POLİTİKA - 21 Kasım 2017 Salı 20:56

Başbakan Yıldırım: 3 yıl içinde yüzde 5,5 asgari büyüme hedefliyoruz

A
A
A
Başbakan Yıldırım: 3 yıl içinde yüzde 5,5 asgari büyüme hedefliyoruz

Başbakan Binali Yıldırım, “2017'de dünyada Çin ve Hindistan'dan sonra en fazla büyüyen ülke Türkiye'dir. 2017 yılında büyüme oranımız 6 ile 7 arasında bir noktaya ulaşmış olacak. Bu orta vadeli planla 3 yıl içinde yüzde 5,5 asgari büyüme hedefliyoruz" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, ‘Antalya Kentsel Dönüşüm ve Stratejik Yaklaşımlar Kurultayı’na katıldı. Başbakan Yıldırım’ın katıldığı kurultayda Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti Antalya Milletvekilleri Gökçen Özdoğan Enc, Hüseyin Samani, Mustafa Köse ve Atay Uslu, AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer, AK Partili ilçe belediye başkanları yer aldı. Başbakan Yıldırım, “2017'de dünyada Çin ve Hindistan'dan sonra en fazla büyüyen ülke Türkiye'dir. 2017 yılında büyüme oranımız 6 ile 7 arasında bir noktaya ulaşmış olacak. Bu orta vadeli planla 3 yıl içinde yüzde 5,5 asgari büyüme hedefliyoruz" dedi.

“Dünyada sadece devletler yarışmıyor, şehirler de yarışıyor”
Dünyanın gelişme hızı ve Türkiye'nin geldiği seviye göz önüne alındığında şehirlerin çok büyük hedeflere ulaştırılmasının zaruri olduğunu söyleyen Başbakan Yıldırım, dünyada sadece devletlerin yarışmadığını ve şehirlerin de yarıştığını belirtti. Şehirlerin kadim değerlerini koruyarak çağın getirdiği şekilde yeniden ele almaları gerektiğini belirten Yıldırım, "Cumhurbaşkanı'nın ısrarla söylediği bize verdiği bir hedef var, yatay mimariyi tercih edin. Daha insani ve ruhu olan, insanların birbiri ile kaynaşması için yatay mimari ve geniş alanlar herkesin özlediği bir şeydir. Kültür dokumuzun korunmasını şehircilikle olmazsa olmaz önceliğimiz olarak görüyoruz. Çocuklara, gençlere, kadınlara, engellilere, bütün vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlama mecburiyetiz var" şeklinde konuştu.

“Her yıl 500 bin konutun dönüştürülmesi lazım”
15 yıl önce büyük bir kentsel dönüşüm seferberliği başlattıklarını dile getiren Başbakan Yıldırım, depremin yıkıcı etkilerini bilen bir millet olduklarını ifade etti. Yıldırım, "Depremi yaşayan biri değilim ama Erzincan depremini bilen biriyim. Babaanne ve anneannemin nasıl yıkım ile karşı karşıya kaldığını hep dinledim. Babamın halası bir hafta sonra sağ salim tesadüfen çıkarıldı. Erzincan 1939'da yerle bir oldu. Şimdiki Erzincan, eski Erzincan değil. Şehir depremden sonra kuzeye taşındı. Deprem öldürmüyor ama depreme hazırlıksızlık öldürüyor. Depreme hazır olmak için çok ama çok sıkı çalışmamız lazım. Zaman çok geniş değil ama mutlaka deprem olacak. İstatistikler bunu gösteriyor. Her yıl 500 bin konutun dönüştürülmesi lazım. 7,5 milyon yapının yeniden yapılması lazım. Türkiye'nin yapı stoku 20 milyon civarında. Binaların üçte biri ya ruhsatlı ya da planlara, projelere uygun yapılmamış ya da depreme karşılamayan yapılar. Bütün bunları dikkate aldığımızda bugünkü performansımız yeterli değil" dedi.

“Son 15 yılda hiç krize girmeyen sektör inşaat sektörüdür”
TOKİ başta olmak üzere çok ciddi çalışmaları olduklarını söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Milletvekili olduğum İzmir'de yapıların yüzde 62'si dönüşüme tabi yapılardan oluştu. Onlarca yılın getirdiği sorunu hal etmek için yine 40-50 yıla ihtiyaç var. Ancak bu kadar zaman yok. Bu dönüşümü 15 yıla sığdırmamız gerekiyor. Kaynak kendi kendini finansal edecek potansiyele sahip. Büyük şirketler var. Bu dönüşümü en güzel şekilde yapabilme kabiliyetine sahibiz. Başka ülkelerde inşaat sektörü o kadar dinamik değil. Bizde son 15 yılda hiç krize girmeyen sektör inşaat sektörüdür. İnşaat sektörü deyip geçmeyin. Tepeden tırnağa bütün sektörü etkiliyor."

