DÜNYA - 18 Mart 2026 Çarşamba 14:04 | Son Güncelleme : 18 Mart 2026 Çarşamba 14:12

Arakçi'den Laricani’nin ölümü sonrası açıklama!

A
A
A
Arakçi'den Laricani’nin ölümü sonrası açıklama!

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin ölümüne değinerek, "Bir kişinin varlığı ya da yokluğu, yerleşik kurumlara dayanan güçlü siyasi yapımızı etkilemez. Elbette bireylerin rolü vardır ve herkes bir şekilde etki sahibidir ancak önemli olan İran’ın siyasi sisteminin sağlamlığıdır" dedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgesel gerilim, suikastlar, ateşkes tartışmaları ve İran’ın nükleer doktrinine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin saldırılarda hayatını kaybetmesine değinen Arakçi, ABD ve İsrail’e tepki göstererek, "ABD ve İsraillilerin şu gerçeği neden hala anlamadıklarını bilmiyorum. İran İslam Cumhuriyeti; yerleşik siyasi, ekonomik ve sosyal kurumlara dayanan güçlü bir siyasi yapıya sahiptir. Bir kişinin varlığı ya da yokluğu, yerleşik kurumlara dayanan güçlü siyasi yapımızı etkilemez. Elbette bireylerin rolü vardır ve herkes bir şekilde etki sahibidir ancak önemli olan İran’ın siyasi sisteminin sağlamlığıdır" ifadelerini kullandı.

"Herkes hedef alınabilir"

Suikasta uğrama ihtimaline ilişkin bir soruya yanıt veren Arakçi, son gelişmelere dikkat çekerek "Herkes hedef alınabilir. Düşmanların hiçbir yer ya da kişiyi hedef almaktan çekinmediğini gördük. Şu ana kadar 53 hastane ve çok sayıda okul hedef alındı. Banka şubeleri ve birçok konut binası da vuruldu. Siyasi şahsiyetler, siviller, bilim insanları ve üniversite hocaları da hedef alındı. Hatta dışişleri bakanı da hedef olabilir. Ancak biz ülkemizin hedefleri ve çıkarları için çalışıyoruz. Gerekirse bu hedefler uğruna canımızı da feda ederiz" dedi.

"Savaşı biz genişletmedik"

ABD’yi bölgedeki gerilimin tırmanmasından sorumlu tutan Arakçi, "Biz savaşı genişletmedik, bu zaten savaşın doğasında olan bir durum ve bunu daha önce bölgedeki dostlarımıza da açıkça söylemiştik. ABD bize saldırdığında, füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız ABD topraklarına ulaşamadığı için, karşılık olarak bölgedeki askeri üslerini ve askeri varlıklarını hedef almak zorunda kalıyoruz. Ancak bu varlıklar ne yazık ki bölgeye yayılmış durumda ve dost ülkelerin topraklarında bulunuyor" dedi.

"Sivil hedefleri vurmadık"

İran’daki sivil yerleşimlere yönelik saldırılara dikkat çeken Arakçi, "Dünyanın İran’daki yerleşim bölgelerine yönelik saldırılar hakkında neden sessiz kaldığına şaşırıyorum. Kesinlikle komşu ülkelerde sivil hedefleri hedef almadık. Bazı durumlarda istenmeyen sonuçlar yaşanmış olabilir ancak bu bizim niyetimiz değildi. Kendimizi yalnızca düşmanın resmi üsleriyle sınırlamadık. ABD güçlerinin bulunduğu her yer ve onlara ait tüm tesisler hedef alındı. Bu noktaların bazıları şehir merkezlerine yakın olabilir ve bu bizim değil, ABD’nin sorumluluğudur. ABD, kendi güçlerini askeri üslerden çıkararak şehir içindeki otellere taşıdı. Genel olarak bölgeyi bu duruma getiren de ABD’nin bu tutumudur" ifadelerini kullandı.

