KENT HABERLERİ - 17 Ağustos 2015 Pazartesi 15:48

Beşiktaş'ta nefes kesen deprem tatbikatı

A
A
A
Beşiktaş'ta nefes kesen deprem tatbikatı

17 Ağustos 1999 depreminin 16’ncı yıl dönümünde Beşiktaş'ta gerçeğini aratmayan deprem tatbikatı düzenledi. Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar burada yaptığı konuşmada Beşiktaş’ta 40 bin haneye deprem yardım çantası dağıtılacağını açıkladı.

Beşiktaş Belediyesi ve Arama Kurtarma Derneği'nin (AKUT) işbirliği ile Beşiktaş'ta deprem tatbikatı yapıldı. Türkiye'yi derinden yaralayan ve binlerce insanın ölümüne sebep olan 17 Ağustos depremin canlandırıldığı tatbikatta, olası bir İstanbul depreminde olaşacak can kaybına dikkat çekildi. 17 Ağustos depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara 1 dakikalık saygı duruşuyla başlayan tatbikat, enkaz altında kalan AKUT gönüllüsünün kurtarılmasıyla son buldu. Tatbikata, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar ile AKUT Başkanı Nasuh Mahruki katıldı.

40 BİN HANEYE DEPREM YARDIM ÇANTASI

Başkan Hazinedar, burada yaptığı konuşmada olası bir İstanbul depreminde oluşacak can kayıplarına dikkat çekti. Hazinedar, Beşiktaş’ta 40 bin haneye deprem yardım çantası dağıtılacağını ifade ederek, “Biz Beşiktaş’ta, bugüne kadar 15-16 aydır belediye başkanlığı sürecimizde hiçbir yeşil alanı imara açmadık. Hiçbir deprem toplanma alanını imara açmadık. Bu konularda özel bir hassasiyet içinde davrandık. Deprem konusunda bilinçlendirmeyi belediyemizin idari olarak en önemli sorumluluk noktasından biri belirledik. Bakın bu bilinçlendirme fevkalade önemli. Çünkü bugün belki 50 bin yurttaşımıza biz Beşiktaş’ta davetiye çıkardık. Toplumun bu konuda da duyarlılığını açıkçası değerlendirmek zorundayız. Ama bütün onların toplumun duyarlılığından yerel yönetimler olarak görevlerimizi yerine getirmek zorundayız. Biz Beşiktaş’taki 40 bin haneye depremde kullanılacak ilk yardım malzemelerini içine alan ilk müdahale çantasını gönderiyoruz. Deprem toplanma alanlarımızın da bulunduğu, haritaları da içeren bu çantayı 40 bin haneye ulaştırıyoruz. 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde AKUT ile birlikte terk edilmiş ve yıkılmaya yüz tutmuş bir binada deprem tatbikatı yapacağız. Üzerine titrediğimiz Beşiktaş’ımızda vatandaşlarımızın güvenle yaşaması için çalışıyoruz”dedi.

“ÖNLEM ALMA KÜLTÜRÜ GELİŞTİRİLMELİ”