“Siyaset her zaman hakikat ile örtüşmüyor”
TOKİ'nin son 14 yıl içinde kentsel dönüşüme yönelik 17 milyar liralık ihale gerçekleştirdiğini söyleyen Başbakan Yıldırım, kentsel dönüşüme tabi yapılan işlerin yüzde 38'e çıktığını ifade etti. 81 ilde dönüşüme tabi tutulması gereken yapıların tespitinin yapıldığını söyleyen Yıldırım, "Siyaset her zaman hakikat ile örtüşmüyor. Kentsel dönüşüm dediğimizi zaman siyasi rakipler rantsal dönüşüm niyetin var diyor, niyet okumaya başlıyor. Böyle bir şey yok, tartışma ile işin özünden çıkıyor. Zaman kaybı oluyor. Zaman kaybının değeri paradan daha değerli. Parayı kaybedersiniz tekrar kazanırsız, zamanı tekrar kazanma şansınız yok. Her gün hesabınızda 86 bin 400 saniye yatıyor. Ertesi gün bakiye sıfır. Parada kullandığınız miktarı gidiyor geri kalan öbür güne devrediyor. Lüzumsuz işleri bir tarafa bırakıp memleket için aynı noktaya kilitlenmemiz lazım" dedi.

“Hepsini TOKİ yapsın diye beklemeyeceğiz”
Kentsel dönüşümdeki temel prensibin yerinde dönüşüm olduğunu söyleyen Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:
"Vatandaş bu iş geleceğim için iyi bir iştir demeli. Vatandaşı bu noktaya getirmeden, emir vaki ile zorla dışarıyı çıkarttığınız zaman onu anlamaz. Hayal satmak zordur. Aynen Bizin 16 Nisan'da gibi hayırcılar mevcudu anlatır, biz geleceği anlattık. Bizim işimiz zordu. Biz zoru başardık. Bu işin 2 yolu var. Vatandaşın rızası alınacak ve yerinde dönüşüm yapılacak. Ya da rezerv alanında dönüşümü yapıp vatandaşı oraya götürüp göstereceğiz. Bunu yapınca iş daha kolay oluyor. Ama bunu her yerde yapma şansımız yok. Büyükşehirlerde alan yok. Sadece depreme dayanıklı bina yapmakla kalmayacağız. Burası bir yaşam alanına dönüşecek. Eğitim ve yeşil alanları, sosyal tesisleri ile adeta bir külliye gibi eser ortaya koymamız gerekiyor. Bu hedefi gerçekleştirmek için uzun bir zaman yok. İşi dağıtacağız. Hepsini TOKİ yapsın diye beklemeyeceğiz, kuralları koyduktan sonra herkes o çerçevede yapacak. İstihdam da oluşturacak, piyasa hareketlilik devam edecek."

“Harç muafiyeti yüzde 150'ye çıkartılacak”
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın kentsel dönüşümde harç muafiyetinin yükseltme kararı aldığını ifade Başbakan Yıldırım, harç muafiyetinin yüzde 150'ye çıkartılacağını belirtti. Yıldırım, "Malikleri yapılan yardımlarda hak kaybını gidermek amacıyla ikamet şartını kaldırıyoruz. İkamet ediyorsan verilecek yoksa verilmeyecek, böyle bir şey olmaz. Madem bu işi yapacağız buradaki engelleri kaldırmamız lazım. Eğer bir dönüşümü şehir karar verilirse burada bu haklardan yararlanma imkanı getiriyoruz. Gecekondu sahipleri, kiracılar ve mülkiyetini belgelendiremeyenler veya tapusunu alamayanlarda aynı sorun var. Mülkiyet sorunu yoksa dönüşüm ihtiyacı yok. Dolayısıyla bir karar alıyoruz ama uygulaya gelince aldığımız kararların hiçbirinin sahada tatbik imkanı yok. Bu mağduriyeti gidermek için mülkiyetini belgeleyemeyenlere katkı vereceğiz. Dönüşüm sürecinde vatandaşı yanlış yönlendirenlere olduğunu gördük. Maalesef bu yanlış yönlendirilmelerle, hileli hisseli devirlerle, yurt dışına küçük bir hisse satışı ile tebligat sorununu oluşturma ve dönüşümün hızını kesme engelleme girişimlerini gördük. Bu tıkanıklığını önüne geçilmesi için kentsel dönüşümde bu tebligat oyununun önüne geçilmesi için kentsel dönüşümde elektronik tebligat uygulamasına geçeceğiz" şeklinde konuştu.

