TEKNOLOJİ - 23 Ekim 2020 Cuma 13:32

Bakan Varank'tan TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programı hakkında açıklamalar

A
A
A
Bakan Varank'tan TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programı hakkında açıklamalar

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Erzurum'a geldi. Bakan Varank, “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık” dedi.

Ziyaretlerin ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2. Organize Sanayi Bölgesi açılış törenine katıldı. Bakan Varank, açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak” dedi.

Kalkınma yatırımı projelerinin, resmi açılışlarını gerçekleştirmek üzere Erzurum’a geldiklerini belirten Bakan Varank, “Gelmişken de dolu dolu bir program olsun, sanayi ve teknolojinin elinin değdiği altyapıları ziyaret edelim istiyoruz. Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Doğu Anadolu Gözlemevinde önemli görüşmelerimiz olacak. Bu kritik altyapılarda yürütülen projeleri ilk ağızdan dinleyeceğiz. Bu önemli altyapıları sadece ülkemizin değil nasıl bölgemizin göz bebeği yapabiliriz bu hususları tartışacağız. Sonrasında da Erzurum Sanayi ve Ticaret Odamızda reel sektörün nabzını tutup, sanayicilerimizle geniş kapsamlı bir istişare toplantısı yapacağız. Erzurum’u her zaman çok yakından takip ediyoruz. Burası mevcut kapasitenin çok daha ötesinde işler yapacak bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli açığa çıkarmak için son 8 senede özel sektörün 2 buçuk milyar liralık yatırımını, teşvik belgelerimizle destekledik. Bu sayede 8 bin vatandaşımıza yeni iş kapıları açıldı. 4 bin KOBİ, KOSGEB desteklerinden faydalandı. Şehrimizdeki 3 organize sanayi bölgesi ve 9 sanayi sitesine toplamda 320 milyon liralık düşük faizli uzun vadeli kredi kullandırdık. Birinci OSB’de Elektrik Enerjisi Nakil Hattı Projesini inşallah seneye tamamlıyoruz. Su ve doğalgaz altyapısına da 2 buçuk milyon lira kaynak aktarıyoruz. Bu proje sayesinde, bölgedeki sanayicilerimizin elektrik maliyetleri ortalama yüzde 14 azalacak. Tüm üreticilerimize şimdiden hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

Erzurum’u daha ileriye taşıyabilmek için bölgesel kalkınma projeleri hızla devreye aldıklarını ifade eden Bakan Varank, “Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansımız ve DAP Bölge Kalkınma İdaremiz, ilimizde 500’ün üzerinde projeyi destekledi. Bu projeler sayesinde; tarım, sanayi, hayvancılık ve turizmde önemli başarılara imza atıldı, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. İşte bugün Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında yatırımı tamamlanan projelerin resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu program kapsamında 4 farklı proje için toplamda 43 milyon liralık yatırım yaptık. Ben kısaca bunlara değinmek istiyorum. Erzurum’un imalat sanayinde daha fazla yer edinmesi hedefiyle yola çıktık. Üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini geliştirmek adına, İkinci OSB’de Tekstilkent projesini başlattık. Bu projenin bütün süreçleri bizzat Kalkınma Ajansımız tarafından takip edildi. Verdiğimiz destekler sayesinde, Tekstilkent 1. Etapta 4 fabrikanın inşaatı tamamlandı ve halihazırda 650 vatandaşımız iş başı yaptı. Bu fabrikalarda üretilen maske, önlük, tulum ve kaban gibi ürünler Almanya, Polonya, İspanya, İngiltere gibi ülkelere ihraç ediliyor. Yine bu projenin devamı niteliğinde olan ikinci etabı da destekliyoruz. Bu 2. etabın tamamlanmasıyla da 4 bin Erzurumlu hemşehrimize istihdam sağlanmış olacak. Tekstilkent yatırımları, sektöre girdi sağlayan KOBİ’lere de dinamizm getirecek. Ayrıca burada oluşan kümelenme; makine-ekipman üreticileri ve lojistik firmalarının Erzurum’a yatırım yapmasını da teşvik edecek. Böylece Erzurum’da istihdam ve rekabet gücü artacak” diye konuştu.

