GÜNDEM - 26 Nisan 2023 Çarşamba 23:43

Bakan Akar’dan 'çözüm süreci' açıklaması

A
A
A
Bakan Akar’dan 'çözüm süreci' açıklaması

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kayseri Ticaret Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısına katılarak iş insanları ile buluştu.

 Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelenin devam edeceğini söyleyerek, “2013-2015’te çözüm süreci oluşturuldu ve bu onları şımarttı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin asaleti ve nezaketi, onlara verdiği imkanlar ve fırsatlar istismar edildi. Bir daha onu yaşamak istemiyoruz. Çünkü o bize çok ciddi zaman kaybettirdi. Teröristlerle pazarlık olmaz. Eşkıyaya güven olmaz. Çünkü bu teröristler ve elebaşları reyinde hür değil. Bunlar gerçekten kullanılıyor. Bunların kendi kendine karar verme imkanı da yok. Bunlara ne derlerse onu yapıyor. Bunları cesaretlendirmek, imkan vermek 85 milyona ihanettir” dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kayseri Ticaret Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısına katılarak iş insanları ile buluştu. Burada bir konuşma yapan Bakan Akar, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin ardından sabahın erken saatlerinde harekete geçtiklerini söyleyerek, “Devlet oraya koştu gitti. TSK gitti, gitmedi diyorlar. Böyle bir şey gerçek değil. İşin içindeyiz. Sabah saat 5’te Cumhurbaşkanımızla konuştuk. Bizim her gece MSB’de, genelkurmayda, kara, deniz ve hava kuvvetlerinde 500 kişi çalışıyor. Bizim Libya’nın açığında 2 tane gemimiz var. Kamplarımız var. Bunlar çalışıyor. Saat 5’ten itibaren Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bakanlar, valiler, kaymakamlar, 2’nci ordu komutanı, tugaylar hepsi ayakta. Herkes orada. 05.45’te Mehmetçik 2. Ordu Karargahından çıkıyor. Orada kameralar gösteriyor. Adam halen 'gitmediniz' diyor. Bu konularda polemik yapmamak lazım. Yanlış bu. Dolayısıyla silahlı kuvvetler ilk andan itibaren vatandaşın yanına koştu. O gün burada da Erkilet’te hava çok kötüydü. 3 defa pist temizlendi. 3 defa temizledikten sonra baktılar ki olmuyor, muhabere şartlarını yani uçak kayma riskini alarak Ankara, İstanbul ve İzmir’den AFAD ekiplerini almak üzere uçağı kaldırdık. Bütün gemilerimizi 7 buçuktan itibaren seferber ettik. Ankara’daki arama kurtarma timimiz 7 buçukta Etimesgut’taydı. Acil işler için olan ambulans uçağımız Eti’de pist başındaydı. Doktorlar bekliyor. Gemiler Antalya’dan, İzmir’den ve Mersin’den ağır iş makinelerini aldılar İskenderun’a getirdiler. Hatay Havalimanı patladı. Malatya yolu kardan ve tipiden dolayı kapalı. Bütün her şeyi İncirliğe yığdık. 70 helikopteri oraya topladık. Uçaklarımız 1 yılda yaptığı uçuşu 1 ayda yaptı. Dolayısıyla TSK vardı, yoktu konuşmaları milletin kafasını karıştırmaktan başka bir şey değil. Orada çok ciddi çalışma yapıldı” ifadelerini kullandı.

“2013-2015’te çözüm süreci oluşturuldu ve bu onları şımarttı”

