GÜNDEM - 17 Ağustos 2015 Pazartesi 10:48

Arnavutluk'un kara kutusu sessizliğini bozdu

A
A
A
Arnavutluk'un kara kutusu sessizliğini bozdu

Arnavuluk, eski Cumhurbaşbakanı Sali Berisha'nın koruma müdürü olan İzet Haxhia, tam 16 yıl sonra sessizliğini bozarak öldürülen eski muhalif lider ve korumasının sır suikastiyle ilgili iddialarda bulundu.

Arnavuluk’ta darbeye teşebbüs ve muhalif lider Azem Hajdari ile korumasını suikastle öldürdüğü iddiasıyla Türkiye’de yakalanarak cezaevine konulan, eski Cumhurbaşbakanı Sali Berisha'nın koruma müdürü olan İzet Haxhia, tam 16 yıl sonra sessizliğini bozarak öldürülen eski muhalif lider ve korumasının sır suikastiyle ilgili iddialarda bulundu.

Arnavutluğun kara kutusu olarak bilinen, dönemin Cumhurbaşbakanı Sali Berisha'nın koruma müdürü olan Albay rütbeli İzet Haxhia, tam 16 yıl sonra Arnavutluk Demokrat Birlik Partisi'nin Genel Başkan Yardımcısı Azem Haydari ile korumasının öldürülmesiyle ilgili sessizliğini bozdu. 12 Eylül 1998'de yaşanan ve ülkede iç karışıklığa yol açan suikastle ilgili aranan ve darbeye teşebbüsle suçlanan Haydari hakkında, İnterpol tarafından kırmızı bülten çıkartıldı. İzet Haxhia hakkında hatta o dönemde güvenlik güçlerine vur emri bile verilirken, Haxia'nın başına 200 bin dolarlık ödül konuldu. Çemberi daralan ve her yerde aranan İzet Haxhia, iki çocuğu ve ailesini de bırakarak bazı ülkelere siyasi sığınma talebinde bulundu.

SAHTE PASAPORT VE KİMLİKLE TÜRKİYE’YE GİRİŞ YAPTI
İzet Haxhia’nın ülkelere yaptığı başvuru talebi kabul edilmedi. Haxhia, daha sonra ise 1999 yılında sahte pasaport ve kimlikle kaçak yollarla Türkiye’ye giriş yaptı. 1990 yıllarında yaşanan her hareketin başında olan suikastin bir numaralı sanığı olarak aranan Arnavutluğun kara kutusu, daha sonra tam 7 yıl sonra düzenlenen operasyonla Aydın’ın Kuşadası ilçesinde kaldığı otelde yakalandı. Darbeye teşebbüs ve muhalif lider Azem Hajdari ve korumasını öldürdüğü iddiasıyla hakkında 25 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan İzet Haxhia, daha sonra Aydın cezaevine konuldu.

“BU SENARYONUN BİR PARÇASI”
5 yıl süreyle cezaevine konulan ve salıverilen Haxhia, daha sonra ise hayatına Kuşadası’nda bir barda koruma müdürlüğü olarak devam etti. 16 yıldır Türkiye'de yaşayan ve halen görevine devam eden Haxhia, yaşanan cinayetle ilgili iddialar ortaya attı. İzet Haxhia, ülkesinde o dönemde yaşanan olayların uluslararası bir senaryo olduğunu söyledi. Muhalif lider Azem Hajdari ve korumasını pusuya düşüren kişinin dönemin Cumhurbaşkanı Sali Berisha olduğunu iddia eden Haxhia, “Bu senaryo uluslararası bir senaryo. Bu senaryonun içerisinde Amerikan devleti var, Yunan devleti var. O zamanlarda bu senaryonun son parçası, Arnavutluğun parçalanmasının son halkası Sali Berisha'nın kaçışıydı. O zamanda ben Sali Berisha’nın kaçışını 13 Mart 1997 de durdurdum. Devle iflas ettiği için herkes Sali Berisha’yı suçlu olarak görüyorlar bizim partide rakibi de onu tahtan indirmek istiyorlardı. En büyük rakibi de Azem Hajdari idi. Zaten öldürülmeden önce Azem Hajdari bana teklif etti kurultayda destek istedi. Ben ise kabul etmedim. Kurultaydan sonra bir gecede belli kişilerde Azem Hajdari’yi öldürüyorlar” dedi.

