DÜNYA - 14 Şubat 2026 Cumartesi 21:03 | Son Güncelleme : 14 Şubat 2026 Cumartesi 21:06

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan üçlü iş birliği yapacak"

A
A
A

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Almanya’da düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı kapsamında gerçekleştirilen, "Açık Koridor Politikası, Hazar Denizi Ötesi İşbirliğinin Derinleştirilmesi" konulu panel toplantısında, "Altı aydır barış ortamında yaşıyoruz. İnanın ki bu çok güzel ve özel bir histir ve bunu tüm Azerbaycan halkı paylaşmaktadır. Bağlantılar ve birleştirici güzergahlar bizi daha da entegre hale getirecek ve Güney Kafkasya’da tamamen yeni bir durum oluşturacaktır. Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan artık üçlü şekilde iş birliği yapacaktır" dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Almanya’da düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’na katılmak üzere bulunduğu Münih kentindeki temaslarına devam ediyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Aliyev Münih’de, "Açık Koridor Politikası. Hazar Denizi Ötesi İşbirliğinin Derinleştirilmesi" konulu panel toplantısına katıldı. Bölgede özellikle koridor ve bağlantılarla birçok meselenin artık değişmiş olduğunu belirten Aliyev, "Bu süre zarfında fiziksel altyapının oluşturulmasına Azerbaycan yatırımlar yapmıştır. Deniz limanlarına, ayrıca demir yollarına ve hava taşımacılığı ile yüklerin taşınmasına yatırım yapmıştır ve açık bir şekilde, bölgesel ulaşım merkezine dönüşmek için komşularınızla iyi ilişkileriniz olmalıdır. Bu bağlamda Batı ve Doğu açısından Azerbaycan buna çalışmaktadır. Azerbaycan’ın coğrafi konumu böyledir ki, Avrupa ile Asya arasında yer almaktadır. Bu bir avantajdır. Ancak uygun altyapı olmazsa bunun anlamı da hissedilmez. Biz Azerbaycan toprakları üzerinden 100 binden fazla TEU yük taşımış bulunuyoruz ve hacmin 250 bin, 300 bin, hatta 400 bine çıkarılması öngörülmektedir. Biz kendi deniz limanlarımızın geliştirilmesine yatırımlar yaptık; halihazırda artık bu seviyeye yaklaşıyoruz. Bölgesel bağlantı projeleri yalnızca demir yollarıyla değil, aynı zamanda fiber-optik projeleriyle de ifade edilmektedir. Biz Orta Asya’daki ortaklarımızla Hazar Denizi’nin dibinden çekilecek fiber-optik proje üzerinde çalışıyoruz. Bununla ilgili bu yıl çalışmalar yürütülecektir" dedi.
Ermenistan ile barış sağlandıktan sonra Azerbaycan üzerinden Ermenistan’a, daha sonra ise Avrupa’ya giden koridorun da çok büyük potansiyeli olduğunu belirten Aliyev, "Azerbaycan kendi topraklarında demir yollarının inşasına yatırımlar yapmaktadır. İnşa edilecek ve yeniden restore edilecek demir yollarının uzunluğu 600 kilometre olacaktır ki bu, Azerbaycan’ın ana kısmında ve Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti topraklarına olacaktır. Ermenistan topraklarında ise 40 kilometrelik bir mesafe olacaktır. Bu nedenle, bunlar hayata geçirildiği zaman Orta Koridor ile birlikte iki güzergahımız olacaktır. Doğu ile Batı arasındaki yük taşımacılığı Güney Kafkasya üzerinden gerçekleştirilecektir" açıklamasını yaptı.

"Sınırlarımızda barış sağlandı"

Ermenistan ve Azerbaycan arasında paraflanan barış anlaşmasını hatırlatan Aliyev, "Bu olay ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımıyla gerçekleşti. Ayrıca, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve benim imzaladığım ortak bildiri Trump tarafından da imzalandı. Sınırlarımızda barış sağlandı. Tamamen yeni bir durum oluşmuş durumda. Hiçbir çatışma yok, kimse yaralanmıyor, hiçbir sivil öldürülmüyor" dedi.
Bu yıl Ermenistan ve Azerbaycan arasında bir barış anlaşmasının imzalanacağına olan inancını dile getiren Aliyev, "Biz Ermenistan ile artık iş birliğine başladık. Yük taşımacılığında Azerbaycan topraklarındaki tüm kısıtlamaları kaldırdık ve Gürcistanlı dostlarımıza da teşekkürümüzü bildirmişiz ki onlar çok önemli transit imkanlarını oluşturdular. Çünkü Azerbaycan topraklarından Gürcistan üzerinden yükler Ermenistan’a gidiyor, daha sonra ise biz onlar için çok önemli olan petrol ürünü ihraç ediyoruz. Resmi barış anlaşmasının imzalanmasına gelince, bu Ermenistan Anayasası’nda yapılacak değişikliklere bağlı olacaktır. Bir maddeyi oradan çıkarmalıdırlar ki bu, Azerbaycan topraklarına ilişkin iddialarla ilgilidir ve bu şekilde kalmıştır. O değişiklik yapıldıktan hemen sonraki gün söz konusu anlaşma imzalanabili" dedi.