“Kentsel dönüşümde belediyeler zorluk çekiyor”
Kentsel dönüşümle ilgili olarak belediyelerin zorluklar yaşadığını belirten Başbakan Yıldırım, "Belediyeler dönüşüm konusunda istekliler, bu sıkıntıları da gidereceğiz. Kredilendirme noktasında belediyeler limiti dolunca kredi alamıyor. Kentsel dönüşümü hariç tutacağız. Borçlanma sınırına bunu dahil etmenin anlamı yok. Kentsel dönüşüm yapan belediyelere hem finans hem kaynak desteği öngörülüyor. Bürokrasi fazla, bunu azaltmak gerekiyor. Bunun için de bakanlık bir çalışma başlattı. Dönüşüm alanları için imar askı planları azaltacak. Alan bazlı dönüşüme teşvik edeceğiz. Planlamayı başaramıyorsak başarısızlığı planlıyoruz demektir. Daha fazla yeşil alan, sosyal alanları dikkate alan yaşayan şehirler yapmamız gerekiyor. Ruh olmazsa binada yaşayanının ruhu sıkılır. Bankalarda temin edilecek kiraya yardımı sağlamaya devam edeceğiz. Hatta önümüzdeki yıldan itibaren çok kentsel dönüşüme yönelik faiz tarifesini devreye sokacağız. Bundan böyle kamu idareleri kendi aralarında işbirliği protokolü ile kentsel dönüşümü gerçekleştirecek. Belediyeler birbiri ile çalışabilecekler. Bu işleri hızlandırmamız gerekiyor Kamunun üstünden kamulaştırma yükünü azaltmamız gerekiyor. Yol geçen yerin değeri artıyor. Öyle bir uygulama var ki hem yol geçiyor diye para alıyor, hem de bina ve arsası değerlendiriyor. Yoldan da yolunu buluyor. Bu haksız bir şey, eğer orada bir artı değer oluşuyorsa adil bir paylaşıma ihtiyaç var. Kazanç elde edenlerin katkı sunması lazım" ifadelerini kullandı.

“Dönüşüm yerlerinde oranı düşüreceğiz”
Dönüşüm yapılan yerlerde yüzde 100 mutabakat arandığını ifade eden Yıldırım, oranı düşüreceklerini dile getirerek, "Yüzde 66 ya da 3/2 oranında karar verilirse böylece dönüşüm kararı alınmış olacak. Biz bunları yaparken ülkenin geleceği hakkında plan yapanlar boş durmuyor. Biz hayra onlar şerre çalışıyor. Hayır da şer de Allah'tan, biz iyi niyetle çalışacağız, milletin yüzünü güldürmeye devam edeceğiz. Bugüne kadar birçok engel ile karşılaştık, şimdi başka yollar deniyorlar. Bu ülke bu topraklar çok büyük sınavlar verdi. Millet en son sınavı 15 Temmuz'da verdi, bu bayrak inmedi, ülkeyi millet alçaklara teslim etmedi. Bu hesabı yapanların 1000 kere düşünmesi lazım. Asla hürriyetin taviz vermez. Egemenlik milletimiz karakteridir" şeklinde konuştu.