Arnavutluk'un kara kutusu sessizliğini bozdu

“SUİKASTE SALİ BERİSHA VE ADAMLARININ PARMAĞI VAR”
Şok açıklamalarda bulunan ve akrabaları tarafından korunan İzet Haxhia, hala ölüm tehditleri aldığını anlattı. İnterpol tarafından hale kırmızı bültenle arandığını dile getiren Haxhia, yaşanan sır cinayetle ilgili bazı önemli sorulara da cevap arayarak yetkililere çağrıda bulundu. Haxhia, “Cenaze törenindeki protesto bir silahlı ayaklanmaya döndü. Bu ayaklanma hükümeti yıkmaya dönüştü. O zamanlar biz Başbakanlık binasına saldırdık, devlet televizyonunu ele geçirdik. Sonra Amerika, Avrupa Birliği baskı yaptığı için Sali Berisha geri çekildi biz ortada kaldık. 1999 yılında ben Türkiye’ye geldim. Darbeden sonra benim için bir emir verildi. Tüm gizli servislerden, askeriyeden nerde görülürse vurma emri verildi. İstanbul’a geldiğimde de beni öldürmek için profesyonel suikastçı tutulduğunu öğrendim. Ben bu senaryonun hepsini biliyorum. Suikaste Sali Berisha ve adamlarının parmağı var. Ben Azem Hajdari’yi telefonla aramışım, çağırmışım; sonrada benim adamlar onu öldürmüşler. Ben soruyorum şimdi, Azem Hajdari’nin telefonu niye yok oldu. Telefon yok ortada. Öldürmeden sonra bir otopsi yapılmamış. Silahlar ortada yok hiçbir şey yok. Azem Hajdari suikasçilerin olduğu arabaya susturucu silahla gidiyor. Ne işi var? Kim yönlendirdi? Ben suçlanıyorum, ben pusuya düşürmüşüm; ama pusuya düşüren kişi Sali Berisha” şeklinde konuştu.

“HALA HER ÜLKEDE İNTERPOL TARAFINDAN ARANIYORUM”
Haxhia, ülkesinde çok yasa dışı olaylara şahit olduğunu ifade ederek, “O kendi suçunu saklamak için bu suçu benim üzerime attılar. Ben hala her ülkede İnterpol tarafından aranıyorum. Ben devletin içerisinde üst kademede çalıştım. Ben mesela çok yasa dışı olaylara şahit oldum. Sali Berisha beni yem olarak kullandı. Sürekli tehdit alıyorum ama ben tehditlerden korkmam. Benim tek derdim ailem. Zaten ben çocuklarımı oturma iznim olmadığı için Türkiye’ye getiremiyorum” dedi.

