DÜNYA - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 17:28 | Son Güncelleme : 27 Ağustos 2025 Çarşamba 17:30

Almanya'dan siber güvenlik için "Siber Kubbe" hamlesi

A
A
A
Almanya'dan siber güvenlik için "Siber Kubbe" hamlesi

Almanya, son yıllarda kamu kurumlarına ve özel sektör şirketlerine yönelik artan hibrit saldırıları önlemek için "Siber Kubbe" sistemini kuracak.

Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bugün gerçekleştirilen bakanlar kurulunun son toplantısında siber güvenliğin güçlendirilmesi kapsamında çeşitli kararların alındığı belirtildi. Bakanlık açıklamasına göre kabine, Almanya'da siber güvenliği artırmak için güvenlik makamlarının siber savunma yetkilerinin genişletilmesi, sivil ve askeri iş birliğinin derinleştirilmesi ve "Siber Kubbe" sisteminin kurulması için yasal ve fiziki altyapının oluşturulmasına onay verdi.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Almanya'nın son yıllarda ciddi hasara yol açan suç ve istihbarat amaçlı siber saldırıların hedefi haline geldiğinin altını çizerek, "Profesyonel saldırılar artıyor. Mevcut jeopolitik durum nedeniyle hibrit tehditler çoğalıyor. Bu durum karşısında dayanıklılığımızı ve tepki kabiliyetimizi geliştirmeliyiz. Bugün alınan kararlarla siber güvenliği daha da güçlendirecek yol haritası belirlenecek. Almanya'da güvenliği artırıyoruz" dedi.

İçişleri Bakanlığı, kabul edilen düzenlemeye göre yıl sonuna kadar Almanya'daki federal güvenlik makamlarının siber savunma yetkilerinin güçlendirilmesini öngören yol haritasını içeren bir taslak sunacak. İçişleri Bakanlığı, ikinci bir adım olarak da Savunma Bakanlığı ile ortak tatbikatlar gerçekleştirecek ve iletişim sistemlerinin birlikte çalışabilirliğini test edecek. Bakanlık, üçüncü olarak da siber saldırıları önlemek ve karşı koymak için otomatik savunma sistemi "Siber Kubbe" kuracak.

Siber Kubbe, Almanya-İsrail ortaklığı ürünü olacak

Almanya'nın Siber Kubbe için İsrail ile ortak bir çalışma yürütmesi bekleniyor. Almanya'nın söz konusu hamlesi, İçişleri Bakanı Dobrindt'in geçtiğimiz Haziran ayında İsrail'e yaptığı ziyarette atılmıştı. Dobrindt, güvenlik konuları, afet yardımı ve siber savunma konularında iş birliğini ele almak üzere İsrail'de yetkililerle bir araya gelmişti. Dobrindt, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, "Almanya'nın bir ‘siber kubbeye' ihtiyacı var. Bu, casusluk girişimleri ve sabotaja karşı güçlü bir dijital kalkan olurken, enerji ve telekomünikasyon şirketleri gibi kritik altyapıların korunması için de önemli" açıklaması yapmıştı.