"Biz artık 6 aydır barış ortamında yaşıyoruz"

Barışın ancak gerçek anlamda bir barış süreci olduğunda sağlanabilir olduğunu belirten Aliyev, "Evet, belgenin imzalanması önemlidir, bu temeldir ancak ondan sonra ne yapacağımız da önemlidir. Ermenistan ile Azerbaycan arasında son kanlı çatışma yaklaşık 2 yıl önce olmuştur ve bu, tüm çatışmaları göz önüne aldığımızda bir rekor sonuçtur, özellikle de 30 yıldan fazla süren bir çatışma söz konusu olduğunda. Bunun için ne gereklidir? Güçlü siyasi irade ve bu çatışmaya son vererek yeni bir barış sayfası açmak. Biz artık 6 aydır barış ortamında yaşıyoruz. İnanın ki bu çok güzel ve özel bir histir ve bunu tüm Azerbaycan halkı paylaşmaktadır. Eminim ki Ermenistan halkı da böyle düşünmektedir. Bağlantılar ve birleştirici güzergahlar bizi daha da entegre hale getirecek ve Güney Kafkasya’da tamamen yeni bir durum oluşturacaktır. Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan artık üçlü şekilde iş birliği yapacaktır" dedi.

TRIPP projesi

Aliyev, Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu (TRIPP) projesine ilişkin, "ABD’nin güzergahı önemli bir rol oynamakta ve yeni bir bağlantı oluşturmaktadır. Daha önce söylediğim gibi, Çin’den Orta Asya’ya, Trans-Hazar bölgesine, Azerbaycan’a, Ermenistan’a ve Azerbaycan’ın Nahçıvan’ına, Türkiye’ye ve daha sonra Avrupa’ya uzanan güzergahla tamamen yeni bir durum oluşturacağız ve bu tüm ülkeler için faydalı olacak. Bu güzergahta yer alan tüm ülkeler hem siyasi hem ekonomik açıdan entegre olacaktır ve bu da Ermenistan ile Azerbaycan arasında uzun vadeli ve kalıcı barışa bir temel olacaktır" ifadelerini kullandı.

TRIPP’in mevcut ABD yönetimi ve gelecekteki yönetimler için de çok önemli olacağını belirten Aliyev, "Eğer bu koridor yönetim için böyle önemli olmasaydı, ABD Başkanı kendi adını vermezdi. Onun adının verilmesi bunun hayata geçirileceği anlamına gelmektedir ve bu oldu. Biz tamamen eminiz ki ABD bunun bir parçası olacaktır. Elimizdeki bilgilere göre ABD ve Ermenistan, fiziki inşaat çalışmalarını yürütecek ve yatırımları çekecek bir şirket kurmak istiyor. Açık kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre hisselerin yüzde 76’sı ABD’ye ait olacak, kalan kısmı ise Ermenistan’a ait olacak. Bu ilk 49 yıl boyunca böyle olacaktır. Daha sonra sonraki 49 yıllık dönemde eğer bu format işlevsel olursa, bu bir asır boyunca yürürlükte kalacaktır. İkincisi, haklı olarak belirttiniz ki ABD’nin bağlantı projelerine farklı yaklaşımları vardır ve yalnızca Başkan Trump iktidara geldikten sonra büyük bir ilginin oluştuğuna tanık olduk. Diğer bir ifadeyle, bölgede Azerbaycan’da, Gürcistan’da ve Orta Asya’daki ortaklarımızda bugüne kadar yapılan tüm çalışmalar Amerikan katılımı olmadan gerçekleştirilmiştir. Örneğin biz Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye olarak boru hatları inşa ettik, Bakü-Tiflis-Kars hattı yapıldı. Bütün bunları Amerika’nın pratik katılımı olmadan gerçekleştirmişiz. Biz bunu kendimiz yapmışız. Şimdi ise mevcut duruma gelince, Başkan Trump’ın yönetimi buna dikkat göstermektedir. Elbette söz konusu bu geniş kapsamlı projenin hayata geçirilmesi daha da yüksek bir seviyeye çıkacaktır. Burada bir hususu da belirtmek isterim. Biz burada bölge ülkelerinden bahsettik, ancak Hazar Denizi’nin diğer kıyısında bulunan Orta Asya devletlerini unutmamalıyız. Onlar olmadan Çin’den herhangi bir yük Avrupa’ya ulaşamaz. Bu nedenle güzergah şöyledir Çin, Orta Asya, Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve ardından Avrupa. Coğrafya budur ve Azerbaycan halihazırda Orta Asya ülkeleriyle çok aktif bir şekilde çalışmaktadır" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın Ukrayna'daki Azerbaycan altyapısına yönelik saldırıları değerlendirildi

