DİĞER SPORLAR - 01 Şubat 2023 Çarşamba 13:19

Antrenör dede, şampiyon torunlar yetiştiriyor

A
A
A
Antrenör dede, şampiyon torunlar yetiştiriyor

Yozgat’ta kick boks antrenörü olan 69 yaşındaki Mustafa Zararsız, torunları Betül ve Mustafa Kaan’ın yanı sıra kick boksa ilgi duyan birçok sporcu yetiştiriyor.

Yozgat’ta 13 yaşında tekvando ile dövüş sporlarına başlayan boks, karate, kick boks gibi branşlarda kendini geliştiren ve ilerleyen yaşına rağmen spordan kopmayan Mustafa Zararsız, bu branşlarda hem spor yapmaya hem de sporcu yetiştirmeye devam ediyor. 15 yıl önce antrenörlük belgesi alan ve ilk olarak çocuklarının daha sonra da torunlarının antrenörlüğünü yapan Zararsız, torunları Betül, Mustafa Kaan ve yetiştirdiği diğer sporcularla ulusal ve uluslararası şampiyonalarda önemli dereceler kazanıyor.

Halen Yozgat Belediyesi Bozokspor Kulübü bünyesinde antrenörlük yapan ve geleceğin şampiyonlarını yetiştirmek için çaba harcayan Mustafa Zararsız, tecrübelerini genç sporculara aktarmaya çalışıyor. 19 yaşındaki torunu milli sporcu Betül Zararsız ve 17 yaşındaki torunu milli takım sporcusu Mustafa Kaan Zararsız ile kick boksta elde ettiği başarıların gururunu yaşayan 69 yaşındaki Zararsız, yeni şampiyonların yetişmesi için de ter döküyor.

Antrenör dede, şampiyon torunlar yetiştiriyor

Dünya, Avrupa kupası ve Türkiye şampiyonlukları var
İlkokul yıllarında dedesi sayesinde kick boksa başladığını söyleyen Betül Zararsız, "7 yaşından beri kick boks ile ilgileniyorum. Amcalarım ve antrenörüm olan dedem sayesinde bu spora başladım. 2015 yılından beri müsabakalara çıkıyorum. Dünya ve Avrupa kupası şampiyonluğum ve 4 tane de Türkiye şampiyonluğum var. 2021 yılında milli takımlara girdim. Bu yıl Şanlıurfa’daki şampiyonada 55 kilogramda birinci oldum. 2. ve 3. maçlarda da şampiyon olursam, milli takıma girip dünya şampiyonasına gideceğim, orada da şampiyon olmak istiyorum. Okuldan sonra kalan zamanımda antrenmanımı yapıyorum. Dedem spora başladığımdan beri antrenörlüğümü yapıyor, onun sayesinde disiplini bırakmıyoruz ve daha çok çalışıyoruz, iyi oluyor bizim için" dedi.

Türkiye şampiyonlukları var
74 kilogram genç erkeklerde Türkiye şampiyonlukları elde eden 17 yaşındaki Mustafa Kaan Zararsız ise, "Küçük yaşlarda kick boksa başladım. 2016 yılında Türkiye şampiyonalarına katılmaya başladım. Türkiye şampiyonalarında çeşitli derecelerim var. Geçen yıl 2 kez Türkiye şampiyonu oldum ve milli takıma girmeye hak kazandım. Şu anda da Yozgat Belediyesi Bozokspor Kulübü'nde lisanslı sporcuyum. 74 kilogramda genç erkeklerde yarışıyorum. Şu anki hedefim Avrupa ve dünya şampiyonu olmak. Lise 3. sınıftayım, zor olsa da spor ve okulu aynı anda yürütmeye çalışıyoruz. Mesleki hedefim de inşaat mühendisi olmak. Bu sporu da küçük yaştan beri severek yapıyorum. Antrenörüm de dedem olduğu için hem evde hem de salonda daha düzenli olmamı ve bu sporu sevmemi sağlıyor" şeklinde konuştu.

Şampiyon sporcular yetiştiriyor
Önce çocuklarını şimdi de torunlarının antrenörlüğünü yaptığını belirten Mustafa Zararsız da, "10-15 yıl arasında antrenörlük yapıyorum. Önce çocuklarımı yetiştirdim şimdi de torunlarımı yetiştiriyorum. Torunlarımın ikisi de milli sporcu, çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şampiyon sporcular yetiştiriyorum. Ben spor hayatıma 13 yaşımda tekvando ile başladım. Boks, karate ve judo yaptım. Bu yaşımda hem dinç kalmak için kendim spor yapıyorum hem de torunlarımı şampiyonalara hazırlıyorum hem de gençlere örnek oluyorum, burada spor yapıyoruz. Amacım çocukları kötü alışkanlıklarından kurtarmak. Bu zamana kadar yüzlerce sporcu yetiştirdim" ifadelerine yer verdi.

