POLİTİKA - 24 Aralık 2022 Cumartesi 16:04

Bakan Akar: 'Görünen o dur ki bu savaş kolay kolay bitmeyecek'

A
A
A
Bakan Akar: 'Görünen o dur ki bu savaş kolay kolay bitmeyecek'

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine yönelik, "Görünen o dur ki bu savaş kolay kolay bitmeyecek. ABD'nin, Avrupa'nın, batının desteği devam ediyor. Buna göre hazırlıklar, planlar, bütçelere konulan paralar var. Diğer taraftan Rusya'nın açıklamaları var. Bunların hepsini birleştirdiğimizde tüm iyi niyetlerimize, ateşkes, barış temennilerimize rağmen bu savaşın 2023'te de devam etme ihtimalinin yüksek olduğunu söylemek yanlış olmayacak" dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, basın kuruluşlarının Ankara temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıda Bakanlığının yıllık faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hava sahasının kapatılması üzerine kaldıkları Ukrayna'dan dönen A400M uçaklarının gelmesine yönelik yapılan çalışmaların detaylarının sorulması üzerine, Akar, 23 Şubat'ta insani yardım götürmek ve vatandaşlarımızı tahliye etmek için iki uçağın Ukrayna'ya gittiğini belirtti.

Uçakların Borispol Havaalanı'nda yüklerini boşaltmasının ardından kalkış için piste hareket ettiği sırada kulenin hava sahasının kapatıldığını söylediğini aktaran Akar, "Ukrayna'da kontrol edilemeyen gruplardan bahsediliyordu. Onlar tarafından bir etki yapılabilir, uçakların bir roket veya füze ile vurulma, bir provokasyonla karşılaşma riski olduğu için bekledik. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda hem Sayın Zelenskiy hem de Sayın Putin ile birçok kez konuştu. Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği çerçevede hem Rus ve Ukraynalı bakanlarla devamlı görüştük. Taraflara bir kez daha teşekkür ediyorum. En uygun şartların oluşmasının ardından uçaklarımız yurda döndü" diye konuştu. Akar, ilki saat 17.00'de ikincisi 5 dakika sonrasında kalkan uçakların, 50 dakika içinde Romanya hava sahasına ulaştığını aktardı.

“Görünen o dur ki bu savaş kolay kolay bitmeyecek”

Ukrayna-Rus savaşın geleceğine yönelik soru üzerine Akar, "Türkiye olarak 'ateşkes' diyoruz. Hiç olmazsa insani ateşkes olsun diyoruz. Sonrasında ise kalıcı bir ateşkes ve daha sonra da barış görüşmeleri. Türkiye bu konuda azim ve kararlılıkla çalışmalarını sürdürüyor. Savaşın bitmesinden, barışın gelmesinden yanayız" dedi.
Türkiye'nin Ukrayna dahil tüm komşularının toprak bütünlüğünü desteklediğini vurgulayan Akar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kırım'ın ilhakını tanımayan açıklamalarını hatırlattı. Akar, savaşın geleceğine yönelik ise, "Görünen o dur ki bu savaş kolay kolay bitmeyecek. ABD'nin, Avrupa'nın, batının desteği devam ediyor. Buna göre hazırlıklar, planlar, bütçelere konulan paralar var. Diğer taraftan Rusya'nın açıklamaları var. Bunların hepsini birleştirdiğimizde tüm iyi niyetlerimize, ateşkes, barış temennilerimize rağmen bu savaşın 2023'te de devam etme ihtimalinin yüksek olduğunu söylemek yanlış olmayacak" görüşlerini paylaştı.

"Kimse Türkiye'den müsamaha beklemesin"

Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik olası kara harekatının hala masada olup olmadığı ile olası bir harekatta Rusya'nın hava sahasının açıp açmayacağına yönelik soru üzerine Akar, "Sahadaki ve masadaki çalışmalar var. Bunlar aralıksız sürüyor" yanıtını verdi.

