DÜNYA - 25 Ağustos 2025 Pazartesi 13:45 | Son Güncelleme : 25 Ağustos 2025 Pazartesi 15:59

Bakan Fidan: "İsrail hükümeti barış değil, Filistin halkının silinmesini istiyor"

A
A
A
Bakan Fidan: "İsrail hükümeti barış değil, Filistin halkının silinmesini istiyor"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi'nde yaptığı açılış konuşmasında, "İsrail hükümeti barış değil, Filistin halkının tamamen buradan silinmesini hedefliyor. Buna izin veremeyiz. Durdurulmaları gerekiyor" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üye devletlerinin Dışişleri Bakanları Konseyi'nin (CFM) Filistin halkına yönelik olarak devam eden İsrail saldırılarını görüşmek üzere gerçekleştirdiği olağanüstü toplantının açılış konuşmasını yaptı. Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasına, olağanüstü oturumun katılımcılarını selamlayarak başlayan Fidan, "Bugün burada, kritik bir dönemde Filistin halkıyla dayanışmamızı bir kez daha teyit etmek için toplandık. Bu oturum, İsrail'in Filistin'deki soykırım niteliğindeki saldırılarına karşı tek bir ses yükseltmeye adanmıştır. Biz, yalnızca Filistin halkını desteklemek için değil, aynı zamanda tüm ümmeti savunmak için de tek ve kararlı bir ses olarak birleşmiş durumdayız" dedi.

Filistin için bir araya geldiklerine vurgu yapan Dışişleri Bakanı Fidan, "Gazze, olağanüstü bir baskı altında. Devlet terörü ve yerleşimci şiddeti Batı Şeria'yı boğuyor. Kudüs'ün tarihi kimliği ve statüsü ise doğrudan saldırı altında. Ancak ümitvar olmaya devam ediyor. Ben burada Filistin halkının direncini selamlamak istiyorum. Biz onların özgürlük, barış, istikrar ve devletle ilgili olarak adil davalarını destekliyoruz" diye konuştu.

Bugün bu dayanışmanın tek başına yeterli olmadığını ve Filistin halkının ihtiyaç duyduğu şeyin İslam dünyasının kolektif olarak adım atması olduğunu vurgulayan Fidan, "İİT üye devletlerinin bu olağanüstü zirvede güçlü bir biçimde bulunması ve üst seviyede katılması, bizim birliğimiz için güçlü bir ifadedir. Uluslararası toplumun seferber edilmesi ise vazgeçilmez. Bu toplantı üç acil hedef üzerine odaklanıyor. Savaşı durdurmak, ümmetin tek bir cevap vermesi ve bu cevabın güçlendirilmesi. Aynı zamanda uluslararası toplumun seferber edilmesi. Eğer şu anda sahada oluşanlarla ilgili olarak bir fotoğraf çekecek olsaydık, şunu görürdük; İsrail'in soykırımı devam ediyor, Gazze halkı açlıkla mücadele ediyor, yarım milyondan fazla kişi açlıkla karşı karşıya" ifadelerini kullandı.

"İsrail, savaş suçlarına bir suç daha ekledi"

Birleşmiş Milletler'in (BM) Gazze Şeridi'nde kıtlık ilan ettiğine değinen Hakan Fidan, "Bu bir doğal afet değil. İsrail'in kasti bir biçimde yardımları engellemesi bu kıtlığa neden oldu. İsrail savaş suçlarına, insana karşı işlediği savaş suçlarına bir suç daha ekledi" dedi. İsrail'in askeri operasyonlarının halkın sığındığı Gazze şehrinde derinleştiğini belirten Fidan, "Yerleşim projeleri Batı Şeria'da devam ediyor ve Filistin devletinin devamlılığı tehdit altında. Kudüs ise aşırıcıların provokasyonlarıyla karşı karşıya. Buna İsrailli bakanlar dahil. Bu da Aksa Camii'nin kutsal statüsünü tehdit altına alıyor. Bunu acilen durdurmamız gerekiyor. Acil önceliğimiz kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve Gazze'ye büyük çaplı bir insani yardımın sağlanması. Hamas, bu ateşkes planını kabul etmiş durumda. Bunu Katarlı ve Mısırlı kardeşlerimiz ortaya çıkardılar ve onların desteğiyle hazırlandı. Biz, Katar, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bu barış çabalarını desteklemeye devam edeceğiz. Ve tabii ki bu anlamda bir anlaşmaya yakınız" şeklinde konuştu.