Son 1 haftada ölü veya diri ele geçirilen terörist sayısının 23-25 kişi olduğunu belirten Bakan Akar, "Bunlarda büyük bir kaçış ve çöküş var. Bu zaten bunların elebaşlarının konuşmasından anlaşılıyor. 'Öldük, bittik. Barış yapalım. Anlaşma yapalım. Silah bırakalım' gibi. Hayır, en son terörist etkisiz hale getiriline kadar mücadele devam edecek. 40 yıldan beri bu milletin başına musallat olan bu beladan kurtulacağız. Bunda azimliyiz ve kararlıyız. Bundan öte tek bir yol var, adalete teslim olmak. Örgüt çok yalan ve alçakça propaganda yapıyor. Bir terörist yakalandığında üstü başı iyice arandıktan sonra sağlık kontrolü yapılıyor. Teke gibi kokuyorlar. Banyosu yaptırılıyor ve üzerine kıyafet veriliyor. Çayı, kahvesi veriliyor. İfadesi alındıktan sonra savcıya teslim ediliyor. Bunun dışında hiçbir imkanı yok. Çok açık ve net talimatlarımız var. Dolayısıyla biz diyoruz ki, madem sizin ananı, babanız var. Yanlış yola düşmüşsünüz, madem pişman olmuşsunuz. Gelin adalete teslim olun. Öbür türlü öyle yarım bırak, yok. Çünkü 2013-2015’te çözüm süreci oluşturuldu ve bu onları şımarttı. Sanki bir zafiyetmiş gibi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin asaleti ve nezaketi, onlara verdiği imkanlar ve fırsatlar istismar edildi. Bir daha onu yaşamak istemiyoruz. Çünkü o bize çok ciddi zaman kaybettirdi. Birde bunu kaybetmeyeceğiz. Bizim ister Irak’ın kuzeyinde olsun, ister Suriye’nin kuzeyinde olsun Moskova’da Suriye savunma bakanına bunu açık ve net bir şekilde ortaya koyduk, bizim tek hedefimiz teröristler. Çünkü biz gerçekten millet ve silahlı kuvvetler olarak, insan olarak, inanç olarak bizim hiçbir ayrım yapmamız söz konusu değil. Ötekileştirme yok. Biz kimsenin dinine, diline, inancına, mezhebine, ırkına, etnik köküne, böyle bir şey yok. Bunu bilinçli olarak böyle araya sokuyorlar. İnsanların kafasını karıştırıyorlar. Bizim yaptığımız mücadeleyi çarpıtıyorlar. TSK Suriye’de Kürt’lere şunu yaptı. Kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. Bu konuda son derece hassas davranıyoruz. Arkadaşlarımız bu konuda son derece bilinçli. Bizim tek hedefimiz teröristler” şeklinde konuştu.

“Teröristlerle pazarlık olmaz. Eşkıyaya güven olmaz. Çünkü bu teröristler ve elebaşları reyinde hür değil”

14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimlere değinen Bakan Akar, “Burada önemli olan zihniyet. Şimdi biraz rahatladık. Mehmetçiğin nefesi teröristlerin ensesinde. Kontrol bizde. Alanda İHA’larımız, SİHA’larımız, tankımız, topumuzla hakimiyet bizde. Bu noktaya gelmek kolay olmadı. Çok şehit verdik. Bir şekilde bazılarının çıkıp da Kandil’den talimat vermesi. Bir partinin bu talimatı alması, diğerlerinin buna itibar etmesi ve buna göre söylemler gerçekleştirmesi, bunları tahliye edeceğiz, bunları çıkartacağız, bunları affedeceğiz demesi. Bu kazanımlarımızı kaybetmemiz demek. Bu 10 sene, 20 sene, 30 sene geriye dönmek demek. Teröristlerle pazarlık olmaz. Eşkıyaya güven olmaz. Çünkü bu teröristler ve elebaşları reyinde hür değil. Bunlar gerçekten kullanılıyor. Bunların kendi kendine karar verme imkanı da yok. Bunlara ne derlerse onu yapıyor. Bunları cesaretlendirmek, imkan vermek 85 milyona ihanettir. Oy verenlerin bekamızı düşünmesi lazım. Geleceğimizi düşünmesi lazım. Bu önemli bir şey. Bu kadar şehit verdikten sonra tekrar başa dönmek şehitlere ihanettir. Şehitlerin kanını yok saymak ve onu çiğnemek demektir. Çok ağır bir sorumluluk. Biz bunu anlatmaya çalışıyoruz. Onun dışında herkes bildiğini yapacak” dedi.
Meclis toplantısında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mehmet Büyüksitci, dernek başkanları ve meclis üyeleri katıldı.

