2015 GENEL SEÇİM - 14 Mayıs 2015 Perşembe 10:12

BBP'den seçim anketlerine tepki

A
A
A
BBP'den seçim anketlerine tepki

BBP Genel Başkan Yardımcısı Gürhan, son seçim anketlerinin gerçeği yansıtmadığını ve anketi yapan firmaların mutlaka denetime tabi tutulmaları gerektiğini belirterek, “O yanıltıcıların dışında biz kendi yaptırdığımız anketlerde yüzde 14 gibi bir rakamın bandında gözüküyoruz. Şu anki durumumuz yüzde 14, baraj sorunumuz yok” dedi.

Ahmet Gürhan, iktidar olduklarında bebek katili Öcalan'ı idam edeceklerini söyledi.
Milli İttifak’ın İzmir 1. bölge adayları Ahmet Gürhan, Serkan Uyar, Cavit Babur ve Emin Göktaş, İhlas Haber Ajansı İzmir Bölge Müdürü Özcan Aydın’ı ziyaret etti. Ziyarette seçim sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir 1. Bölge Milletvekili Adayı Ahmet Gürhan, seçim barajına takılmayacaklarını ve AK Parti ile MHP cephesinden gelecek oyla yüzde 14 oranında oy alacaklarını söyledi.
Seçim anketlerini yapan şirketleri de eleştiren Gürhan, bu alanda yasal boşlukların olduğunu ve mutlaka bir denetim mekanizması olması gerektiğini savundu.

“ANKET FİRMALARI DENETİME TABİ TUTULSUN”
Son seçim anketlerine göre, yüzde 12 ile 14 arasında oy oranları olduğunu dile getiren Gürkan, şöyle konuştu: “Bu anket firmalarının yaptıkları araştırmaların bir denetime tabi tutulmasını istiyorum. Türkiye’de her türlü anket firması var. Yasalarımız öyle boş ki bir anket firması kuruyorlar. Para nereden gelirse hemen diyorlar ki yüzde 45 AKP, yüzde 1 BBP. Böyle bir şey yok. Bu yanıltmanın da insanlara yansıması belki yüzde 1’in altında. Buradan bunlar bir kazanç elde edemez. Bunları boş versinler. Anketleri böyle göstermenin, sandığa yansıması sadece yüzde 1. Boşu boşuna para harcıyorlar. Eğer sandığa yansıma oranının yüksek olduğunu düşünüyorlarsa gelin hep birlikte şunu yapalım. Anket firmalarını denetim altına alalım. Bağımsız deneticilerin yetkilerini güçlendirelim, anket yapan firmaları denetlesinler. Demokratik sivil ülkeler bunu yapıyor. Anketler denetim firmasından geçerek yayınlanabilir hale gelecek. Denetimli bir anket yaptığınız zaman onun sandığa, millete yansıması yüzde 60-70 olur” dedi.

“YÜZDE 14, BARAJ SORUNUMUZ YOK”
Son seçim anketlerinin gerçeği yansıtmadığını ileri süren Gürhan, “Bugün o yanıltıcıların dışında biz kendi yaptırdığımız anketlerde emin olun yüzde 14 gibi bir rakamın bandında gözüküyoruz. Tabi Türkiye’nin gelişmeleri, günlük olaylar farklı şeyler çıkarabilir. Güç odakları sizleri istemeyebilir. O nedenle şu anki durumumuz bizim yüzde 14, baraj sorunumuz yok” ifadelerini kullandı.

“İKTİDARA GELİRSEK BEBEK KATİLİNİ İDAM EDERİZ”
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) PKK’nın uzantısı taşeron bir parti olduğunu savunan Ahmet Gürhan, partinin Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın barajı aşamazsa istifa edeceği yönündeki sözlerini de eleştirdi.
HDP’nin samimiyetine ve sözlerine inanmadıklarını belirten Gürhan, şunları söyledi: “Onun ‘istifa ederim, gelirim giderim’ sözlerine inanmayın. Onlar bir başka çubuklarla yönetildiği için o çubuklar ne diyor, onu söylüyorlar. Belki de ‘istifa ederim’ diyor ama belki de içerideki caniyi çıkartıp onun başına getirecekler. Onun başında bir seçim yapılacak, meclise getirilecek. Bu planlar, düzenler kurulmuş biz onların ne samimiyetlerine ne de söylediklerine inanırız. Biz eğer BBP iktidar olursa hem onların dokunulmazlıklarını kaldırır hem de milletimizin, bebeklerimizin canını yakan bebek katilini de yargılar idam ederiz. Biz bunun sözünü veriyoruz.”