HAKAN GÖZALAN-HALİL KARAHAN-ATAKAN ŞEN

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Karadeniz kıyısında dev sanayi alanı: Terme OSB’de ilk etap tahsise açıldı Samsun Valiliği öncülüğünde hayata geçirilen Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi (OSB), toplam 2 milyon metrekarelik alanı, güçlü lojistik bağlantıları ve 5. Bölge yatırım teşvik avantajlarıyla Samsun ekonomisine yeni bir ivme kazandırmaya hazırlanıyor. Ocak ayı itibarıyla 1 milyon metrekarelik ilk etap için ön tahsis sürecine çıkılan proje, bölgenin sanayi ve teknoloji yatırımlarında yeni merkezlerinden biri olmayı hedefliyor. Toplam 2 milyon metrekare alana sahip olan Terme Karma OSB’nin ilk etapta 1 milyon metrekarelik kısmı için ön tahsis ilanı yayımlandı. Karadeniz Bölgesi’nin kıyı şeridinde yer alan en büyük organize sanayi alanlarından birine sahip olan Terme OSB, yatırımcılara geniş ve planlı üretim alanları sunuyor. Alan büyüklüğü ile birlikte eğimsiz ve düz bir arazi yapısına sahip olması, her ölçekten sanayici için uygun parsel imkânı sağlıyor. Bu fiziki avantaj, üretim tesislerinin kurulum sürecinde maliyet ve zaman açısından önemli kolaylıklar sunarken, genişleme potansiyeli olan yatırımlar için de esnek bir yapı oluşturuyor. Lojistik açıdan stratejik bir konumda bulunan Terme OSB, Samsun-Ordu D-010 Karayolu’nun hemen yanında yer alıyor. Bölge; Terme Limanı’na 2 dakika, ilçe merkezine 5 dakika, Çarşamba OSB’ye 20 dakika, Çarşamba Havalimanı’na 30 dakika, Samsun merkez sanayi bölgelerine 35 dakika, Samsun şehir merkezine 40 dakika, Samsun Limanı’na 45 dakika ve Ünye Limanı’na 15 dakika mesafede bulunuyor. Bu ulaşım ağı, hem iç pazara hem de ihracata dönük üretim yapan firmalar için ciddi rekabet avantajı oluşturuyor. Sanayi ve teknoloji yatırımları açısından önemli teşvik unsurları barındıran Terme OSB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen en yüksek yatırım teşvik bölgelerinden biri olan 5. Bölge kapsamında yer alıyor. 5. Bölge yatırım teşvik sistemi; ithalattan ihracata, endüstriyel makine tedarikinden personel giderlerine kadar birçok kalemde yatırımcılara mali avantaj sağlıyor. Bu teşvik yapısı, özellikle üretim ve teknoloji odaklı yatırımların bölgeye yönelmesini destekliyor. Altyapı yatırımları bakımından da güçlü bir planlamaya sahip olan Terme OSB’nin su ihtiyacı, inşaatı devam eden ve 2026 yılının sonunda tamamlanması planlanan Salıpazarı Barajı’ndan karşılanacak. 26 milyon metreküp su hacmine sahip olacak baraj, bölgenin uzun vadeli su ihtiyacını güvence altına alacak. Enerji arzı ise Türkiye’nin iki büyük enerji santrali olan Hasan Uğurlu Hidroelektrik Santrali(HES) ile Bilgin Enerji Doğalgaz Çevrim Santrali arasında yer alan OSB’ye, Terme’de kısa süre önce kurulan indirme istasyonundan sağlanacak. Bölgenin merkezi konumu sayesinde doğalgazdan telekomünikasyona kadar tüm altyapı hizmetlerinin kısa sürede yatırımcıların kullanımına sunulması planlanıyor. Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi Son yıllarda sanayi ve teknoloji alanında önemli bir atılım gerçekleştiren Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi. Merkez OSB, Yeni OSB, Gıda OSB, Çarşamba OSB, Özel Endüstri Bölgesi, BAYKAR Makine Endüstri Bölgesi, SLC ve MKE gibi büyük yatırım alanlarının oluşturduğu sanayi ekosistemine entegre olacak Terme OSB’nin, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için Samsun’daki yeni adres olması bekleniyor.
İstanbul Sergen Yalçın: "Her geçen maçta daha da iyi hale geleceğimizi düşünüyorum" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Başakşehir maçının ardından yaptığı açıklamada, yeni transferlerle birlikte daha da güçlendiklerini belirterek, "Her geçen maçta daha da iyi hale geleceğimizi düşünüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Beşiktaş, deplasmanda karşılaştığı Başakşehir’i 3-2 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Oyunun tamamı iki taraf adına da değişkenlik gösterdi. Rakibin de, bizim de üstün olduğumuz dakikaların olduğu zor bir maçtı. Başakşehir, iyi bir kadroya sahip. İyi oyunculardan kurulu bir ekip. Bu deplasman her zaman zor olmuştur. Maçın başında oyunumuzu oturtmakta zorlandık. İlk 15- 20 dakikadan sonra oyun bize geçti. İkinci yarının başında oyun bu sefer rakibe geçti. Fakat golü bulduk ve dengeyi sağladık. Genelde son dakikalarda yediğimiz gollerle kaybediyorduk. İşler bu sefer bize döndü. Oyuncularımın performansından memnunum. Her geçen maçta daha da iyi hale geleceğimizi düşünüyorum" diye konuştu. "Orkun, oynamaya ve takıma sahip çıkmaya başladı" Siyah-beyazlıların kaptanı Orkun Kökçü’nün performansının sorulması üzerine Yalçın, "Bir sakatlığı olabilir. Kendisiyle de maç içerisinde konuştuk. Oyunda kalmayı tercih etti. Avrupa ile burada oyun formatları farklı. Orkun, Süper Lig’e alışmaya başladı. İyi oynamaya ve takıma sahip çıkmaya başladı. Daha da iyi olacağını düşünüyorum" şeklinde