SAĞLIK - 29 Ocak 2017 Pazar 13:51

Bakan Akdağ: 'Mersin Şehir Hastanesi ayarında bir hastane Avrupa’da yok'

A
A
A
Bakan Akdağ: 'Mersin Şehir Hastanesi ayarında bir hastane Avrupa’da yok'

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Mersin Şehir Hastanesinin 3 Şubat 2017’de Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından hizmete açılacağını belirterek, “Mersin Şehir Hastanesinin ayarında bir hastaneyi bugün Avrupa’da bulamazsınız” dedi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, 3 Şubat 2017 Cuma günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından açılışı yapılacak Mersin Şehir Hastanesinde son incelemeleri yapmak üzere Mersin’e geldi. Bakan Akdağ ve Bakan Elvan, ilk olarak Mersin Valisi Özdemir Çakacak’ı ziyaret etti. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ve AK Parti Mersin milletvekillerinin de eşlik ettiği iki bakan, Valilik Şeref Defteri’ni imzalamalarının ardından Valilik makamında gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Sağlık Bakanı Akdağ, Mersin’i öteden bu yana çok sevdiklerini, ancak Mersin Şehir Hastanesinin açılmasının ardından Mersin’e daha sık geleceklerini söyledi. Mersin Şehir Hastanesinin geldiği son noktayı görmek için bugün Mersin’e geldiklerini belirten Bakan Akdağ, 3 Şubat 2017 Cuma günü saat 14.30’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın Türkiye’nin ilk şehir hastanesinin resmi açılışını yapacaklarını bildirdi. “Bu gerçekten bizim için heyecan verici” diyen Akdağ, şehir hastanelerinin sadece mükemmel binalar, yüksek teknolojik imkanlar ve bu imkanlarla verilecek üst seviyede sağlık hizmetleri, konforlu bakım olmadığını, şehir hastanelerinin aynı zamanda bir zihniyet değişimi olduğunu vurguladı.

“Mersin Şehir Hastanesinin ayarında bir hastaneyi bugün Avrupa’da bulamazsanız”
Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın ikinci fazının hastanecilikteki yeni adının şehir hastaneleri dönemi olduğunu ifade eden Akdağ, “Ben çok iddialı olmayı sevmiyorum ama şunu rahatça söyleyebilirim; Mersin Şehir Hastanesinin ayarında bir hastaneyi bugün Avrupa’da bulamazsanız. Belki Amerika’da benzeri hastaneler var. Böylesine bir zihniyetle, böylesine bir yaklaşımla bu hastaneleri inşa ettik, inşa etmeye devam edeceğiz. İçinde bulunduğumuz sene Allah nasip ederse 6 ile 8 hastaneyi hizmete sokacağız. Mersin’in peşine Yozgat’ı, onun peşine Isparta’yı, yıl sonuna doğru ilgili firma yetiştirebilirse Ankara Bilkent’teki hastaneyi hizmete koyacağız. Hepimize layık olan da budur. Bu millet gerçekten her fırsatta, hele hele 15 Temmuz’da şunu gösterdi; bizler milletimiz için ne kadar hizmet etsek, ne kadar milletimizin rahatını, huzurunu üstün bir seviyeye çıkarmaya gayret etsek azdır. Buna devam edeceğiz” diye konuştu.

“Referandumda milletimizin ferasetine güveniyoruz”
Önümüzdeki Nisan ayında Anayasa referandumu yapılacağını anımsatan Akdağ, “Burada da milletimizin ferasetine güveniyoruz. Ne zaman ihtiyaç olduysa, ne zaman güçlü bir Türkiye için, istikrar için ne zaman bu milletin bekası için, geleceği için ihtiyaç olduysa millet saf tuttu, omuz omuza verdi. Allah’ın izniyle inşallah Nisan referandumunda bunu yaşayacağız hep birlikte” ifadelerini kullandı.

