DÜNYA - 08 Aralık 2025 Pazartesi 18:19 | Son Güncelleme : 08 Aralık 2025 Pazartesi 18:22

Avrupa Birliği'nden kaçak göçmenlere yönelik sert düzenleme

A
A
A
Avrupa Birliği'nden kaçak göçmenlere yönelik sert düzenleme

Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri, göç konusunda daha önce görülmemiş bir zorlaştırma politikası üzerinde anlaştı. Buna göre AB'nin sığınmacıları geri gönderme konusunda daha sert bir politika uygulaması öngörülüyor.

AB'ye kaçak göçmen girişinin geçen yıl yüzde 20 oranında azalmasına rağmen AB üye ülkeleri, kaçak göçle mücadele konusunda işbirliğini genişletiyor. Bu kapsamda uzun süredir AB gündeminde olan kaçak göçle mücadele konusunda 27 ülkenin içişleri bakanları Brüksel'de bir araya geldi. Avrupa'da yükselen aşırı sağ baskısı altında çözüm arayan AB üye ülkelerinin "geri gönderme" ve AB dışı kaçak göçmen kampları kurulması gibi kararları içeren bir anlaşma üzerinde uzlaştığı bildirildi.

AB, sınırları dışında kamplar kurmayı öngörüyor

Bu yılın başından beri üç ayrı metin olarak AB Komisyonu tarafından önerilen kaçak göçle mücadele, son olarak Brüksel'de yapılan toplantıyla tekrar ele alındı. AB üyesi 27 ülkenin içişleri bakanları tarafından görüşülen öneriler ışığında önemli kararlar alındı. Üç aşamalı plana göre, AB ilk adımda kendi sınırları dışında kamplar kurmayı öngörüyor. İkinci aşamada ise söz konusu kamplara AB'ye kaçak yoldan girmiş kişiler sevk edilerek, burada tutulacaklar. AB, ayrıca sınır dışı ve kampa gönderme kararına direnen kaçak göçmenleri daha uzun süre kampta tutma cezasına maruz bırakabilecek. Kabul edilen plana göre, üçüncü aşamada ise AB'nin güvenli saydığı herhangi bir ülkeye kendi ülkesi olmasa bile bu kaçak göçmenler zorla gönderilebilecek.

AP tarafından onaylanması gerekiyor

AB İçişleri Bakanları Konseyi tarafından alınan bu kararın yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu tarafından görüşülüp kabul edilmesi gerekiyor. Ancak söz konusu anlaşmanın daha şimdiden İspanya ve Fransa tarafından endişeyle karşılandığı bildiriliyor. Bu tarz bir uygulamanın insan haklarına aykırı olacağı yorumları da yapılıyor. Söz konusu karara önümüzdeki günlerde yabancı haklar savunucusu sivil toplum örgütleri ve politik çevrelerden tepkilerin gelmesi bekleniyor.

Kierwinski: "Polonya göçmenlerin yeniden yerleştirilmesi mekanizmasına katılmayacak, tazminat da ödemeyecek"
AB içişleri bakanları Avrupa Komisyonu'nun dayanışma mekanizmasına ilişkin planını bugün onaylarken, Polonya hükümetinin bu mekanizmaya katılımdan tamamen muaf tutulmak için yaptığı başvuru Avrupa Komisyonu tarafından olumlu değerlendirildi. Brüksel'de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) İçişleri Bakanları Toplantısı'na katılan Polonya İçişleri ve İdare Bakanı Marcin Kierwinski, gazetecilere yaptığı açıklamada Polonya'nın Avrupa Birliği'ne sığınan göçmenlerin yeniden yerleştirilmesini öngören mekanizmaya katılmayacağını bildirdi. Tartışmanın oldukça hararetli olduğunu, böylesi bir çözümden tüm Avrupa ülkelerinin memnun olmadığını, memnun olmayanların özellikle güney ülkeleri olduğunu dile getiren Kierwinski, ülkesinin göç paktı kapsamında tazminat ödemeyeceğini de bildirdi. Marcin Kierwinski, "Polonya'nın göç baskısı altında bir ülke olduğunu ve Ukraynalı dostlarımıza yardım ettiğini çok açık bir biçimde ortaya koyan bu mekanizmanın önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini umut ediyorum" şeklinde konuştu.

Mustafa Ulusoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.