Türkiye'nin kişilikli, kimlikli, açık ve net politikası ile gerekli mesajları her tarafa verdiğini aktaran Akar, "Biz egemenlik ve bağımsızlığımızdan ödün vermeden, hak ve hukukumuzu çiğnetmeden bu çerçevedeki çalışmalarımızı, görüşmelerimizi yaptık, yapıyoruz. Hava sahası gibi konuların siyah-beyaz, evet-hayır gibi çok net ve kesin cevapları olmuyor. Biz sınırlarımızı korumak, halkımızın ve milletimizin güvenliğini sağlamak için yapmamız gereken ne varsa yaptık, yapıyoruz. Bu konuda kimse Türkiye'den müsamaha beklemesin" dedi.
Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine başarıyla gerçekleştirilen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarını hatırlatan Akar, "Bunların her birinin başında müttefiklerimizle çok açıkça, mertçe konuştuk, görüştük, tartıştık. Hakkımızı, hukukumuzu korumakta azimliyiz, kararlıyız. Bunu yaparken de hiçbir zaman barışı, görüşmeyi, diyaloğu göz ardı etmiyoruz. Konuşacağız, görüşeceğiz. Olayları makul, mantıklı şekilde çözmeye çalışacağız. Oldu ne ala, olmadı, o zaman kendi kararımızı kendimiz vereceğiz. Burnumuzun dibinde teröristlerin ülkemize, milletimize karşı tahriklerini, provokasyonlarını, saldırılarını göz ardı etmemizi kimse bizden beklemesin" diye konuştu.

“Diyaloğa kapalı değiliz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı "Türkiye, Suriye ve Rusya Savunma Bakanları arasında olası üçlü görüşmeye" ilişkin soruya da Akar, şunları söyledi:

"Biz ülkemizin hak ve menfaatlerini korumak ve kollamak için her düzeyde usule uygun şekilde, ne yapılması gerekiyorsa yapılıyor, bu kapsamda da temaslar oluyor. Yeri ve zamanı geldiğinde bu konuda bilgilendirme yapılıyor. Görüşmeleri, konuşmaları, diyaloğu hiçbir zaman göz ardı etmiyoruz. Diyaloğa kapalı değiliz. Diyalog devam ediyor. Bu bazen bakanlar arası görüşmeye evriliyor, bazen istihbarat birimlerinin görüşmesi oluyor, bazen başka şekilde oluyor. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sahayı ve masayı en etkin şekilde kontrol etme azim ve kararlılığındayız."

Amirallerin Montrö bildirisi davası

"Amirallerin Montrö bildirisi davasına" ilişkin soru üzerine de Akar, "Anayasa ve yasalara göre yapılması gereken neyse onlar yapıldı, yapılıyor. Sonuç da ortaya çıktı" dedi.
Arazide zorlu şartlarda görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin moral ve motivasyonuna ilişkin soru üzerine Akar, Mehmetçiğin şahsi teçhizatının geçmişle kıyas kabul etmediğini söyledi. Soğuktan, sıcaktan koruyacak malzemelere sahip olduğunu, taşıdıkları teçhizatın hafiflediğini, pratik hale geldiğini aktaran Akar, "En üst düzeyde bunlar sağlanırken Mehmetçiğimizin moral ve motivasyonu da en üst düzeyde. Mehmetçikle gurur duyuyor ve moral, motivasyonlarını artıracak her şeyi yapıyoruz" ifadesini kullandı.

