SPOR - 16 Kasım 2025 Pazar 11:30 | Son Güncelleme : 16 Kasım 2025 Pazar 11:35

Alp Aksoy: "Hedefim 2030'da ilk Türk Formula 1 pilotu olmak"

A
A
A

Prema Racing ile 2026 sezonunda Formula 4'te yarışacak olan 15 yaşındaki milli sporcu Alp Aksoy, 2030 yılında ilk Türk Formula 1 pilotu olmayı hedeflediğini söyledi.

Türkiye'yi yurtdışında temsil eden en genç sporcu olan ve 9 yaşında "milli sporcu" unvanı alan Alp Aksoy, birçok Formula 1 pilotunu yetiştiren Prema Racing ile anlaşarak yarış kariyerine emin adımlarla devam ediyor. Küçük yaşlardan itibaren Türkiye Karting Şampiyonası'ndan WSK Super Master Series'e, CEE Avrupa Şampiyonası'ndan FIA Karting Dünya Şampiyonası'na kadar pek çok prestijli seride podyuma çıkan Alp Aksoy, 2026 sezonunda Prema Racing ile Formula 4'te yarışmaya hazırlanıyor.

"Hedefim 2030'da ilk Türk Formula 1 pilotu olmak"

Türkiye'nin Formula Pilotu Alp Aksoy, İtalya'nın Venedik kentinde düzenlenen basın toplantısında kariyerine ve hedeflerine dair açıklamalarda bulundu. 2030'da ilk Türk Formula 1 pilotu olmayı hedeflediğinin altını çizerek sözlerine başlayan Aksoy, "Kısa vadeli hedeflerim Formula 4'te 2026 senesinde İtalya'da şampiyon olmak. Uzun vadeli hedeflerim ise 2030'da ilk Türk Formula 1 pilotu olmak. Bunun için çok çalışıyorum ve olacağım" ifadelerini kullandı.


"Baskı altında sakin kalmaya ve en doğru kararı vermeye çalışıyorum"

Baskı altında çalışmaya alışık olduğunu belirten Alp Aksoy, örnek aldığı Formula pilotunun Michael Schumacher olduğunu dile getirdi. Aksoy, "10 senedir kartingde yurt dışında yarışıyorum. Baskı altında sakin kalmaya çalışıyorum ve en doğru kararı vermeye çalışıyorum. Bunları yapınca da her şey olumlu gidiyor" diye konuştu.

Alp Aksoy:

"Prema Racing profesyonel bir takım"

Prema Racing'in profesyonel bir takım olduğunu vurgulayan milli sporcu, "Dünyanın en iyi formula takımlarından biri. Özellikle mühendislerle data odasında çok güzel vakit geçiriyoruz. Onlara en iyi geri bildirimi veriyorum. Onlar da arabayı bana göre ayarlamaya çalışıp en iyi performansı göstermeye çalışıyoruz. Bir sonraki yarışımız 2 hafta sonra. Neler olacağını göreceğiz" dedi.

"Luca Baldisserri ile çalışmak çok iyi"

2007-2015 yılları arasında Scuderia Ferrari'nin Baş Pist Mühendisi olarak görev yapan İtalyan mühendis Luca Baldisserri ile çalışmanın çok iyi olduğunu aktaran Alp Aksoy, "Çok profesyonel. Her şeye çok farklı bakıyor. Datalara da çok farklı bakıyor. Benim neyi yanlış yaptığımı görüp bana söylüyor. Formula 4'te hızlı olmamda bana en çok yardımcı olan kişi" şeklinde konuştu.

Kariyerine dair planlamalarını da paylaşan 15 yaşındaki sürücü, "2026 senesinde Formula 4'ü kazanıp, 2027'de Formula 3'te İstanbul'da kazanmak benim için çok büyük bir gurur olur. İstiklal Marşımızı okutmak daha da güzel olur" dedi.

"Her gün kendimi geliştirmeye çalışıyorum"

10 senedir bu sporu yaptığının altını çizen Alp Aksoy, "Ailem bana hep destek oldu. Hep benimle birlikte yarışlara geldiler. Onlara çok teşekkür ediyorum. Her gün çok çalışıyorum. Simülatör, spor, refleks. Beslenmeme de dikkat etmeye çalışıyorum. Her gün kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Geliştirmeye de devam edeceğim. Arkamdan yürüyen çok fazla kişi var. Ne mutlu bana, benim yolumdan ilerliyorlar. Benim önerim, eğer başlarlarsa hiçbir zaman bırakmasınlar ve çok çalışsınlar" açıklamasını yaptı.

