DÜNYA - 13 Mart 2026 Cuma 15:04 | Son Güncelleme : 13 Mart 2026 Cuma 15:17

Avrupa-ABD arasında bu kez Rus petrolüne geçici izin krizi

A
A
A
Avrupa-ABD arasında bu kez Rus petrolüne geçici izin krizi

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD'nin Rus petrolü alımına geçici izin vermesini eleştirerek, "Ne sebeple olursa olsun yaptırımları hafifletmek yanlıştır. Amerikan hükümetinin bu kararı almasının sebeplerini bilmek istiyorum. Her şeyden önce sorulması gereken soru bu savaş ne zaman ve hangi strateji ile sona erdirilecek" dedi. Merz, ülkesinin İran'daki savaşın parçası olmak istemediğini de tekrarladı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store ile Norveç'in Andoya adasındaki Andoya Uzay Merkezi'nde düzenledikleri ortak basın toplantısında İran'daki savaş sonrası artan enerji fiyatları gerekçesiyle ABD'nin Rus petrolü ve petrol ürünlerinin satışına geçici olarak izin vermesini eleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın da katıldığı G7 hükümet ve devlet başkanlarının video konferans yoluyla yapılan toplantısını hatırlatan Almanya Başbakanı Merz, "G7'nin 6 üyesinin bunun doğru bir sinyal olmadığına dair çok net bir görüşü vardı. Yaptırımların şimdi herhangi bir nedenle hafifletilmesi bizim görüşümüze göre yanlıştır. Şu anda bir fiyat sorunu var ancak miktar sorunu yok. Amerikan hükümetinin bu kararı almasının nedenlerini bilmek istiyorum. Her şeyden önce sorulması gereken soru şu: Bu savaş ne zaman sona erecek ve hangi stratejiyle sona erdirilecek? Bu soruların gerçek bir cevabı yok" diye konuştu.

Almanya Başbakanı Merz, gazetecilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere deniz kuvvetleriyle eşlik etme ihtimaline ilişkin sorusuna dikkat çekici bir cevap verdi. Merz, "Şu anda deniz yollarının askeri olarak korunmasını düşünmek için bir neden yok. Bir kez daha çok açık bir şekilde söylemek istiyorum. Bu savaş bizim savaşımız değil ve bizim savaşımız olmasını da istemiyoruz. Bu bakımdan çabalarımız savaşı sona erdirmek üzerine odaklanıyor ve hem Amerikan hükümeti hem de İsrail hükümeti ile tam da bu konuyu konuşuyoruz" dedi.

Merz, İran'daki savaşın sona ermesinin rejimin elinde olduğunu yineleyerek, "Çağrımız öncelikle İran ve rejimine savaşı sona erdirmeleri yönündedir. Bu savaşı hızlı bir şekilde çözüme kavuşturmak onların elindedir. Her şeyden önce rejim, bölgedeki diğer ülkelere örneğin Körfez ülkelerine saldırmama ve tüm bölgeyi istikrara kavuşturmak konusunda sorumluluk sahibidir. Bunun sorumluluğu öncelikle rejime aittir" diye konuştu.

"Moskova üzerindeki baskıyı daha da artıracağız ve artırmalıyız"

Almanya Başbakanı Merz, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine dönük çabalara da değinerek, Rusya'nın müzakere etme isteği olmadığını belirtti. Merz, "Bu nedenle, Moskova üzerindeki baskıyı daha da artıracağız ve artırmalıyız. Ukrayna'ya destek devam edecek. İran'daki savaşın bizi bundan caydırmasına veya dikkatimizi dağıtmasına izin vermeyeceğiz" diye konuştu.

Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store de Moskova hükümetinin Ukrayna'ya karşı savaşı sona erdirmemesi nedeniyle Rusya'ya karşı yaptırımların önemli olduğu konusunda Merz ile aynı fikir birliği olduğunu belirtti. Store, "Rusya bu sinyallere en çok enerji sektöründe duyarlı. Bu nedenle yaptırımları hafifletmeye başlamak tamamen yanlış" dedi.

