir etti: "Denizli’de Kızılhisar Yerel Eylem Grubu özellikle Serinhisar’ın adeta nişanesi olan leblebinin, yenilikçi ürün geliştirme faaliyetleri ile katma değerini artırdı. Derneğimizin başarılarını Türkiye gündemine daha fazla taşıyacağımızı ifade etmek isterim. Yerelin gelişmesine katkı koyan başarılar Türkiye’nin gündemine girmeli. Bu başarılar üreticilerimizin kendine güvenini de üst düzeye taşıyacaktır." Konuşmaların ardından temsili çek takdimine geçildi. Kızılhisar YEG Derneği yönetici İlker Özmen temsili sözleşme çekini Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ahmet Antalyalı’nın elinden teslim aldı. Gelecek 5 yılın temelleri atıldı Etkinliğin ikinci gününde IPARD II döneminde faaliyet gösteren YEG Derneklerinin deneyimlerini paylaştığı "Tecrübe ve Bilgi Paylaşımı" oturumu yapıldı. Kızılhisar YEG Derneği yöneticisi İlker Özmen, tecrübe ve bilgi birikimini paylaşmak üzere bu prestijli oturuma davet edilen 5 panelistten biri olarak oturumdaki yerini aldı. Özmen, yaptığı açıklamada; "Bu başarılarla birlikte önümüzdeki 5 yıllık uygulama dönemine güçlü bir giriş yapan Kızılhisar YEG Derneği, yerel dinamikleri harekete geçirmeye ve Serinhisar’ın ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına öncülük etmeye devam edecektir. Ankara’da tescillenen bu başarı, sadece Kızılhisar YEG Derneği’nin değil, tüm Serinhisar halkının ve üreticilerimizin ortak gururudur. ‘Birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen bir kırsal yapı’ vizyonuyla, bölgemizin değerlerini dünya standartlarında projelerle taçlandırmayı sürdüreceğiz" dedi.