“Sanayinin yanı sıra, şehrimizin turizmini de geliştirecek projeleri destekliyoruz”

Erzurum’un sadece kış turizmiyle anılmamasını, 4 mevsim turist çekmesini istediklerini kaydeden Bakan Varank, “İşte bu amaçla Tortum Gölü Cam Teras Projesini hayata geçirerek; Tortum Şelalesi ve Tortum Gölü gibi doğal güzellikleri barındıran Uzundere bölgesinin turizm altyapısını zenginleştirdik. Erzurum, spor turizmi için çok iyi bir destinasyon. Buradan hareketle Sporcu Performans Ölçüm Değerlendirme ve Rehabilitasyon Merkezini kurduk. Merkez; kamp yapan sporcuların performans ölçümlerini yaparak, potansiyel sakatlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu Merkezle birlikte, aslında Erzurum’u yüksek irtifa sporcu kampları konusunda stratejik bir alternatif haline getirmiş olduk. Bu merkez, ülkemizde İstanbul ve Antalya’dan sonra üçüncü merkez olma niteliğini taşıyor. İnanıyorum ki; süper lig takımlarımızın yanı sıra, dünyanın dört bir yanından sporcular da zamanla Erzurum’u tercih etmeye başlayacaklar" dedi.

Erzurum’un aynı zamanda üniversite gençliğinin bölgedeki çekim merkezi olduğunu belirten Bakan Varank, “Hep söylüyorum, bizim en büyük avantajımız dinamik ve cevval genç nüfusumuz. Bu gençler inovasyona ve girişimciliğe daha yoğun bir biçimde odaklanırlarsa, kendi işlerini çok rahat bir şekilde kurabilirler. Erzurum’da bu manada çok ciddi bir potansiyel olduğunu biliyoruz. Bu amaçla Erzurum Teknik Üniversitesi bünyesinde Kristal Girişimcilik Merkezini kurduk. Bu merkezde; gençlere fiziki imkânların yanında, danışmanlık, eğitim ve mentörlük destekleri de sunuyoruz. Çok kısa bir zaman dilimi olmasına rağmen, bu yerleşkeden daha şimdiden 345 girişimci adayı faydalandı ve 100’ün üzerinde iş fikri değerlendirildi. Hatta yazılım ve görüntü işleme üzerine bir iş fikri de ticarileşti. Ben buradan daha nice yeni fikirlerin çıkacağına bunların ticarileşeceğine tüm kalbimle inanıyorum. Şunu samimiyetle söyleyeyim. Ülkemizin yazılım sektöründeki kabiliyetlerinin şu an sadece bir kısmını gördük. Oyun, simülasyon, bulut teknolojileri, yapay zeka ve siber güvenlik gibi alanlarda sessiz ama derinden ilerleyen gencecik şirketlerimiz var. Eminim ki Erzurum’da da bu işlere kafa yoran gençler var. İşte açtığımız girişimci merkezi, bu çocukların hayallerine hızla koşmasına imkan verecek” şeklinde konuştu.

“Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”
Bakan Varank, “Konu üniversite gençliğinden açılmışken, Sayın Cumhurbaşkanımızın Salı günü verdiği müjdeyi buradan tekrar duyurmak istiyorum. Lisans seviyesindeki öğrencilerimiz için, TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programını devreye aldık. İster birinci sınıf ister son sınıf, hiç fark etmez. Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler bu programdan faydalanabilecek. Bölüm şartı da bulunmuyor. Yani; temel bilimler, mühendislik, sağlık bilimleri, sosyal ve beşeri bilimlerde eğitim gören gençler pekala bu programa başvurabilir. Temel şartımız gençlerin TÜBİTAK tarafından desteklenen bir projede çalışmak için başvurması. Burs programımızdan ilk etapta bin öğrencimiz faydalanacak. TÜBİTAK’ın STAR programında bursiyerlik hakkı kazanan gençlerimize, 6 ay süresince ayda 750 lira destek vereceğiz. Daha da önemlisi gençlerimiz, kendi alanlarında en başından saha tecrübesi edinecekler, teoriyle pratiği birleştirebilecekler. STAR Programı başvuruları 2 Kasım’da başlayacak. Ülkemizde ilk defa bu denli büyük proje tabanlı bir burs programı hayata geçiyor. Erzurumlu gençleri de bu programa bekliyoruz. Bizim zamanımızda maalesef böyle imkanlar yoktu. İstedik ki gençler, bizim karşılaştığımız zorlukları yaşamasınlar. Bakanlık olarak; gençleri yönlendirmeye, onlara yeni fırsatlar sunmaya ve kabiliyetlerini keşfetmelerini sağlamaya devam edeceğiz. Teknofest, deneyap teknoloji atölyeleri, verdiğimiz burslar ve sunduğumuz staj imkanları bu amaçla attığımız en temel adımlar. Elbette bu adımları daha da çeşitlendireceğiz” dedi.

