DÜNYA - 26 Ekim 2025 Pazar 23:41 | Son Güncelleme : 26 Ekim 2025 Pazar 23:43

Almanya’da eğitim müfredatına savaş ve krizlere hazırlık dersi eklenmesi gündemde

A
A
A
Almanya’da eğitim müfredatına savaş ve krizlere hazırlık dersi eklenmesi gündemde

Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, öğrencileri muhtemel kriz ve savaşlara hazırlamak için eğitim müfredatına ders konulmasını önererek, "Bir okul yılı boyunca öğrencilerin hangi tehdit senaryolarının ortaya çıkabileceği ve bunlara nasıl hazırlanacağı konusu ders olarak okutulmalıdır" dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Polonya başta olmak üzere okul hayatında öğrencileri savaşlara ve tehditlere hazırlamak üzere atılan adımlara Almanya da katılıyor. Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, öğrencileri muhtemel kriz ve savaşlara hazırlamak için eğitim müfredatına ders konulmasını önererek, "Bir okul yılı boyunca öğrencilerin hangi tehdit senaryolarının ortaya çıkabileceği ve bunlara nasıl hazırlanacağı konusu ders olarak okutulmalıdır" dedi.
Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt’a verdiği mülakatta Dobrindt, okullarda gençlerin krizlere ve muhtemel savaşlara hazırlanması gerektiğini savundu. Kriz hazırlığının günlük hayata entegre edilmesi gerektiğini vurgulayan Dobrindt, önerisinin önümüzdeki ay yapılacak Eyalet İçişleri Bakanları Konferansı’nda gündeme getireceğini söyledi.
Dobrindt’in önerisine göre, öğrenciler her eğitim yılında hem teorik hem pratik eğitim görerek kriz zamanlarına hazırlanacak. Öğrencilerin okullarda aldıkları kriz ve savaşa hazırlık eğitimlerini aileleriyle paylaşarak, onların da zor zamanlara hazır olmasına yardımcı olması amaçlanıyor.

"Kriz durumları için temel ihtiyaçlarınızı hazır tutun"

Almanya İçişleri Bakanı Dobrindt, son dönemde sivil savunma alanında atılabilecek adımlar üzerinde çalıştıklarını da belirterek, "Halkı uyaran sirenlerin aktif hale getirilmesi, yer altı garajları, kamu binaları gibi alanlarda sığınakların artırılması bunlara dahil" dedi.

Bakan Dobrindt, vatandaşların da kriz durumlarına kendi sorumlulukları kapsamında hazır olması gerektiğini vurgulayarak, "Herkesin bir kriz durumunda evde acil durum malzemeleri bulundurmasının bir zararı olmaz. Birkaç günlük malzeme, el feneri, yeterli pil ve radyo gibi önlemlerle hazırlık yaparsanız paniğe kapılmaz, önlem almış olursunuz" ifadelerini kullandı.

Almanya'nın sivil savunma rehberi

Dobrindt, elektrik kesintisi veya hava saldırısı gibi kriz durumlarında neler yapılması gerektiğini anlatan ve geçtiğimiz günlerde yayımlanan Sivil Savunma Rehberi’nin ise büyük talep gördüğünü, çünkü insanların krizlere nasıl hazırlanması gerektiğini bilmek istediğini de kaydetti.
Söz konusu rehber acil durumlarda bireylerin nasıl hareket edeceğinin yanı sıra acil durum stoklarının hazırlanması, patlamalardan korunma yöntemleri gibi birçok başlıkta öneriler içeriyor.

Almanya İçişleri Bakanlığı, bu yılın nisan ayında da savaş ve kriz durumlarına hazırlıklı olmak için okullarda sivil savunma tatbikatı yapılması çağrısı yaptı. Bakanlık, ayrıca en az 72 saatlik acil durum malzemelerinin stoklanmasını tavsiye etti.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.