AKUT Başkanı Nasuh Mahruki ise, yaptığı konuşmada deprem kayıplarının en aza indirilmesi için önlem alma kültürünün geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Mahruki, enkaz altında kalan herkesi kurtaramayız diyerek, “Biz bugün burada deprem tatbikatı yapacağız. Kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkım kararı alınmış bu binanın en alt katından kazazede tahliyesi yapılacak. 17 Ağustos’ta biliyorsunuz AKUT sadece iki ekibimiz vardı İstanbul ve Antalya’da ve 220 insanın hayatını kurtarmıştık. O zaman, 120 gönüllümüz vardı ve şu an 1600 gönüllümüz var 35 ekibimiz var. Ne AKUT’un, ne silahlı kuvvetlerin ne diğer tüm sivil toplum kuruluşlarının ne yerel yönetimlerin, ne özel sektörün, tüm kurtarma ekiplerini ve devletin AFAD’ını üst üste koysak 17 Ağustos benzeri bir afette enkaz altında kalan herkesi kurtaramayız. Yapılması gereken önlem alma kültürünü güçlendirmek, geliştirmek. Zayıf binaları en kısa zamanda yıkacaksınız ve kenti yeninden yapacaksanız. Kentsel dönüşüm aslında budur. Ama ne yazık ki bugüne kadar kentsel dönüşüm olması gerektiği gibi yapılmadı” diye konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya AK Parti’den 28 Şubat açıklaması: "Darbeci zihniyetle mücadelemiz sürecek" AK Parti Kütahya İl Başkanlığı tarafından, 28 Şubat Darbesi’nin 29’uncu yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti MKYK üyesi Jülide İskenderoğlu ve teşkilat mensupları katıldı. Açıklamayı yapan AK Parti Kütahya İl İnsan Hakları Başkanı Ecem Esen, 28 Şubat’ın yalnızca siyasete değil, doğrudan topluma yönelik planlı bir darbe olduğunu vurguladı. Esen, "28 Şubat Darbesi’nin 29. yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini kınamak için bir araya geldik. Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbedir. Sonuçlarının nesillerce sürmesi hedeflenen, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir" dedi. 28 Şubat sürecinde milli ve manevi değerlerin hedef alındığını belirten Esen, millet iradesine karşı tankların yürütüldüğünü, seçilmiş hükümetin görevden uzaklaştırıldığını ve özellikle başörtülü kadınlar başta olmak üzere dindar kesimlere yönelik ağır bir zulüm süreci yaşandığını ifade etti. AK Parti olarak tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduklarını vurgulayan Esen, iktidar döneminde atılan adımlarla vesayet odaklarının etkisiz hale getirildiğini, milli iradenin yeniden inşa edilerek Türkiye’nin demokrasi standartlarının yükseltildiğini söyledi. Son dönemde başörtüsüne ve Anadolu’nun yerel kıyafetlerine yönelik bazı tutumların, 28 Şubat zihniyetinin hâlâ varlığını sürdürdüğünü gösterdiğini belirten Esen, demokrasi bilinci, sivil irade ve sandığın gücünün her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çekti. Bu anlayışla mücadelenin AK Parti için bir demokrasi ve hak mücadelesi olduğunu dile getiren Esen, toplumsal barışı hedef alan bu zihniyetin, Türkiye’nin büyük ve güçlü ülke hedefinin önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Esen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz."
Çorum Çorum’da ’tekne orucu’ coşkusu: Yüzlerce çocuk aynı anda iftarını açtı Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel hale getirilen Tekne Orucu İftar Programı’nda yüzlerce çocuk, öğle ezanıyla birlikte oruçlarını açarak unutulmaz bir Ramazan coşkusu yaşadı. Çorum Belediyesi, Ramazan ayının manevi iklimini ve paylaşma kültürünü gelecek nesillere aktarmak amacıyla 6-10 yaş arası çocuklara özel "Tekne Orucu İftar Programı" düzenledi. Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe çocuklar yoğun ilgi gösterdi. Öğle namazı saatinde bir çocuğun okuduğu ezanla birlikte çocuklar tekne oruçlarını açtı. Programda çocuklara çeşitli ikramlarda bulunuldu. İftarın ardından çocuklar çeşitli etkinliklerle doyasıya eğlendi. "Bu coşkuyu en derinden yaşayanlar, yüreği en temiz olan yavrularımız ve çocuklarımızdır" Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Ramazan’ın coşkusunu herkes yüreğinde hissediyor, ancak bu coşkuyu en derinden yaşayanlar, yüreği en temiz olan yavrularımız ve çocuklarımızdır. Biz de arzu ettik ki tam gün oruca geçmeden önce onları ’tekne orucu’ ile bu ibadete alıştırmaya başlayalım. Bu, geleneğimizde ve geçmişimizde yer alan; ecdadımızın çocukları oruca alıştırmak için geliştirdiği, pedagojik açıdan da son derece uygun ve güzel bir yöntemdir. Şehirleri inşa ve ihya ederken nesilleri ihmal etmiyoruz. Nesillerimizin değerlerimizle tanışması, orucu ve ibadetlerimizi sevmesi, bu sürece severek ve