TEKNOLOJİ - 18 Eylül 2018 Salı 12:44

Amazon'un Türk'ü

A
A
A
Amazon'un Türk'ü

Web sitelerinin Google’da üst sıralara çıkmasını sağlayan SEOART yazılımıyla Amazon AWS’den startup yatırımı alan ilk Türk olan Oktay Çomak, SEO alanında aranan isim hâline geldi.

Türk e-ticaret sektörüne girmeye hazırlanan Amazon AWS, Türkiye’ye daha gelmeden ilk yatırımını yaptı. 29 yaşındaki genç girişimci Oktay Çomak yapay zeka ile çalışan SEO yazılımı ile Amazon’dan startup yatırımı alan ilk Türk oldu. Amazon’dan 2 yıllık teknik destek alan Çomak Türkiye’de çok az bilinen SEO alanında en tanınmış isimlerden biri. Medya kuruluşları başta olmak üzere e-ticaret siteleri ve internet üzerinden pazarlama faaliyeti yürüten firmalara SEO hizmet veriyor. SEO tekniklerini kullanan firmalar ise Google’a herhangi bir ücret ödemeden haber ya da ürünlerinin üst sırlarda yer almasını sağlıyor. Böylece etkinliklerini artırarak daha çok kişiye ulaşırken, gelirlerini de artırıyorlar. Bu alanda eksikliği görerek SEOART adını verdiği bir yazlım geliştirdiğini anlatan Çomak, “SEOART bir tool. Tamamen Türk yazılımcılar tarafından geliştirildi. Google, Yandex ve Yaani gibi bütün arama motorlarıyla entegre şekilde çalışıyor. SEOART haber sitelerinin ihtiyaçlarına göre geliştirildi. İki yıldır kullanılıyor. Yazlım ilgili kelimeleri tarıyor, günlük olarak grafikleri veriyor, web sitesi hatalıysa tespit ediyor. Haber için konu önerisinde bulunuyor, almanız gereken aksiyonları söylüyor. Yazlımın ikinci versiyonu ise e-ticaret dahil olmak üzere her türlü web sitesinde kullanılabilecek” dedi.
SEOART’ı kurduktan sonra yatırım arayışına girdiğini anlatan Çomak, “Amazon’la da görüşmemiz bu süreç içerisinde oldu. Aslında Amazon’la tanışıklığımız daha eskilere dayanıyor. Ben öğrenci iken Sırbistan ve Makedonya’da Amazon AWS’in eğitimlerine katılmıştım. Yazılımı geliştirdikten sonra Amazon’un kapısını çalmaya karar verdik. Fikrimizi dinlediler, beğendiler. 2017’nin Eylül ayı gibi startup desteğini aldık. Önümüzdeki 2 yıl boyunca bütün maliyetlerimizi karşılayacak ve yurt dışına da açılmamızı sağlayacak kadar güzel bir destek. Karşılığında bizden hiçbir şey talep etmediler. Çünkü Türkiye’de bir şey yapmak istiyorlar. Yatırımcılara da tavsiyem gitsin Amazon’a başvursunlar. Türkiye’ye satışlara başladıklarında onlarla birlikte çalışmak istiyoruz. Amazon AWS dışında başka yatırımlarımız da bulunuyor” diye konuştu.

SEO NEDİR?

SEO kelimesi, Search Engine Optimization ifadesinin kısaltılmasından oluşuyor. Türkçe karşılığı, arama motoru optimizasyonu demek. SEO teknikleri web sitesinin arama motorunda daha üst sıralara çıkmasını ve ziyaretçi sayısını artırmayı sağlar. Böylece siteler gelirlerini daha da artırma imkânı bulur.

LOKASYON BAZLI KELİME ARAYACAK

Gebze’de kurulan Bilişim Vadisi’nden de kuluçka desteği aldıklarını dile getiren Çomak, hedeflerinin yurt dışına açılmak olduğunu söyledi. Çomak, “Bizim için en ideal pazar Polonya. Sonra Londra ve Berlin olacak. 2019 yılının sonunda mutlaka yurt dışında olmak istiyoruz. İki iddiamız var bizim. Birincisi lokasyon bazlı kelime sonuçlarını verebilmek. İkincisi ise geliştirme hizmeti vermek. Bunu Türkiye’de yapabilen tool henüz yok. Yurt dışından ise datalar bir kaç hafta geriden geliyor. Yazılımın yeni versiyonu ile bunu günlük ve anlık olarak verebileceğiz” ifadelerini kullandı.,

TÜRKİYE'DE DEĞERİ YETERİNCE BİLİNMİYOR

SEO hizmetinin Türkiye’de yeterince anlaşılamadığını belirten Oktay Çomak, “İnternetteki datayı ölçümleyebilmelisiniz. Ölçümlemediğiniz şeyi yorumlayamazsın. O zamanda nerede hata yaptığını almaz ve patinaj yaparsınız. Herkes erişebilsin diye SEOART’ın fiyatları 10 dolardan başlıyor. İnsanlar 10 dolar ödeyerek en azından ne yapması gerektiğini bilecek” dedi.

İnternette ön plana çıkmak için

¥ Karşıdaki kullanıcı gibi düşünerek hareket edin. “Ben olsam Google’da nasıl arama yapardım” diye düşünün.
¥ Etiketleme yaparken doğru kelimeyi ve yönlendirme yapın.
¥ İçeriklerin rahat okunabilir olmasına dikkat edin. Yazılarda mutlaka satır arası ve paragraflar olsun. Metni video ve fotoğraf ile destekleyin. Satır arası olmayan düz metinleri okuyucu da Google’da sevmez.
¥ Eğer bir ürününü ön plana çıkmasını istiyorsanız açıklamaların orijinal ve size ait olmasına dikkat edin.
¥ Koyduğunuz metin ve video sayfanın amacına hizmet etmeli.
¥ Eğer bir web sitesi yapıyorsanız kendine has bir karakteri ve tasarımı olmalı. Çünkü Google orayı bir vitrin gibi görür.

Haber siteleri neden “şok” ve “flaş”ı sever?

Bunun temelinde Google’un hızlandırılmış mobil sayfa uygulaması yatıyor. Google “son dakika” haberlerini 5 kat daha hızlı açıyor. Uygulama gelecekte bütün web siteleri kapsayacak. Bu özellik şu an iki yıldır uygulanıyor. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."