SPOR - 09 Aralık 2014 Salı 19:26

Aydınspor 1923'te 4 futbolcu federasyona başvurdu

A
A
A
Aydınspor 1923'te 4 futbolcu federasyona başvurdu

Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup takımlarımdan Aydınspor 1923'te dört futbolcu 385 bin TL’yi bulan alacakları için TFF’ye başvurdu.

11 maçlık yenilmezlik serisinin ardından geçen hafta sonu Karagümrük deplasmanından eli boş dönen Aydınspor 1923’te 22 Aralık 2014 tarihinde yapılacak olağanüstü kongre öncesi futbolculardan kaleci Ahmet Altın, Uğur Arslan Kuru, Sefa Aksoy ve Bayram Çetin alacakları ödenmediği gerekçesiyle Türkiye Futbol Federasyonu'na başvurdu.

Sezon başından bu yana ekonomik sıkıntı yaşayan ve bir süre önce futbolcuların antrenman boykotu yaptığı Aydınspor 1923’te Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun çevreye girmesiyle futbolculara bir miktar ödeme yapılmıştı. Ekonomik sıkıntıların yeniden gündeme geldiği siyah-beyazlı kulüpte TFF'ye başvuran Sefa'nın 140 bin TL, Uğur'un 70 bin TL, Bayram'ın 90 bin TL ve kaleci Ahmet'in ise 85 bin TL olmak üzere dört futbolcunun 385 bin TL alacağının bulunduğu öğrenildi.

Federasyona başvuran dört oyuncu, bir ay içinde paralarını alamadıkları takdirde bonservislerinin boşa düşmesi sonucu serbest kalabilecek.
Öte yandan, takımda diğer bazı futbolcuların da ciddi miktarda alacakları bulunduğu ancak bu oyuncuların henüz federasyona başvurmadığı ifade edildi. 