cevap verdi. "Doğru transferler yaptık" Kış transfer dönemi kadroya katılan yeni oyunculardan memnun olduğunu aktaran Sergen Yalçın, "Yaptığımız transferlerin camiamız için doğru olduğunu düşünüyorum. Bakın iyi demiyorum sadece, doğru transferler. Son takımı Beşiktaş olacak oyuncular değil kadroya dahil ettiklerimiz. Devre arasında yapılan transferler gönderilen oyuncuların bonservislerine karşılık olarak alındı. Giden ve gelen oyuncuların matematiğini yapınca söylediklerimi daha iyi anlayacaksınız" ifadelerini kullandı. "Kalecinin işi gol yemektir" Ersin Destanoğlu hakkında da konuşan deneyimli teknik adam, "Bu çocuk 19 yaşında şampiyon takımın kapısını kolladı. Ersin bugün hatalı oynar, yarın iyi oynar. Unutmayın ki kalecinin işi gol yemektir. Hatalı da yiyebilir, kurtara da bilir. Bugün taraftarımız Ersin’e sahip çıktı. Bundan sonra da öyle gider umarım. Kendi öz kaynak oyuncumuzdur. Taraftarımız her zaman da kendisine sahip çıkmaya devam edecektir. Ben buna inanıyorum" açıklamalarında bulundu. "Beşiktaş camiası çok derin bir değişim yaşanıyor" Göreve başladığı günden itibaren işinin kolay kolay olmadığını söyleyen siyah-beyazlı takımın teknik direktörü, "Beşiktaş camiası çok derin bir değişim yaşıyor. Şimdiden söyleyeyim buna benzer bir değişimi yaz transfer döneminde de yaşamaya devam edeceğiz. İyi giderken eksiklerimizi görmezden gelmiyoruz. İyi mücadele eden genç bir kadroya sahibiz. En önemli tarafı oyuncuların başarıya aç olması. Sadece Beşiktaş’ın değil oyuncuların da Beşiktaş’a ihtiyacı var. Biraz acı çekeceğiz, sıkıntılı süreçler yaşıyoruz. Beşiktaş’ın hedefi her zaman kazanmaktır. Hep kazanmak üzerine formatlar kuruyoruz. Belki bu sene lig bitimi bizim için çok iyi olmayacak. Fakat sezon başında da devam edecek değişimle umuyorum ki bu camia çok iyi yerlere gelecek" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul İstanbul’da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu İstanbul’da akşam saatlerinde etkili olan fırtınada Esenyurt’ta bir binanın çatısı uçarken, Arnavutköy’de de inşattan tuğlalar düştü. Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Gazi Caddesi’nde etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle bir binanın çatısı uçtu. Uçan çatının parçaları sokağın ortasına düşerken, olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis sokağı trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri de çatı enkazını kaldırmak için çalışma başlattı. Arnavutköy’de bir inşaattan tuğlalar düştü Yine akşam saatlerinde Arnavutköy Merkez Mahallesi’nde şiddetli rüzgarın etkisiyle bir inşaattan tuğla parçaları sokağa düştü. O esnada çevrede kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti. Arnavutköy’de bir eczanenin tabelasının şiddetli fırtına nedeniyle yerinden sökülerek sallandığı anlar da cep telefonu kamerasına anbean yansıdı. Beylikdüzü’nde bir evin dış kaplaması söküldü Fırtınada Beylikdüzü Barış Mahallesi Akdeniz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın dış cephe kaplaması yerinden söküldü. Binadan kopan kaplama sokağa düşerken, o anlar bir vatandaş tarafından görüntülendi. Ayrıca Küçükçekmece Atatürk Mahallesi İkitelli Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın uçan çatısı park halindeki araçların üzerine düştü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatlerinde fırtına uyarısında bulunmuştu.
Muğla Datça’da geleneksel lezzete genç dokunuş Muğla’nın Datça ilçesinde düzenlenen 7. Datça Badem Çiçeği Festivali’nde, 13 yaşındaki Lidya İlhan yöreye özgü ’peluze’ tatlısıyla elde ettiği üçüncülükle hem jüriyi hem de dikkatleri üzerine çekti. Datça’da bu yıl 7’ncisi gerçekleştirilen Datça Badem Çiçeği Festivali kapsamındaki Geleneksel Tatlılar Yarışması renkli görüntülere sahne oldu. Yarışmaya katılan ortaokul öğrencisi Lidya İlhan, Datça mutfağının köklü lezzetlerinden ’peluze’ tatlısını hazırlayarak üçüncü oldu. Küçük yaşına rağmen geleneksel tariflere gösterdiği özenle dikkat çeken Lidya, peluzenin atalarından miras kalan bir tat olduğunu belirterek bu lezzetin unutulmaması için yarışmaya katıldığını dile getirdi. Festival alanında ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan genç yarışmacı, derece kazanmanın ötesinde yöresel mutfak kültürünü yaşıtlarına tanıtmayı hedeflediğini ifade ederken, jüri üyeleri de Lidya’nın tarifte yöresel dokuyu korumasını ve sunumdaki titizliğini takdir etti. Kızının yarışmaya büyük emek vererek hazırlandığını söyleyen Özlem İlhan ise çocukların yaşadıkları coğrafyanın değerlerini öğrenmesinin önemli olduğunu belirterek elde edilen derecenin Lidya’nın emeğinin karşılığı olduğunu söyledi. Genç yaşta geleneksel bir lezzeti gündeme taşıyan Lidya İlhan, Datça mutfağının hafızasında yer alan peluzenin yeni kuşaklar tarafından da bilinmesini istediğini ifade ederek, "Bu tatlıyı kendi yaşıtlarıma da tanıtmak istedim. Gelenek kaybolmasın istiyorum" ifadelerini kullandı.