“DEVLETİN İMANI ADALETTİR”
Danıştay’ın 147'nci kuruluş yılı törenine bazı basın kuruluşlarının alınmamasının büyük bir tehlike göstergesi olduğunu öne süren Gürhan, sözlerine şöyle devam etti: “Bir devletin imanı adaletidir. Devlet imansız olur mu ya. Onun için ben devleti adalete çağırıyorum. Danıştay’ın kutlama törenlerine kota konulması çok tehlikeli bir iş. Sadece basın kuruluşunun temsili yer almasını uygun bulmuyorum. Türk geleneklerine de uygun değil misafirperverliğimiz de uygun değil.”

“EN ÇOK OYU BİZ ALIRIZ”
İktidara alternatif partinin sadece BBP olduğunu, en büyük oyu da partilerinin alacağını ifade eden Gürhan, AK Parti ve MHP’den gelecek oylarla meclise grup olarak gireceklerini belirtti. 7 Haziran Genel Seçimlerine Saadet Partisi ile birlikte girme kararı vermelerindeki en büyük etkeni de paylaşan Gürhan, “Biz hep BBP’yi meclise taşımayı hayal ederek siyaset yaptık. Ama öyle bir baskı geldi ki milletten, bizden AKP’ye alternatif oluşturmamızı istedi. Milli ittifakı biz oluşturmadık millet oluşturdu. 2011 seçimleri itibariyle biz 2.2 gibi bir rakam aldık. 2.8 de ittifak yaptığımız Saadet Partisi’nden var. İki partinin oy oranları yüzde 5’in üstüne geliyor. Bir de ittifak yapınca biz sıfırdan yüzde 7’den başladık. Yüzde 7 gibi bir rakamla başlamak baraj sorununuz yok demektir” diye konuştu.  