MEHMET BARLAS 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Milli Eğitim Müdürü Ekici’den yarı yıl tatili mesajı Erzurum İl Millî Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, yarıyıl tatili dolayısıyla bir mesaj yayınladı. 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı’nın ilk yarısının, il genelinde büyük bir gayret, özveri ve iş birliğiyle tamamlandığını ifade eden Millî Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, "Bu süreçte öğrencilerimiz azimle çalışmış, öğretmenlerimiz fedakârlıkla görevlerini yerine getirmiş, velilerimiz ise her zaman olduğu gibi eğitimin en güçlü paydaşlarından biri olmuştur. Eğitim; sabır, emek ve süreklilik isteyen uzun soluklu bir yolculuktur. İlk dönemde elde edilen kazanımlar, bizler için hem bir gurur kaynağı hem de ikinci dönem için yol gösterici olmuştur. Akademik başarının yanı sıra; değerler eğitimi, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle öğrencilerimizin çok yönlü gelişimini desteklemeye devam ettik" dedi. Ekici, mesajında şu ifadelere yer verildi; "Yarıyıl tatilinin; öğrencilerimizin dinlenmesi, kendilerine zaman ayırması, kitapla, sanatla ve aileleriyle daha fazla vakit geçirmesi adına önemli bir fırsat olduğuna inanıyorum. Bu sürecin verimli geçirilmesi, ikinci döneme daha güçlü bir başlangıç yapılmasına katkı sağlayacaktır. Bu vesileyle; eğitim yolculuğunda emeği geçen tüm yönetici, öğretmen ve eğitim çalışanlarımıza, bizlere her daim destek olan velilerimize ve geleceğimizin teminatı sevgili öğrencilerimize teşekkür ediyor; sağlıklı, huzurlu ve verimli bir yarıyıl tatili diliyorum."
Adana Adana’da engelleri aşan karne sevinci: Görme engelli öğrenciler ’’Braille alfabesi’’ ile hazırlanan karnelerini aldı Adana’da, görme engelli öğrenciler kabartma yazı ’’Braille alfabesi’’ ile hazırlanan karnelerini aldı. Merkez Çukurova ilçesindeki Oğuz Kağan Köksal Görme Engelliler İlkokulu’nda 2025-2026 eğitim-öğretiminin ilk dönemi tüm okullarda olduğu gibi bugün tamamlandı. Yaklaşık 80 görme engelli öğrencinin bulunduğu okulda görme oranı yüksek öğrenciler için özel olarak hazırlanan kabartma yazı ’’Braille alfabesi"nden oluşan karneler tek tek dağıtıldı. Karnesini alan öğrenciler notlarını bakarak değil dokunarak öğrendi. "Karneler özel hazırlanıyor" Bugünün çok güzel bir gün olduğunu belirten Okul Müdürü Cemal Dağhan, "Küçükken karne alacağız diye çok mutlu oluyorduk. Aynı mutluluğu bugün bizim çocuklarımız yaşıyor. Yaklaşık 80 civarında öğrencimiz var. Öğrencilerimiz devamsızlık yapabiliyorlar çünkü şartları çok daha zor. Adana, Hatay ve Mersin illerinden yatılı öğrenci kabul ediyoruz. Bizim çocuklarımız Braille alfabesi kullanıyor. Hiç göremeyen ve az gören öğrencilerimiz var. Öğrencilerimizin karneleri kabartma Braille alfabesiyle yazılıyor. Onlar için yeni yayımladığımız kitapları da kabartmalı olarak yayımladık. Tatilde okumaları için kabartma yazılı kitaplarımızı da çocuklarımıza hediye ediyoruz" dedi. "Böyle bir okul olduğu için şanslıyım" Öğrencilerden Efe Nuri Gümüş, "Takdir belgesi aldım, çok mutluyum. Tatilde kitap okuyacağım. Ben okulumu çok seviyorum. Böyle bir okul olduğu için hem memnunum hem de çok şanslıyım. Ben Hataylıyım, büyüyünce bilim adamı olmak istiyorum" diye konuştu. "Okuyup avukat ya da anaokulu öğretmeni olmak istiyorum" Öğrencilerden Ceren Toprak ise, "Çok mutluyum. Bu dönem güzel geçti. Notlarım çok güzel. Takdir belgesi aldım. Büyüyünce avukat ya da anaokulu öğretmeni olmak istiyorum. Çocukları çok sevdiğim için öğretmen olmak istiyorum. Avukat olmak isteme sebebim ise bütün suçluları adalete teslim etmek istiyorum. Görme engelliler bu okulda okuyabiliyorlar. Bu okul bizim için gayet güzel" ifadelerini kullandı.
Gümüşhane Bu okulda hiçbir şey kaybolmuyor Gümüşhane’nin eğitim tarihindeki mihenk taşlarından biri olan ve 1972 yılında eğitim-öğretim faaliyetine başlayan Merkez Atatürk Ortaokulu, sadece akademik başarıyla değil, öğrencilerine kazandırdığı ahlaki değerlerle de adından söz ettiriyor. Okul Müdürü Birol Tuğlu’nun liderliğinde 2019 yılından bu yana uygulanan geleneksel "alkış" töreni 6. yılını geride bırakırken, dürüstlüğü okul kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getirdi. Okulda hayata geçirilen "Herkes hayatında en az bir kez ayakta alkışlanmalı" düsturuyla başlatılan "Erdemli Öğrenciler" uygulamasıyla buldukları kayıp eşya ve paraları okul yönetimine teslim eden öğrenciler, her cuma günü tüm öğrencilerin önünde onore ediliyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne tam uyum sağlayan uygulama, şehirde dürüstlüğün simgesi haline geldi. Uygulamanın çıkış noktasını anlatan Okul Müdürü Birol Tuğlu, sürecin tamamen doğal bir seyirde