Emir Kalafatoğlu: "Artık Alp sadece benim değil hepimizin pilotu"

Alp'le 7 yaşındayken çalışmaya başladıklarını, son 8 yıldır da antrenörü olduğunu söyleyen eski milli sporcu ve antrenör Emir Kalafatoğlu, "Alp'in kariyer planını çizerken Türkiye'de daha önce yapılmamış vizyoner bir bakış açısıyla planlamak istedim. Alp inanılmaz bir başarıya imza atarak yarıştığı her kategoride ayrı ayrı uluslararası alanda en üst seviyede podyuma çıkmayı başardı. Oldukça zorlu bir kabul sürecinden geçtik. Bu süreç tam 6 ay sürdü. Prema bizi 4 farklı pistte 8 gün boyunca test etti. Bunun yanı sıra mental ve simülatör testleri, pistte ve pist dışında davranış ve data testlerine tabi tuttu. Alp bunların hepsini başarıyla geçerek kontrata adını yazdırmayı başardı. Prema Racing şu anda Formula 1'deki 20 pilotun 7'sini yetiştirmiş bir takım. Yani emin ellerdeyiz, doğru adımları atıyoruz. Şimdi sorumluluklarımız ve hedeflerimiz çok daha büyük. O yüzden çok daha fazla çalışacağız. Alp'in karakteri, yeteneği ve çalışkanlığı doğrultusunda büyük başarılar elde edeceğine eminim. Artık Alp sadece benim değil hepimizin pilotu" ifadelerini kullandı.
2025 ve 2026 yıllarında 4 farklı seride mücadele edeceklerini aktaran Kalafatoğlu, "Sezonumuz 2 hafta sonra başlıyor. İkinci serimiz ocak ayında başlayacak. Ana serimiz 2026 İtalya Formula 4 Şampiyonası. Bu şampiyona da Formula 4 şampiyonaları arasındaki en zor şampiyona. Sözleşmemiz 1+1 şeklinde. Hedeflerimiz çok büyük. Formula 4'ten sonra şampiyon olup Formula 3'e geçmek istiyoruz. 2027'de İstanbul'da İstiklal Marşımızı İstanbul Park'ta okutmak istiyoruz" şeklinde konuştu.

Alp Aksoy:

Angelo Rosin: "Alp'i çok hızlı ve etkili buluyorum"

Çalıştırdığı pilotları her anlamda hazırlamaya özen gösterdiğini anlatan Prema Yarış Takımı'nın Kurucusu Angelo Rosin ise şu ifadeleri kullandı:

"Yaklaşık 2 ay önce Formula 4'te yarışmaya başladık. Kartingten Formula 4'e geçmek öyle göründüğü kadar kolay bir şey değil. Aralarında önemli farklar var. Çalıştırdığım pilotları her anlamda hazırlamaya özen gösteriyorum. Alp'i çok hızlı ve etkili buluyorum. Günümüzde gençlerin bu tip karakteristik özelliklere sahip olması da kolay değil. Böyle gençleri bulmak kolay değil."
Prema olarak pilot seçimini yaparken çok dikkat ettiklerini sözlerine ekleyen Rosin, "Bu sadece benim yaptığım bir iş değil, bu bir ekip işi. Bütün ekibimizden destek alıyoruz. Genç pilotları keşfetme aşamasında onların yaklaşımına bakıyoruz. Aynı zamanda kendilerinin yeteneklerini de göz önünde bulunduruyoruz. Teknik bakımdan da nasıl bir yaklaşımda bulunduklarını değerlendiriyoruz" dedi.