pedagojik olarak doğru bir şekilde geçiş yapabilmesi bizim için çok kıymetlidir" dedi. "Bu uygulamayı geleneksel hale getirdik" Etkinliğin her yıl gerçekleştirildiğini söyleyen Başkan Aşgın, "Bu uygulamayı geleneksel hale getirdik. Her yıl Ramazan ayının bir gününde yavrularımızı davet ediyoruz. Onlarla birlikte iftar sofrasında buluşuyoruz. Biz yavrularımızla birlikte orucumuzu açamıyoruz. Ancak ezanla birlikte iftar açmanın o huşusunu ve güzelliğini yavrularımıza yaşatmak istiyoruz. Etrafımızda velilerimiz de var ve çoğu zaman onların heyecanı çocuklarımızdan daha fazla oluyor. Çünkü her anne baba, evladının tarihine, değerlerine ve geleneğine bağlı olmasını ister. Bu anlamda da çocuklarımızın mutluluğu sadece onlarda da kalmıyor. Velilerine hatta şehrimize sirayet ediyor. Bu nedenle de yavrularımızı çok seviyoruz" diye konuştu.
Malatya Battalgazi Belediyesi’nden 28 Şubat’a tanıklık eden fotoğraf sergisi Battalgazi Belediyesi tarafından düzenlenen ve 28 Şubat sürecini konu alan "Karanlığın Fotoğrafları" adlı sergi ziyarete açıldı. Battalgazi Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Karanlığın Fotoğrafları" adlı fotoğraf sergisi Malatya Park AVM’de açıldı. Sergi, 28 Şubat postmodern darbe sürecinin toplumsal hafızadaki izlerini gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor. 73 fotoğrafın yer aldığı serginin açılışına Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, AK Parti Malatya Kadın Kolları Başkanı Esin Tanrıverdi, AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci, AK Parti Battalgazi Kadın Kolları Başkanı Ebru İnanç, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile 28 Şubat döneminde mağduriyet yaşayan isimler katıldı. Sergide, dönemin sosyal ve siyasi atmosferini yansıtan kareler ziyaretçilerle buluşturuldu. 28 Şubat-1 Mart tarihleri arasında iki gün boyunca açık kalacak sergi, Malatya Park AVM’de ziyaretçilerini ağırlayacak. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, 28 Şubat sürecinin Türkiye’nin yakın tarihinde karanlık bir dönem olarak yer aldığını belirterek, "Karanlık bir dönem yaşandı. O dönemin en büyük bedellerinden birini Malatyalı kardeşlerimizle birlikte ödedik. Tarihin karanlıklarında gömülen bu süreci gelecek nesillere anlatamazsak Allah korusun benzer zulümler yeniden yaşanabilir. Devlet tarihi açısından 30 yıl uzun bir süre değildir. Bu nedenle çocuklarımız o günleri görmemiş olsa bile yaşananları doğru şekilde aktarmamız gerekiyor" dedi. Milli iradenin önemine vurgu yapan Taşkın, milletin geçmişte demokrasiye sahip çıkarak darbe girişimlerini tarihe gömdüğünü ifade ederek, "Milletimiz nasıl 28 Şubat’ı tarihin karanlığına gömdüyse, yıllar sonra FETÖ darbe girişimini de aynı kararlılıkla bertaraf etti. Milli iradeye sahip çıktığımız müddetçe kimse milletin iradesinin önüne geçemeyecektir. Rabb’im bir daha o günleri yaşatmasın" ifadelerini kullandı. KADEM Malatya Temsilcisi Saliha Sırma, 28 Şubat sürecini yaşayan isimler olarak verilen mücadelenin doğru anlaşılması gerektiğini belirtti. Sırma, "Biz kendimizi mağdur olarak değil mücadele veren insanlar olarak görüyoruz. İnancımız gereği taşıdığımız başörtümüzü onurla savunduk. Bugün sahip olunan haklar kolay elde edilmedi; insanlar kariyerlerinden, hayallerinden vazgeçmek zorunda kaldı. Genç nesillerin bu sürecin değerini iyi anlaması gerekiyor" ifadelerini kullandı. 28 Şubat Kadın Platformu ve DEHADER Başkanı Mine Yeter, serginin geçmişi hatırlatma açısından önemli olduğunu söyledi. Üniversite öğrencisiyken yaşadığı süreci anlatan Yeter, "O dönemde psikolojik ve fiziksel baskılar yaşadık. Sergideki fotoğraflara bakınca yeniden o günlere gittik ve duygulandık. Bugün kadınların istedikleri alanda özgürce var olabilmesi verilen mücadelenin sonucudur" şeklinde konuştu. KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Semra Kılıç, genç yaşta ailesiyle birlikte ciddi mağduriyetler yaşadıklarını belirterek, "Bize ‘28 Şubat’ı unutmadınız’ diyenlere şunu söylüyorum, aslında o süreci sürekli hatırlatan, o zihniyeti sürdürenlerdir. Biz sadece yaşananların unutulmaması için buradayız" dedi. 28 Şubat döneminin mağdurlarından Necati Karabay ise farklı görevlerde bulunduğu yıllarda sürecin etkilerini yakından yaşadığını ifade etti. Karabay, "Gençler bugün özgürlüklerin her zaman var olduğunu zannediyor. Oysa başörtülü öğrenciler eğitimlerinden uzaklaştırıldı, insanlar inançları nedeniyle baskı gördü. Bu sergi, o gerçeklerin yeni nesiller tarafından anlaşılması açısından çok kıymetli" diye konuştu.