Bahadır Muhlis Gökgül

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Motosiklette uyuşturucu maddeyle yakalanan sanıklar hakim karşısına çıktı Kastamonu’da polis ekiplerinin durdurduğu motosiklette yapılan üst aramalarında uyuşturucu maddeyle yakalanan yakalanan 2 sanığın yargılanmasına başlandı. Edinilen bilgiye göre, 8 Ağustos 2025 tarihinde, Cumhuriyet Caddesi üzerinde Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri plakası okunmayan bir motosikleti kontrol amaçlı durdurdu. Motosikletin plakasının çamurla kapatıldığını gören trafik ekibince motosikletteki şahısların üzerinde arama yapıldı. Aramada satışa hazır vaziyette 11 paket halinde toplam 11,04 gram metamfetamin maddesi, uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 24 bin 215 TL nakit para ele geçirildi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan O.M. ve C.K. tutuklandı. Sanıklar O.M. ve C.K. hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşması Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada sanıklar ve avukatları hazır bulundu. "Olay günü üzerimde ele geçirilen parça bana ait, diğerleri bana ait değil, cebime atılmıştır" Duruşmada savunma yapan O.M., esnaf olduğunu belirterek, "Alacaklarımı almak için çarşıya gidecektim. Sonra C.K.’yi gördüm. C.K.’yi çarşıya bırakırken kolluk kuvvetleri durdurdu. Ben durdum, ehliyetim var. Cebimde madde varmış. Ben daha önce bunu kullanıyordum, pişmanım. O motosiklet montunun cebinde olduğunun da farkında değilim. Kolluk kuvvetleri durdurduğunda ‘üzerinde bir şey var mı’ diye sordu, ’kesinlikle yok’ dedim. Daha sonra baktım ki var. Gittim, teslim ettim. Önceden kalmış, unuttum. Çünkü ben o ceketi çok giymiyorum. Motosiklet zaten müşterinindi, plakası kapalıymış. Ehliyetim var ama ruhsatı falan hiçbir şeyi yok. Bu zamana kadar hiçbir suçum yok. Cebimdeki kendi kazandığım helal para" dedi. "Şerefim de bitti, itibarım da bitti" Çöpe atılan peçetenin içinde ne olduğunu bilmediğini iddia eden O.M., "Ben, bu peçeteyi sigara içmek için durduğumda çöpe attım, içinde ne olduğunu bilmeden attım. Kamera kayıtlarında görülen eldiveni yere atmadım, ben peçete olarak attım. Telefonumda hassas terazi üzerinde bulunan uyuşturucuyu da müşteri bana getirdi. ’Bunu alır mısın’ dedi Ben kuşkulandım, almadım. Ben onu delil olarak aldım. Kesinlikle satmadım. Sanayide bir şerefim vardı, şerefim de bitti, itibarım da bitti" diye konuştu. "Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur" Sanık C.K. de savunmasında, "O.M. ile karşılaştık. O.M. ’3 gün önce tanıştık’ diyor ama 7,5 aydan beri tanışıklığımız var. Beni Taşköprü’ye bırakır, Taşköprü’den alır ve bir uyuşturucu ortamımız var, beraber içmişliğimiz var. Beraber o gün beni görüyor ve nereye gideceğimi soruyor. ‘Çarşıya gideceğim’ diyorum. Beni çarşıya bırakırken arkamızdan siren sesi geldi. Ben kaskımız yok diye bizi durdurdular sandım. O.M., motosiklete binerken ’kaskım da yok ama olursa olsun, boş ver, bin götüreyim seni’ dedi. Ben o yüzden kaskımız yok diye bizi durdurdular zannettim. ‘Üzerinizde bir şey var mı’ dediler. ‘Yok, arayabilirsiniz’ dedim. ‘Tamam’ dediler. O.M.’yi kenara çektiler. Polis memurunun gözünün önünde oturdum. Oraya attığını kesinlikle görmedim ya da saklamak amaçlı kesinlikle oturmadım. Kesinlikle eldivenin içindekini görmedim. Peçete de dahil hiçbir şey yere atmadım. Sadece kenarda dikildim. Daha önce arama yaptıklarından biliyorum. Ondan sonra polis memuru O.M. üzerinden çıkanları bana verdi. Daha sonra tekrar bana uyuşturucu madde bulundurup bulundurmadığımı sordu. Ondan sonra bizi karakola götürdüler. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur" ifadelerine yer verdi. Sanık avukatlarının da savunmasını dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.