BASKETBOL - 06 Ocak 2016 Çarşamba 11:50

Ataman: ‘Takımın genel havasından memnunum’

A
A
A
Ataman: ‘Takımın genel havasından memnunum’

Galatasaray Odeabank Başantrenörü Ergin Ataman, “Takımın genel havasından memnunum ama olumsuz olarak şunu söyleyebilirim; çok geniş bir kadromuzun yok. Zaman zaman bir ya da iki oyuncuda oluşan sakatlıklar veya günlük bireysel performans düşüşleri sıkıntı yaratıyor" dedi.

Galatasaray Odeabank Başantrenörü Ergin Ataman, Basketbol Süper Ligi resmi internet sitesine Spor Toto Basketbol Ligi ve Eurocup’daki son durumları, Caleb Green’in sakatlığı ve transfer konuları hakkında açıklamalarda bulundu.

“LİGDEKİ SIRALAMA ZATEN SUNİ BİR DURUM”
Spor Toto Basketbol Ligi ve Eurocup’ta lider olduklarının hatırlatılması üzerine Ataman, “Söz konusu her iki liderliğin de mevcut dönemde hiçbir önemi yok. Ligdeki sıralama zaten suni bir durum çünkü sezonun ilk haftasından eksik maçlar var. Erteleme maçları oynanacak ve ilk yarının tablosu asıl iki hafta sonra, tüm müsabakalar gerçekleşince belli olacak. Çok büyük bir aksilik olmazsa, bu hafta oynayacağımız İBB maçını kazanıp ilk dört takım içinde olacağımızı düşünüyorum. Eurocup’ta ise grubu birinci tamamladık ama esas mücadele şimdi başlayacak. Euroleague’den gelen takımlarla oynayacağız ve önemli olan bu aşamada kazanma alışkanlığını koruyarak eleme turlarına avantajlı geçmek. Açıkçası takımın genel havasından memnunum ama olumsuz olarak şunu söyleyebilirim; çok geniş bir kadromuz yok. Zaman zaman bir ya da iki oyuncuda oluşan sakatlıklar veya günlük bireysel performans düşüşleri sıkıntı yaratıyor. Bu sebeple ligde şu ana kadar beş tane mağlubiyet aldık. Deplasmanlarda kaybettiğimiz dört maçın en az ikisi mutlaka kazanmamız gereken maçlardı. Bahsettiğim faktörler sebebi ile kayıplar yaşadık ve ligin gerçek lideri olma şansımızı yitirdik. Artılarımızdan söz edecek olursam şu öne çıkar ki takımda kolektif bir oyun algısı var; ego sorunu yok. Oyuncular birbirleri ile iyi anlaşıyorlar. Bu da ilerisi için, esas hedeflerimiz için bize ümit veriyor“ dedi.

“HEDEFLER DOĞRULTUSUNDA KAYBEDİLMİŞ BİR ŞEY YOK”
Uşak karşısında, kazandıkları maçı elleriyle verdiklerini belirten deneyimli çalıştırıcı, ”Uşak Sportif maçı zor bir deplasman mücadelesiydi. Rakip kendi sahasında çok iyi oynayan bir takım. Biz neredeyse kazandığımız bir maçı son 15 saniyede yaptığımız bariz hatalarla kaybettik. Telekom maçına değinecek olursak, rakibimiz her ne kadar iyi bir kadroya sahip de olsa bizi yenmeden önce iki galibiyeti vardı ve yenmemiz gereken bir ekipti. O gün de maçın son bir dakikasında kötü oynadık ve mağlup olduk. Fenerbahçe, Darüşşafaka Doğuş, Beşiktaş gibi iddialı takımlara karşı kazanıp diğer maçlarda puan kaybetmek mental olarak zorlayıcı bir durum tabii. En basitinden söz ettiğimiz iki maçı kaybetmemiş olsak, şu anda ligin lideri biz olacaktık. Bizim için ligde normal sezonunun bitiminde ilk iki içinde yer almak çok önemli. Lig play-off'larda şekillenir diyor ama biz play-off'lara ilk iki takım arasında girme hususunu çok önemsiyoruz. Neticede önünüze bir şampiyonluk hedefi koyarsanız beklenmedik mağlubiyetler sizi zihinsel olarak yıpratır. Bu noktada tek tesellimiz şu; bu sezon öyle çekişmeli bir ortam var ki bizim gibi ilk dört sırayı kovalayan rakiplerimiz de sürpriz mağlubiyetler alıyorlar. Bu açıdan düşünerek şu an için hedefler doğrultusunda kaybedilmiş bir şey olmadığını ifade edebilirim. Yine de özellikle son hafta puan kaybettiğimiz Türk Telekom deplasmanında canımızın bir hayli sıkıldığını söylemem gerekir” diye konuştu.