“2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık”

Bugün ülkemizde yenilikçilik ve inovasyon kapasitesini gösteren çok önemli bir verinin açıklandığını kaydeden Bakan Varank, “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık. Daha da sevindirici olan; Ar-Ge harcamalarının yüzde 64,2'sini, AR-Ge finansmanının da yüzde 56,3'nü özel sektörün gerçekleştiriyor olması. Her iki rasyoda, geçtiğimiz seneye göre yükseldi. Bu şu anlama geliyor, özel sektör inovasyonun öneminin farkına vardı. Katma değerli üretime giden yolun, inovasyondan geçtiğini daha güçlü idrak etti. İşte bu durum, bizim hedeflerimizle de bire-bir uyumlu” ifadelerini kullandı.

“Kalkınma Ajansımız reel sektörü desteklemeye yönelik toplamda 10 milyon lira bütçeli iki destek programını uygulamaya alacak”

Bakan Varank, “Bunlardan ilki; turizm ve imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerimiz için.
3 yıl vadeli finansman desteği sunmayı planlıyoruz. İkinci programımızla; özel sektörün ihracata yönelik pazarlama, tanıtım, markalaşma ve üretim süreçlerini destekleyeceğiz. Ayrıca, yine Ajans aracılığıyla bölge için 30 milyon lira bütçeli bir altyapı programını da yürütmeye başlıyoruz. Bu programla turizm, tabi kaynaklar ve tarım sektörlerinin rekabet gücünün artırılmasını hedefliyoruz. Sözlerimi noktalamadan önce hepimizi derinden yaralayan, kardeş ülke Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesine değinmek istiyorum. Biz bir asır önce istiklalimizi Erzurum’da büyük mücadeleler vererek kazandık. İşgalin, talanın, zulmün ne demek olduğunu benim dadaş kardeşlerim çok iyi bilir. İşte hemen yanı başımızda, Azeri kardeşlerimiz de büyük bir mücadelenin içindeler. Maalesef dünya, 30 yıllık bu işgale, orada hayatını kaybeden sivil ve masum Azeri kardeşlerimize karşı sağır ve dilsiz. İşte birkaç gün önce televizyonlarda canlı izledik. Gence şehrinde çocuk yaşlı demeden sivilleri acımasızca hedef aldılar. Bir asır önce Erzurum’da Hınçak-Taşnak çeteleri ne yapıyorsa maalesef aynı sahnelere 21. yüzyılda Azerbaycan’da şahit oluyoruz. Ama biz buradan, Erzurum’dan, dadaşlarla birlikte bir kez daha ifade ediyoruz ki. Tüm dünya arkasını dönse de Türkiye Azerbaycan’ın yanında durmaya devam edecek. Azeri kardeşlerimize, hangi desteği nasıl vermemiz gerekiyorsa, eksiksiz ve istisnasız desteği vereceğiz. Biz tek millet, iki devletiz. Tüm dünya bunu öğrenecek” açıklamalarında bulundu.

Konuşmaların ardından Bakan Varank, Tekstilkent'i gezerek incelemelerde bulundu.