ABD, Rus petrolüne uyguladığı yaptırımları hafifletti

Almanya Başbakanı Merz'in eleştirdiği ABD, İran savaşı nedeniyle yükselen petrol fiyatları gerekçesiyle Rus ham petrolünün satışına geçici olarak yeniden izin vereceğini duyurmuştu. ABD Hazine Bakanlığı, 12 Mart'tan önce gemilere yüklenen Rus ham petrolü ve Rus petrol ürünlerinin 11 Nisan'a kadar satışına izin veren bir lisans vermişti. Kararın İran, İran hükümeti veya İran menşeli mal ve hizmetlerle bağlantılı işlemleri kapsamadığı bildirilmişti.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da "Dünya Kudüs Günü" açıklaması Van’da Ramazan ayının son Cuma günü münasebetiyle düzenlenen "Dünya Kudüs Günü" kapsamında Van Filistin’e Destek Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Yukarı Norşin Camii önünde Cuma namazı çıkışında düzenlenen açıklamayı Van Filistin’e Destek Platformu Dönem Sözcüsü Ahmet Faruk Çevik okudu. Kudüs’ün yalnızca Filistin halkının değil, bütün Müslümanların ve bütün insanlığın ortak mirası olduğunu ifade eden Çevik, Mescid-i Aksa’nın ise Müslümanların ilk kıblesi ve mukaddes mabedlerinden olduğunu söyledi. Çevik, "Ancak bugün Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze; Siyonist işgal rejiminin sistematik saldırıları ve yayılmacı politikaları altında ağır bir kuşatma yaşamaktadır. İsrail’in Gazze’de başlattığı ve bugün Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e ve İran’a yaydığı çatışma süreci, asla bir güvenlik meselesi değildir. Bu, ‘Arz-ı Mev’ud’ hezeyanıyla bölge ülkelerini zayıflatma, parçalama ve köleleştirme operasyonudur. Siyonist akıl, kendi güvenliğini komşu ülkelerin yıkımında aramakta, attığı her adımda dünya barışının altına dinamit döşemektedir. Bu saldırganlık, İsrail’in güvenliği bahanesi altında bütün bölgeyi dizayn etmeyi hedefleyen emperyal bir projeye dönüşmüş ve dünya barışını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır. Şurası açıktır ki mesele sadece Filistin meselesi değildir. Asıl mesele İslam coğrafyasının tüm direniş hatlarını kırmayı hedeflemektedir" dedi. Program yapılan duanın ardından son buldu.
İstanbul Eyüpsultan’da kuyumcudan milyonlarca liralık altın çalan 8 şüpheli adliyeye sevk edildi Eyüpsultan’da kuyumcudan 18 milyon lira değerinde altını çalan 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olay, 26 Şubat’ta günü gece saatlerinde, Eyüpsultan ilçesi Göktürk Merkez Mahallesi, Belediye Caddesi’nde bulunan bir kuyumcuda meydana geldi. Gece saat 04.40 sıralarında bir otomobille gelen 5 kişi, dükkanın kepenk kilidini kırarak içeri girdi ve kuyumcudaki 4 kilogram altını çuvala koyup otomobille kaçtılar. Olayı sabah dükkana geldiğinde fark eden iş yeri sahibi E.Y., karakola giderek ihbarda bulundu. İş yeri sahibinin şikayeti üzerine polis, şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü, Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği görevlileri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalar sonucu şahısların kimlikleri tespit edildi. Büyükçekmece, Başakşehir, Bağcılar, Güngören ve Esenler’ de bulunan 9 adreste eş zamanlı operasyonlar yapıldı. Baskınlarda olaya karıştığı tespit edilen 8 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde ise 3 ruhsatsız tabanca, 4 şarjör ve muhtelif sayıda fişek ele geçirildi. Şüpheliler, emniyette işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan, şahısların adreslerinde ele geçirilen silah ve mermiler ile olay sırasında giydikleri tespit edilen eşyalar Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sergilendi.