Ali Göç
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı DÜZCE(İHA) – Düzce’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda başta Vali Mehmet Makas olmak üzere kutlama mesajı yayınladı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Düzce’de çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Vali Mehmet Makas mesajında, "Bugün, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün siz değerli çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. Bu özel gün, milletimizin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin en anlamlı neticelerinden birisidir. Milli Mücadele’nin sonunda yurdun dört bir yanından gelen temsilcilerin fedakarca çalışmalarıyla kurulan TBMM vatan savunmasında emeği geçen tüm Türk milletinin iradesinin ortaya konduğu kutlu bir yapı olmuştur. Yeniden dirilen bir milletin destansı kahramanlığı, aynı zamanda kalbi bizimle atan tüm coğrafyalardaki kardeşlerimize umut ve ilham kaynağı olmuştur. Geçmişinde birçok badire atlatmış Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, Milli Mücadelenin ardından şerefle kazandığı Gazilik payesini, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminde de terör örgütünün saldırılarına göğüs gererek tekrar kazanmıştır. Meclisimiz, milli iradenin tecelligahı olarak ilelebet varlığını sürdürmeye devam edecektir. Millet olarak gözümüzün nuru, yarınlarımız olan evlatlarımıza verdiğimiz değeri anlatan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünyada eşi ve benzeri olmayan bir anlayıştır. Varoluş mücadelesinin ardından elde edilen zaferin, geleceğimizin teminatı çocuklara atfedilmesi ne denli büyük bir millet olduğumuzun ispatıdır. Sevgili evlatlarımız, tarihimizden ve köklü medeniyetimizden aldığımız güçle, sizlerin coşkusuyla Türkiye Yüzyılı’nda dünyaya yeniden nizam verecek olan asil milletin birer evladı olduğunuzu unutmamalısınız. Bu duygu ve düşüncelerle, Milli Mücadelenin Başkomutanı, TBMM’nin ilk Başkanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Tüm Dünya çocuklarının bu müstesna bayramını yürekten kutluyorum" ifadelerinde bulundu. Özlü "Çocuklarımız, milletimizin ortak emanetidir" Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, bağımsızlık mücadelemize resmiyet kazandıran TBMM’mizin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihinde ilan edilen Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 106. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Yaşanan okul katliamları, gençlerin ve çocukların suça karıştığı süreçte daha da önem kazanan insani değerlere atıf yapan Başkan Özlü; çocuklar için her imkanın kararlı şekilde seferber edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Başkan Özlü mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bugün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve umutla kutlarken; çocuklarımızın sadece bayramlarda değil, her gün güven içinde, sevgiyle ve huzurla büyümesi gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz. Ne yazık ki son dönemde Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da yaşanan, yüreklerimizi dağlayan okul şiddeti olayları; çocuklarımızın özellikle dış etkenler ve dijital çağın kontrolsüz ortamında risk altında olduğunu acı bir şekilde göstermiştir. Bu tür hadiseler, yalnızca bireysel değil; toplumsal bir sorumlulukla ele alınması gereken çok önemli meselelerdir. Çağın getirdiği zorunluluklar ve handikaplar ile aile ilgisinden de uzak kalmış çocuklarımız; siber zorbalık, zararlı içerikler, bağımlılık ve kimlik güvenliği gibi yeni nesil tehditlerle de karşı karşıya kalmaktadır. Bu noktada sorumluluk almamak, geleceğimizi riske atmaktır. Çocuklarımız için bizim üstlendiğimiz sorumluluk, onlara yetenekleri ve beklentilerine hitap edecek sosyal ortamlar inşa etmektir. Bunlara kütüphanelerimizi, spor merkezlerimizi, bilim ve gençlik merkezlerimizi ve gönüllük çalışmalarımızı örnek olarak gösterebiliriz. Biz, çocuklarımıza ve gençlerimize yaklaştıkça eminiz ki onlar da bizim en büyük paydaşımız, destekçimiz, arkadaşlarımız olacaktır. Hedeflediğimiz