Yunus Emre Öztaş - Mehmet Ekrem Ceylan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor ING Türkiye’nin Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene ulaşan proje, yenilenen yapısıyla Türkiye’nin 81 ilinden öğretmenleri dijital zekâ odağında kapsamlı bir eğitim programıyla buluşturuyor. Toplumsal yatırımlarında dijitalleşme ve eğitimde fırsat eşitliğini önceliklendiren ING Türkiye’nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuru süreci devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunulan proje; öğretmenlerin teknolojiyle güçlenmesini, dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini ve kazandıkları dijital becerileri sınıflarında öğrencilerine aktarmalarını hedefliyor. Nisan ve mayıs aylarında gerçekleştirilecek yeni dönemde 1.000 öğretmene kapsamlı bir eğitim programı sunulacak. Yenilenen proje ile birlikte Türkiye’nin 81 ilinden okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan ve devlet okullarında çalışan tüm öğretmenler programa başvurabiliyor. Katılım için temel bilgisayar bilgisine sahip olmak yeterli. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı kadrolu veya sözleşmeli öğretmenler, 13 Mart 2026 tarihine kadar projenin web sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor. Proje sonunda öğretmenler sertifika almaya hak kazanıyor. Öğretmenlere 8 hafta dijital yetkinlik eğitimi Dijital Öğretmenler Projesi iki fazdan oluşuyor. 8 hafta süren ilk faz; canlı sunumlar ve etkileşimli video derslerinden oluşuyor. Bu aşamada öğretmenlere Dijital Zekâ, Dijital Üreticilik ve Tasarım ile Dijital Ölçme ve Değerlendirme alanlarında kapsamlı eğitimler veriliyor. Program kapsamında; dijital içerik ve materyal üretimi odağında infografik hazırlama, etkili sunum oluşturma, video düzenleme, animasyon tasarımı ve mikro öğrenme yaklaşımıyla eleştirel düşünme temelli dijital ölçme-değerlendirme uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca üretken yapay zekâ araçları da uygulamalı olarak tanıtılıyor. Okul öncesi ve lise kademelerine özel farklılaştırılmış modüller sayesinde teknolojinin yaş ve gelişim düzeyine uygun, anlamlı ve sorumlu biçimde sınıf ortamına aktarılması destekleniyor. İlk fazın ardından başarı kriterlerine göre seçilen 100 öğretmen, sanal gerçeklik gözlükleriyle sanal ve artırılmış gerçeklik üzerine ileri seviye eğitim alma fırsatı elde ediyor. Proje yenilendi: Daha geniş etki alanı, güçlü yapı ve zengin içerik Yenilenen proje kapsamında hedef kitle genişletildi; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yanı sıra okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edildi. İçerik, dijital zekâ odağında yeniden yapılandırılırken, daha esnek ve etkili bir öğrenme deneyimi sunmak amacıyla canlı ders sayısı artırıldı.
Mersin Hint Okyanusu’na özgü ‘portakal benekli lagos’ Mersin’de tezgaha çıktı Mersin’de Hint Okyanusu kaynaklı ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ balığı tezgahlarda yerini aldı. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, son yıllarda deniz suyu sıcaklığındaki artış ve gemi hareketliliği nedeniyle tropikal balık türlerinin Akdeniz’de görülmeye başladığını söyledi. Mersin Balık Pazarı’nda Akdeniz’de nadir görülen bir balık türü tezgâhlarda satışa sunuldu. Balıkçıların ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ olarak adlandırdığı balığın Hint Okyanusu kaynaklı olduğu belirtildi. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Polat, son yıllarda Akdeniz’de farklı balık türlerinin görülmeye başladığını belirterek, denizlerdeki değişimin bu türlerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu ifade etti. Polat, balığın bölgeye geliş nedenlerine ilişkin, "Akdeniz’de daha önce de yaşadığımız gibi Hint Okyanusu kaynaklı değişik balıklar geliyor. Bu balıklar bizim denizimizde olmayan balıklar. Havaların sıcaklığı, deniz suyunun sıcaklığı, tuz oranı ve gelen yük gemilerinin sintine sularıyla bazı balık türleri buraya gelebiliyor. Bu balık türünün de oradan geldiğini düşünüyoruz" dedi. "Akdeniz’e özgü bir balık değildir" Balığın Akdeniz’e özgü olmadığını söyleyen Polat, "Bu gördüğünüz kırmızı benekli lagos dediğimiz balıktır, portakal benekli de deniyor buna. Bu Akdeniz’e özgü bir balık değildir, tamamen Hint Okyanusu kaynaklıdır. 5-6 yıl önce Antalya Körfezi’nde görülmüştü. Şimdi Mersin’de de denk geldik" diye konuştu. "Akdeniz’de de değişkenlik oluyor" Akdeniz’de zamanla tropikal özelliklerin görülmeye başladığını dile getiren Polat, "Yıllar içerisinde Akdeniz artık tropikal bir deniz olmaya başladı. Teknolojinin gelişmesiyle, gemilerin hareketliliğiyle ve doğanın kendi içindeki gücüyle Akdeniz’de de değişkenlik oluyor. Böyle tropikal balıklar buraya gelmeye başlıyor" ifadelerini kullandı. "Balık gayet lezzetli bir balık" Balığın lezzetli bir tür olduğunu belirten Polat, "Portakal benekli, yani kırmızı benekli lagos dediğimiz balık gayet lezzetli bir balık. Okyanusta yetişen bir balık. Eti bembeyaz, pamuk gibidir ve yumuşaktır. Her zaman çıkan bir balık çeşidi değil. Biz de tezgahımıza koyduk, satışa sunuyoruz" dedi. "Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor" Balığa talep olduğunu söyleyen Polat, "Sabah bir tanesini sattık. Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor. Elimizde 6-7 tane vardı, şu an 5 tane kaldı" şeklinde konuştu. Balığın kilosunun 700 TL’den satıldığını ifade eden Polat, "Normalde lagos balığını 700 ile bin TL arasında toptan fiyatına satıyoruz. Bu balık yeni çıktığı için tanınması yeni olduğu için fiyatını diğer lagosa göre düşük tuttuk ve kilosunu 700 TL’den satışa sunuyoruz" diye konuştu.