Almanya, Rus ve Çin'e karşı siber savunmasını güçlendirmek istiyor

Almanya siber güvenlik alanında atacağı adımlarla özellikle Rus ve Çin kaynaklı casusluk ve hibrit saldırı faaliyetlerine karşı koymayı planlıyor.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Ekiplerden sağanak yağışta yoğun mesai Manisa’da gece saatlerinde başlayan fırtına ve şiddetli sağanak yağışa karşı Manisa Büyükşehir Belediyesi ile MASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri seferber oldu. Kent genelinde olumsuzluk yaşanmaması için 400 personel ve 64 araçla yoğun bir çalışma yürütüldü. Gece saatlerinden itibaren etkisini artıran sağanak yağışın günlük yaşamı aksatmaması amacıyla Büyükşehir ve MASKİ ekipleri sahada aralıksız görev yaptı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çalışmaları ilgili daire başkanlıkları aracılığıyla anlık olarak takip ederken, MASKİ Genel Müdür Vekili Ali Kılıç ile Kanalizasyon Daire Başkanı Şahika Orhan da sahada incelemelerde bulundu. Kritik noktalara hızlı müdahale Sağanakla birlikte yaprak ve çöpler nedeniyle tıkanan yağmur suyu ızgaraları ekipler tarafından kısa sürede temizlendi. Su birikintilerinin oluştuğu noktalarda motopomplarla tahliye çalışması yapılırken, trafik ve yaya güvenliğinin sağlanması için önlemler alındı. Kanalizasyon hatlarında su akışının kesintisiz devam etmesi için de eş zamanlı müdahaleler gerçekleştirildi. Ekipler teyakkuzda Yetkililer, olabilecek yeni yağışlara karşı ekiplerin teyakkuz halinin sürdüğünü belirtti. Vatandaşların yaşanabilecek her türlü sorun, talep ve şikayetlerini ALO 185 MASKİ hattı ile ALO 153 Çözüm Merkezi üzerinden 7 gün 24 saat iletebilecekleri hatırlatıldı.
Samsun Yıllık 21 milyon gıda analizi: "Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur" Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Samsun’da "Gıda Güvenilirliğinde Yeni Yaklaşımlar" konulu konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye’de yürütülen gıda denetimlerinde yıllık 21 milyon 200 bin analiz yaptıklarını belirterek, bu rakamın dünyadaki birçok ülkenin çok üzerinde olduğunu söyledi. Tarımsal Öğretimin Başlamasının 180. Yılı ve Tarım Bayramı kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde düzenlenen programda konuşan Dilber, Türkiye’de yaklaşık 730 bin gıda işletmesinin risk esaslı denetim sistemiyle kontrol edildiğini ifade etti. Her işletmenin bir risk puanı bulunduğunu belirten Dilber, "Her işletmenin bir risk puanı vardır ve bu risk puanına göre bazı işletmeler yılda beş kere denetlenirken bazı işletmelere hiç gitmesek dahi olabilir. Ancak Türkiye’de 730 bin işletme var ve biz bu işletmeleri risk bazlı denetimle denetliyoruz. Örneği somutlaştırmam gerekirse, bir kasap reyonu olan marketle sıradan bir bakkal benim için aynı değildir. Kasap reyonu olan markete 5 kere gidersem, bakkala bazen hiç uğramama dahi gerek olmayabiliyor. Çünkü işletmenin karakteri geri, sahibi titiz oluyor, senden benden daha dikkatli oluyor. Dolayısıyla bu bizim risk esaslı denetimimizin temelini oluşturuyor. Denetim rakamlarını geçiyorum ama somutlaştırmak adına söylüyorum. 