Konya Selçuk Üniversitesinde 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen programda öğretim üyelerine cübbe giydirildi, bilimsel çalışmalarıyla öne çıkan akademisyenler ödüllendirildi. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, 2026 Yatırım Programı’na alınan 800 yataklı yeni hastane projesinin Üniversite ve bölge için önemli bir sağlık merkezi olacağını söyledi. Sultan Alparslan Kültür Merkezinde düzenlenen programda akademisyenler, sağlık çalışanları ve öğrenciler bir araya geldi. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversitenin sağlık alanındaki gelişimine dikkat çekti. Yılmaz, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleri ile 2026 Yatırım Programı’na alınan 800 yataklı yeni hastane projesi, Üniversite ve bölge için önemli bir sağlık merkezi olacak" dedi. Rektör Prof. Dr. Yılmaz, ayrıca mevcut hastanede sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında 5 yeni ameliyathane, preoperatif polikliniği, yeni laboratuvar binası, çocuk ve yetişkin kan alma ünitesi, fizik tedavi polikliniği ve sterilizasyon ünitesinin hizmete alındığını kaydetti. 18 yataklı modern günübirlik servis, yeni onkoloji polikliniği, radyasyon onkolojisi ünitesi ile radyoloji görüntülüme sistemine yönelik de çalışmalarının sürdüğünü aktardı. 2025 yılında hastanede yaklaşık 1,5 milyon poliklinik hizmeti verildiğini ifade eden Yılmaz, "Elbette bu başarı tesadüf değildir. Bu başarı; hekimlerimizin emeğinin, sağlık çalışanlarımızın fedakarlığının ve akademisyenlerimizin bilimsel gayretinin bir sonucudur" diye konuştu. Programa katılan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz da hekimliğin insan hayatına doğrudan dokunan bir görev olduğunu belirterek "Hekimlik; yalnızca bir meslek değil, insanın en zor anında yanında olmayı gerektiren büyük bir sorumluluktur. İnsanların duasını almak, acılarını dindirmek ve hayatlarına dokunabilmek hekimliğin en kıymetli yönüdür" dedi. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsnü Alptekin ise 14 Mart Tıp Bayramı’nın tarihi arka planına değinerek tıp eğitiminin Osmanlı’dan günümüze uzanan gelişimini anlattı. Programda konuşmaların ardından bilimsel çalışmalarda en yüksek puanları alan öğretim elemanlarına ve ödüle değer görülen akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Profesör ve doçent ünvanı alan öğretim üyelerine cübbe giyme merasiminin de gerçekleştirildiği programda, 2024 - 2025 Eğitim Öğretim Yılı Gelişim Sınavı birincileri ile dönem birincilerine de teşekkür belgesi verildi. Programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ak, Genel Sekreter Mustafa Karakışla, Konya İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri, İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkanı Prof. Dr. Emre Korkut da katıldı.
İstanbul İlber Ortaylı’nın eşi: "Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı" İlber Ortaylı’nın vefatı sonrası açıklama yapan eşi Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı" dedi. Sağlık sorunları sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatına ilişkin eşi Ayşe Özdolay ile kızı Tuna Ortaylı Kazıcı hastane önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Ortaylı’nın hastalığını kimseye yansıtmadığına değinen Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı. Bütün bu süreçte Koç Üniversitesi hastanesinde çalışan herkes, bütün bölümler, hemşiresi, doktoru, bütün çalışanlardan çok büyük bir destek aldık. Hem o, hem biz aile olarak. Çok teşekkür ediyoruz. Olabilecek en iyi bakımı aldı. Hem tıbbi, hem insani olarak. Onlara da çok şükran borçluyuz. Arayan, soran, destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Kızı Tuna Ortaylı Kazıcı ise, "Babam, çok severek ve dolu dolu yaşadı. Umarım, bu hayatında birilerine dokunmuşluğu ve bu şekilde faydası olmuştur" dedi.