geleceği inşa ederken ailelerle iş birliği içinde olmalı, kurumlar olarak gereken hassasiyeti hiç vakit kaybetmeden göstermek zorundayız. Çünkü çocuklarımız; sadece ailelerinin değil, aziz milletimizin ortak emanetidir. Bu vesile ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bu eşsiz bayramın ruhuna yakışır şekilde; hem ülkemizde hem de dünyanın her yerinde haksızlığa uğrayan, zulüm altında olan ve adaletsizliğe maruz bırakılmış tüm çocuklarımızın bir an önce hak ettikleri yaşam şartlarına erişmesini tüm kalbimle diliyorum. Tüm çocuklarımızın gözlerinin korkuyla değil umutla parladığı bir gelecek dileğiyle; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun." Erdoğan Bıyık "23 Nisan milletimizin yeniden doğuşunun ve hür yaşama azminin sembolüdür" Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Erdoğan Bıyık, mesajında "Aziz milletimizin bağımsızlık aşkıyla tutuşan yüreği, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Gazi Meclisimizin açılışıyla birlikte tüm dünyaya bir kez daha haykırılmıştır. O gün, esarete boyun eğmeyen bir milletin iradesinin tescillendiği şanlı bir gündür. İstiklal mücadelemizin en karanlık günlerinde dahi umudunu yitirmeyen milletimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tek yürek olmuş; egemenliğin yalnızca millete ait olduğunu cihana duyurmuştur. Bu yönüyle 23 Nisan, yalnızca bir meclisin açılış günü değil; aynı zamanda bir milletin yeniden doğuşunun, bağımsızlık ateşinin ve hür yaşama azminin sembolüdür. Ulu Önder Atatürk’ün, böylesine büyük anlamlar taşıyan bu özel günü dünyada ilk kez bir devlet başkanı olarak çocuklara hediye etmesi, O’nun geleceğe olan inancının, çocuklara verdiği değerin ve milletimizin yarınlarına duyduğu güvenin en somut ifadesidir. Bugün yalnız Türkiye’nin değil; dünya üzerindeki tüm çocukların yüreğinde yeşeren bu bayram, insanlığa armağan edilmiş evrensel bir barış ve kardeşlik çağrısıdır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; başta ülkemizin ve Düzce’mizin çocukları olmak üzere tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" şeklinde açıklamalarda bulundu.
Gaziantep SANKO Üniversitesinde "Ameliyathanede güvenli cerrahi" konferansı düzenlendi SANKO Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Ameliyathane Hizmetleri Programı tarafından "Ameliyathanede Güvenli Cerrahi" konulu konferans düzenlendi. Sağlık alanında eğitim gören öğrenciler ile akademisyenleri bir araya getiren etkinlikte, cerrahi süreçlerde hasta güvenliğinin önemi ve enfeksiyon kontrolüne yönelik güncel yaklaşımlar ele alındı. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı konferansta yaptığı konuşmada, "Serviste veya yoğun bakımda yatan hastalarda, hatta poliklinik hastalarında dahi asepsi ve antisepsi kurallarına hem hastalarımızın sağlığı hem de kendi sağlığımız için mutlaka riayet etmemiz gerekmektedir" dedi. Hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde alınması gereken önlemler ve sağlık çalışanlarının bu konudaki sorumluluklarını dadetaylı şekilde değerlendiren Prof. Dr. Dağlı, konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. SANKO Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve SHMYO Müdürü Prof. Dr. M.Metin Bayram ise cerrahi alan enfeksiyonlarının sağlık sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Prof. Dr. Bayram, "Elimizdeki bilimsel veriler, cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta güvenliği, morbidite ve mortalite oranları ile sağlık hizmetlerinin maliyeti üzerinde ciddi ve çok yönlü bir etkiye sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, ameliyathane giriş çıkışları dahil olmak üzere tüm cerrahi süreçlerin, Enfeksiyon Kontrol Komiteleri tarafından belirlenen standartlara titizlikle uygun şekilde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı. Ameliyathanede güvenli cerrahi SANKO Üniversitesi Tıp FakültesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı BaşkanıDoç. Dr. Mustafa Tanrıverdi de konferansa konuşmacı olarak katılarak "Asepsi ve Antisepsi