“Hak, hukuk, uluslararası anlaşmalar diyorsunuz ancak kendiniz uymuyorsunuz”

Yunanistan'ın karasularını genişletmeye çalıştığına yönelik Yunan basınında çıkan haberlere yönelik değerlendirmesi sorulan Akar, "6 milden yukarı çıkarılması kabul edilemez. Matematik, mantık, akıl var. Bin 800 kilometreden fazla kıyısı olan bir Türkiye'den bahsediyorsun ve Türkiye uluslararası sulara sizden izin alarak çıkacak. Bunu hangi akıl kabul eder? Karasuları 6 mil, hava sahası 10 mil. Dünyada böyle bir örnek yok. Hak, hukuk, uluslararası anlaşmalar diyorsunuz ancak kendiniz uymuyorsunuz. Bu konuda maalesef bir provokasyon, ısrar, inat, barışa, anlaşmaya sabotaj var. Birileri sabote ediyor" diye konuştu.

Yunanistan'daki "silahlanma sevdasına" da değinen Akar, "Ekonomik ömrü tükenmiş silah, araç, gereç alarak bunlarla Türkiye'ye karşı galebe çalmayı düşünüyorlar. Yanlış. Bunlar Türkiye'ye karşı az, savunma için çok hareketler" dedi.

ABD'nin Doğu Akdeniz'de artan faaliyetleri ve Yunanistan'daki yığınaklarına ilişkin soruya da Akar, ABD'nin orada 9 üs bölgesi olduğunu belirtti. Dedeağaç'ın LNG ve lojistik merkezi olarak planlandığını belirten Akar, "Anlatılan bu. Ancak savunma ve güvenlik meselesi aynı zamanda takip ve tedbir meselesi. İzah edilen, söylenen şey bu. Başka şekilde kullanılabilir mi? Kullanılabilir. O zaman takip edip, tedbirini alacaksınız" yanıtını verdi.

Teknik heyet ABD'ye gidecek

Türkiye'nin F-35 projesindeki durumu ile "S-400'lerin verilmesi durumunda yeniden projeye girebileceğine" yönelik iddiaların sorulması üzerine Akar, Türkiye'nin F-35 projesinden hukuksuz, ahlaki olmayan bir şekilde çıkarıldığını belirtti. Akar, "Parasal bir boyutu var konunun. Onun çalışmaları, toplantıları devam ediyor. Önümüzdeki günlerde ABD'de bir toplantı yapılacak, o toplantıda teknik heyetimiz bu konuya detaylı şekilde görüşecek" diye konuştu. Akar, soruya konu olan iddiayla ilgili kendilerine gelen bir şeyin olmadığını söyledi.
KKTC'nin tanınmasına ilişkin atılacak adımlara yönelik soru üzerine Akar, "Önümüzdeki günlerde gelişmeler olacağını değerlendiriyoruz ve bunu takip ediyoruz. Türkiye olarak bu konuda yapmamız gereken neyse yapmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.

ABD donanması ile deniz piyadelerinin Kaliforniya'da Çelik Şövalye-2023 Tatbikatında "amfibi harekat icra etmesi ve tatbikat senaryosunun akıllara Ege'yi getirdiğine" yönelik iddiaların sorulması üzerine Akar, "Böyle senaryolar zaman zaman kullanılıyor. Bunların jenerik olduğunu, oradaki birlikleri çalıştırmak adına yapıldığını bize izah ediyorlar. Günümüz istihbarat konseptinde bilgiler saklı değil. Kaç topunuz, tankınız, mühimmatınız var saklı değil. Saklı olan şey karar vericilerin maksat ve niyeti. Esas olan bu. Olayları yakında takip ediyoruz" dedi.

-"Somut adımlar bekliyoruz"

Siber yetenekler, insansız hava araçların, yeni teknolojilerin artık harekat alanındaki etkisi belirtilerek değerlendirmesi sorulan Akar, harekat ortamının her geçen gün geliştiğini ve değiştiğini belirtti. Silah, araç ve gerecin teknolojik anlamda değişmesiyle harekat sahasındaki taktiklerin de değiştiğini aktaran Akar, "Konseptlerimizi, doktrinlerimizi bir sabit tabu olarak görmüyoruz. Teknoloji değiştikçe zorunlu olarak ona göre tedbirimizi alıyoruz. Şu anda telefonla yaptığımız şeyleri eskiden bir muhabere alayı yapıyordu. İHA/SİHA/TİHA'lar, zırhlı araçlar çok gelişti. Buna bağlı olarak doktrin de değişiyor. Biz de buna göre kendimizi yenilemeye devam ediyoruz" ifadesini kullandı.