Özge Bozo - Çağrı Korkmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Valilikten ‘zirai don’ ve ‘kar’ uyarısı: sıcaklıklar düşecek Karabük Valiliği, 1 Mayıs Cuma gününden itibaren kent genelinde hava sıcaklıklarının hissedilir derecede azalacağını belirterek, yüksek kesimlerde kar yağışı, buzlanma ve zirai don riskine karşı uyarıda bulundu. Valilikten yapılan meteorolojik değerlendirmeye göre, halen mevsim normalleri civarında ve yer yer üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının, cuma gününden itibaren batı kesimlerden başlayarak düşmesi bekleniyor. Sıcaklıkların önümüzdeki hafta ortasına kadar mevsim normallerinin altına ineceği tahmin ediliyor. "Yüksek Kesimlerde Kar ve Buzlanma Bekleniyor" Açıklamada, yağışların genel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde görüleceği, ancak sıcaklıklardaki düşüşle birlikte yüksek kesimlerde karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışının etkili olacağı belirtildi. Özellikle rakımı yüksek bölgelerde buzlanma ve don olaylarına karşı dikkatli olunması istendi. Düşük sıcaklıkların tarımsal faaliyetleri olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekilen açıklamada, "Düşük sıcaklıklar nedeniyle yüksek kesimlerde yerel zirai don riski bulunmaktadır. Hazırlanan sıcaklık tahminlerinin dikkatle takip edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır" denildi. Valilik, vatandaşların meteorolojik erken uyarıları takip etmeleri gerektiğini vurgularken, olumsuz hava koşulları nedeniyle ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı da tedbirli olunması çağrısında bulundu.
İzmir Bergama Müzesi’nde ’Mimari Zerafet Buluşması’ İzmir’in Bergama ilçesinde gerçekleştirilen "Mimari Zerafet Buluşması" tarih ve mimarlık meraklılarını bir araya getirdi. Bergama Müzesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte Bergama Kültür ve Sanat Vakfı (BERKSAV) Başkanı Fatih Özbek konuşmacı olarak katıldı. Söyleşinin açılışında konuşan Müze Müdürü Nilgün Ustura, bir önceki buluşmada Bergama dışındaki çalışmalara odaklandıklarını hatırlatarak, bu kez kentin kendi iç dinamiklerini ve mimari yapısını ele alacaklarını ifade etti. BERKSAV Başkanı Fatih Özbek, Bergama’nın tarihsel gelişimini antik dönemden Roma dönemine uzanan geniş bir perspektifte değerlendirdi. Özbek, kentin yerleşim yapısının özellikle MÖ 2. yüzyıldan itibaren önemli değişimler geçirdiğini, Helenistik dönemde akropol çevresinde yoğunlaşan yaşamın zamanla ovaya ve batı yönüne doğru kaydığını anlattı. Bergama’nın antik çağdaki kent dokusunun iki ana eksen üzerinden geliştiğini belirten Özbek, Selinus ve Kestaios (Bakırçay) çevresindeki yerleşimlerin zamanla birleşerek güçlü bir şehir yapısı oluşturduğunu ifade etti. Roma döneminde ise kentin, batıya doğru genişleyerek bugünkü çarşı ve yerleşim alanlarının temelini oluşturduğunu dile getirdi. Özbek, Pergamon’un antik dünyadaki önemine de değinerek, kentin Efes Antik Kenti ve Smyrna (İzmir) ile birlikte güçlü bir rekabet ve etkileşim içinde olduğunu söyledi. Bu üçlü yapının, dönemin kültürel ve siyasi dengelerinde önemli rol oynadığını vurguladı. Konuşmasında kentin mimari zenginliğine dikkat çeken Özbek, akropolün görkemli yapısının antik çağda güneş ışığında adeta parladığını ve uzaktan bile etkileyici bir siluet oluşturduğunu ifade etti. Kentin farklı bölümlerinin kendine özgü işlevlere sahip olduğunu belirten Özbek, özellikle aşağı kentte ticaret, yukarı kesimlerde ise idari ve dini yapıların yoğunlaştığını