MİHRAP DÜZÖZ - SİNAN YENİÇERİ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Konya’da gayrimenkul piyasası yavaş yavaş hareketleniyor: Uzmanlardan "Yatırımı ertelemeyin" tavsiyesi Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte Konya’da gayrimenkul piyasası yavaş yavaş hareketlenirken, küresel ekonomik gelişmeler vatandaşları yatırım konusunda temkinli davranmaya yönlendiriyor. Emlak uzmanları, vatandaşlara gayrimenkul yatırımı ve alım-satım süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Gayrimenkul piyasasında yaz aylarının yaklaşmasıyla beraber hareketlilik başladığına değinen uzmanlar, yapılacak işlemin gecikmeden değerlendirilmesini gerektiğini ifade ediyor. Maliyetlerin arttığını vurgulanan Konya Emlakçılar Odası Başkanı Abdullah Çiftci, yatırım kararlarının ertelenmemesini tavsiye ederek, "Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte piyasa, yavaş yavaş yukarı yönlü bir ivmeyle hareketlenmeye başladı. Ancak küresel sorunlar, vatandaşlarımızı ticaret ve yatırım yapma konusunda daha temkinli davranmaya yönlendiriyor. Her zaman ifade ettiğimiz önemli bir husus; kısa vadeli ya da uzun vadeli fark etmeksizin, vatandaşlarımızın gayrimenkule yatırım yapmaları ya da ihtiyaçlarını en kısa sürede gidermeleri gerekiyor. Çünkü her geçen yıl, bir önceki yılı aratıyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın mevcut imkanlarını hızlı ve doğru şekilde değerlendirmelerini tavsiye ediyoruz. Geçmişte vatandaşlarımız daha çok merkezi lokasyonları, merkeze yakın bölgeleri tercih ederken, günümüzde bu tercihler değişkenlik gösteriyor. Artık en iyi, en kaliteli ve bütçeye en uygun seçenekler doğrultusunda karar verildiğini görüyoruz" dedi. Dolandırıcılık olaylarına dikkat Gayrimenkul alım-satım süreçlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için uyarılarda bulunan Çiftci, "Öncelikle, ödeme hesabınıza geçmeden tapu devir ve taahhüt işlemlerine kesinlikle başlanmamalıdır. İkinci olarak, havale ve EFT işlemleri tamamlanmadan, yani ödeme karşı tarafa ulaşmadan tapu devri gerçekleştirilmemelidir. Özellikle ‘sazan sarmalı’ ve ‘kaparo’ dolandırıcılığı gibi yöntemlerin, tapu devir işlemlerinde veya mesai bitimine yakın saatlerde daha sık tercih edildiği bilinmektedir. Bu nedenle vatandaşlarımızın bu tür durumlara karşı dikkatli olmaları büyük önem taşımaktadır. Ayrıca alıcı ve satıcının birbirini görmeden, aracılık yapan ve Konya Emlak Odası’na kayıtlı meslektaşlarımızla yüz yüze gelmeden, tapu devrini gerçekleştirecek kişilerle ve sözleşmeye taraf olanlarla görüşmeden kesinlikle işlem yapmamalarını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. "Altın fiyatlarındaki dalgalanmalar ve faiz oranlarının yüksek olması, vatandaşlarımızı etkiliyor" Piyasadaki dalgalanmanın zaman zaman sektörü etkilediğine değinen Emlak Uzmanı Demir Simen de, "Altın fiyatlarındaki dalgalanmalar ve faiz oranlarının yüksek olması, vatandaşlarımızı ve yatırımcıları önemli ölçüde etkilemektedir. Yatırım yapan kişiler, istedikleri verimi elde edememekte piyasalarda sabit seviye ihtiyacı ön plana çıkmaktadır. Döviz kurları ve altın fiyatlarının da dengeye oturması, ayrıca fahiş fiyat artışlarının kontrol altına alınması gerekmektedir. Piyasada aynı nitelikteki bir gayrimenkulün farklı yerlerde farklı fiyatlarla sunulması da vatandaşlarımızı zorlayan unsurlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle, gayrimenkul alım sürecinde kurumsal firmalarla çalışılması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Detaylı şekilde araştırmalarını öneriyoruz" Dolandırıcılık olaylarına karşı uyarıda bulunan Simen, "Vatandaşlarımızın internet siteleri ve diğer platformlar üzerinden firmaları ve müteahhitleri detaylı şekilde araştırmalarını öneriyoruz. Unutulmamalıdır ki herkes emlakçılık yapamaz. Yetki belgesi olmayan, gerekli evraklara sahip bulunmayan ve kayıt dışı faaliyet gösteren kişilerle yapılan işlemler, ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir. Bu tür durumlarda vatandaşlarımız sonradan pişman olarak çözüm arayışına başlıyor. Bu nedenle vatandaşlarımıza, güvenilir ve kurumsal firmalarla çalışmalarını önemle tavsiye ediyoruz" diye konuştu.