İlkeleri" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Tanrıverdi, sağlık bakımı ile ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde temel ilkelerin önemine vurgu yaptı. Asepsi ve antisepsi ilkelerinin önemine değinenDoç. Dr. Tanrıverdi,bu kurallara uyulduğu takdirde hastalık ve ölüm oranlarında belirgin bir azalma sağlanabileceğini söyledi. SANKO Üniversitesi SHMYO Ameliyathane Hizmetleri Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Melik ise "Cerrahi Alan Enfeksiyonları" başlıklı sunumu ile cerrahi alan enfeksiyonlarının hasta üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Cerrahi alan enfeksiyonları, ameliyat sonrası dönemde hasta güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden ve hastanede yatış süresini uzatan önemli komplikasyonlar arasında yer almaktadır" diye konuştu. Ayrıca, bu enfeksiyonların gelişim mekanizmaları ve risk faktörlerinin doğru anlaşılmasının önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Melik, ameliyathane ve anestezi teknikerlerinin sorumluluklarına dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Melik, öğrencilerde farkındalık oluşturmanın gerekliliğini dile getirerek, güvenli cerrahi uygulamalarının temel ilkelerinin eğitim sürecinde etkin şekilde aktarılması gerektiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Sorumlu Uzm. Hemşiresi Songül Karakuzulu da "Ameliyathane Giriş-Çıkış Kuralları" başlıklı sunum ileameliyathane kurallarına uyumun hayati önem taşıdığını anlattı. Karakuzulu, "Güvenli cerrahinin sağlanmasında ameliyathane giriş ve çıkış kurallarına eksiksiz uyum büyük önem taşımaktadır. Enfeksiyon riskinin azaltılması, ancak bu kuralların tüm ekip tarafından bilinçle ve titizlikle uygulanmasıyla mümkün olacaktır" şeklinde konuştu.
Ankara 2 çocuğun yaralandığı "pitbull" davasında sanığın annesine de suç duyurusu Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 2 çocuğu yaralayan ’pitbull’ cinsi köpeğin sahibi, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan hakim karşısına çıktı. Mahkeme, sanığın annesi hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verdi. Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Fatma Tuğçe Özbek Erol ile taraf avukatları ve müşteki baba Adem Öztürk katıldı. Hakim, kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından tutuklu sanığa söz verdi. Erol, yaşanan talihsiz olay nedeniyle üzüntü duyduğunu, olay sırasında evde bulunmadığını, annesinin araması üzerine durumu öğrendiğini iddia etti. "Ben köpeğimi eğittim, hep ağızlıkla gezdiriyorum" Duruşmada söz alan sanık Erol, "Ben sadece köpeğimin patisiyle yaraladığını biliyorum. Karşı taraf marketten geliyor, çocukların elinde poşet ya da oyuncak olduğu için böyle tepki vermiş olabilir. Ben köpeğimi eğittim, hep ağızlıkla gezdiriyorum. Hiçbir zaman cezai yaptırım uygulanmadı" dedi. Annesinin olayın yaşandığı esnada köpeği içeriye almak için çabaladığını iddia eden sanık, "Bu olay sebebiyle yaşadığım üzüntü, tutukluluk süreme üzülmemin önüne geçti. Beni affetmeseler bile çocuklar ve ailesi için ömrüm boyunca her şeyi yapmaya razıyım. Ailemin geçimini de ben sağlıyorum" ifadelerini kullandı. "Köpek, daha küçük olan diğer çocuğumu yaralamıştır" Baba Adem Öztürk ise olay esnasında otoparkta bulunduğunu, pazardan geldikten sonra çocuklarını eşiyle birlikte yukarı gönderdiğini, bu sırada kapı arasından köpeğin aniden dışarı çıkarak çocuklarına saldırdığını söyledi. Öztürk, "Kızım geri çekilince köpek, daha küçük olan diğer çocuğumu yaralamıştır. Zaten küçük çocuğum konuşmayı bilmeyen yaştadır. Çocuğu köpeğin elinden almak için sanığın annesi de, benim eşim de uğraşmışlar. Çocuğun yaralanma şekli dosyadaki fotoğraflar ve raporlardan bellidir. Söz dinleyen bir köpek olsaydı o kadar uğraşmazlardı" diye konuştu. Sanık, müşteki ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın annesi Ayşe Ö. hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve yürütülecek soruşturma sonucunda iddianame düzenlenmesi halinde dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 11 Mayıs’a erteledi.