“Unutmayın güçlü Türkiye, güçlü NATO, güçlü İttifak”

İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine ilişkin soruya da Akar, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı olmadıklarını belirtti. Madrid'de imzalanan mutabakatı hatırlatan Akar, "28 Haziran’da imzaladıkları taahhütlerini yerine getirmelerini bekliyoruz. Yani teröristlerle ilişkilerini kesmelerini, desteklerini sonlandırmalarını ve ihraç listelerinde Türkiye’ye karşı uyguladıkları tahditleri kaldırmalarını bekliyoruz. 'Kaldıracağız' diyorlar ama somut adımlar bekliyoruz. Diyorsunuz ki 'Ukrayna-Rusya savaşı oldu NATO'nun güçlü olmasını bekliyoruz'. NATO'nun en önemli üyelerinden biri Türkiye. Türkiye'nin güçlü olması demek bu aslında, mantık olarak. Birtakım sudan bahanelerle olaylar hep geliştiriliyor. Onun için unutmayın güçlü Türkiye, güçlü NATO, güçlü İttifak" diye konuştu.

Mevlüt İşli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ortaokul öğrencisi olan Batu’nun lego şehri müzede sergileniyor Ankara’da yaşayan 12 yaşındaki Batu Arslan Kantarcıoğlu’nun 6 yaşından bu yana emek vererek oluşturduğu lego şehir, Rahmi M. Koç Müzesi’nde açılan sergiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ortaokul öğrencisi olan 12 yaşındaki Batu Arslan Kantarcıoğlu’nun uzun yıllar boyunca inşa ettiği lego şehri, Ankara’da bulunan Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyarete açıldı. Bir şehirde bulunabilecek pek çok detayı barındıran sergi, 26 Nisan’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. "Yaklaşık 6 yıldır lego yapıyorum" Küçük yaşlarda legoyla tanıştığını anlatan Kantarcıoğlu, "Legoya olan ilgim, annemle babamın düğününde Danimarkalı bir arkadaşlarının hediye ettiği setle başladı. Ailem bu seti ben doğana kadar saklamış. 3 yaşındayken babamla birlikte ilk kez yaptım. 6 yaşımda doğum günü hediyesi olarak bir lego geldi ve onu yaptıktan sonra bunun çok eğlenceli olduğunu fark ettim. Harçlıklarımla lego aldım, ailem de destek oldu. Yaklaşık 6 yıldır lego yapıyorum" diye konuştu. "Sergiyi hazırlarken zaman zaman okuldan erken çıkmam gerekti" Lego yapmanın eğitim hayatını olumsuz etkilemediğini söyleyen Kantarcıoğlu, "Genellikle okuldan sonra yapıyorum. Sadece bu sergiyi hazırlarken zaman zaman okuldan erken çıkmam gerekti" şeklinde konuştu. "Sakın pes etmeyin" Yaşıtlarına pes etmemeleri gerektiğini açıklayan Kantarcıoğlu," Lego olmak zorunda değil ama bir şey yapıyorsanız sakın pes etmeyin ve devam edin, ve bütün opsiyonları göz önüne alın ve bunları kullanın" ifadelerini kullandı. "Önce salon aradık ama imkanlar zorlayıcıydı" Torununa maddi ve manevi tüm destekleri sağladıklarını belirten emekli öğretmen olan anneanne Hasibe Arslan, "Özel günlerde hediyemiz hep Lego oldu. Batu bu parçaları büyüttü, biriktirdi. Odasında sergilemeye başladı, oda artık yetmemeye başladı. Babasının iş yerinde bir masada sergilemeye devam etti. Bir gün orada gördüm ve çok etkilendim, gurur duydum. Çocukların psikolojisini bildiğim için bunun bir sergiye dönüşmesi gerektiğini söyledim. Önce salon aradık ama imkanlar zorlayıcıydı. Daha sonra Rahmi M. Koç Müzesi bize bu imkanı sağladı" diye konuştu. "Çocuklar bizim geleceğimiz" Torununun özgüvenini artırmak ve başka çocuklara rol model olmasını isteyen Arslan, "Üretkenliklerini ortaya çıkarmaları için bir vesile olmasını istiyorum. Batu özel bir okulda 6’ıncı sınıfta okuyor. Derslerinden geri kalmaması için elimizden geleni yaptık. Süreci derslerine göre planladık. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlara ne verirsek onu alırlar. Ebeveynler olarak onları takip eder, ekran sürelerini sınırlar ve destek olursak geleceğimizi yetiştirmiş oluruz" şeklinde konuştu. "Batu’nun çalışkan olduğunu anlayabiliyoruz" Batu’nun arkadaşlarından Rüzgar Karadeniz de serginin kendileri için gurur verici olduğunu belirterek, "Lego aslında emek isteyen bir şey, bu yüzden Batu’nun da çalışkan bir öğrenci olduğunu buradan anlayabiliyoruz. Batu aslında her zaman Lego’ya çok tutkuluydu, tabii ki koleksiyonlarını da görüyorduk ve çok şaşırıyorduk. Bu yüzden buraya gelince de ekstra kendine koleksiyonlar kattığı için ayrı bir şaşırdık" ifadelerini kullandı.
Mersin MERCEK kurslarıyla aile işletmesi yeniden doğdu Mersin Büyükşehir Belediyesinin istihdamı artırmak ve mesleki gelişimi desteklemek amacıyla hayata geçirdiği MERCEK Mesleki Eğitim Merkezleri, hem bireylere yeni iş kapıları açıyor hem de mevcut işletmelerin gelişimine katkı sunuyor. 18 yaş üstü herkese açık olan ve ücretsiz eğitim imkanı sağlayan kurslar, özellikle kadınlar ve gençler tarafından yoğun ilgi görüyor. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren merkezlerde; meslek edinmek, mesleğini geliştirmek ya da değiştirmek isteyen vatandaşlara geniş bir alanda eğitim veriliyor. Kursiyerler yalnızca eğitim sürecinde değil, sonrasında da desteklenerek iş hayatına daha güçlü hazırlanıyor. İşletmelere profesyonel dokunuş MERCEK kurslarından faydalanan Özlem Bolat da aldığı eğitimlerle aile işletmesini geliştiren girişimcilerden biri oldu. Gastronomi alanında kadayıflı tatlılar yapımı, pizza, Türk mutfağı, aşçı çırağı, yaş pasta yapımı ve geleneksel hamur ürünleri kurslarına katılan Bolat, daha önce sınırlı ürün yelpazesi olan kafelerinde menüyü zenginleştirdi. Sadece tantuni ve atom satışı yapılan işletmeye yeni tatlılar ve ev yemekleri ekleyen Bolat, hem müşteri çeşitliliğini artırdı hem de işletmenin ekonomik yapısını güçlendirdi. Kurslarda verilen hijyen, iş sağlığı ve güvenliği ile maliyet hesaplama gibi dersler de işletmenin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. "Herkesi kurslarımıza bekliyoruz" MERCEK Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezleri Koordinatörü Gül Kadem Maya, kursların hem teorik hem uygulamalı olarak verildiğini belirterek, "Gastronomi alanında verdiğimiz eğitimlerde hijyenden maliyet hesabına, sunum tekniklerinden iş güvenliğine kadar kapsamlı bir içerik sunuyoruz. Kursiyerlerimizin gelişimini görmek bizleri mutlu ediyor" dedi. Kursiyerlerin kendi işletmelerine kattığı yeniliklere de değinen Maya, "Kursiyerimiz ürün çeşitliliğini artırarak işletmesini geliştirdi. Bu tür başarı hikayeleri