"Özür dilemek güç ve onur göstergesidir"

Arakçi, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın komşu ülkelere yönelik özür mesajına değinerek, "Pezeşkiyan son derece açık konuştu. Bizim ülkemizde özür dilemek güç ve onur göstergesidir ve bundan çekinmeyiz. Pezeşkiyan’ın bölge halkına yönelik özrü, onların karşı karşıya olduğu zor şartlara duyulan saygının bir ifadesidir. ABD bize saldırdı, biz de karşılık verdik ancak buna rağmen zarar gören bölge halkından özür diledik. Bu da sistem içinde herhangi bir görüş ayrılığı olmadığını göstermektedir" dedi.

"Trump’ın açıklamaları diyalog ortamını zedeledi"

Pezeşkiyan’ın açıklamalarının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımına tepki gösteren Arakçi, "ABD Başkanı, bu özrü zayıflık olarak değerlendirdi ve İran’ın yenildiğini iddia etti. Üstelik bunu son derece hakaret içeren bir dil kullanarak yaptı. Trump’ın bu paylaşımı, İran ile bölge ülkeleri arasında oluşabilecek yeni bir diyalog ve yumuşama ortamını daha baştan engelledi" dedi.

"Bu savaş ABD’nin tercihidir"

Arakçi, mevcut savaşın sorumlusunun ABD olduğunu yineleyerek, "ABD, sadece kendi halkına değil bizim halkımıza, bölge halkına ve hatta gelecekte tarihe karşı da hesap vermelidir. Bu, ne bizim ne ABD halkının ne de bölgenin savaşı değil. Bu ABD’nin kendisinin seçtiği bir savaştır" şeklinde konuştu.

"Halkımızın canını riske atamayız"

İran’ın önceliğinin kendi halkının güvenliği olduğunu vurgulayan Arakçi, "Halkımız bizim en büyük dayanağımızdır. Hata yapan dostlarımız uğruna kendi halkımızın canını riske atamayız. Dostlarımız son 47 yılda ABD’ye askeri üsler sağladı ve bizim düşmanımız olan ABD ile yakın ilişkiler kurdu. ABD’ye çeşitli destekler sundular ve bunu hala sürdürüyorlar. Bazı dostlarımız ise İslam dünyasının en büyük düşmanı olarak gördüğümüz İsrail ile ilişki kurdu. Hatta bugün dahi bazı ülkeler topraklarının bize karşı kullanılmasına izin veriyor. Umarım dostlarımız 47 yıldır dost ve komşu olduğumuzu ancak bazı adımların bizi bugün bulunduğumuz noktaya getirdiğini anlarlar" dedi.

"Ateşkese değil, savaşın bitmesine inanıyoruz"

ABD ile muhtemel ateşkese ilişkin de konuşan Arakçi, "Biz ateşkese inanmıyoruz, savaşın sona ermesine inanıyoruz. Bu da savaşın tüm cephelerde tamamen bitmesi anlamına gelir. Bölgede kalıcı barışın sağlanması için savaş meselesinin bir kez ve tamamen çözülmesi gerekiyor. Lübnan’da, Yemen’de, Irak’ta, İran’da ve diğer bölge ülkelerini de kapsayan barışın tesis edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

"Nükleer doktrinimiz barışçıldır"