81 il, 922 ilçede 8 binin üzerindeki denetçimizle biz sizlere güvenilir gıdalar sunmak için dünyadaki çoğu ülkeden daha iyi şartlarda bir gıda denetim sistemine sahibiz. Riskin oluştuğu dönemlerde sektörel denetimler yapıyoruz. Mesela bakanlık ile doğrudan ilişkisi olmasa bile bir böcek ailesinin ölmesi sonrasında sektördeki Ortaköy’de bir tane dükkan bırakmadık, her gece gittik. Ama bakın, sorumluluk böcek ilaçlamasını, biyosidal ilaçlamasını doğru yapmayan bir kişiden kaynaklıydı. Ama risk arttığı zaman, toplumsal duyarlılık hattında örnek veriyorum; Kurban Bayramı’nda, Ramazan Bayramı’nda, yılbaşı gecesinde arkadaşlarımız denetimde olabiliyorlar. Bunlara da sektörel denetim diyoruz. Biz hayvanların yediği gıdaları da denetliyoruz. Çünkü sağlıklı hayvan, sağlıklı bitki, sağlıklı toplum bakış açısına sahibiz. Denetlediğiniz şeyin içinde ne var diye sorduğunuz zaman laboratuvar hizmetleri önemli bir noktaya gelir. Bugün Türkiye’de 41 tane kamu laboratuvarının doğrudan işletmecisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı’dır. Aynı zamanda 97 tane özel gıda kontrol laboratuvarında denetim yetkisi, kuruluş izni ve bununla ilgili tüm işlemleri bakanlık olarak bizler yapıyoruz" dedi. "Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur" Yıllık 222 bin numune aldıklarını belirten Dilber, "Türkiye’de ben yılda 21 milyon 200 bin analiz yapıyorum. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur. Avrupa Birliği’ndeki 27 ülke ve diğer ülkelerin hiçbirinde bu kadar analiz yükü yoktur. Daha da somutlaştırıyorum. Açın cep telefonlarınızı bakın. ’2022 Avrupa Birliği Pestisit Raporu’ diye araştırma yapın. Avrupa Birliği’nin ekonomik alanındaki ülkelerin toplam yaptığı analiz sayısı, 29 ülkenin toplam analizi 200 bindir. Bakın rakama. Benim numune sayım. Dolayısıyla pestisit analiz raporundan bahsediyorum. Yani Türkiye’de bazen doğru olmayan şekilde, aflatoksin, okratoksin ile pestisiti ayıramayan arkadaşlar internette çıkıp pestisit kalıntısını gözlüyorlar. Çoğu Avrupa Birliği ülkesinde üç tane laboratuvarla koca ülkenin adını duyarsınız, bazen bir tane laboratuvar vardır. Almanya gibi bir ülkedeki laboratuvar sayısını bilmiyorum ama 10’a, 15’e geçeceğini düşünmüyorum. Türkiye’de şu anda 41 tane kamu laboratuvarı var. Benim Bafra’da ürettiğim kapya biber Mersin’e analiz edilmeye gidiyordu. Bu sorunu çözdük. Kapya biber Mersin’e gidiyor mu? Şu an gitmiyor. Gitmiyor olmasının tek bir sebebi var. Cihazımız var, müdürümüz var, arkadaşlarımız var. Samsun’da bu analiz yapılabildiği için vatandaşın kapya biberi buradan Mersin’e gitmiyor. Bunlar büyük bir başarıdır arkadaşlar. Bu burada yapılıyor olmasa, Türkiye’de yapılıyor olmasa biberlerimiz, domateslerimiz gider, Almanya’daki Eurofins laboratuvarında analiz edilir, sonucu çıkınca ihracata izin veririz. Mikrobiyolojik analizler yapıyoruz. Bakın İstanbul’daki olay eninde sonunda döndü dolaştı, gıda kaynaklı olmadığı ortaya çıktığında işte bu gücümüz bizi ayakta tuttu. Çünkü biz laboratuvar sonuçlarında midyeciyi bir ay içeride yatırdık, adam iflas etmek noktasına geldi. Kumpirciyi yatırdık içeride ama baktık ki adam masum, tüm numuneleri tertemiz. Dolayısıyla bu güçler gerçekten kamunun gücü, sizin gücünüz, sizin gibi çalışan arkadaşların ürettiği hizmetler. Bu konuda da bakanlık olarak gayet iyi noktadayız. Türkiye’de son bir yılda 200 bin tane vatandaşımız bize ulaşmış. ’Şu gıdada şu sıkıntı var, bu gıdada bu sıkıntı var’ demiş. Ama biz dikkate aldığımız 145 bin konuyu