bizim için çok kıymetli. Meslek edinmek ya da kendini geliştirmek isteyen herkesi ücretsiz kurslarımıza bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kendimi geliştirdim, işletmemiz büyüdü" Aldığı eğitimlerle işletmesine yeni bir yön veren Özlem Bolat ise MERCEK kurslarının kendisine önemli katkılar sağladığını belirterek, "Daha önce bilmediğim birçok ürünü öğrendim. Bu ürünleri işletmemize kazandırdım. Kurslara devam ederek kendimi daha da geliştirmek istiyorum. Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz kurslarından çok memnunum, herkese tavsiye ederim" diye konuştu.
Manisa Uluslararası öğrenciler Sardes’te tarihle buluştu Manisa’da eğitim gören yabancı uyruklu öğrenciler, binlerce yıllık geçmişe sahip Sardes Antik Kenti’ni ziyaret ederek hem tarihi yerinde öğrendi hem de kültürel kardeşlik bağlarını güçlendirdi. Manisa Uluslararası Öğrenci Derneği (MUDER), Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen "Yunus Emre’nin İzinde Uluslararası Kardeşlik" projesi kapsamında anlamlı bir gezi programına imza attı. Proje çerçevesinde, farklı ülkelerden gelerek Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde eğitimlerini sürdüren 25 uluslararası öğrenci için Salihli ilçesine kültürel gezi düzenlendi. Program kapsamında öğrenciler, Lidya Krallığı’na başkentlik yapmış Sardes Antik Kenti (Sart) ile bölgenin önemli dinlenme noktalarından Kurşunlu Kaplıcaları’nı ziyaret etti. Gezi boyunca öğrencilere, ziyaret edilen tarihi ve kültürel alanların geçmişi hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Katılımcılar, binlerce yıllık medeniyet izlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Program kapsamında ayrıca Salihli’nin yöresel lezzetlerinden odun köftesi de misafirlere ikram edildi. Böylece öğrenciler, yalnızca tarihi mekanları değil, bölgenin gastronomik kültürünü de yakından tanıma imkanı elde etti. Düzenlenen etkinlikle uluslararası öğrencilerin Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde görmeleri sağlanırken, farklı kültürler arasında kardeşlik ve etkileşimin güçlendirilmesinin hedeflendiği öğrenildi.
Balıkesir YKS’ye girecek öğrencilere ‘10 Numara Motivasyon’ Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, YKS’ye hazırlanan öğrencilere yönelik "10 Numara Motivasyon" mottosuyla "Rehberlik ve Motivasyon Semineri" düzenledi. Seminerde konuşan Eğitimci Akın Ertürk "Başarı; belirsiz ve hedefsiz olmakla ters, düzenli ve istikrarlı olmakla doğru orantılıdır" dedi. Geleceğin aydınlık yüzü olan gençlerin eğitim hayatındaki en önemli kavşaklardan biri olan YKS sürecinde moral ve motivasyonlarını yüksek tutmaları amacıyla Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından "Rehberlik ve Motivasyon Semineri" düzenlendi. Salih Tozan Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan seminere, YKS’ye girecek olan gençlerin ilgisi büyük oldu. "10 Numara Motivasyon" mottosuyla gerçekleştirilen seminerde, alanında kendini kanıtlamış uzman isimlerden; Matematik Öğretmeni ve aynı zamanda Akın Ertürk Koleji Kurucusu Akın Ertürk, ÜçDörtBeş Fizik Kitabı Yazarı Ümit