söyledi. Sağlık merkezi olarak bilinen Asklepion hakkında da bilgi veren Özbek, buranın antik dönemde yalnızca bir tedavi merkezi değil, aynı zamanda ruhsal ve kültürel bir şifa alanı olarak görüldüğünü aktardı. Asklepion’un kentin son uzantısı olarak kabul edildiğini belirten Özbek, buraya ulaşımın bile özel bir mimari kurgu ile tasarlandığını ifade etti. Roma döneminde Bergama’da büyük ölçekli projelerin hayata geçirildiğini dile getiren Özbek, imparatorluk kültü çerçevesinde inşa edilen tapınakların kente ayrıcalıklı bir statü kazandırdığını söyledi. Özellikle Augustus döneminde başlayan imparatorluk tapınağı geleneğinin, Bergama’yı öne çıkaran unsurlardan biri olduğunu vurguladı. Konuşmada ayrıca Roma dönemi tiyatroları, hamam yapıları, eğitim alanları ve ticaret merkezleri gibi pek çok mimari unsur ele alındı. Özbek, bu yapıların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın da önemli parçaları olduğunu belirtti. Söyleşinin devamında yeniden söz alan Nilgün Ustura ise günümüzde Bergama’da yürütülen koruma ve uygulama süreçlerine değindi. Ustura, kentte yapılan bazı yapıların altında kalan, ışıklandırılarak düzenlenmiş arkeolojik alanların önemine dikkat çekti. Bu çalışmaların hem tarihi görünür kılmak hem de kent yaşamıyla bütünleştirmek adına önemli olduğunu ifade etti. Koruma sürecine ilişkin hassasiyetlerini dile getiren Ustura, "Bizden korkulmasını değil, bize yardımcı olunmasını istiyoruz. Bergama tarihine hep birlikte sahip çıkmalıyız" diyerek ortak sorumluluk vurgusu yaptı. Sit alanlarıyla ilgili süreçlere de değinen Ustura, bazı bölgelerin 3. derece sit alanından 1. derece sit alanına dönüştüğünü, bu alanlarda imar izni verilmediğini belirtti. Müze Müdürlüğü olarak vatandaşların yanında olmaya çalıştıklarını ifade eden Ustura, kimi durumlarda imar planlarının tarihi kalıntılarla çakışabildiğini söyledi. Bu gibi durumlarda hem kültürel mirasın korunması hem de yapıların statik güvenliği göz önünde bulundurularak projelerde revizyon talep ettiklerini dile getirdi. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği söyleşi, Bergama’nın zengin tarihi mirasını ve mimari katmanlarını farklı bir bakış açısıyla ele alarak büyük beğeni topladı.
Samsun Alev topuna dönen tırdan atlayarak kurtuldu, tamirciden şikayetçi oldu Samsun-Ankara kara yolunda seyir halindeki mobilya yüklü tırın çekicisi çıkan yangında küle döndü. Sürücü, alevlerin yükseldiğini fark edince kendini son anda araçtan atarak kurtulurken, kısa süre önce bakım yaptırdığı tamirci hakkında şikayetçi oldu. Olay, 29 Nisan gecesi saat 01.10’da Samsun-Ankara yolu Tekeli mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Azerbaycan uyruklu İbrahim Semed (61) idaresindeki 77 DR 315 plakalı çekici ve ona bağlı 99 ZX 475 plakalı mobilya yüklü yarı römork, Samsun’dan Kavak istikametine seyir halindeyken henüz bilinmeyen bir nedenle ön kısmından yanmaya başladı. Yangını fark eden sürücü, aracı durdurarak kendini dışarı attı. Olayda yaralanan olmazken, alevler kısa sürede tüm aracı sardı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü ancak tır tamamen yanarak geriye demir yığını kaldı. Sürücü İbrahim Semed, aracında kısa süre önce bakım yaptırdığını belirterek, yangının elektrik aksamından kaynaklanmış olabileceğini öne sürdü. Aracın tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini ifade eden Semed, yaklaşık 2 milyon lira zararının olduğunu söyledi. Tır sürücüsü İbrahim Semed, yangından 4 saat önce Trabzon Köprübaşı’nda aracını tamir ettirdiğini belirterek, "Aracımda yangın çıkınca canımı zor kurtardım. Kendimi araçtan son anda dışarı attım. Pasaportum, telefonum her şeyim de araçla yandı. Tamirciden şikayetçiyim" dedi. Bugün Samsun Adliyesine giden İbrahim Semed, olayla ilgili sorumlular hakkında "mala zarar verme" ve "öldürmeye teşebbüs" iddialarıyla Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi talebiyle suç duyurusunda bulundu.
