KENT HABERLERİ - 13 Ekim 2013 Pazar 12:30

Başkan Öz, belediye personeliyle bayramlaştı

A
A
A
Başkan Öz, belediye personeliyle bayramlaştı

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, Kurban Bayramı öncesi belediye personeliyle bayramlaştı.

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz bayram öncesi belediye çalışanlarıyla Kartal Ekolojik Eğitim Çadırı’nda bir araya geldi. Kartal Ekolojik Çadır’da düzenlenen bayramlaşma etkinliğine Belediye Meclis üyeleri, Belediye Başkanı yardımcıları, birim müdürleri, şirket yöneticileri, Genel müdürleri ile belediye çalışanları katıldı. Kartal Belediye Başkanı Op. Dr Altınok Öz, yaptığı konuşmada Kartal Belediyesi’nin büyük bir aile olarak eksilmeden hep birlikte nice bayramlar yaşamasını diledi.Konuşmasında geçen süreci ve yapılan çalışmaları değerlendiren Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, “Sevgili arkadaşlar; 5 yılı geride bırakıyoruz. Tahmin ediyorum çoğunuz 2009 yılına ve seçime girerken seçim bildirgesini okumadınız. Eğer bulursanız okumanızı tavsiye ederim. Verdiğim her sözü, “Kartal kart” hariç, o da yakında gerçekleşecek, yapmış olmanın huzuru içindeyim. Onun ötesinde söylemediklerimi de yapmanın huzuru içindeyim. Örneğin; ben yeni belediye binası yapacağım demedim. Bir önceki iktidarın yarım bıraktığı inşaatları tamamlayacağım demedim, Soğanlık’taki inşaatı yapacağım, adalarda sizlere bir tesis kazandıracağım, Kartal halkını ve personelini denize sokacağım demedim, Kapodokya’da otel alacağım demedim. Ama bu ve bunun gibi birçok hizmeti bu dönemde yapmayı başardık” dedi.“Engellerden ve olmazlardan söz etmeden çalıştık ve başardık” diyen Başkan Öz, şunları söyledi:“Depreme, dönüşüme ve geleceğe en hazır ilçe noktasına Kartal’ı taşıdık. Bugün dahi yine bir şey oldu. Mali Hizmetler Merkezi, Hükümet İller Bankası bir trilyon üç yüz bin liramızı kaynaktan kesmelerine rağmen ekibimiz gayet güzel çalışarak bütün çalışanların ücretlerini ödedi. Kartal Belediyesi’nin çalışanları maaş ücretleri ödendi. Taşeronda çalışan bazı işçilerimiz toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hakları için tepkileri var. Ülkemizde Taşeron işletmelerde sendika hemen hemen hiçbir yerde yok. Biz buna rağmen örgütlü toplum, örgütlü sendika olsun istedik. Çalışanlarımız sendikal bilince ersinler istedik. Bilinçlensinler dedik. Kime karşı eylem yaptıklarını değil neden eylem yaptıklarını önemsedik. O eylemlerin amacının ne olduğunun herkes farkında. Sendika ve toplu sözleşme bizim dönemimizde şirketlerimiz ile sendika arasında oldu. Örgütlü toplumu, taşeronda dahi sendikayı sosyal belediyecilik anlayışımız gereği benimsedik. Ücret sendikacılığı değil, işçilerin bilinçli olmasının önünü açacak bir sendikacılık anlayışı umut ettik ama o konuda bir çalışma göremedik.”

Kartal için hizmete devam edeceklerini belirten Başkan Altınok Öz, “Unutulmamalı ki, işçi haklarını koruyan sahiplenen ve bu yolda gereğini yapan, bizlerin yokluğunda sendikalarda işçilerde çok örnekte olduğu gibi işten de sendikadan da oldu. Kazanımlarının farkında olmayanlar sonunda pişman olsalar da vakit geç olmuş olabilir. O nedenle herkes yaptığının sonucunu da düşünmek durumundadır. Bizim çalışanlarımız ile bir sorunumuz yok. Bu arada bu aydan sonra yeni bir belediyecilik anlayışıyla Kartal’a hizmet vereceğiz. Kartal Belediyesi’nin üç ayrı belediye hizmet binalarını Çırçır’da yapılan bina ile bir binaya indirgiyoruz. Yeni binada yeni belediyecilik anlayışını tüm çalışanlarımızın algılaması içselleştirmesi ve eyleme geçirmesi gerek. Onun için 4 senedir üstünde çalıştığımız bu projenin nihayetine geldik. Onun için el birliği, gönül birliği içerisinde projenin devam etmesini ve gönül rahatlığı içerisinde bir çalışma ortamına geçilmesini istiyorum” diye konuştu.