“NEPTUNAS KARŞISINDA BAHANESİ OLMAYAN BİR YENİLGİ ALDIK”
Favori oldukları maçı kaybettiklerinde kendisi için çok ağır bir yük olduğunu söyleyen Ataman, “Örneğin bir derbi maçı oynanır, o maçın sonuna kadar mücadele edilir, ama rakip senden daha iyi oynar ve galibiyet alamazsın. Bu kabul edilebilir bir durum. Sporda her maçı kazanmak gibi bir hadise söz konusu değil. Kendinden kadro olarak daha zayıf olan ekiplere karşı maç kaybedilmesi ise benim kabul edemediğim bir olay. Eurocup’ta da bunu İstanbul’da oynadığımız Neptunas maçı ile yaşadık. Gerçi Neptunas da grubu ikinci sırada bitirdi ama bizim deplasmanda yendiğimiz bu takımı kendi evimizde de mağlup etmemiz gerekirdi. Eurocup’ta bu tip mağlubiyetler ciddi risk oluşturuyor. Biz o maçı kaybederek grup birinciliğini riske attık. Son haftada da Rusya’da kaybettik. AEK, Neptunas’ı yenmeseydi lider olamayacaktık. Şimdi önümüzde yeni grup eşleşmeleri kapsamında üç tane evimizde üç tane deplasmanda maç oynayacağız ve bu karşılaşmalarda mağlubiyetin bahanesi olamaz. Bu gruptan birinci sırada çıkmamız için beş galibiyete ihtiyacımız var. Önce kendi sahamızdaki maçları garantileyip, deplasmanda da en az iki galibiyet bulmamız şart. Benim şöyle bir felsefem var; iç saha maçları, kazanılması her koşulda zorunlu olan maçlardır. Çok şükür bugüne kadar ligde kendi sahamızda Anadolu Efes maçı dışında mağlubiyet almadık ki bu da rakibin gücü doğrultusunda kabul edilebilir bir durum. Eurocup’ta bana göre Neptunas karşısında bahanesi olmayan bir yenilgi aldık ve ben de takıma bir mesaj vermem gerektiğini hissettim. Bu mesajın yerine ulaşıp ulaşmadığını da önümüzdeki Eurocup maçları boyunca göreceğiz” şeklinde konuştu.

“CALEB GREEN’İN SAKATLAĞI BİZİ ZOR DURUMA DÜŞÜRDÜ”
Caleb Green’in sakatlığı Eurocup ikinci tur grup maçları başlarken olması kendilerini çok zor duruma düşürdüğünü vurgulayan Ergin Ataman, “Şu aşamada transfer yapmamız da imkansız. İzzet Türkyılmaz’dan da Yunanistan’daki AEK maçı dışında verim alamadık. Gerçi biz sezon başında mecburen bir risk almıştık, bütçemiz doğrultusunda uzun bir Türk oyuncu transfer etmek durumundaydık. İzzet’e şans verdik ama şu ana dek 25 kadar maçta 1-2 defa katkı verebildiğini gördük. Ege Arar ise bu seviyeler için henüz genç bir oyuncu. Zaman zaman yararlı oluyor ama kapasitesinin sınırlı kaldığı durumlar da oluyor. Bu sene uzun oyuncuların ana rotasyonunda üç isimle yola çıktık; Stephane Lasme, Joey Dorsey ve Caleb Green. Joey Dorsey’in sürekli istikrarsızlığının yanında hem saha içi hem saha dışında disiplin sorunu var. Caleb Green’in takımımızdaki yeri çok önemli idi. Bugüne kadarki maçlarımızın çoğunda Stephane Lasme ve Caleb Green ilk beşimizde yer alan ikili oldu. Green’in bu rotasyondan çıkması rolleri değiştirdi. O noktaya Dorsey’i monte ettik. Bunu yapınca Lasme’yi alışmış olduğu beş numaralı pozisyondan dört numaraya kaydırmak durumunda kaldık. Takımımızın belki de en formda oyuncusu Vladimir Micov’a dört numarada ihtiyaç duyduğumuz için kendisinin forvetteki dakikalarını azaltma yoluna gittik. Takımın yapısında ciddi anlamda bir değişim oldu. Bu değişimi yaptığımız ilk maç Beşiktaş maçıydı ve o gün etkiler pozitif yansıdı. Sonrasında Telekom maçında ise Green’i çok aradık. Marcus Haislip’in de sıra dışı performansı karşısında zorlandık ve o bölgede bir şutör uzuna ne kadar ihtiyacımız olduğunu gördük. Kulübümüzün bazı sıkıntıları var. Henüz kalkmamış bir transfer yasağımız mevcut. O yasak kalkabilirse en kısa sürede o noktaya bir takviye yapmak istiyoruz. Mevcut uzun rotasyonumuz ile Maccabi Fox Tel Aviv, Emporio Armani Milan, Limoges, Valencia Basket, Unics Kazan gibi takımların olduğu Eurocup’ta şampiyonluktan bahsetmek pek de gerçekçi durmuyor. Yine de her zaman gidebildiğimiz yere kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“SEKİZ TAKIM EUROCUP ŞAMPİYONLUĞUNA ADAY”
