DÜNYA - 15 Şubat 2026 Pazar 19:29 | Son Güncelleme : 15 Şubat 2026 Pazar 19:30

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Sırbistan’da

A
A
A
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Sırbistan’da

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, resmi ziyarette bulunduğu Sırbistan’da Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile bir araya geldi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, resmi ziyaret kapsamında Sırbistan’a geldi. Cumhurbaşkanı Aliyev, Sırbistan’da Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile görüştü. Liderler, gerçekleştirdikleri ikili görüşme ve Azerbaycan-Sırbistan Stratejik Ortaklık Konseyi'nin birinci toplantısı sonrası ortak basın toplantısı düzenledi.

Sırbistan ve Azerbaycan'ın pek çok ortak değerinin var olduğunu belirten Vucic, "Bugün, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Avrupa ve dünya genelindeki çok önemli konularda görüş alışverişinde bulunduk. Şunu fark ettim ki aramızdaki ilişkiler öyle bir seviyededir ki herhangi bir kriz ortaya çıktığında biz hemen birbirimizle istişare ediyoruz. Ayrıca önceki yıllarla, örneğin 2012 yılı ile ticaret hacmimizi karşılaştırırsak, bu göstergenin 16 kat arttığını görürüz. Elbette ülkelerimiz arasında stratejik ortaklığın kurulması, Azerbaycan ile ilişkilerin daha da geliştirilmesine imkan sağlamaktadır. Çeşitli alanlardaki iş birliğimiz daha yüksek bir seviyeye çıkmalıdır ve çıkabilir. Düşünüyorum ki bu yönlerde kendi yaklaşımımız temelinde daha fazla çaba göstermeliyiz ki gelecekte başarılarımız daha fazla olsun. Bugüne kadar 57 belge imzaladık. Bu belgelerin sayısı, ilişkilerimizin tüm alanlarda güçlendirilmesi için sağlam bir temel olduğunu göstermektedir" dedi.

"Gelecek için açık ve net planlarımız var"

Sırbistan ve Azerbaycan’ın gelecek için açık ve net planları olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Aliyev, "Hem siyasi hem ekonomik hem de enerji alanında ilişkilerimizi daha da güçlendirmek, uluslararası platformlarda ve uluslararası kuruluşlar çerçevesinde bundan sonra da birbirimizin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklemek, ortak yatırım projeleri gerçekleştirmek ve enerji ile ulaştırma alanında ortaya çıkan yeni imkanlardan yararlanarak ileriye dönük güçlü bir sinerji oluşturmak" dedi.

Sırbistan’da ortak bir elektrik santralinin kurulması meselesine de değinen Aliyev, "Bu elektrik santralinin kurulma süreci, Sırbistan’da mevcut olan yatırım imkanlarına dayanmaktadır. Çünkü yatırım ortamı olumlu olmasaydı Sırbistan yabancı yatırımcılar için o kadar da cazip olmazdı. Yapılan reformlar sonucunda birçok ülke, Azerbaycan dahil, Sırbistan’a büyük hacimde yatırım yapmaya hazırdır. Elektrik santrallerinin inşası ve yeniden yapılandırılması, rehabilitasyonu her ülkenin gelecekteki gelişimini sağlar. Özellikle doğal kaynakları olmayan ülkeler birçok durumda bağımlı hâle düşerler. Bu nedenle iç enerji üretim kapasitesinin mevcut olması, her ülkenin enerji güvenliğini temin eder ve bu projenin hayata geçirilmesinde cumhurbaşkanının özel rolünü özellikle belirtmek isterim" dedi.

"2032 yılına kadar ilave 8 gigawatt enerji kapasitesi elde edeceğiz"

Azerbaycan ve Sırbistan’ın genel olarak enerji alanındaki ilişkilerinin artık çok yönlü bir formatta gelişmekte olduğunu belirten Aliyev, "Bir süre önce Sırbistan’a doğal gaz ihracatına başladık ve bugün ihracatın hacmini artırma kararı aldık. Artık Sırbistan’a ihraç edilen gaz, elektrik enerjisine dönüştürülerek temiz elektrik elde edilmesine de imkan sağlayacaktır. Bu hem Sırbistan pazarı hem de gelecekte ihracat için fırsatlar oluşturacaktır. Bugün Azerbaycan’ın enerji alanındaki ihracat potansiyeli halihazırda 2 gigawatt düzeyindedir. Bu rakam artacaktır, çünkü şu anda birçok yenilenebilir enerji santralinin inşası ile meşgulüz ve bu alanda da Sırbistan ile iş birliği yapmaya hazırız. Biz 2032 yılına kadar ilave 8 gigawatt enerji kapasitesi elde edeceğiz ve bunun büyük kısmı ihracata yönlendirilecektir. Bunun için bizim yeni ve daha geniş hacimli iletim imkanlarına sahip olmamız gerekir. Çünkü temel ihracat yönümüz Avrupa’dır" ifadelerini kullandı.
Basın toplantısında ayrıca Azerbaycan ile Sırbistan arasında enerji alanında gaz türbinli elektrik santralinin kurulması, ekonomi, gıda güvenliği, medya ve iletişim, kültür, spor ile sağlık sigortası sistemleri alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine ilişkin mutabakat zaptı imzalandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Şevki Bayraktar: "Çiftçilerimiz her türlü afete maruz kaldı; Don, dolu, hortum... Şimdi aşırı yağışlardan dolayı sel felaketleri" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şevki Bayraktar, son yıllarda artan doğal afetlerin tarımsal üretimi ciddi şekilde tehdit ettiğini belirterek "Çiftçimizin bu ekonomik faaliyetten para kazanması lazım. Hem sattığı ürünün para etmesi lazım hem de destekleme politikalarıyla çiftçimize destek vermek lazım" dedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şevki Bayraktar bir dizi ziyaret kapsamında Rize’ye geldi. Bayraktar, ilk olarak Rize’nin Çayeli ilçesinde Ziraat Odası tarafından düzenlenen ve bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Ata Tohumu Fide Dağıtım Etkinliği’ne katıldı. 20 bin fidanın dağıtıldığı etkinlikte Bayraktar da çiftçilere fidan dağıttı. Buradan Ardeşen Ziraat Odası’na giden Bayraktar, üreticiler ve oda temsilcileriyle bir araya geldi. Ardından Fındıklı Ziraat Odası’nın kurmuş olduğu Meci Tarım Parkı’nı inceledi. Seraları gezen Bayraktar faaliyetler ve işleyiş hakkında detaylı bilgi aldı. Rize’den Artvin’in Borçka ilçesine geçen Bayraktar burada da çiftçiler ve oda yönetimi ile bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundu. Ziraat odalarının artık mali yönden güçlü olduğunu ve çiftçiler için önemli hizmetler verdiğini kaydeden Bayraktar, "Odalarımızın tabii önemli hizmetleri var. Son yıllarda, son 10-15 yılda odalarımız idari ve mali yönden güçlü hale geldi ve önemli hizmetler veriyorlar. Bundan da tabii büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bugün aşağı yukarı 25 bin civarında bir fidan dağıtım törenine katıldık, odamız tarafından organize edilen. Bu ve benzer hizmetleri tabii vermeye devam ediyoruz. Ziraat Odaları Birliği, çiftçi iletişim sistemini kurdu. Artık Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ÇKS’yi de aldık. Odalarımız, ÇKS işlemlerini odalarımız yapıyor. Buradaki muradımız şu: Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde çalışan, il müdürlüklerimizde çalışan teknik elemanların sahada olması, sahada daha rahat hizmet verebilmeleri açısından bu yükü almamız önemliydi. Şimdi çok daha rahat bir şekilde sahada hizmet verebiliyorlar. Tabii odalarımız fabrikalar da kuruyor, ürün işleme tesisleri kuruyor, laboratuvarlar kuruyor. Çok farklı hizmetleri de hayata geçiriyorlar" dedi. Çiftçilerin son yıllarda art arda yaşanan afetlerle mücadele etmek zorunda kaldığını vurgulayan Bayraktar, "Biz bir meslek örgütü olarak, çiftçiye hizmet veren bir örgüt olarak üzerimize düşeni yapmamız lazım. Çiftçimizin her zaman yanında olmamız lazım ki biliyorsunuz son birkaç yıldan beri büyük afetler geçirmeye başladık. Mesela geçen yıl bin 11 afet geçirdik. Yani alanda bu büyük bir rakam ve çiftçilerimiz her türlü afete maruz kaldı; don, dolu, hortum... Şimdi aşırı yağışlardan dolayı meydana gelen sel felaketleri... Dolayısıyla bu sıkıntılı zamanlarda çiftçimizin yanında oluyoruz. Çiftçimizin sorunlarını Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlarımıza götürüyoruz ve gerekli tabii destekleri istiyoruz. Buna da devam edeceğiz. Sahada gezmeye devam ediyoruz, sahada bulunmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Doğal afetlerin yanı sıra bölgedeki jeopolitik gelişmelerin de üreticiyi olumsuz etkilediğini söyleyen Bayraktar "Jeopolitik riskler de çiftçimizi zorlamaya başladı. Dolayısıyla bölgemizdeki savaş bizim maliyetlerimizi artırdı. Yani destekleme, bu manada destekleme politikalarının tekrar gözden geçirilmesinde büyük fayda var. Üreticilerimizin gübre maliyetleri arttı, mazot maliyetleri arttı, ilaç ve tohum gibi girdi maliyetleri arttı. Dolayısıyla bu maliyetleri dikkate alan bir destekleme politikasına ihtiyaç var. Daha doğrusu destekleme bütçesinin artırılması gerekiyor. Zaten bu talepte de bulunduk. Bununla ilgili çalışmalarımız da devam edecek. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz ve ilgili bakanlarla önümüzdeki aylarda yine bir toplantı yapacağız. Bunu 15 gün evvel gerçekleştirdik ama özellikle bu destekleme bütçelerini masaya yatıracağımız, değerlendireceğimiz bir toplantı daha yapacağız. Burada Ziraat Odaları olarak çiftçimizle alakalı taleplerimizi dile getireceğiz. Çiftçimizi desteklemekten başka çare yok. Çiftçimizi desteklemediğimiz takdirde zaten gençlerimiz kalmadı. Yani 18-35 yaş arası gençlerimiz yüzde 5’e kadar düştü. Dışarıdan göçmenler gelmediği takdirde tarımsal işletmelerinde çalışacak insan bulamıyoruz. Bu gerçeği kabul edelim. Ve çiftçimizi desteklemekten başka çaremiz yok. Yaşlılarımız da ki yaş bugün 59-60’a geldi. Yaşlılarımız da çoluğunu çocuğunu alan şehirlere gidiyor" şeklinde konuştu. Çiftçilerin üretimden gelir elde edebilmesinin büyük önem taşıdığını hatırlatan Bayraktar, "Bu bir ekonomik faaliyet ve çiftçimizin bu ekonomik faaliyetten para kazanması lazım. Hem sattığı ürünün para etmesi lazım hem de destekleme politikalarıyla çiftçimize destek vermek lazım. Bu manada çalışmalarımız ve gayretlerimiz devam ediyor. Bunu sağlarsak ülkemizin gıda güvenliğini sağlarız, insanlarımızı doyurmaya devam ederiz. Aksi takdirde dış piyasalarda, bunu beceremediğimiz takdirde dışarıdan ürün almaya çalışırsınız. Bazen öyle zaman oluyor ki pandemi döneminde gördük, paranız olsa da ürün bulamıyorsunuz. 1 kilo buğday bulamadığımız dönemler oldu, bunu unutmayalım. Onun için bu ülkenin çiftçisine ihtiyacımız var, çiftçimizi destekleyeceğiz" dedi. Konuşmasında Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki çiftçilerin korkulu rüyası haline gelen kahverengi kokarca tehdidine de dikkat çeken Bayraktar, zararlıyla mücadelenin daha güçlü şekilde sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Bayraktar, "Ziraat odalarımız bu manada zaten üzerlerine düşeni yapıyorlar. Yani her ziraat odamız bütçesi elverdiği ölçüde bu mücadelede, elinden geleni yapıyor ve çiftçimize katkı sağlamaya çalışıyor. Şimdi burada tabii biz bu işi yaparken paydaşlarımızla birlikte hareket ediyoruz, Tarım ve Orman Bakanlığıyla birlikte hareket ediyoruz. Yalnız şunu söyleyeyim; özellikle bu zararlılardan kokarcayla çok iyi mücadele edemezsek bakın fındık üretimimiz de, başka üretim alanlarımız da çok zarar görecek. Sadece fındık değil. Başka ürünler, her ürüne zarar veriyor böyle bir zararlı. Bununla mücadeleyi daha güçlü yapmak zorundayız, bunu net olarak ifade edeyim. Yani bir mücadele var. Hem örgütler hem kamu bu manada, elinden geleni yapıyor ama şimdi kışlak kışlak mücadelesi bitti, şimdi havalar açılır açılmaz bak bu yağışlar biter bitmez, havalar açılır açılmaz bahçelere dadanacak. Dolayısıyla zarar vermeye devam edecek. Bu mücadeleyi hep birlikte daha güçlü vermek zorundayız. Aksi takdirde fındık, üretimini, hatta başka ürünlerimizi de, bakın meyve, sebze, mısır ne bulursa dalıyor, ne bulursa zarar veriyor. Başka ürünlerimizin üretimine de, olumsuz zarar verir. Bu mücadeleyi daha güçlü yapmak zorundayız, bunu ifade edeyim" şeklinde konuştu. Bayraktar buradaki temaslarının arından tekrar Rize’ye dönerek Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan’ın düğün törenine katılarak nikah şahitliğini yaptı.