BAŞKAN ÖZ, BELEDİYE PERSONELİNİN BAYRAMINI KUTLADI
Belediye çalışanlarının büyük bir aile olduğunu vurgulayan Başkan Öz, sözlerine şöyle devam etti:“Artık dört buçuk yılın sonunda belediye başkanının karakterini ve yapısını öğrenmiş olmanız gerekiyor. Mensubu bulunduğum ideolojiden, beni ben yapan karakterden asla vazgeçmeyeceğim. Alanda halka ızdırap çektiren, engelleyen, işi yokuşa süren değil, yardım eden, halkın ve yatırımcının önünü açan bir belediye anlayışı istiyorum. Hareket istiyorum, düşünce istiyorum, ona göre mesai istiyorum. Biz bir aileyiz. Aile olarak tavır ve davranışlarımızın kendi kültürümüze uygun olmasını istiyorum. Türk milletinde bir laf vardır. Kabahatte gizli, ibadette gizli. Sokağın ortasında kabahat işlenmesine asla izin vermek istemiyorum. Bunları yaşadığım için sizlerle paylaşıyorum. Sizlere birtakım ipucu vermeye çalışıyorum. Kim ne kadar eleştirirse eleştirsin, sosyal belediyecilik anlayışımızdan asla taviz vermek istemiyorum, vermeyeceğim de. Ada dediler, halkın memnuniyetini görünce sustular. Kapadokya dediler, sivil toplum örgütlerinin memnuniyetini görünce sustular. Son olarak dilimden ve dinimden asla taviz veremem. Hepinizin bayramını kutluyorum. Huzur içinde, mutluluk içinde bir bayram diliyorum.”Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, bayramlaşma konuşmasının ardından Kartal Belediye Başkan Yardımcıları ile beraber belediye personelinin tek tek Kurban Bayramı’nı kutladı.

İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Kadın muhtardan Anneler Gününde anlamlı jest Diyarbakır’da muhtar Dilek Demir, 10 Mayıs Dünya Anneler Günü dolayısıyla mahalledeki kadınlara kapı kapı gezerek çiçek dağıttı. Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi’nde Anneler Günü anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Mahalle Muhtarı Dilek Demir, Anneler Günü dolayısıyla kadınları unutmadı. Mahallede sokak sokak, kapı kapı dolaşan Demir, kadınlara çiçek vererek Anneler Gününü kutladı. Büyük bir memnuniyetle karşılanan etkinlikte, mahalle sakinleri bu anlamlı jestten dolayı muhtarlarına teşekkür etti. Demir, Anneler Günü vesilesi ile tüm annelerin Anneler Gününü kutlayarak şu ifadeleri kullandı: ’’Gelecekte anne olacak anne adayları, kız çocuklarımızın da Anneler Gününü kutluyoruz. Zorluklarda direnen annelerimiz, zorlu hayat geçiren, çabalayan, emekçi annelerimizin, tek başına hem annelik hem babalık yapan annelerimizin Anneler Gününü kutluyoruz. Tüm anneler güçlüdür. Anne ismi çok ağır bir isimdir. Annedir, babadır, askerdir, polistir, korumacıdır, doktordur, hemşiredir. Anne her şeydir. Anne sevgidir, anne şefkattir, anne sevgi limanıdır, anne şefkat timsalidir. Annelerimize saygı duyalım. Annelerimizin sözünden çıkmayalım. Anneler en iyisini, en güzelini bilir. Lütfen toplum olarak, gençler olarak, çocuklar olarak annelerimizin dediklerine kulak verelim. Çünkü bir zamanlar onlar da çocuktu. Sizin yaşadıklarınızı yaşadılar, zorlukları gördüler ve sizin yaşamanızı istemedikleri için sizi doğru yola yönlendiriyorlar. Annelerimizi lütfen dinleyelim. Kötü arkadaşlardan, her şeyden uzak duralım. Herkesin Anneler Gününü kutluyorum" dedi. Halı dokuma kursunda çalışan Ceyda Binen ise, bugünü bize hatırlattığı için muhtar Demir’e teşekkür etti.
Diyarbakır 3’ü engelli 4 çocuğuna hem annelik hem babalık yapıyor Diyarbakır’da yaşayan 3’ü engelli 4 çocuk annesi Mülkiye Gögercin, 10 yıldır tek başına verdiği yaşam mücadelesiyle Anneler Gününün en anlamlı hikayelerinden birini yazıyor. Çocuklarına hem annelik hem babalık yapan Gögercin, sabah 10’dan gece 22.00’ye kadar çalışıp, ardından geldiği evinde çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamaya çalışıyor. Anneler Gününde fedakarlığın en somut örneklerinden biri Mülkiye Gögercin’in hayatında karşılık buluyor. 4 çocuk annesi Gögercin, eşinden boşandıktan sonra geçen 10 yılda tüm yükü tek başına omuzladı. Bir lokantada bulaşıkçı olarak çalışan Gögercin, sabah 10’da başladığı mesaisini gece 22.00’da tamamlıyor. Gün boyu yoğun tempoda çalışan fedakar anne, iş çıkışı dinlenmek yerine evine koşarak çocuklarının yanına gidiyor. 3 çocuğunun engelli olması nedeniyle evdeki sorumlulukları daha da ağır olan Gögercin, çocuklarının yemek, temizlik ve bakım ihtiyaçlarını tek başına karşılıyor. Gece geç saatlere kadar süren bu çaba, onun hayatının rutinine dönüşmüş durumda. Bir yandan evinin geçimini sağlamak için çalışan, diğer yandan çocuklarının her ihtiyacıyla yakından ilgilenen Mülkiye Gögercin, Anneler Gününün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda görünmeyen emeklerin hatırlanması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. 3’ü engelli 4 çocuğu ile yaşadığını belirten Gögercin, ’’Maddi durumum iyi değil. Çalışmazsam bize bakabilecek başka kimse yok. Asgari ücret ile çalışıyorum. Bazen işsiz kalıyorum. Çocuklarım için çalışıyorum, onlara bakıyorum. Mücadele ediyorum. Eski kocam ile 10 yıl önce ayrıldık. Evliyken bakmıyordu boşandıktan sonrada ne bana ne de çocuklarıma bakmıyor. Çocuklarımı evde bırakıp çalışmak zorundayım. Çalışmazsam olmaz. Saat 10.00’da gidiyorum, akşam 22.00’ye kadar çalışıyorum. İşten çıktıktan sonra birde gelip evde çalışıyorum. Bulaşık, çamaşır, temizlik, yemek derken saat geç oluyor gece yarısı yatırıyorum" dedi. ’’Hayat çok zor’’ Çok fazla işte çalıştığını belirten Gögercin, şu ifadeleri kullandı: ’’Temizlik, bulaşık, yemek ne iş olsa yapıyorum. Şuan bir lokantada bulaşıkçılık yapıyorum. 3 çocuğum da hem fiziki hem de zihinsel engellidir ama maaş alamıyorum. Ne yaptıysam olmadı veremediler. Okula da gidemiyorlar ilgilenemediğim için. Sabah erken saatlerde kalkıyorum yemeklerini hazırlıyorum ondan sonra işe gidiyorum. Bazen geç bile gidiyorum sağ olsun patronum kızmıyor. Yiyecek çok fazla bir şeyimiz yok pilav ya da çorba yapıyorum çocuklarıma. Bu işe yeni başladım. Kira, elektrik, su giderim çok olduğu için onlara öncelik verdim. Geçimimi çok zor yapıyorum. Çünkü hayat çok zor. Allah hepimize yardım etsin" şeklinde konuştu. Anneler Günü içinde güzel temennilerde bulunan Gögercin, "Allah herkesten razı olsun. Tüm kadınların Anneler Günü kutlu olsun. Çocuklarım için idare ediyorum. Çocuklarım olmasa zaten benim için hayatın anlamı olmaz. 