SAĞLIK - 03 Eylül 2019 Salı 10:06

Ağızdaki en büyük tehlike: 20 yaş dişleri

A
A
A
Ağızdaki en büyük tehlike: 20 yaş dişleri

Diş Hekimi Umut Şimşek, 20 yaş dişlerine dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.

Diş Hekimi Dr. Umut Şimşek, 20 yaş dişleri ile bilinen dişler aslında üçüncü azı dişi olup genellikle 16-21 yaşları arasında çıktığını belirterek, “Genetik faktörlere göre 20 yaş dişleri her zaman bu yaşlar arasında sürmeyebilir. Tamamen ağız içinde sürmüş olan ve okluzyon denilen kapanışa ve çiğnemeye katkıda bulunuyor ise 20 yaş dişlerini çekmeye gerek yoktur” dedi. 

Bazı kişilerde özellikle çene yapısının dar olmasından dolayı bu dişler sürmediğini anlatan Dt. Şimşek, “Ağız içinde hiç sürmemiş 20 yaş dişleri gömük, kısmen sürmüş dişlere yarı gömük olarak nitelendirilir. Herhangi bir sorun oluşturmuyor ise gömük ve yarı gömük dişlerin çekilmesine gerek yoktur. Ancak özellikle yarı gömük dişler bazen komşu dişlerde çürümeye sebebiyet verebilir. Bazı durumlarda da etrafındaki dişetinde apse, ağrı, şişlik ve ağız açmada zorluk gibi istenmeyen durumlara neden olabilirler. Bu durumlarda hastalar diş hekimlerine müracaat etmelidirler. Bu tarz şikayete neden olan yarı gömük 20 yaş dişleri genellikle antibiyotik tedavisinden sonra çekilirler. Gerekli antibiyotik kullanımından sonra şikayetleri geçen hastalar tedavi olmadıkları takdirde belli bir süre sonra benzer şikayetlerin tekrarlanacağı hastalar tarafından unutulmamalıdır” diye konuştu. 

20 yaş dişlerinin çekimleri için toplumda her zaman bir cerrahi operasyon yapılacağı inancı olsa da; bu durumun her zaman geçerli olmadığını anlatan Dt. Umut Şimşek, “Sürmüş 20 yaş dişleri eğer çeşitli nedenlerden dolayı çekilecek ise normal çekim ile genellikle tedavi edilirken, gömük ve yarı gömük 20 yaş dişleri için dikiş gerektiren cerrahi müdahaleler yapılmaktadır. Normal ve cerrahi diş çekimlerinde hastalar yarım saat tamponu çekim bölgesinde tutmalıdırlar. İşlem sonrası 2 saat boyunca herhangi bir gıda tüketimi yasaktır. Dikişli bir işlem uygulanmış ise ortalama bir hafta kadar dikiş, çekim bölgesinde tutulmalıdır. Hastalar ayrıca gerekli ilaç desteği için diş hekimlerine danışmalıdırlar” şeklinde konuştu.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta iftar sofralarını süsleyen lezzet: Eli böğründe KAHRAMANMARAŞ (İHA) – Kahramanmaraş’ın coğrafi işaretle tescillenen Eli böğründe yemeği, Ramazan ayında iftar sofralarını süslüyor. Kahramanmaraş’ta tescilli yemeği Eli böğründe iftar sofralarında sıklıkla tüketiliyor. Geleneksel taş fırınlarda pişirilen Eli böğründe yemeği kuzu etiyle hazırlanıyor. Adını, hazırlanışı sırasında malzemelerin yan yana konulması ve pişerken bekleyen esnafın elini kaburgasının çevresine koymasından alan yemeğin adı, temel lezzetini kaburga eti ile kuyruk yağı veriyor. Domates, biber ve sarımsak gibi malzemelerle zenginleştirilen yemek, fırında yaklaşık 15 dakika pişirildikten sonra servise hazır hale geliyor. Kahramanmaraş’ta yaygın olarak tüketilen yöresel lezzet, özellikle Ramazan ayında ilgi görüyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Şairler Tepesi’nde bulunan restoranda hazırlanan tescilli lezzetler Ramazan’da iftar vakti misafirlere ikram ediliyor. "Lezzetli ve pratik bir yemektir" Şef Ahmet Nane, Eli böğründe yemeğinin yan yana dizilen malzemelerden dolayı bu ismi almış özel bir yemek olduğunu belirterek, "Kuzu eti, kuyruk yağı, domates, biber ve sarımsak bir araya gelerek fırında yaklaşık 15 dakikada pişer. Oldukça lezzetli ve pratik bir yemektir. Yemeğin en önemli unsurunun et. Kuzu eti olmazsa olmazdır. Dana ya da farklı etlerle yapanlar oluyor ancak bu durumda et fırında sertleşebiliyor. Biz herhangi bir sos ya da marine işlemi uygulamıyoruz. Sadece tuz ve karabiber kullanıyoruz. Kuzunun kendine has aroması ve doğal yumuşaklığı bu yemeğin en büyük sırrıdır" dedi. "Kahramanmaraş’a gelen herkesin mutlaka denemesini tavsiye ederim" Eli böğründenin geçmişinin yaklaşık 60-70 yıl öncesine dayandığını dile getiren Nane, bu lezzetin çarşı esnafı arasında ortaya çıktığını kaydederek, "Eski ustalarımız yemeği tenekelere koyarak daha hızlı pişmesini sağlardı. Biz de o ustaların son dönemlerine yetiştik. Hem pratik hem de son derece lezzetli bir yemek. Kahramanmaraş’a gelen herkesin mutlaka denemesini tavsiye ederim" diye konuştu.
Manisa Ramazanın bereketi sınıflardan taştı Manisa’nın Turgutlu ilçesinde Kamil Semizler İlkokulu öğrencileri, Ramazan ayının manevi iklimini yardımlaşma ruhuyla buluşturdu. Ailelerinin desteğiyle hazırladıkları yardım kolilerini ihtiyaç sahiplerine ulaştıran öğrenciler, paylaşma ve dayanışmanın en güzel örneğini sergiledi. Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bulunan Kamil Semizler İlkokulu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yürütülen değerler eğitimi çalışmaları çerçevesinde anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza atıldı. Ramazan ayının manevi atmosferini fırsat bilen öğrenciler, ailelerinin de desteğiyle ihtiyaç sahipleri için yardım kolileri hazırladı. Öğrenciler tarafından büyük bir özenle hazırlanan koliler, öğretmenleri aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılmak üzere teslim edildi. Gerçekleştirilen çalışma ile öğrencilerde yardımlaşma, paylaşma ve toplumsal duyarlılık bilincinin pekiştirilmesinin amaçlandığı belirtildi. Okul Müdürü Engin Taşkın yaptığı açıklamada, okulların bireyleri hem hayata hem de bir üst öğrenime hazırlayan kurumlar olduğunu ifade ederek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda çocukları erdem, değer ve eylem perspektifiyle yetiştirmeye gayret ettiklerini söyledi. Ramazan ayının bu değerlerin kazandırılması noktasında önemli bir fırsat sunduğunu belirten Taşkın, projeye destek veren öğretmenlere, öğrencilere ve velilere teşekkür etti. Yardım kolilerinin ulaştırıldığı Yedieylül Mahallesi Muhtarı Deniz Bezen ise öğrencilerin sergilediği duyarlı davranışın kendilerini hem duygulandırdığını hem de umutlandırdığını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Okul-aile iş birliğiyle hayata geçirilen çalışmanın, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi açısından örnek bir uygulama olduğu vurgulandı.