Akıncı, Tarih Öğretmeni Hakan Kuru ve geçtiğimiz yıl YKS’de eşit ağırlık bölümünde Türkiye 385.’si olarak dereceye girerek İktisat Fakültesi’ni kazanan Tunahan Gedik konuşmacı olarak yer aldı. Seminerin açılışını yaparak ilk sunumu gerçekleştiren Akın Ertürk, sınavlara hazırlığın öncelikle kendini tanımakla başladığı vurgusunu yaparak "Bildiğiniz üzere; TYT 120 soru, AYT 160 soru. 40 Türkçe, 40 Matematik, 20 Sosyal Bilimler ve 20 de Fen Bilimlerinden olarak 165 dakikaya sığdıracağımız bir sınav. Soru başına 82 saniye düşüyor. Hep Türkçe ve Matematik yapalım ki TYT netlerimiz artsın diye düşünülüyor fakat Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Felsefe, Tarih, Coğrafya sorularının kat sayısı daha yüksek. Bu sorular 1.36 ile çarpılırken Matematik 1.33 ile çarpılıyor. Bu da demek oluyor ki Sosyal Bilimlerden 20 netin karşılığı, Matematik’ten 22 net oluyor. Kat sayılara dikkat edin. Sadece Matematik ve Türkçe sorularına değil kat sayısı yüksek olan derslerin sorularına da çalışın. Sınavda net sayımızı artırmak için öncelikle kat sayısı yüksek olan sorulara odaklanın. YKS’nin son 5 yılında sadece 4 kişi TYT’de tüm sorulara doğru cevap verdi. O yüzden sıralamayı belirleyen AYT oluyor" dedi. Sınava girecek öğrencilerin ailelerinin de en az okul kadar çocuklara hassasiyet göstererek bunaltmadan destek olmasının önemli olduğunun altını çizen Akın Ertürk "Öğretmenleriniz sizleri eğitmek için geliştirmek için var. Sizlerin de derslerinize düzenli bir şekilde çalışmanız gerekiyor. O yüzden başarılı olmanız için aile, okul ve öğrenci arasındaki muhteşem üçlü dengesini kurmamız gerekiyor. Biliyorsunuz, belli bir sıralamaya giremezseniz başarılı olamıyorsunuz" dedi. Çalışma stratejisinde zaman yönetiminin çok iyi ayarlanması gerektiğini belirten Akın Ertürk, her hafta en az 2-3 tane TYT, AYT denemesi çözülmesi gerektiğini söyleyerek "Yanlış cevap verdiğiniz soruların analizini yapmanız gerekiyor. Öğretmenlerinizden o konularda destek alın. Konuların önceliklendirilmesi gerekiyor özellikle son 2-3 ayda yeni bir konu öğrenmek yerine temelinizin olduğu konuları yönelmeniz daha iyi olur. Günlük çalışma düzeniniz önemli. Soru başına süre kontrollerinizi yapın. Nisan ve Mayıs ayında bütün eksik konularınıza odaklanın. Son aya girdiğinizde yalnızca deneme çözün. Başarı; belirsiz ve hedefsiz olmakla ters, düzenli ve istikrarlı olmakla doğru orantılıdır." sözüyle konuşmasını sonlandırdı. Öğrencilere rehberlik ettiler Gençlerin, sınav sürecini doğru yönetip verimli bir şekilde ders çalışmaları ve morallerini yüksek tutmaları hedeflenerek gerçekleştirilen seminerde konuşmacılar; sınav kaygısı ile başa çıkma, etkili ders çalışma teknikleri, zaman yönetimi ve motivasyon artırma yöntemleri konularında öğrencilere rehberlik etti. Semineri büyük bir ilgiyle dinleyen gençler, konuşmaların ardından sorularını sordular. Kendileri için "Rehberlik ve Motivasyon Semineri" düzenleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a teşekkürlerini ileten gençler, bu tür etkinliklerin oldukça faydalı olduğunu ve devam etmesini istediklerini söyledi.