10 yıldır kocam yok ben çocuklarıma bakıyorum ve onlar için bu zorluklara katlanıyorum. Hayatımı çocuklarıma adamışım" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Kadın muhtardan Anneler Gününde anlamlı jest Diyarbakır’da muhtar Dilek Demir, 10 Mayıs Dünya Anneler Günü dolayısıyla mahalledeki kadınlara kapı kapı gezerek çiçek dağıttı. Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi’nde Anneler Günü anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Mahalle Muhtarı Dilek Demir, Anneler Günü dolayısıyla kadınları unutmadı. Mahallede sokak sokak, kapı kapı dolaşan Demir, kadınlara çiçek vererek Anneler Gününü kutladı. Büyük bir memnuniyetle karşılanan etkinlikte, mahalle sakinleri bu anlamlı jestten dolayı muhtarlarına teşekkür etti. Demir, Anneler Günü vesilesi ile tüm annelerin Anneler Gününü kutlayarak şu ifadeleri kullandı: ’’Gelecekte anne olacak anne adayları, kız çocuklarımızın da Anneler Gününü kutluyoruz. Zorluklarda direnen annelerimiz, zorlu hayat geçiren, çabalayan, emekçi annelerimizin, tek başına hem annelik hem babalık yapan annelerimizin Anneler Gününü kutluyoruz. Tüm anneler güçlüdür. Anne ismi çok ağır bir isimdir. Annedir, babadır, askerdir, polistir, korumacıdır, doktordur, hemşiredir. Anne her şeydir. Anne sevgidir, anne şefkattir, anne sevgi limanıdır, anne şefkat timsalidir. Annelerimize saygı duyalım. Annelerimizin sözünden çıkmayalım. Anneler en iyisini, en güzelini bilir. Lütfen toplum olarak, gençler olarak, çocuklar olarak annelerimizin dediklerine kulak verelim. Çünkü bir zamanlar onlar da çocuktu. Sizin yaşadıklarınızı yaşadılar, zorlukları gördüler ve sizin yaşamanızı istemedikleri için sizi doğru yola yönlendiriyorlar. Annelerimizi lütfen dinleyelim. Kötü arkadaşlardan, her şeyden uzak duralım. Herkesin Anneler Gününü kutluyorum" dedi. Halı dokuma kursunda çalışan Ceyda Binen ise, bugünü bize hatırlattığı için muhtar Demir’e teşekkür etti.
Aydın Tarihi taş köprüde yıkılma tehlikesi Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sarıkemer Mahallesi’nde, Büyük Menderes Nehri üzerinde bulunan tarihi Taşköprü; çevresel kirlilik ve doğal etkenler nedeniyle geçen dönemlerde olduğu gibi yine yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Yıllardır çöp ve katı atık sorununa çözüm bulunamayan köprüde, üzerindeki atıklar nedeniyle su geçişi sağlanamıyor. Büyük Menderes Nehri’nin yukarı havzalarından gelen atıklar ile yağmur sularının taşıdığı çöp ve ağaç kütükleri, uzun süredir köprünün kemerlerini tıkadı. Bu durum, köprünün arka kısmında çöp birikintilerinin ve ağaç kütüklerinin oluşmasına neden oldu. Tarihi köprünün yıkılma tehlikesi altında olduğunu dile getiren Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, "Geçtiğimiz günlerde etkili olan yoğun yağışların ardından nehirde su seviyesinin yükselmesiyle, kemerleri tıkalı olan köprüde su taşkınları yaşandı ve sular köprü üzerinden akmaya başladı. Taşkın sırasında biriken çöplerin önemli bir bölümü köprünün üzerinden aşarak denize sürüklendi. Ancak su seviyesinin düşmesiyle birlikte ağaç kütükleri, dallar ve benzeri büyük atıkların köprü üzerinde kaldığı görüldü. Batı bölümünde köprüye inen merdivenlerin yerinden kayarak bazı basamaklarının tahrip olduğu, köprünün kuzeybatı köşesinde alüvyon yığılması oluşturarak kemerlerin bazılarını tıkadığı görüldü. Bu durum, nehrin her iki yakasında bulunan mahalle sakinlerinin köprüden geçişini engellemekte; aynı zamanda köprü taşlarının yerinden oynamasına yol açarak yıkılma riskini artırmaktadır. Köprü kemerlerinin tıkalı olması ve ağır atıkların yapı üzerinde birikmesi, tarihi taş dokuda ciddi hasara neden olmaktadır. Nitekim bazı taşların yerinden oynadığı, bazılarının ise suya düştüğü gözlemlenmektedir. Mevcut durumun devam etmesi halinde, yeni atık birikimlerinin oluşturacağı basınç nedeniyle yapının çökme riski bulunmaktadır. Bu konuda yetkili kurum olan Devlet Su İşleri’nin (DSİ), atık toplama amacıyla kullanılabilecek yüzer bariyer sistemlerine sahip olduğu; ancak bu sistemlerin regülatör kıyılarında atıl durumda bekletildiği görülmektedir. Tarihi köprünün korunması için en etkili çözüm; katı atıkların köprüye ulaşmadan önce kurulacak yüzer bariyer sistemleriyle kontrollü şekilde toplanarak kıyıya çekilmesi ve bertaraf edilmesidir. Hem tarihi Taşköprü’nün bu tehditten kurtarılması hem de vatandaşların köprüyü güvenle kullanabilmesi için ilgili kurumların bir an önce gerekli ve yeterli önlemleri almasını talep ediyoruz" dedi.