Başta Kalkınma Bakanı Elvan olmak üzere Mersin Şehir Hastanesi projesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Akdağ, herkesin bu mükemmel eserde emeği ve hakkı olduğunu vurguladı. “Bir arı gibi çalışılıyor” diyen Akdağ, son birkaç aydır müthiş bir çalışma temposunda olduklarını belirtti. El birliği olmasa, herkes birlikte gönlünü bu meseleye koymasa bu büyük eseri bu kadar kısa zamanda tamamlayamayacaklarının altını çizen Bakan Akdağ, şöyle devam etti:  “Dünyadaki örneklerine baktığımızda da o kadar süratle böyle büyük bir eserin bitirildiği örnekler son derece az. Bu kadar kısa sürede böyle bir hastaneyi tamamlamak ve vatandaşın hizmetine sunmak, öyle her ülkenin başarabileceği bir iş değil. Bu ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin, sağlıkta büyük bir muvaffakıyet yakalamış bir ülkenin işidir. Allah’a şükür biz de bunu gerçekleştiriyoruz. Düşünün, 370 bin metrekare kapalı alanı olan çok kompleks bir bina inşa ediyorsunuz. Hastaneler öyle sadece duvarlarını örmekle, içine cihaz koymakla hastane olmuyor. Her bir odasının, ameliyathanesinin, yoğun bakım odasının özel uzmanlarca incelenip tıbbi açıdan hizmet verebilir kaydı alması gerekiyor. 2013’ün sonunda temel atmışız burada, yani 3 sene içinde bitirmişiz. Üç sene içerisinde biz böylesine büyük bir eseri Mersinimizin ve bütün bölgenin hizmetine takdim edecek olmaktan iftihar ediyoruz. 3 Şubat Cuma günü Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımız teşrif edecekler ve biz hastanemizi Mersin’de bölgenin hizmetine sunmuş olacağız.”

“Avrupa’daki 53 ülke içerisinde doktor sayısı nüfusuna göre en geride olan ülkeyiz”
Bakan Akdağ, bir gazetecinin Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleri içinde en az doktor yetiştiren ülkelerden biri olarak görüldüğünü belirterek, bu açığın kapatılması için çalışma olup olmadığını sorması üzerine ise, “Dünya Sağlık Örgütünün 53 ülkesi var Avrupa bölgesinde. Bu 53 ülke içerisinde doktor sayısı nüfusuna göre en geride olan ülke biziz. Bir tek Bosna-Hersek’te bizden daha az doktor var. Yani 52. sıradayız. Tıp fakültelerimize yılda 4 bin 500 öğrenci alınıyordu AK Parti olarak iktidar olduğumuz zaman. Bunun kavgasını çok verdik. Bu sayının artırılması hususunda ben şahsen kavgasını çok verdim. Buna ciddi bir direnç vardı, bu fikrin yanına bile yaklaşılmıyordu bir zamanlar. Şimdi tıp fakültelerimize yılda 12 bin öğrenci alınıyor. Yani 4 bin 500’den 12 bine çıkışı düşünün, bu sayı bize inşallah 2023’lere kadar ihtiyacımız olan doktor sayısına büyük ölçüde ulaşmamızı sağlayacak. En dipten başladık, belli bir atılım içerisindeyiz” dedi. 