İran’da yeni dini liderle birlikte nükleer doktrinin değişip değişmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Arakçi, "İran’ın nükleer doktrini her zaman barışçıl bir doktrin olmuştur. Biz her zaman olduğu gibi bundan sonra da nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanmak için çaba göstermeye devam edeceğiz. Fetva, onu veren kişiye bağlıdır. Yeni liderin bu konudaki fıkhi ya da siyasi görüşü hakkında şu an bir değerlendirme yapabilecek konumda değilim. Benim kanaatim, bu görüşün önceki politikalarımızdan çok farklı olmayacağı yönünde ancak net bir değerlendirme için liderin görüşünü açık şekilde ortaya koymasını beklemek gerekir. Zaten kendisinin sağlık durumu tamamen iyi ve süreci kontrol altında tutuyor" şeklinde konuştu.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Yaşanan sel felaketinde yıkılarak 2 gence mezar olan Karaçay Köprüsü onarımı yapılarak trafiğe açıldı Hatay’da etkili olan sağanak yağış sırasında Antakya ile Samandağ ilçelerinin birbirine bağlayan Karaçay Köprüsünün bir bölümü yıkılmıştı. Karaçay köprüsünde yıkılan bölgeden geçerken dereye düşen araçta bulunan ve akıntıya kapılarak ölen 2 gence mezar olan köprü onarımı yapılarak trafiğe açıldığını söyledi. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da 21 Mayıs’ta etkili olan şiddetli yağış kentte hayatı olumsuz etkilemişti. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesi Karaçay Mahallesi’nde bulunan Karaçay Nehri, yağış sonrası taştı. Taşan nehir, Samandağ ile Antakya ilçelerini birbirine bağlayan Karaçay köprüsünün Samandağ’a gidiş yönünü çökertti. Çökme esnasında köprünün üzerinde ilerleyen ve nehre düşen araçtaki 20 yaşındaki Musa Paşa ve 19 yaşındaki Deniz Hoşgel kaybolmuştu. Olay yerine sevk edilen ekiplerin aramaları sonucunda iki gencinden cansız bedeni bulunmuştu. Aşırı yağışlar sonrası Antakya ile Samandağ’ı bağlayan köprünün Samandağ’a gidiş yönü yıkıldığından dolayı trafiğe kapalıydı. Yağışların durmasının ardından harekete geçen karayolları, onarım çalışmalarının ardından köprüyü tamamlayarak trafiğe tekrardan açıldı. Karaçay köprüsünde yıkılan tarafta geçerken akıntıya kapılıp 2 gence mezar olduğunu ifade eden Karaçay Mahallesi Muhtarı Cemi Gültekin, köprünün onarımı yapılarak trafiğe açıldığını söyledi. "Karaçay Köprüsü, günler önce yaşanan sel felaketinde bir tarafı yıkılmıştı" Yaşanan sel felaketinin ardından yıkılan köprünün onarılmasıyla yeniden trafiğe açıldığını ifade eden Karaçay Mahallesi Muhtarı Cemil Gültekin, "Karaçay Köprüsü, günler önce yaşanan sel felaketinde bir tarafı yıkılmıştı. Devletimiz sel durur durmaz onarımını yapıp trafiğe açtılar. Antakya’dan Samandağ’a giden taraf yıkılmıştı. Bu köprü Samandağ ve Antakya ilçelerini birbirlerine bağlayan bir köprüdür. Bu köprü olmasaydı trafik felç olurdu. Bu köpründen 1 aracımız düşmüştü ve o araçta iki vatandaşımız vardı. Gönül isterdi ki canlı bulalım ama maalesef ki cansız bedenlerini bulduk. Yolumuz ulaşıma açık. Araçlar gelip gidiyor" ifadelerini kullandı.
Erzincan Dünya arkeolojisinin gözü Erzincan’da Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ), 8-12 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 46. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’na ev sahipliği yapacak. Dünya arkeoloji çevrelerinin önemli organizasyonları arasında gösterilen sempozyuma, büyük bölümü yurt dışından olmak üzere yaklaşık 2 bin bilim insanının katılması bekleniyor. Etkinlik kapsamında arkeoloji, kazı çalışmaları, araştırmalar ve arkeometri alanlarında güncel bilimsel gelişmeler ele alınacak. Sempozyumun, Erzincan’ın tarihsel ve kültürel mirasının uluslararası platformda tanıtılmasına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Öte yandan üniversite yönetimi, organizasyon kapsamında kültür ve arkeoloji alanında iki önemli projenin de kamuoyuna duyurulduğunu bildirdi. Bu projelerden ilki, EBYÜ bünyesinde açılması planlanan Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü olurken, bölümün kuruluşuna yönelik resmi süreçlerin devam ettiği belirtildi. Bir diğer proje olan Tarihi Erzincan Arkeopark Projesi ile kentin tarihi mirasının daha görünür hale getirilmesi ve Erzincan’ın bölgesel bir arkeoloji merkezi konumuna taşınması amaçlanıyor. Sempozyum Düzenleme Kurulu adına açıklama yapan EBYÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Gül, organizasyonun Erzincan’ın akademik birikimini ve kültürel zenginliğini dünyaya tanıtmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. EBYÜ yerleşkesinde gerçekleştirilecek sempozyumun, bilim insanlarını, araştırmacıları ve arkeolojiye ilgi duyan vatandaşları bir araya getirmesi bekleniyor.