İstanbul Doğaseverler Yenikapı’daki fuarda buluştu İstanbul’da doğaseverler ve karavan meraklıları Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde kapılarını açan NaturFest, fuarında buluştu. Yenikapı’da başlayan ve 3 Mayıs’a kadar devam edecek olan fuar kamp, karavan ve doğa sporları severleri bir araya getirecek. Bu yıl ikincisi düzenlenen Kamp, karavan ve doğa sporları fuarı NaturFest, Dr. Kadir Topbaş Kültür Merkezinde başladı. Yerli, yabancı markalardan karavanların yer aldığı fuar 3 Mayıs’a sürecek. Son teknoloji ve ultra konfor verimiyle dizayn edilen karavanların fiyatları 350 bin liradan başlayıp 9 milyona kadar fiyat aralığında seyrediyor. Her bütçeye göre bulunan karavanlar, sahiplerini bekliyor. 2’incisi düzenlenen fuarla son dönemde kamp ve karavan sektöründe hem üretici hem de son kullanıcı tarafında çeşitli sorunlar yaşandığı sorunların ortak çözüm yolları bulunarak çözülmesinin amaçlandığı öğrenildi. "Artık karavan kullanımı hobi olmaktan çıktı. Tamamen bir ihtiyaç oldu" Bir karavan şirketi yetkilisi olan Murat Dilbaz, son yıllarda karavana yoğun ilginin olduğunu söyledi. Dilbaz, "Artık karavan kullanımı hobi olmaktan çıktı. Tamamen bir ihtiyaç oldu. Yakında biz herkesin evinin önünde karavan olacak diyoruz. Son zamanlarda depremlerden dolayı ve otel fiyatlarının artışı. Biraz daha öte gitmem gerekirse konut fiyatlarının artışı karavana ilgiyi arttırdı. Standart karavan dediğimiz karavanların içinde sadece mobilya akşamlarımız ve yatak konseptimiz mevcut. Ful donanımlı karavanlarımızda da güneş enerjisi sistemi özellikleriyle satışa sunuyoruz. Karavan fiyatlarımız 350 bin liradan başlayıp 750 bin 850 bin liralara kadar gidiyor. Her bütçeye cevap veriyoruz" dedi. "Bir tane yazlık, kışlık dairen olur ama karavan aldığın zaman Türkiye’de 81 ilde evin olur" Fuarda en pahalı karavanı satan yetkili Osman Dolgun, "9 milyon liralık karavanın değerinin sebebi tamamen Alman markası olması. Yurt dışından gelen ithal bir karavan kendisi. İçerisi 1+0 suit daire sisteminde. ALDE ısıtma sistemi, tentesi, güçlendirilmiş dingili asansör yatağı, duş ve tuvaleti ayrımı, geniş saklama bagajları, hafif malzemelerle birlikte ergonomik bir karavandır. 9 milyon gibi bir rakamı var. Bu en pahalı karavanlardan bir tanesi ama. Bu karavanda yok yok. Bir tane yazlık, kışlık dairen olur ama karavan aldığın zaman Türkiye’de 81 ilde evin olur" şeklinde konuştu. "Depremlerin oluşması, daha sonrasında işte pandemi öncesindeki yoğunluğun olması ve turizmdeki maliyetlerin yüksek olmasından dolayı karavana olan ilgi her geçen gün biraz daha artmaktadır NaturFest Kamp, Karavan ve Doğa Sporları Fuarı’nın organizatörü Cengiz İmeci, "Naturfest Kamp Karavan Doğa Sporları Fuarı bu sene ikinci kez kapılarını açıyor. 