Azerbaycan’ın Ukrayna’da enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerinin çeşitli zamanlarda kayıplar yaşamasına ilişkin soruyu cevaplayan Aliyev, "Bu konular defalarca gündeme getirilmiştir. Çeşitli resmi temaslarımızda, dışişleri bakanları ve cumhurbaşkanlığı düzeyinde bu meseleler ele alınmıştır. Yalnızca Azerbaycan’ın Ukrayna’daki enerji altyapısına saldırılar düzenlenmemiştir, aynı zamanda Azerbaycan’ın Ukrayna Büyükelçiliği’ne de üç kez saldırı olmuştur. İlk saldırı gerçekleştiğinde bunun tesadüf olduğunu düşünmüştük. Daha sonra Rus meslektaşlarımıza Azerbaycan’ın diplomatik temsilciliklerinin, konsolosluk bölümünün, kültür merkezimizin ve büyükelçiliğimizin koordinatlarını iletmiştik. Ancak buna rağmen iki ek saldırı daha olmuştur. Bu, bilinçli şekilde Azerbaycan’ın diplomatik temsilciliklerine yönelik bir saldırıydı. Bu çerçevede Rus Büyükelçi davet edildi, kendisine diplomatik nota verildi. Biz yalnızca diplomatik formatta adımlar attık, bunun dışında herhangi bir adım atmamız mümkün değildir. Ancak bunu Azerbaycan’a karşı dostane olmayan bir davranış olarak değerlendiriyoruz. Azerbaycan hükümeti gerekli tüm diplomatik adımları atmıştır" dedi.

Rafıg Macidov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Antalya Kepez’e Köy Enstitüleri Kültür Evi geliyor Kepez Belediyesi ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şubesi arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Türkiye’nin eğitim tarihine önemli katkılar sunan Köy Enstitüleri’nin izleri Kepez’de yeniden canlanıyor. 1940 yılında kurularak kısa sürede üretim odaklı eğitim modeliyle örnek bir sistem haline gelen Köy Enstitüleri, 1954 yılında kapatıldı. Etkisi yıllar boyunca süren bu özgün eğitim modeli, aradan geçen 86 yıla rağmen Kepez Belediyesi tarafından yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olan Köy Enstitüleri’nin mirası, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ ile Kepez’de yaşayacak. Bu kapsamda; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Kültür Evi, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Gülveren Mahallesi’ndeki 3760 sokağın güneyinde bulunan park alanına inşa edilecek. Proje tamamlandığında, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne devredilecek. Kültür Evi’nde, eğitimden kültüre, sosyal sorumluluk projelerinden üniversite öğrencilerine yönelik programlara kadar birçok faaliyet yürütülecek. "Köy enstitüleri çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, protokolün ardından yaptığı açıklamada; köy enstitülerinin önemine vurgu yaptı. Kocagöz, "Biz, insanımız, gençlerimiz ve ülkemizin geleceği için Köy Enstitüleri’nin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu inançla yola çıkarak, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğimize her türlü desteği sağlamayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Umarım ki burası hem insanımız hem de ülkemizin geleceği için çok faydalı çalışmaların gerçekleşeceği bir yer olur. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kepez’imize ve Antalya’mıza hayırlı olsun" dedi. YKKED Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak, köy enstitülerinin toplumsal ve kültürel yaşamda derin izler bıraktığını belirterek, Kepez Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilecek ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’nin bu mirası yaşatacak önemli bir yer olacağını söyledi.
İstanbul Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Bursa Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim çalışmaları kapsamında düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’, edebiyat tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.
Erzincan Erzincan bölgenin fidan ihtiyacını karşılıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nde toprakla buluşturulan fidanlar bölgenin ihtiyacını karşılıyor. Enstitüsü Müdürlüğünce bölge ekolojisine uygun olarak yetiştirilen meyve fidanları talebe göre üreticilerle buluşturuluyor. Bölgenin fidan ihtiyacını karşılayan enstitüde yıllık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fidanlar Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün sorumluluk alanlarındaki illere gönderiliyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş, enstitüde ciddi bir meyve ve meyve fidanı üretimi olduğunu kaydederek, "Meyvelerin fidanlarını ürettiğimiz yerlerde çöğür anaçların dikimi yapılıyor. Bu çöğür anaçların da birçoğunu biz kendimiz üretiyoruz elma, kayısı gibi. Yıllık yaklaşık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi kapasitemiz var. Sorumluluk alanlarımızdaki illerin ve çiftçilerin talebine göre üretimimizi gerçekleştirip üreticilerimizle fidanlarımızı buluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün üretim anlamında geniş bir çalışma alanı olduğunu aktaran Enstitüsü Müdürü Karataş, meyve fidanlarının yanı sıra enstitüde araştırma bahçeleri olduğunu belirtti. Karataş, "Burada yine bizim araştırma bahçelerimiz var. Başta bahçe sistemleri, meyvecilik, bağcılık, biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar, süs bitkileri olmak üzere bahçelerimizi kurup çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.