geliştiğini belirtti. Öğrencilerin buldukları kalem, silgi veya küçük miktarlardaki paraları kendisine getirdiklerinde yaşadıkları mutluluğu gözlemlediğini ifade eden Tuğlu, "Hayatta herkes en az bir kez ayakta alkışlanmalı düşüncesiyle bu süreci başlattık. Çocuklarımızın bu güzel davranışlarını onore etmek ve kalıcı hale getirmek için isimlerini not almaya başladım. Her cuma günü bayrak töreni öncesinde ’Haftanın Erdemli Öğrencilerini’ tüm okulun huzurunda alkışlatıyoruz. Bu, çocuklarda tarif edilemez bir özgüven ve aidiyet hissi oluşturuyor" dedi. Yeni müfredatın temelini oluşturan erdem ve ahlak vurgusuna dikkat çeken Tuğlu, bilimin ancak ahlakla birleştiğinde bir anlam ifade edeceğini vurguladı. 21. yüzyıl vizyonunda aklı ve ahlakı bir arada götürmenin önemine değinen deneyimli eğitimci, uygulama sayesinde okulda hiçbir eşyanın kaybolmadığını, sahipsiz kalan paraların ise Okul Aile Birliği hesabına aktarılarak yine öğrencilerin hizmetinde kullanıldığını belirtti. Okulun örnek öğrencilerinden Uygar Taşdelen ise yaşadığı deneyimi şu sözlerle aktardı: "Bahçede bir hırka buldum ve hemen müdürümüzün odasına götürdüm. İsmimi yazdı ve bana teşekkür etti. Cuma günü törende kürsüye çağrıldığımda ve arkadaşlarım beni alkışladığında çok heyecanlandım ama aynı zamanda kendimle gurur duydum."
Ankara Beyin sisi başka bir hastalığın habercisi olabilir Zihinsel bulanıklık, kopukluk hissi ve düşüncelerde yavaşlama belirtileriyle beyin sisine dair açıklamalarda bulunan Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Dr. Songül Turgut, bu durumun altta yatan bir hastalığın habercisi olabileceğine dikkat çekti. Son yıllarda giderek daha fazla kişinin şikayet ettiği beyin sisinin tıbbi olarak başlı başına bir hastalık tanısı olmadığını belirten Medicana International Ankara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Songül Turgut, bu durumun günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyebileceğini söyledi. Beyin sisi belirtilerinin altta yatan başka sağlık sorunlarının habercisi olabileceğine vurgu yapan Dr. Turgut şöyle konuştu, "Zihinsel bulanıklık, net düşünememe, odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve bilişsel performansta geçici azalma ile karakterize olan beyin sisinin nedenleri; yoğun stres ve kronik kaygı, uyku bozuklukları, dengesiz ve yetersiz beslenme, menopoz, gebelik, tiroid hastalığı gibi hormonal değişiklikler, COVID 19 sonrası dönem, B12 ve D vitamini eksikliği, fibromiyalji ve kronik yorgunluk sendromu, hareketsiz yaşam gibi faktörler olabilir. Genellikle bu tarz altta yatan bir neden vardır ve geçicidir." "Kişi kendini her şey ağır çekimde ilerliyormuş gibi hissedebilir" Beyin sisinin doğrudan bir duyusal algı bozukluğu olmadığını ancak dikkat ve zihinsel berraklığın azalması nedeniyle algısal sorunlarla birlikte görülebileceğini belirten Dr. Turgut, "Beyin sisi yaşayan kişilerde çevreye karşı farkındalık azalabilir; kişi kendini kopuk ya da her şey ağır çekimde ilerliyormuş gibi hissedebilir. Kronik yorgunluk sendromu veya fibromiyalji kaynaklı beyin sisinde algı bulanıklaşır, düşünceler net gelmez. Bilgi işleme hızının düşmesi algısal yorgunluğa neden olabilir. Uyku eksikliği, inflamasyon ve stres gibi faktörler beyin bölgeleri arasındaki koordinasyonu bozarak bulanık algı hissini artırabilir. Eğer beyin sisi yetersiz veya bozuk bir yapıda ise beynin konumu veya hareketleri üzerinde olumsuz etki olabilir. Bu da sinir iletişiminde bozukluklara yol açarak algı işleme sorunlarına neden olabilir. Ayrıca beyin sisi, beynin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini ve oksijeni iletmede önemli bir rol oynar. Bu iletimde sorun olması durumunda beyin hücrelerinin işlevi zayıflayabilir ve bu da algı sıkıntılarına yol açabilir" açıklamalarında bulundu. "Şikayetler uzun süre devam ediyorsa uzmanına başvurulmalı" Beyin sisinin genellikle ciddi bir sorun olmadığını; düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve egzersizle düzelebileceğini ifade eden Dr. Turgut, "Ancak şikayetler uzun süre devam ediyorsa, giderek şiddetleniyorsa ya da algı bozukluğu, depresyon belirtileri ve unutkanlıkta belirgin artış gibi ek bulgular eşlik ediyorsa, altta yatan nörolojik ya da sistemik bir hastalığın incelenmesi için mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurulmalıdır. Ayrıca baş travmaları gibi durumların ardından da beyin sisi hasar görebilir. Bu hasar, beynin zarar görmesini önlemede yetersiz kalabilir ve sonucunda algı işleme sorunları ortaya çıkabilir. Tanı için kan testleri ve bilişsel değerlendirmeler yapılır. Burada altta yatan hastalık fark edilip uygun tedavi uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı.