SAĞLIK - 26 Temmuz 2014 Cumartesi 12:33

B12 eksikliği birçok hastalığa neden oluyor

A
A
A
B12 eksikliği birçok hastalığa neden oluyor

Dr. Gülay Uysal, toplumda sık görülen vitamin B12 eksikliğinin birçok hastalığa neden olabileceğini söyledi.

Mersin’in Anamur ilçesi Akarca Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimi Dr. Gülay Uysal, toplumda sık görülen vitamin B12 eksikliğinin yorgunluk, unutkanlık, uyuşukluk hissi, isteksizlik, kansızlık, görme bozukluğu, sinir fonksiyonlarının bozulduğu kronik hastalıklar ve depresyona neden olduğunu bildirdi.

Aile hekimi Dr. Uysal, halk arasında çok sık görülen vitamin B12 eksikliğinin neden olduğu olumsuz sonuçlarla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. B12 vitamininin diğer pek çok vitamin gibi vücutta birçok metabolik olayın gerçekleşmesinde önemli rol oynadığına işaret eden Dr. Uysal, “Vitamin B12 vücudumuzda bütün hücreler için gereklidir. Hücreler ne kadar çok çoğalıyorsa o kadar B12 vitaminine ihtiyaç artmaktadır. ‘Ben şişmanım. Benim vitaminim nasıl düşük olur?’ demeyin. Belki de şişmanlığınızın nedeni vitamin B12 eksikliği sonucu oluşan bir hastalık belirtisidir” dedi.

En sık yenilenen mide bağırsak hücrelerinden sinir sistemi hücrelerine kadar normal işlevlerin yerine getirilmesinde vitamin B12’nin gerekli olduğunu dile getiren Uysal, “Gen yapımı DNA sentezi için de gerekli olan koenzim de folik asitten yapılmaktadır. İşte bu folatın aktif olarak çalışmasında vitamin B12’nin destek vermesi gerekmektedir. Folik asit ve vitamin B12‘nin eksikliğinde görülen hastalık tablosu Megaloblastik anemi olarak adlandırılmaktadır. Ancak Pernisyöz (ölümcül) anemide ise folat düzeyi normal, vitamin B12 düzeyi ise düşük bulunmaktadır. Vitamin B12 sinir hücrelerinin çevresindeki miyelin kılıf yapısı ile ilişkisi olan yağ asit metabolizmasında da görev almaktadır. Özellikle asatilkolin üretimini artırdığı ve beyinde sinir iletimini düzenlediği için Alzheimer hastalığında koruyucu olarak rol almaktadır. Ayrıca folik asit ile birlikte doğum defektlerinin önlenmesinde (bebekte bel açıklığı gibi) beraber görev yaparlar. Folik asit ve B6 vitamini ile birlikte kalp hastalıkları ve damar tıkanıklıklarının önlenmesinde önemli görev üstlenirler. Çocuk beslenmesinde özellikle diyabet, astım ve depresyon gibi hastalıkların tedavisinde vitamin B12 takviyesi önerilmektedir” ifadelerini kullandı.

“B12 EKSİKLİĞİNDE KALICI SİNİR HARABİYETİ ORTAYA ÇIKABİLMEKTEDİR”
Vitamin B12 eksikliği sonucunda vücutta ortaya çıkan olumsuzluklar ve hastalıklara ilişkin bilgi veren Dr. Uysal, özellikle vitamin B12’nin hafif yetersiz alımının halk arasında çok sık halk arasında görüldüğünü ve sabahları yorgun kalkma, unutkanlık, uyuşukluk hissi, isteksizlik gibi belirtileri olduğunu kaydetti. “Ağır B12 vitamin eksikliğinde ise sinir fonksiyonlarının bozulduğu kronik hastalıklar ve kalıcı sinir harabiyeti ortaya çıkabilmektedir” diyen Uysal, şöyle devam etti:
“Hasar önce periferik sinirde başlar sonrasında omuriliği etkileyerek reflekslerde azalma, mental fonksiyonlarda (unutma gibi) bozulma, yorgunluk, görme bozukluğu ve ağrı duyusunda azalma ortaya çıkar. Ayrıca vitamin B12’nin yetersizlik durumunda kansızlık, sarılık, iştahsızlık, işitme siniri iltihabı ve zihinsel birçok bozukluk ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca hastalıklara çabuk yakalanma, kilo artması ya da azalması, sosyal aktivitede azalma, depresyon gibi belirtiler de vitamin B12 eksikliğinde görülebilen belirtilerdendir. Vitamin B12’nin en önemli depo organı karaciğerdir. Yaş ilerledikçe yetersizlik artmaktadır. Araştırmalar 65 yaş üzerindeki kişilerin yaklaşık yüzde 40’ında vitamin B12 eksikliğinin olduğunu göstermektedir.”

“VİTAMİN B12 HAYVANSAL KAYNAKLI BESİNLERDEN SAĞLANIR”
Vejetaryen kişiler, 65 yaş üstü kişiler, gebeler ve emziren anneler, gelişme çağındaki çocuklar, kronik hastalığı olan kişiler, yetersiz ve dengesiz beslenen herkes vitamin B12 yetersizliği yönünden risk altında olduğuna dikkat çeken Dr. Uysal, B12 yetersizliğinin tedavisiyle ilgili olarak da şunları söyledi:

“Vitamin üretimi vücutta yapılamadığı için mutlaka dışarıdan besin veya diğer şekillerde alınması gerekmektedir. Vitamin kaynakları bitkisel değildir. Hayvansal kaynaklı besinlerden sağlanmalıdır. Et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, peynir, karaciğer, yürek ve böbrek gibi yiyecekler en iyi vitamin B12 kaynaklarındandır. Özellikle vejetaryen olanlarda vitamin B12 eksikliğine daha çok karşılaşılmaktadır. Tedaviye doktorunuz karar vermelidir. Kişinin kendisi bu kararı veremez. Kan tahlili sonucunda ölçülen B12’nin değerine bakılarak, hastanın genel tablosu ve beslenme alışkanlıkları gibi durumlar göz önüne alınarak en uygun tedaviyi doktorunuz düzenleyecektir. Yetişkin veya yaşlı fark etmez, gereksinimin olduğu her durumda besin ya da ilaç desteği ile vitamin B12 desteği yapılmalıdır.”