“Orta vadeli planla 3 yıl içinde yüzde 5,5 asgari büyüme hedefliyoruz”
Ekonomi üzerinden Türkiye'nin sıkıştırılmaya çalışıldığını söyleyen Başbakan Yıldırım, bunu yapanların yeni bir yanlışın içene girdiğini belirtti. Yıldırım, "İhracatımız artıyor. Bir yıl içinde 1 milyon 300 bin vatandaşa iş sağladık. Son ekim ayında en büyük ihracat rakamları ulaştık. Bu dalgalanmalar geçicidir. ABD'nin ekonomi ile ilgili aldığı kararlar, bölgesel istikrarsızlık ve gelişmekte olan ülkelerin bazı aleyhte söylemleri kısa süreli de olsa piyasalarda hareketlenmeye neden oldu. Bu bizim öngördüğümüz bir şeydi. Türkiye hala göstergelerde dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Bütçe açığı kriterlerin altında. Kamu borcu milli gelirin yüzde 30'unun altında. Endişeye mahal yok. Biz dalgalanmalara yönelik darbeden sonra Türkiye göçtü filan diye büyük laflar ettiler. ABD seçimleri oldu bir dalgalanma daha oldu. 2017'de dünyada Çin ve Hindistan'dan sonra en fazla büyüyen ülke Türkiye'dir. 2017 yılında büyüme oranımız 6 ile 7 arasında bir noktaya ulaşmış olacak. Bu orta vadeli planla 3 yıl içinde yüzde 5,5 asgari büyüme hedefliyoruz" dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki de, Türkiye'nin depreme hazırlanması, yapı stoğunu daha dayanıklı hale getirilmesi amacıyla bu çalışmanın Cumhurbaşkanı'nın isteğiyle başladığını söyledi. Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunu belirten Özhaseki, son yüzyılda 56 depremde 83 bin insan hayatını kaybettiğini söyledi. Özhaseki, "Adalar segmentinde eski depremin süresi dolmuş gibi görünüyor. Bütün bilimsel çalışmalarda 2030'a kadar adalar açıklarında 7 büyüklüğünde üzerinde deprem olacağı. Böyle bir deprem bizi büyük bir sıkıntıya sokar. Son büyük depremin üstünden 500 sene doldu ve deprem olacağı bilim adamları hem fikirler. Kentsel dönüşümle deprem riskini fırsata dönüştürerek ekonomik bir kazanç olacak. Kendi piyasamıza 150 milyar lira her sene bir giriş olacak. Konut yapımında 250 sektör çalışma yapıyor. Bu 250 sektörün yakın zamanda daha hareket hale gelecektir” dedi.
 