Daha önceki söylemlerinde Eurocup’ta şampiyonluk hedeflediklerini, bunun içinde transfere ihtiyaç duydukları sözlerinin hatırlatılmasına Ataman, şu şekilde cevap verdi:
“Bugüne kadar ligde 14, Eurocup’ta 10 maç olmak üzere toplam 24 maç oynadık ve hedeflerimize ulaşmak için takviyeye ihtiyaç duyduğumuzu görecek noktaya geldik. Şu ana dek hep zirvede ilerledik ama artık Eurocup’ta önümüze çok ciddi rakipler çıkacak ve işin şekli değişecek. En az sekiz tane takım Eurocup şampiyonluğuna aday. Türkiye’den de Pınar Karşıyaka olsun Banvit olsun Eurocup’ta final ve şampiyonluk hedefliyorlar. İlk etapta Caleb Green’in sakatlığının yarattığı boşluktan ötürü bir dört numara takviyesine ihtiyaç duyduğumuz aşikar. Bunun yanında bir tane daha oyun kurucu transferinin gerekli olduğunu düşünüyorum.”
Deneyimli çalıştırıcı son olarak transferde Türkiye’den oyuncu bakmadıklarını belirterek, “Dört numara pozisyonunda ve takviye oyun kurucu olarak radarımızda olan birkaç tane sporcu var ama onlar da yurt dışından. Transfer için önceliğimizi de dört numara olarak belirledik.” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın ADÜ İletişim Fakültesi mezunlarını törenle uğurladı Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni, Atatürk Kongre Merkezi Yörük Ali Efe Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından İletişim Fakültesi tanıtım filmi gösterimi gerçekleştirildi. Törenin açış konuşmasını yapan İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yılmaz, fakültede uygulama odaklı ve üretim merkezli bir eğitim anlayışının benimsendiğini ifade ederek öğrencilerin saha araştırmalarından dijital içerik tasarımına, kısa film projelerinden organizasyon çalışmalarına kadar birçok alanda deneyim kazandığını belirtti. Mezun öğrencilerin dört yıl boyunca atölye çalışmalarında aktif rol alarak profesyonel yaşama güçlü bir şekilde hazırlandığını vurgulayarak öğrencilerin ulusal ölçekte elde ettiği başarıların da fakültenin üretken ve yenilikçi yapısını ortaya koyduğunu belirtti. Öğrencilerinin ulusal festivallerde elde ettiği derecelerin fakülte adına önemli bir gurur kaynağı olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, fakültenin 15. yılında eğitim kalitesini daha ileri taşımak amacıyla Radyo, Televizyon ve Sinema, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık ile Görsel İletişim Tasarımı bölümleri için akreditasyon başvurularının tamamlandığını söyledi. Mezuniyet töreninde konuşan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent ise iletişimin günümüzde yalnızca bir süreç değil, aynı zamanda toplumsal barışın ve hakikat arayışının önemli bir unsuru olduğunu ifade etti. Öğrencilerin dört yıllık eğitim süreçlerinde edindikleri teorik bilgi ve uygulama becerileriyle meslek hayatlarında önemli başarılara imza atacaklarına inandığını belirten Rektörümüz, İletişim Fakültesinin 15 yıllık süreçte bölgenin güçlü eğitim kurumlarından biri haline geldiğini vurguladı. İletişim Fakültesinin dâhil olduğu ulusal akreditasyon sürecinin eğitim kalitesinin tescillenmesi adına önemli bir adım olduğunu ifade eden Rektörümüz Prof. Dr. Kent, fakültede bilginin yalnızca sınıflarda değil, hayatın içinde üretildiğini belirterek mezun öğrencilerin uygulama temelli eğitim anlayışının ayrıcalığını taşıdığını söyledi. 