3 Mayıs’a kadar devam edecek bir fuar organizasyonumuz. Yenikapı Avrasya Gösteri Sanat Merkezi’nde yapıyoruz. Son yıllarda karavana olan merak ve ilgi her geçen gün daha da artmaktadır. Özellikle işte depremlerin oluşması, daha sonrasında işte pandemi öncesindeki yoğunluğun olması ve turizmdeki maliyetlerin yüksek olmasından dolayı karavana olan ilgi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Buradaki en büyük nedenlerden bir tanesi, doğayla baş başasınız. Herhangi bir yere bağlı kalmadan seyahat etme özgürlüğünüz var. Bu bakımdan tercih nedenleri oluyor" ifadelerini kullandı. Karavan kullanımının hobiden ayrı bir kategoriye girerek ihtiyaç olduğunu söyleyen İmeci, "Bakarsanız, pandemiyle ve daha sonrasında depremle bir ihtiyaç olarak doğan bir sektör. Daha sonrasında da bu artık alışkanlık ve bir hobiye dönüşen bir oluşuma geçti. Önceki yıllarda ihtiyaçtan dolayı karavana olan ilgi, son zamanlarda doğa turizmiyle, seyahatlerin doğayla iç içe yoğunlaşmasıyla da tamamen bir hobi ve ayrı bir kategori haline geldi" diye konuştu. "30 Nisan’da açılan, bugün açılan fuarımız 3 Mayıs’a kadar kapılarını açık tutacak" Fuarın 4 gün boyunca devam edeceğini söyleyen Cengiz İmeci, "Şöyle söyleyeyim; geçen sene fuarın ilkini yapmıştık, bu sene ikincisini düzenliyoruz. 30 Nisan’da açılan, bugün açılan fuarımız 3 Mayıs’a kadar kapılarını açık tutacak. Şöyle bir tarihimiz var: 1 Mayıs resmi tatil, ardı Cumartesi ve Pazar, üç tatilimiz olmasından dolayı yoğun bir ilgi bekliyoruz fuarımıza. Özellikle hem İstanbul’dan gerekse yakın çevrelerden, diğer şehirlerden ciddi bir ziyaretçi beklentimiz var. Online davetiyelerimizde bizim bunu gösteriyor, yaklaşık 20 bin civarında online davetiye dağıttık bu süreçte. Dolayısıyla buradan gelen ziyaretçilerin telefonlarıyla, mailleriyle de özellikle ciddi anlamda bir talebin olduğu, geçen seneye göre yaklaşık yüzde 20-25 civarında bir artışın olduğunu gösterir" cümlelerini kullandı. "İthal karavan modellerimizin, moto ve çekme karavan modellerimizin daha yoğun olması fuarımıza ilgiyi bir kat daha artırmaktadır" Cengiz İmeci, fuarda farklı model karavanların çeşitliliğinden bahsederek, "Bu sene özellikle ayrı bir kategori daha açtık. Motor sporlarıyla ilgili, deniz sporlarıyla ilgili ve özellikle off-road araçlarıyla ilgili ayrı bir kategorimiz var. Burada da çok büyük bir ilgi bekliyoruz. Bu sene yine geçen seneye göre bir farkımız, ithal karavan modellerimizin, moto ve çekme karavan modellerimizin daha yoğun olması fuarımıza ilgiyi bir kat daha artırmaktadır" konuşmasına devam etti. "Karavan park yerlerinin devlet tarafından, belediyeler tarafından belirlenmesi daha özgür bir hayatın sürdürülebilmesi açısından ihtiyaçtır" Karavanlar için ayrı bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Cengiz İmeci, karavan sahiplerinin de yasal düzenlemeyi beklediğini söyledi. Cengiz İmeci, "Karavana ilgi her geçen gün dediğim gibi artıyor. Ancak burada şöyle bir sıkıntımız var; karavan park yasaklarıyla ilgili ciddi anlamda zorluklar yaşanmaktadır. Bu düzenlemenin, yani karavan parklarının neresi olacağıyla ilgili daha özgür bir hayatın zevkle yaşanabilmesi adına yasal düzenlemenin yapılması şart bu konuda. Dolayısıyla park yerlerinin devlet tarafından, belediyeler tarafından belirlenmesi daha özgür bir hayatın sürdürülebilmesi açısından ihtiyaçtır. Dolayısıyla en yakın zamanda biz yasal düzenlemelerin gelmesini beklemekteyiz. Çünkü ziyaretçilerimizden de bu yönde talepler var. Bu konuyla ilgili sempozyumların yapılmasını, fuarda bunun dile getirilmesini çok fazla ziyaretçimizden biz mailler aldık, telefonlar aldık. Bu konumda en kısa zamanda yasal düzenleme getirilip karavan sektörünün kangrenleşmiş probleminin bir an önce çözülmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. (DH-SB-