TEKNOLOJİ - 15 Ağustos 2018 Çarşamba 13:10

Amerika’nın internet ve sosyal medyadaki dolar manipülasyonu

A
A
A
Amerika’nın internet ve sosyal medyadaki dolar manipülasyonu

Amerika Bileşik Devletleri Türkiye’ye sadece ekonomik değil aynı zamanda dijital bir savaş açtı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Türk ürünlerine yönelik gümrük vergisi artırımı kararı ardından internet ve sosyal medyada da sanal savaşlar yaşanmaya başladı.

 Bu sanal savaşların en önemli ayağını Google oluşturuyor ve Google üzerinden de bir algı operasyonu yürütülüyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık Amerika’nın yürüttüğü dijital savaşı açıkladı.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık, özellikle son günlerde internet ve sosyal medyada algı operasyonlarının yürütüldüğünü belirterek, Amerika merkezli web sitelerinin Türkiye’ye yönelik sanal ortamdaki müdahalelerine dikkat çekti. Birkaç gündür Google’daki değişime dikkat çeken Kırık; “Genel merkezi Amerika’da yer alan Google ekonomik anlamda da oldukça yüksek gelir elde etmektedir. 2017 yılı son çeyreği itibariyle Google’ın çatı şirketi Alphabet’in net karı 6,8 milyar dolar olmuştur. Google hemen hemen herkes tarafından yalnızca bir internet arama motoru olarak biliniyor. Ama Google yalnızca bir arama motoru değil…” dedi.

Google, Türkiye’den büyük gelir elde ediyor

 Dünyanın en çok erişilen internet sitesi olan Google’a Türkiye üzerinden de büyük ölçüde reklam verilmektedir. Google SEO (Search Engine Optimization) mantığıyla çalışmaktadır. Google aramalarında üst sıralarda yer almak için birtakım faktörler gerekmektedir. Google’nin botları bir web sitesinin içeriğini, kodlarını, özgünlüğünü taramakta, backlink (bir sitenin başka bir siteye vermiş olduğu link) ve trafik istatistiklerinden de yararlanmaktadır. Meta etiketler, site içi performans, sitenin hızı da Google’ın dikkat ettiği diğer unsurlardır. Bu tarz özelliklere sahip web içerikleri Google tarafından daha üst sıralarda görüntülenmektedir.” dedi.

Vatandaşı rahatlatacak bazı haberler indekslenmiyor

Döviz kurgularındaki dalgalanma sonrası Google tarafından yapılan aramalarda birtakım anormalliklerin yaşandığını belirten Dijital İletişim Araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık; “Özellikle “dolar”, “euro” ve “döviz” gibi kelimeler aratıldığından daha çok olumsuz türde içeriklerin, haberlerin üst sıralarda yer aldığı açık bir şekilde gözlenmiştir. Hatta bu sitelerinin birçoğunun trafiği son derece düşüktür. Bunun aksine daha yoğun trafiğe sahip, özgün içerikli ve SEO uyumlu birtakım sitelerdeki döviz kurlarına yönelik sağduyulu ve açıklayıcı içeriklerin çok altlarda ya da ilk sayfadan sonra çıktığı tespit edilmiştir. Bu durumun özellikle ABD Başkanı Trump’ın açıklamaları sonrasında meydana gelmesi oldukça düşündürücüdür. Ancak aynı kelimeler Rusya'nın pazar payı bakımından en büyük arama motoru olan Yandex ile sorgulandığında çok farklı sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Elbette her arama motorunun kendine özgü bir yapısı ve işleyişi bulunmaktadır. Ama dönemsel değişikliklere şüpheyle yaklaşmak önemlidir.” şeklinde görüş belirtti.

Duygu analizi ile olumsuz içerikli haberler üst sıralara çıkarılabiliyor

Google’ın duygu analizi özelliği bu noktada devreye girmektedir. Özellikle son dönemlerde kullanımı yaygınlaşan sentiment (duygu) analizi özelliği sayesinde mevcut içeriğin olumlu mu?, olumsuz mu? ya da nötr mü? olduğu sistem tarafından rahatlıkla tespit edilebilmektedir. Böylece olumsuz içeriğe sahip sayfalar sistem tarafından rahatlıkla üst sıralara çıkartılmakta, olumlu ya da nötr içerikler alt sıralara düşebilmektedir. İnternet kullanıcılarının bu tarz durumlara karşı çok dikkatli, hassas ve iyi bir dijital okur-yazar olmaları önem arz etmektedir.

Temel gaye psikolojik üstünlük kurmak ve vatandaşları paniğe teşvik etmek

Bu müdahalelerin altında yatan temel amacın zaten döviz kurundaki dalgalanmadan dolayı panik içerisinde olan vatandaşları daha da sıkıntıya sokmak ve psikolojik olarak üstünlük kurmak olduğunu ifade eden akademisyen Kırık; “Google gizlilik açısından da büyük sorunlar taşımaktadır. Associated Press tarafından paylaşılan bilgilerden de anlaşılacağı üzere gerek Android cihazlarda, gerekse de iPhone’larda Google hizmetlerini kullananların, gizlilik ayarlarını değiştirseler bile bulundukları yerlerin kaydedildiği saptanmıştır. Yalnızca bu durum bile Google’ın dijital iz konusundaki tehdidini gözler önüne sermektedir.” açıklamalarında bulundu.

Sosyal medya da manipülasyon için kullanılıyor

Sosyal medya üzerinden döviz kuru yükselişini provoke edici ve algı oluşturacak şekilde paylaşım yapan 346 sosyal medya hesabının tespit edildiğinin altını çizen Doç. Dr. Kırık; “Özellikle Twitter’da bu tarz dönemlerde anonim hesaplar üzerinden algı oluşturuluyor ve kullanıcılar bilerek ya da bilmeyerek bu suni gündeme ne yazık ki destek veriyorlar. Atılan olumsuz tweetler analiz edildiğinde Amerika, Yunanistan ve Brezilya gibi ülkelerden gönderilen mesajlar ön plana çıkıyor. Amerika’nın ekonomik savaşı, sosyal medya ve internet ortamında da devam ediyor. Milletçe kenetlenmemiz ve devletimize her noktada destek olmamız gerekiyor. Bu tarz manipülatif içeriklerin görüntüler ve linklerler eşliğinde siber@egm.gov.tr adresine gönderilmesi ya da www.ihbarweb.org.tr sitesindeki formun doldurulması büyük önem arz ediyor” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

CANAN BEŞTAŞ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."