2025-2026 Akademik Yılı fakülte birincileri Ecem Büyük ve Açelya Kaya yaptıkları konuşmada, eğitim süreçlerinde kendilerine destek olan ailelerine ve akademik personele teşekkür etti. Fakülte birincilerinin isim plakalarının mezuniyet kütüğüne çakılmasının ardından Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent tarafından başarı plaketi takdim edildi. Fakülte ikincisi Gülfidan Biliş, üçüncüleri Sedef Esmeray ve Betül Gökçin’e de plaketleri takdim edildi. Tören, bölümlerinde dereceye giren öğrencilere plaket ve hediyelerinin verilmesi, mezun öğrencilere başarı belgelerinin takdimi ve öğrencilerin kep atmasıyla sona erdi. Törene; ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cemal İyem ve Prof. Dr. Cengiz Özarslan, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yılmaz, Genel Sekreter Yardımcısı Tanfer Bilge, Genel Sekreter Yardımcısı V. Av. Mehmet Boynikar, Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Özmen, akademik ve idari personel, basın mensupları ile öğrenciler ve aileleri katıldı.
Samsun Samsun’da ’özel öğrenciler’ etkin ve görünür bireyler olduklarını gösterdiler Samsun’da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte özel öğrenciler, yıl boyunca edindikleri yetenekleri sergileyerek toplumsal yaşamda daha görünür ve etkin bireyler olduklarını gösterdiler. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında özel bireylerin toplumsal yaşamda daha görünür ve etkin bireyler olmalarına dikkat çekmek amacıyla Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da etkinlik düzenlendi. Etkinlikte sahne alan özel çocuklar, edindikleri tüm becerileri sergileyip yeteneklerini sahnelediler. Özel bireylerin toplumda daha çok fark edilmesi ve yer alması için bu tip organizasyonlara devam edeceklerini ifade eden Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik, "10-16 Mayıs Engelliler Haftası çerçevesinde özel bireylerin neler başarabildiğine dair bir program düzenledik. Samsun il genelinde yakın zamanda açtığımız 13 özel eğitim okulumuz var. Samsun genelinde 53 özel eğitim okulunda bin 780 özel eğitim öğrencisine eğitim veriyoruz. Engellileri sadece 1 hafta anmak doğru değil. Engellilerimizi her zaman fark etmek ve onlara destek olmak zorundayız. İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak özel eğitim öğretmenlerimizle birlikte özel çocuklarımızı hayata hazırlıyoruz. Bu nedenle onların neler başardığını bu tür etkinliklerle gösteriyoruz. Programımız, İlkadım Muhsin Yazıcıoğlu Özel Eğitim ve Meslek Okulumuz öncülüğünde gerçekleştirildi. Okulumuz, özel eğitimin yanı sıra çocuklarımıza meslek eğitimi de veriyor. Çocuklarımız bu okullarımızda hayata hazırlanıyor. Bir yandan istihdam da önemli. Özel çocukların da iş yerlerinde istihdam edilmesi talebini yineliyoruz. Çocuklarımız okullarımızda buna yönelik eğitimlerini alıyorlar. Etkinliklerimiz hafta boyunca il ve ilçelerimizdeki diğer özel eğitim okullarındaki programlarla devam edecek" dedi. SBB katkılarıyla düzenlenen etkinlikte özel çocuklar, yıl boyunca öğrendikleri becerileri seyircilerle buluştururken, etkinlik öğrencilerin meslek ve kendi hayal dünyalarında ürettikleri kostüm defilesi ile sona erdi. Etkinliğe ayrıca Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar, SBB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır, özel eğitim öğretmenleri, özel çocuklar ve aileleri katıldı.