İsrail'in de bu anlaşmaya katılması gerektiğini kaydeden Dışişleri Bakanı Fidan, "Ancak şu anda net olan şey şu: İsrail hükümeti barış değil, Filistin halkının tamamen buradan silinmesini hedefliyor. Buna izin veremeyiz. Durdurulmaları gerekiyor. Gazze Filistin'dir ve Filistin halkına aittir. Biz Filistinlilerin Gazze'de kalmasını garanti altına almalıyız. Gazze'yi hep birlikte yeniden inşa etmeliyiz" dedi.

"Filistin devletinin tanınması artık geri dönülemez bir gerçek haline geldi"

Ortak çabalarla uluslararası toplumun bu konudaki farkındalığının arttığını ifade eden Fidan, "Batılı toplumlarda kamuoyu nihayetinde aslında bu gerçeği görmeye başladı. Ve İsrail'in işgal ve baskı politikalarına karşı giderek artan bir tepki var. New York'ta Suudi Arabistan ve Fransa tarafından eş başkanlığı sürdürülen ve temmuz ayında gerçekleştirilen üst düzey konferans tarihi bir dönemeçti ve iki devletli çözüm için küresel bir destek sağladı. Birçok ülke, Fransa, Birleşik Krallık, Kanada ve Avustralya da dahil olmak üzere Filistin devletini tanıyacaklarını ifade ettiler" diye konuştu. Bu adımların geç ancak son derece değerli olduğunu söyleyen Hakan Fidan, "Bu anlamda İİT, Arap Ligi, Gazze Temas Grubunun çabaları gerçekten temel aktörleri seferber etme açısından son derece önemliydi. Filistin'in devlet statüsü bu anlamda tanımlandı. Bu başarılar bizim ortak çabalarımızın önemli olduğunu ortaya koyuyor. Adım adım Filistin devletinin tanınması artık geri dönülemez bir gerçek haline geldi. Ancak sadece Filistin devletinin tanınması kendi içinde yeterli değil" ifadelerini kullandı.

"Filistin'in Birleşmiş Milletler'e tam üye olması ile ilgili olarak bir inisiyatif başlatmalıyız"

Güçlü ve koordineli bir baskıya ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Fidan, "İsrail'in kalıcı bir çözüme doğru bu anlamda baskı altında tutulması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çok önemli bir zaman olacak. Bu anlamda ümmetin vicdanı ve İİT'nin son derece güçlü bir sesle ortaya çıkması gerekiyor. Bu anlamda Filistin devletinin kurumlarının da güçlendirilmesi gerekiyor. Sağlam bir şekilde ayakta durabilmeleri için finansal, teknik ve kurumsal bir desteğe ihtiyaçları var" şeklinde konuştu.