Hüseyin Kar - Kıymet Gökçe

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Dijital dünyada büyük tehlike Dijital dünyada çocukların ve gençlerin en çok vakit geçirdiği alanlardan biri olan online oyunlar, sanılandan çok daha güçlü bir etkiye sebep oluyor. Uzmanlara göre bazı çevrim içi oyunlar, beyinde salgılanan dopamin miktarı açısından uyuşturucuyu bile geride bırakabiliyor. Yapılan değerlendirmelerde, uyuşturucu kullanımının dopamin seviyesini yaklaşık yüzde 220 oranında artırdığı, özellikle sürekli ödül ve rekabet sistemi üzerine kurulu online oyunların ise bu oranı yüzde 300’e kadar çıkarabildiği ifade ediliyor. Bu durum, oyunların çocuklarda neden bu kadar bağımlılık yaptığını açıklayan en önemli faktörlerden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, özellikle "sonsuz döngü" mantığıyla çalışan oyunların riskine dikkat çekiyor. Bu tür oyunlarda net bir başlangıç ve bitiş noktası bulunmuyor. Oyuncular sürekli yeni ödüller, görevler ve rekabet unsurlarıyla sistemin içinde tutuluyor. Bu da beynin ödül mekanizmasını sürekli tetikleyerek oyundan kopmayı zorlaştırıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde, bulunan Siber Güvenlik Uzmanı Yazar Elçin Biren, bu durumun yalnızca bir ekran süresi problemi olmadığını vurguladı. Biren Yüksek dopamin salınımı, özellikle gelişim çağındaki çocuklarda dikkat süresinin azalmasına, motivasyon problemlerine ve gerçek hayattaki aktivitelerden uzaklaşmaya yol açabildiğini söyledi. Oyun bağımlılığının dolaylı riskler de taşıdığına da dikkat çeken Elçin Biren uzun süre oyun içinde kalan çocukların, çevrim içi dolandırıcılık, hesap ele geçirme ve zararlı kişilerle iletişime geçme gibi tehlikelere daha açık hâle geldiği belirtti. Yasaklayıcı bir yaklaşım yerine bilinçli yönlendirme Ebeveynlere yasaklayıcı bir yaklaşım yerine bilinçli yönlendirme önerilerinde bulunan Siber Güvenlik Uzmanı Elçin Biren, özellikle süresi sınırlı ve sonu olan oyunların tercih edilmesi gerektiğini, oyun sürelerinin kontrol altına alınması, çocuklarla oyunlar hakkında iletişim kurulması, dijital alışkanlıkların birlikte yönetilmesi gerektiği vurguladı. Biren online oyunların tamamen zararlı olmadığını ancak kontrolsüz ve uzun süreli kullanım, etkileri açısından ciddi sonuçlar doğurabildiğini, Bu nedenle ailelerin, çocukların dijital dünyadaki deneyimlerini yakından takip etmesi ve doğru alışkanlıklar kazandırmasının büyük önem taşıdığını aktardı.
Manisa Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu Kahramanmaraş’ta ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilere siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara, memleketi Manisa’nın Turgutlu ilçesini hüzne boğdu. Kahramanmaraş Merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara’nın Manisalı olduğu öğrenildi. Öğretmen Ayla Kara’nın 1984 yılında Urganlı Ortaokulu’ndan mezun olduğu, ardından eğitimine Turgutlu Lisesi’nde devam ettiği ve 1987 yılında buradan mezun olduğu, daha sonra devam eden eğitim hayatının ardından Kahramanmaraş’ta öğretmenliğe başladığı belirtildi. Ayla Kara’nın ortaokuldan sınıf arkadaşı olan Urganlı Mahalle Muhtarı Şaban Duman açıklamalarda bulundu. Olayı öğrendikten sonra tüm mahalle olarak yasa boğulduklarını belirten muhtar Duman, "Arkadaşımız Ayla Kara ile Manisa’nın Turgutlu ilçesi Urganlı Mahallesi’nde beraber okuduk. Ortaokulu birlikte bitirdikten sonra kendisi Turgutlu Lisesi’ni bitirdikten sonra Kahramanmaraş’ta öğretmenliğe başlamıştı. Kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybettiğini öğrendiğimizde tüm Turgutlu olarak hüzne boğulduk. Kendisine ve ailesine baş sağlığı diliyoruz. Buraya defalarca da ziyarete gelmiştir" dedi.
Kastamonu Motosiklette uyuşturucuyla yakalanan sanıklara 15’er yıl hapis cezası Kastamonu’da plakası çamurla kapatılan motosiklette uyuşturucu maddeyle yakalanan iki sanık, 15’er yıl hapis cezası ile 150’şer bin lira adli para cezasına çarptırıldı. Olay, 7 Ağustos 2025 tarihinde Cumhuriyet Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, seyir halinde denetim görevini yerine getiren Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü motosikletli trafik timi, plakasının okunmadığını tespit ettiği bir motosikleti kontrol amaçlı durdurdu. Motosikletin plakasının çamurla kapatıldığını gören trafik ekibi, motosikletteki Oktay M. ve Canan K.’nin üzerinde arama yaptı. Aramada 11 paket halinde 11,04 gram metamfetamin maddesi, 2 adet uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 24 bin 215 TL ele geçirildi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan 2 şüpheli, sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Oktay M. ve Canan K. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan açılan davada karar verildi. Duruşmada sanıklar ve avukatlar hazır bulundu. Duruşmada son kez savunma yapan tutuklu sanık Oktay M., uyuşturucu satmadığını iddia ederek, "Uyuşturucu kullanıcısıyım, mağdur oldum, tedavi görmek istiyorum. Ailem dağıldı, işlerim bozuldu. Yeniden bir düzen kurmak istiyorum. Mütalaayı kabul etmiyorum, tahliyemi istiyorum" dedi. Uyuşturucu ticareti yapmadığını söyleyen Canan K. de, "Tek zararım kendime ve aileme oldu. Ben bu uyuşturucu ticaretini asla yapmadım. Beraatımı ve tahliyemi talep ederim" şeklinde konuştu. Sanık avukatlarının savunmalarını da dinleyen mahkeme heyeti, Oktay M. ile Canan K.’ye 15’er yıl hapis cezası ile 150’şer bin TL adli para cezası verilmesine karar verdi.