ALİ TANDOĞAN 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Karslı vatandaştan duyarlı davranış Ermeni-Türk harbinde Kars’ta 1920 yılında şehit düşen Yüzbaşı Faik Bey’in mezarına duyarlı vatandaş tarafından önce bayrak dikildi, ardında da mezarın bulunduğu bölge temizlendi. Tarihi Benli Ahmet İstasyonu’nda dört tarafı duvarla çevrili olan Yüzbaşı Faik Bey’in mezarının anıt mezar haline getirilmesini isteyen vatandaşlar, mezarlıkta 5 ayrı mezarın bulunduğuna dikkat çekerek mezarın olduğu bölgenin koruma altına alınması gerektiğini veya buraya anıt mezar yapılmasını istedi. Kars’ın en işlek caddelerinden birisi olan Faikbey Caddesi’ne ismi verilen Yüzbaşı Faik Bey’in mezarının tarihi istasyonda bulunduğunu ifade eden vatandaşlar, "Kars ve civarının Ermenilerden geri alınması için yapılan harekat esnasında 12. Tümen, 36. Alay 1’inci tabur komutanı yüzbaşı Faik bey 14 Ekim 1920 tarihinde Ermeni-Türk harbinde, Berne (Koyunyurdu) Köyü’nün doğusundaki tepede birliğin başında olduğu sırada çarpışmalarda şehit düştü. Ben de her sene geliyorum. Otlarını temizliyoruz, bayrağını taktık. Her yıl bu ayalarda gelip buranın bakım ve onarımı yapıyorum" dedi. Duyarlı vatandaş daha sonra Yüzbaşı Faik Bey’in bulunduğu mezarın etrafını temizledi, mezarın üzerinde bulunan ağaç parçalarını ve istenmeyen otlarını topladı, mezarlığın içerisindeki bayrağı değiştirdi. Şehitlere dua eden vatandaş daha sonra bölgeden ayrıldı.
Antalya Eşinden para istedi, ’param yok’ cevabını alınca hayatı değişti, kendi işinin patronu oldu Kocası harçlık vermeyince kendi dükkanını açan kadın, 36 yıldır mesleğini icra ediyor. Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan Fahriye Altınkaynak, 36 yıldır hayali olan olan terzilik mesleğini sürdürüyor. Altınkaynak, terziliğe hobi olarak başladı. Eşinden bir ihtiyacı için bir miktar para istediğinde “Param yok” cevabını alan Altınkaynak, kendi iş yerini açtı. Evindeki el makinesi ve kumaşlarla birlikte dikiş, giyim üzerine açtığı küçük bir dükkanla geçimini sağlamaya başlayan Fahriye Altınkaynak (62), “Herkes bana, "Başaramazsın, yapamazsın, tek başına bir bayansın” dedi. Ben de yapabilirim dedim” dedi. Terzilik mesleğiyle çocuklarını okuttu İş yeri açtığı zaman müşteri gelmesi için konfeksiyonlara broşür ve kartvizit dağıttığını anlatan Fahriye Altınkaynak, mesleğinin çocukluk hayali olduğunu aktardı. Eşinin işine karşı gösterdiği tüm direnişlere rağmen, 36 yıllık zaman zarfında 3 çocuğunun üniversite öğrenimini tamamladığını açıklayan Altınkaynak, meslekte nasıl başarıya ulaştığını şu sözlerle ifade etti: "Mesleğim, çocukluk hayalim. Bu işe önce evde başladım. Fakat evde olmuyordu, eve gelen çocuklarıyla geliyordu, çalışma imkanım olmuyordu. Sonra çok acil bir para ihtiyacım oldu. Eşimden para istedim, ’Param yok’ dedi. Eşimin bana öyle demesi çok üzdü. Oturup düşündüm ve bir iş yeri açmaya karar verdim. Hemen araştırmaya başladım ve dikiş, giyim üzerine bir dükkan kiraladım ama hiçbir şeyim yoktu, sadece küçük bir el makinem vardı. Herkes bana, ’Başaramazsın, yapamazsın, tek başına bir bayansın’ dedi. Ben de ’Neden, ben de yapabilirim’ dedim. Evimdeki makinemi iş yerime getirdim. Broşürler, kartvizitler bastırdım. Bütün konfeksiyonları dolaşarak dağıttım. ’Yapılacak tadilat işlerinize talibim’ dedim. Evdeki kumaşlarımı getirdim, dükkanıma yerleştirdim, badana yaptım. Eşim şiddetle karşı çıktı, ’Yapamazsın, uğraşamazsın, otur evde yemeğini yap’ dedi. Ama ben kararlıydım. Çok ağır bir kelime kullandı. Eğer hayat müşterekse ve ben çalışmıyorsam, almakla mükelleftir kendisi. Almıyorsa, ben de bir şeyler yapma ihtiyacı hissettim. Kimseye muhtaç olmak istemedim. O kadar zor ki birilerine muhtaç olmak. Azmettim ve yavaş yavaş müşterilerim gelmeye başladı. Sonra eşimden ayrıldım." Kadınların hayatta her zaman üretken olması gerektiğini anlatan Altınkaynak, “Elimden geldiği kadar helalinden olsun diye gece gündüz, gece yarılarına kadar çalıştım. 3 çocuğum ve 8 torunum var. Oğullarım ve kızım üniversiteyi bitirdi ve hepsinin mesleği var. Torunlarımla mutluyum ve en güzeli bir işim var. Bir kadın, üretken ve karınca gibi olmalı. İlla ki, iş yeri açması gerekmiyor. Evde, tarlada, fabrika başka bir iş yerinde çalışsın ama üretsin. Kadınlar, kimseye muhtaç olmamalı, dimdik ayakta kalmalı” diye konuştu.