Eskişehir Boğulduktan sonra cesedi yakılan Deniz Oktay’ın davasına devam edildi Eskişehir’de, 30 yaşındaki Deniz Oktay’ı boğduktan sonra cesedine benzin döküp yakan İdris Gökmen’in avukatı, görülen duruşmada, "Eskişehir gibi soğuk bir ilde gazlı araba için benzin şarttır. Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir. Yakma olayı ölümden sonra gerçekleştirilmiştir" dedi. Eskişehir’de kaybolduktan 1 hafta sonra, 22 Nisan 2025 tarihinde Tepebaşı ilçesine bağlı Kozkayı ve Buldukpınar mahallelerinin arasında bulunan Kavacık mevkiinde, ormanlık alanda araştırma yapan polis ekipleri yakılmış kadın cesedi ile karşılaştı. Yapılan incelemede yanarak hayatını kaybeden kadının, 1 haftadır kayıp olarak aranan Deniz Oktay olduğu belirlenmişti. Deniz Oktay’ın ölümüne ilişkin açılan davanın 3’üncü celsesi Eskişehir Adliyesi 7. Ağır Ceza Mahkeme’sinde görüldü. Oktay’ı boğduktan sonra 2 gün art arda cesede benzin dökerek yakan, Kasten öldürme suçundan yargılanan ve hakkında ağırlaştırmış müebbet hapsi istenen İdris Gökmen, Deniz Oktay’ın yakınları ile taraf avukatlar salonda hazır bulundu. "Deniz, İdris için ‘Maddi yardımda bulunuyor’ dedi" Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan tanık Yusuf İslam Gül, İzmir’deyken Deniz Oktay ile tanıştıktan sonra telefonda yaklaşık 3 ay konuştuğunu söyledi. Olay gününden 2 gün önce Eskişehir’e gelen tanık Yusuf İslam Gül, ifadesinde, "Deniz’le orta arkadaşımız Emine sayesinde tanıştık. 3-4 ay telefonda konuştuk. İzmir’den Eskişehir’e geldim otogardan arkadaşı Hamdi’yle birlikte arabayla aldı. Evinde kaldık Cinsel bir şeyler yaşadık. Olay günü Hamdi ile birlikte evden ayrıldı, geri geldiğinde ise saat gece 12’yi geçmişti. Sonra İdris aradı. Aşağıya konuşmak için çağırdı. Giderken tedirgin ve alkollü gibiydi. ‘Korkuyorsan gitme’ dedim. Deniz de bana ‘Ondan mı korkacağım? Eğer dönmezsem beni sürekli ara’ dedi. Gittikten 30 dakika sonra aradım telefonu kapalıydı. Sonra uyumuşum sabah uyandım ve 2 gün bekledim. Deniz’den haber alamayınca kayıp ilanı verdim. Kayıp ilanını ben tek verdim. Ben İdris’i aradım, o gün ulaşmadım ertesi gün ulaştım, yaklaşık 1 buçuk-2 saat konuştum. ‘Bu kız senle gitti gelmedi, bana bıraktığını söylüyorsun ama kız yok’ dedim. Ama ‘Bir şey yapmadım’ diyerek durumu kabul etmedi. Hatta Deniz’i eski eşiyle görüştüğünü ve onla olduğunu, iyi olduğunu söyledi. İfade vermeye gittiğimde Deniz’in başına gelenleri öğrendim. Deniz, İdris için arkadaşı olduğunu, ablamın eski sevgilisi olduğunu söyledi. ‘Bana maddi yardımda bulunuyor’ dedi" diyerek ifade verdi. "Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir" İdris Gökmen’in avukatı ise öldürme olayını kabul ettiklerini, fakat Eskişehir’in soğuk olduğunu bundan dolayı da arabada bulunan benzinin olayı tasarlamak için alınmadığını söyleyerek, "Tasarlayarak canavarca hisle cinayet suçundan dava açıldı. Tasarlamada öngörülen husus benzin almasıdır. Eskişehir gibi soğuk bir ilde gazlı araba için benzin şarttır. Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir. Müvekkilime kadının saldırması sonrası olay gerçekleştirilmiştir. Yakma olayı ölümden sonra gerçekleştirilmiştir. Tasarlama yoktur" dedi. "Küfürler etmeseydi bu olaylar olmazdı" Sanık İdris Gökmen duruşmadaki son savunmasında, "Maktul Deniz Oktay bana saldırmasaydı, küfürler etmeseydi bu olaylar olmazdı, pişmanım" dedi. Dava, sanık müdafisinin esas hakkında savunmasını hazırlaması için süre verilmesi amacıyla 24 Haziran saat 9.30’a ertelenirken, İdris Gökmen’in tutukluluğunun devamına karar verildi.