Kocaeli İzmit Körfezi’nden 1,8 milyon metreküp çamur çıkarıldı, deniz canlıları geri döndü Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında yürütülen "İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizleme Projesi" kapsamında deniz tabanından 1,8 milyon metreküp çamur çıkarıldı. Temizliğin ardından oksijen seviyesinin arttığı körfezde yunuslar, kırlangıç balıkları ve kalamar gibi deniz canlıları yeniden görülmeye başlandı. Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa karşı kalıcı çözüm üretmek amacıyla 2023 yılında başlatılan çalışmalarda önemli bir aşama kaydedildi. TÜBİTAK-MAM ve İstanbul Üniversitesi’nin bilimsel gözetiminde yürütülen operasyon kapsamında, toplam 468 hektarlık alanın 195 hektarı dip çamurundan arındırıldı. Ekiplerin aralıksız sürdürdüğü çalışmalarla deniz ekosisteminden yaklaşık 120 bin kamyon dolusu (1,8 milyon metreküp) çamur uzaklaştırılarak bertaraf edildi. Dip çamurunun oluşturduğu tabakanın kalkmasıyla birlikte İzmit Körfezi’nde su sirkülasyonu yeniden sağlandı. Deniz habitatında yaşanan iyileşme, bölgedeki canlı çeşitliliğine doğrudan yansıdı. Uzun süredir bölgede gözlemlenemeyen yunus sürüleri yeniden İzmit Körfezi’nde kayıt altına alınırken, kırlangıç balıkları ve kalamarların da temizlenen alanlara geri döndüğü tespit edildi. Proje kapsamında gerçekleştirilen su altı dalışlarında deniz suyunun filtrasyonunu sağlayan pinalar, deniz çayırları ve organik atıkları temizleyen deniz patlıcanlarının popülasyonunda artış gözlemlendi. Örnek gösteriliyor Avrupa’nın en büyük çevre yatırımlarından biri olarak nitelendirilen "Dip Çamuru Projesi", uluslararası platformlarda da dikkat çekiyor. Daha önce New York, Azerbaycan ve İspanya’da düzenlenen çevre ve iklim zirvelerinde sunumu yapılan proje, deniz ekosistemi restorasyonu konusunda diğer kıyı şehirleri için bir model olarak değerlendiriliyor.
Eskişehir Çocuklukta hayal ettiği araca 52 yaşında kavuştu Eskişehir’de çocukluğundan bu yana hayalini kurduğu 50 yıllık otomobilin sahibi olmanın mutluluğunu yaşayan Sami Şenlik, klasik aracına gelen teklifleri ise düşünmeden reddediyor. Eskişehir’de yaşayan ve sanayide yedek parça ustası olan 52 yaşındaki esnaf Sami Şenlik, çocukluğundan bu yana hayalini kurduğu 1976 model aracı 6 yıl önce satın aldı. Aracı tamir eden ve eksiklerini gideren Şenlik, hayalini kurduğu ve neredeyse kendi ile yaşıt otomobiline çocuğu gibi bakıyor. Bakımlarını aksatamayan ve kapalı bir garajda muhafaza edilen araç yollara çıktığında ise dikkat çekiyor. Yolda seyir halindeyken diğer sürücülerin kendini durdurup otomobil ile fotoğraf çekindiğinden bahseden Sami Şenlik, aracının egzoz sesini dinlemek için kendini takip edenlerin olduğunu söyledi. Klasik aracını sık sık temizleyen esnaf gelen teklifleri rakamı duymadan reddediyor. Sami Şenlik’in hayali ise aracını çocuklarına miras bırakmak. "Bu araba bana hayat sunuyor" Aracını anlatan 52 yaşında Sami Şenlik, "Sanayiye 13 yaşımda çırak olarak başladım. Hep bu arabaların hayalini kuruyordum, şimdi bu hayalimi gerçekleştirmeye çalışıyorum. Aldığımda eski, hurda bir araçtı, onu kendim bu hâle getirdim. Döşemesi, kaportası, boyası, gördüğünüz her şeyi ben yaptım. Onu alalı 6-7 sene oldu. Ne kadar harcadığımın hesabını bile yapmıyorum, kendi imkânlarımla yapmaya çalıştım. Bu araç 1976 model, yani 50 yaşında, yarım asırlık bir araba. Bu araba bana hayat sunuyor ve beni çok eskilere götürüyor. Sağlık kurulunda çalışan bir abimiz var, arada bir dükkâna gelir, bunun sesini dinler ve gider. Ben pazar günleri arabayı alırım, en az iki saatimi ayırarak keyifle ilgilenirim. Silerim, süpürürüm, temizlerim eğer üzerinde çizikler varsa onlara rötuş yapmaya çalışırım. Ben aldığımda araba bu renkteydi, zaten bu modellerin bu mavi rengi meşhurdur" dedi. "’Satıyor musun’ diye soran çok oluyor ama öyle bir niyetim yok" Trafikte aldığı tepkilerden bahseden Şenlik şöyle devam etti: "Trafikte çok güzel tepkiler alıyorum. Durdurup ’Abi fotoğraf çekinelim’ diyenler oluyor, peşinde koşan ihtiyarlar da çok. Yolda giderken peşime takılıp sadece sesini dinleyen de çok oluyor. ’Satıyor musun’ diye soran çok oluyor, ama öyle bir niyetim kesinlikle yok, ben her şeyi bu arabayı kullanmak için yapıyorum. Çok isteyen oluyor ama kimseden fiyat bile almadım. Hedefim inşallah bu arabayı 12 yaşındaki çocuğuma bırakmak. Bende başka klasik arabalar da var, araçları kendim topluyorum. Yeni araçlar lüks ama bunlar eski araçlar ve tamamen benim kontrolümde. Mesela arıza yapsa her şeyini yapabilirim, yürütebilirim. Yolda kalsa her müdahalesini yapabilirim ama yeni aracı yapamam. En önemlisi, bu aracın bir ruhu ve tarihi var. 70-80 yaşlarındaki insanlar bazen sadece gelip bakıp gidiyorlar."