Çok yakın bir süre içerisinde ateşkes sağlanmaması halinde İsrail'in işgal planlarını artıracağını ve şiddetin devam edeceğini belirten Fidan, "Bu anlamda çabalarımızı bir araya getirmeliyiz ve bu çerçevede Filistin'in tanınması ile ilgili olarak sağladığımız bu momentumu sürdürmeli, desteklemeliyiz. Filistin'in Birleşmiş Milletler'e tam üye olması ile ilgili olarak bir inisiyatif başlatmalıyız ve İsrail'in Genel Kurul'daki faaliyetlerinin askıya alınmasını sağlamalıyız. Bu çerçevede Gazze'nin de Arap-İslam planının ertesi gününe hazırlanması için desteklerimizi sağlamalıyız. Türkiye bu anlamda bütün bu cephelerde elinden gelenin fazlasını yapmaya hazırdır" dedi.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Kırılan bardak tartışmasında "Beni müşterilerin yanında rezil ediyorsun, ben yapacağımı biliyorum" diyen kadının kocası, iş yerinin camına kaldırım taşı fırlattı Hatay’da alışveriş yapmak için geldiği züccaciye dükkanında eline aldığı bardak kutusundan düşen bardağın kırılmasıyla iş yeri yetkilisiyle tartışma yaşayan ve "Beni müşterilerin yanında rezil ediyorsun, ben yapacağımı biliyorum" diyen kadının kocası iş yerinin camını kaldırım taşı fırlatarak kırdı. Camı kırdığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, Dörtyol ilçesi kent merkezinde bulunan züccaciye mağazasında yaşandı. Mağazaya alışveriş yapmak için gelen kadın, eline aldığı bardak kutusundan bir bardağı düşürerek kırdı. Anbean güvenlik kamerasına yansıyan o anların üzerine iş yeri yetkilisi kırılan bardağın yer aldığı kutuyu kadının satın alması gerektiğini belirtmesi üzerine kadın ve iş yeri yetkilisi arasında tartışma yaşandı. Kadının ısrarla kırdığı bardağın yer aldığı kutuyu satın almamak istemesi üzerine iş yeri yetkilisi "Empati yapalım, kendini benim yerime koy. Günlük 10 takım kırılsa biz ne yapalım. Sen bunu bu şekilde almazken, başkası almaz. Neden, 1 tane kırılanı ödemek istiyorsun. Ben bunu kabul edersem, benden çıkacak" diyerek kendini ifade etti. Yaşanan tartışma sonrası kadın, "Beni müşterilerin yanında rezil ediyorsun, ben yapacağımı biliyorum" diyerek iş yerinden ayrılarak gitti ve bir süre eşiyle birlikte kapanan mağazaya geldi. Mağazanın kapalı olduğunu gören şahıs, yerden bulduğu kaldırım taşını iş yerinin camına fırlatarak camı kırdı. Camın kırıldığı anlar ve şahıslar arasında yaşanan diyaloglar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Yaşananları anlatan iş yeri çalışanı "Müşterimiz geldi ve burada bardak aldı. Bardağı aldı, gezerken elinden düşürdü ve kırdı. Ondan sonra ben kasaya yönlendirdim, kırıldığı için Kırdığı bardağı ödemek istemedi ve yetkilimizle görüşmek istedi. Biz de ödemesini istedik, yetkimizle tartıştı. Dışarı çıkarken tehditler savurarak gitti. Biz iş yerini kapattıktan sonra kocasıyla gelip camı kırıp gitmişler" dedi.
Ankara Gölbaşı Belediyesi, kuruluşunun 61. yılını kutladı Gölbaşı Belediyesi’nin kuruluşunun 61. yıl dönümü düzenlenen programla kutlandı. Programda birlikte beraberlik mesajı veren Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Gölbaşı için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Gölbaşı Belediyesinin kuruluşunun 61. yıl dönümü dolayısıyla belediye meclis salonunda kutlama programı düzenlendi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Gölbaşı’nı anlatan bir video izletildi. Kutlama programında açıklamalarda bulunan Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Gölbaşı’na hizmet etmenin onurunu ve gururunu yaşadığını belirterek, Gölbaşı’nı bugünlere getiren tüm belediye başkanlarına teşekkür etti. "Bu güzel kente hizmet etmenin onurunu ve gururunu yaşıyorum" Gölbaşı’nın gelişimine dikkat çeken Odabaşı, ilçenin bugün Ankara’nın gözde yerleşim alanlarından biri haline geldiğini belirterek, "Ben de bu toprakların bir evladıyım. Bu güzel kente hizmet etmenin onurunu ve gururunu yaşıyorum. 172 bin nüfusu aşan Gölbaşı’nı bugünlere getiren tüm belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimize teşekkür ediyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Gölbaşı geçmişte küçük bir yerleşim yeriydi ancak birçok uygarlığa ev sahipliği yaptı, kesişim noktası oldu. Bugün ise önemli bir kent konumuna ulaştı. Ankara’da yaşayan vatandaşlarımız Gölbaşı’na yerleşmek istiyor. Biz de bu güzelliği korumak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Zor şartlarda göreve geldik ancak bu zorlukları aştık. Borçlarımızı büyük ölçüde kapattık. Bundan sonra daha fazla yatırım yapan bir belediye olacağız" ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Odabaşı, Gölbaşı’na geçmiş dönemlerde katkı sunan eski belediye başkanları Erdal Eren ve Mümtaz Sarıtaş’a teşekkür ederek hediye takdim etti. Ayrıca, 35 yıl boyunca belediyeye hizmet eden Özcan Balcı, Gürbüz Onbaşı, Hasan Arslan, Şevket Şahin, Mustafa Erdoğan ve Erdal Karabağ’a plaket verildi. Program, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.