sonuçlandırmışız" diye konuştu. "Bir çocuk ziraat mühendisliği kazandıysa başsağlığı verir gibi konuşuluyor" Ziraat Fakültesi Dekanı Muharrem Özcan ise, "Her sene 3 milyonun üzerinde öğrenci ÖSYM sınavlarına giriyor. Üniversiteye yerleştirmeler oldu. Son yıllarda yerleşme oranları yüzde 100’e çıktı. Ziraat fakültelerinde de bu oranlara ulaşıldı. Ben bunun doğru bir ölçek olduğunu düşünmüyorum. Burada önemli olan öğrenci sayısı değil, gelen öğrencilerin hangi yüzdelik dilimde ve hangi profilden geldiğine bakmak lazım. Bir çocuk ziraat fakültesine yerleşmişse ailesine başsağlığı ya da teselli verir gibi konuşuluyor. En azından boşta kalmamış gibi yaklaşılıyor. Halbuki dünyanın en değerli mesleklerinden birini icra ediyoruz. Genellikle her fakültede tarımla ilgili bölümler yer alıyor. Bu durum maalesef ziraat mühendisi olarak nitelikli eleman çıktımızı olumsuz yönde etkiliyor. Fakülte açmak yerine mevcut fakültelerin altyapısını iyileştirmek, zayıf olanların ise bölüm sayılarını azaltarak daha verimli, daha ekonomik ve hem insan kaynağı hem de çıktılarının ülke ekonomisine yapacağı katkılar açısından bu yöne yönelmek gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Programda ayrıca OMÜ Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Prof. Dr. Ferhat Uzun Samsun Ziraat Mühendisleri Odası Havva Yurdunuseven Bayzat da konuşma yaptı. Akademik aşama kaydeden doktor öğretim üyelerine "Biniş Takdim Töreni"yle program son buldu.
Kocaeli Kocaeli’yi fırtına vurdu: Evlerin çatıları uçtu, vatandaş tenteyle birlikte savruldu Kocaeli’nin Körfez ilçesinde etkili olan fırtına nedeniyle çok sayıda evin çatısı uçtu, elektrik ve iletişim hatları koptu. Kopan tellerin neden olduğu yangında bir ev tamamen kullanılamaz hale geldi. Dilovası’nda da bir vatandaş fırtınada tenteyle birlikte savruldu. Kocaeli’de etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına büyük hasara yol açtı. Körfez’e bağlı Yukarı Hereke Cumhuriyet Mahallesi’nde çok sayıda evin çatısı uçtu. Hereke Kışla Düzü ve Yukarı Hereke genelinde ise sayısı henüz netleşmeyen onlarca binanın çatısı fırtınaya dayanamadı. Fırtına nedeniyle elektrik ve hatları koptu. Uçan çatı parçaları ana arterleri kapatırken, kopan elektrik tellerinin bir evin üzerine düşmesi sonucu yangın çıktı. Yangında ev tamamen kullanılamaz hale geldi. Ayrıca bir marketin de şiddetli rüzgar sebebiyle camı kırıldı. Dilovası’nda ise bir vatandaş kuvvetli rüzgar sebebiyle tenteyle birlikte savruldu. Yukarı Hereke Muhtarı Abdurrahman Can, özellikle Cumhuriyet Mahallesi’nin afetten ciddi şekilde etkilendiğini belirterek, "Burada açıkça bir afet durumu var. Barınma, yol temizliği ve elektrik çalışmalarının acilen başlaması gerekiyor. Benim aracım fırtınayla sürüklendi, evimin de çatısı uçtu. Bir an önce buraya jeneratör kurulmalı" dedi. Bölgede çalışmalar sürüyor Fırtına sonrası Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, başkan yardımcıları, koordinatörler ve CHP Körfez İlçe Başkanı Yaprak Fidancı, Cumhuriyet Mahallesi’ni ziyaret ederek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Büyükşehir Belediyesi ve Körfez Belediyesi ekipleri ise yollara savrulan çatı parçalarını temizlemek için seferber oldu. Belediye çok sayıda personeli göreve çağırırken ilçede afetle ilgili çalışmalar aralıksız devam ediyor.