Adem Akalan-Harun Erdoğdu
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesi kent genelinde haşereyle mücadeleyi sürdürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sivrisinek ve haşerelere karşı yürüttüğü mücadeleyi 134 araç ve 485 personelle yılın 365 günü sürdürüyor. Özellikle yağışların ardından oluşan üreme alanları başta olmak üzere 115 bini aşkın noktada düzenli ilaçlama yapılıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinesinde, kent genelinde vektörle mücadele çalışmaları yılın 365 günü aralıksız sürdürülüyor. Tüm yıl boyunca 7/24 esasına göre yürütülen ilaçlama faaliyetleri, 134 araç ve 485 personel ile gerçekleştiriliyor. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in çevre ve insan sağlığına verdiği önemle hizmetlerini önceliklendiren Büyükşehir Belediyesi, yağışlı dönemin ardından özellikle kışlak alanlarda bulunan sivrisinekler başta olmak üzere çeşitli haşerelere karşı mücadeleyi yoğunlaştırdı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kent genelinde belirlenen 115 binin üzerindeki üreme kaynağı noktasını düzenli olarak kontrol ederek gerekli ilaçlama uygulamalarını titizlikle yapıyor. Sivrisineklerin durgun sularda üremesi nedeniyle, su birikintileri, foseptikler, rögarlar, kapaklar, menfezler, bodrumlar, dere yatakları ve yeşil alanlarda periyodik ilaçlama faaliyetleri yürütülüyor. Yaz aylarında akşam saatlerinde sıcaklığın belirli bir derecenin üzerine çıkmasıyla birlikte gece uçkun ilaçlama çalışmaları da devreye alınıyor. Büyükşehir Belediyesinin kent genelinde sürdürdüğü kapsamlı ilaçlama çalışmalarla, halk sağlığının korunması ve yaşam konforunun artırılması hedefleniyor "Mersin genelinde 115 binin üzerinde kaynak noktasını düzenli olarak ilaçlıyoruz" Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığında görev yapan vektörle mücadele birim şefi Zeynep Gizem Uygun, il genelinde ilaçlama hizmetlerini 134 araç, 485 personel ile 365 gün aralıksız olarak sürdürdüklerini belirterek, "Yağmurlu bir dönemden geçtik. Havanın ısınmasıyla birlikte kışlak zamanda olan başta sivrisinekler olmak üzere, diğer haşerelerin ortaya çıkarabileceği sorunlarla mücadele etmeye devam ediyoruz. Esas hedefimiz, üreme kaynağı noktalarının tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Mersin il genelinde belirlemiş olduğumuz 115 binin üzerinde kaynak noktasına düzenli olarak giderek gerekli uygulamaları yapıyoruz" dedi. Sivrisineklerin durgun sularda ürediğini, yumurtalarını durgun suya bırakarak larva ve uçkun dönemine geçtiklerini anlatan Uygun, "Yaz aylarında havaların akşam belli bir santigrat derecenin üzerine çıkmasıyla birlikte de gece uçkun çalışmamızı başlatıyoruz. Özellikle yayla kesimlerindeki vatandaşlarımızdan bahçelerinde kovalarda su bırakmamaları, su birikintileri ve su atıklarına müsaade etmemelerini rica ediyoruz. Çöplerini ağzı bağlı ve kapalı bir şekilde atmaları konusunda bizlere destek vermelerini bekliyoruz. Foseptikler, rögarlar, kapaklar, menfezler, bodrumlar, dere yatakları, yeşil aksamlar gibi bütün alanlarda ilaçlama faaliyetlerini sürdürüyoruz. Vatandaşlarımız rahat olsunlar. Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre ve Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı olarak 7/24 sahalardayız" diye konuştu.
Uşak Uşak merkezli 5 ilde dolandırıcılık ve yasa dışı bahis operasyonu: 12 tutuklama Uşak merkezli 5 ilde sosyal medya üzerinden düşük faizli kredi vaadiyle dolandırıcılık ve yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 12’si tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, Uşak’ta yaşayan bir kişi sosyal medya üzerinden düşük faizli kredi verileceği vaadiyle dolandırıldığını belirterek şikayetçi oldu. Şikayet üzerine Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen teknik ve dijital incelemelerde, şüphelilerin sosyal medya hesapları aracılığıyla vatandaşları dolandırdıkları belirlendi. Yapılan çalışmalarda ayrıca şüphelilerin yasa dışı bahis faaliyetleriyle de bağlantılı oldukları tespit edildi. Delillerin toplanmasının ardından 24 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Uşak merkezli olarak Aydın, İzmir, Ağrı ve Batman’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler ilk etapta 13 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki ifadeleri doğrultusunda 2 şüpheli daha yakalanarak gözaltına alınırken, toplam gözaltı sayısı 15’e yükseldi. Şüphelilerden 8’inin yurt dışında bulunduğu belirlenirken, 3 kişinin ise başka suçlardan dolayı cezaevinde olduğu öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 12’si tutuklanırken, 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bursa Osmangazi’de Gönül sofrası Bağlarbaşı’nda kuruldu Osmangazi Belediyesi’nin Bağlarbaşı Mahallesi’nde kurduğu gönül sofrası, yüzlerce vatandaşı Ramazan’ın bereketinde buluşturdu. İftar programına katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, mahalle sakinleriyle orucunu açarak vatandaşların talep ve önerilerini dinledi. Osmangazi Belediyesi, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu yaşatmak amacıyla mahalle iftarları düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda Bağlarbaşı Mahallesi’nde kurulan gönül sofrası, yüzlerce mahalle sakininin bir araya gelmesine vesile oldu. Aynı sofrada buluşan vatandaşlar, Ramazan’ın bereketini ve manevi atmosferini birlikte yaşadı. Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programına Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da katıldı. Mahalle sakinleriyle aynı sofrada orucunu açan Başkan Aydın, vatandaşlarla yakından ilgilenerek onların talep ve önerilerini dinledi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen programda, mahalle sakinleri Ramazan ayının birlik ve beraberlik duygularını güçlendiren bu anlamlı buluşmadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. "Osmangazi Belediyesi olarak, sizlerin yanında olup, birlikte Ramazan’ı Eda ediyoruz" Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu vurgulayan Başkan Aydın, şöyle konuştu: "Allah hepimizin oruçlarını kabulü makbul eylesin, inşallah önce Kadir Gecesi’ne, ardından Ramazan Bayramı’na hep birlikte erişelim. Ramazan sofralarında her akşam Osmangazi’nin bir mahallesinde sizlerle birlikte oluyoruz. Oruçlarımızı açıp, iftar sofralarında Ramazan’ın bereketini, paylaşımını, huzurunu ve dayanışmasını birlikte yaşıyoruz. Bu Ramazan ayı boyunca da Osmangazi’mizde her akşam birçok noktada toplamda yaklaşık 4 bin 500 vatandaşımızla iftar sofralarında buluşuyoruz. Ramazan ayı boyunca da 120 bine yakın vatandaşımızla iftar sofralarında buluşmuş olacağız. Yine ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza da erzak yardımıyla bir nebze de olsun, şu ekonomik krizin içerisinde destek olmaya çalışıyoruz. Osmangazi Belediyesi olarak, sizlerin yanında olup, birlikte Ramazan’ı eda ediyoruz. Hepinize teşekkür ediyoruz, şimdiden Ramazan Bayramı’nızı tebrik ediyorum." Osmangazi Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçenin farklı mahallelerinde kurduğu iftar sofralarıyla vatandaşları buluşturmaya ve Ramazan’ın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu yaşatmaya devam edecek.