GÜNDEM - 11 Ocak 2023 Çarşamba 14:55

Ataköy-Bahariye metro inşaatının 3 yıl gecikmesine tepki

A
A
A
Ataköy-Bahariye metro inşaatının 3 yıl gecikmesine tepki

 İstanbul’un Bakırköy’deki E5 ana ulaşım aksındaki Ataköy ile Başakşehir ilçesindeki Bahariye arasında yapımı 7 yıldır devam eden metro çalışmaları, inşaat etrafındaki esnaf ve sanayicileri bezdirdi.

 İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2016 yılında Kadir Topbaş’ın başkanlığı döneminde ihalesi Bayburt Grup’a kalan 9 istasyonlu Ataköy-Bahariye metrosu 2019 yılında tamamlanacaktı. Ancak müteahhit firma çeşitli gerekçeler göstererek 11.3 kilometrelik metro inşaatı çalışmalarını çok ağırdan aldı. Mahalli Seçimlerin yapıldığı 2019 yılında bitirileceği açıklanan ancak 3 yıllık dönemde ancak yüzde 15’lik kısmı yapılan Ataköy-Bahariye metrosunda Ekrem İmamoğlu döneminde bir canlanma yaşandı.

Aga enerji firmasına geçen çalışma, kısmen hızı arttırılsa da 2023 yılında halen bitirilemedi. Bahçelievler Merkez mahallesindeki Çobançeşme ve İhlas Yuva istasyonlarının şantiye alanlarının geniş bir alanı işgal etmesi bölgedeki esnafın da işlerini sekteye uğrattı. Özellikle Yenibosna’daki sanayi sitesine giriş ve çıkışlar kilitlendi. Bölgedeki Kuyumcukent, Eskici Bazar gibi büyük iş merkezlerinin trafik akışında ciddi aksamalar meydana geldi.

7 yıldır bitmeyen Ataköy-Bahariye metro inşaat çalışması istasyon etrafındaki esnafı da isyan ettirdi. Bitmeyen çalışmalar nedeniyle iflasın eşiğine geldiğini anlatan restoran işletmecisi Murat Başaran, "Seçimlerde ‘biz 16 milyonu kucaklayacağız’ diyorlardı. Peki biz 16 milyon insanın içine dahil değil miyiz. Şuraya çıkıp bir bidon benzin alıp kendimi mi yakmam gerekiyor" ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ataköy - Bahariye metrosu ihalesini 2015 yılında gerçekleştirdi. İlk kazma 2016 yılı ortalarında vuruldu. Çalışmaların 2019 yılında bitmesi ve metro hattının açılması planlandı. Ancak metro inşaatı çeşitli sebeplerden dolayı bir türlü istenilen hızda ilerlemedi. 7 yıldır devam eden metro çalışması bölgede trafiği hem de esnafları zor durumda bıraktı. Metro çalışmaları nedeniyle oluşan trafik ve toz bulutu, esnafı canından bezdirdi.

Yenibosna'da metro inşaatının bulunduğu bölgede restoran işleten Murat Başaran, iflasın eşiğine geldiğini söyledi.

“Bir bidon benzin alıp kendimi mi yakmam gerekiyor”
Restoranın önünde yapılan metro çalışmaları nedeniyle zarara uğradığını ve dükkanını kapatacağını dile getiren Murat Başaran, “İkitelli- Ataköy metrosuna 2016 yılında başlandı. 2019 Mayıs ayında açılacağı söylenmişti. Yaklaşık bir 7 yıl geçti. Henüz bir gelişme yok. Ben dükkanımın önünü zoraki açtırdım. Daha 2 senelik iş olduğu söyleniyor burası için. Bundan dolayı da biz aşırı derecede mağdur olduk. Yıllardır mağduriyetimiz var. Artık işin sonuna geldik. Ben dükkanımı kapatıyorum. Mal sahibim beni atıyor buradan. Çünkü kiraları ödeyemedim. Benim milyonlarca lira zararım var buradan. Seçimlerde ‘biz 16 milyonu kucaklayacağız’ diyorlardı. Peki biz 16 milyon insanın içine dahil değil miyiz. Neden bize gelip sen nasılsın ne yapıyorsun diyen yok. Müteahhit, belediye beni mağdur ediyorsa, benim haklarımı gasp ediyorsa ve bunu ben kimseye anlatamıyorsam benim hakkımı savunacak bir merci yoksa Büyükşehir Belediyesi oralı olmuyorsa ben kime gideceğim. Şuraya çıkıp bir bidon benzin alıp kendimi mi yakmam gerekiyor” dedi.

“16 milyon için çalıştıklarını söylüyorlardı ya 16 milyona ıstırap çektiriyorlar”
Bölgedeki bir başka esnaf İrfan Kızıltan ise, “İmamoğlu kazandıktan sonra bu süreç hızlanmadı. Bu yol (sanayi caddesi) uzun zamandır kapalı ve sıkışık. Yıllardan beri sıkıntılar çekiyoruz burada. Burada binlerce kişinin çalıştığı işletmeler var. Hiçbiri iş yapamadılar. Buradaki geliş yolu tamamen kapalıydı. Hep arka yollardan geliyorduk. Sabah ve Akşamları trafik oluyor. İşyerlerinden mal ve hammadde yükleme indirme büyük sıkıntı oluyor. Koskoca metro istasyonu şantiyesinde 3-5 işci çalışıyor. Bu çalışma hızı ile 3 yılda daha bu metro bitmez. Organizasyon çok zayıf. Bütün istasyonlarda böyle yavaş gidiyor. İstasyonların olduğu yerlerde hep trafik kapalı ve zahmetli. Bu çağda bu mu hizmet anlayışı Hizmet yok. 16 milyon için çalıştıklarını söylüyor ama 16 milyona ıstırap çektiriyorlar. Yakında seçim var. reklamdan başka bir şey görmüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Sabahları işe giderken nereden baksanız 1 saatimiz yollarda geçiyor”

Sabahları işe giderken trafik sıkıntısı yaşadığını söyleyen Özgür Özgündüz, “Yeni başkanla beraber 2022 yılını bitirdik. Henüz geçen dönemden başlayan metrolar yapılmadı. Bir an önce bitirilmesini istiyoruz. Biz de bu konuda mağduruz. Mesela sabahları işe giderken nereden baksanız 1 saatimiz Merkez mahallesinde kayboluyor. İşe geç kalıyoruz. Akşam eve giderken de öyle. O yüzden bir an önce yapılırsa bu metrolar bizim için daha iyi olacak” ifadelerini kullandı.

Metro inşaatından son durum dron ile görüntülendi

Yapımı 7 yıldır devam eden metro inşaatında son durum dron ile görüntülendi. Havadan çekilen görüntülerde şantiye alanında yoğun bir hareket olmadığı görüldü.

Ataköy İkitelli metrosunun 11,3 kilometre uzunluğundaki Bahariye - Ataköy istasyonları arasının 2024 yılında kullanıma açılması hedefleniyor. Metro hattında Ataköy, Yenibosna, Çobançeşme, İhlas Yuva, Doğu Sanayi, Mimar Sinan, 15 Temmuz, Halkalı Caddesi, Atatürk Mahallesi istasyonları bulunuyor.

Zehra Baykal - Ahmet Faruk Sarıkoç

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.