DÜNYA - 09 Ekim 2025 Perşembe 11:24 | Son Güncelleme : 09 Ekim 2025 Perşembe 11:26

BM, maddi yetersizlik nedeniyle barış gücünü 4'te 1 düşürecek

A
A
A
BM, maddi yetersizlik nedeniyle barış gücünü 4'te 1 düşürecek

Birleşmiş Milletler'in (BM) mali sıkıntılar nedeniyle gelecek aylarda dünya genelindeki 9 barış misyonunda çalışan güvenlik ve sivil personelin dörtte birinin görevine son vereceğini açıklandı.

Birleşmiş Milletler (BM) finansal sorunlar nedeniyle küresel barış gücünde küçülmeye gidecek. Adı açıklanmayan BM yetkilisi, kaynak yetersizliği nedeniyle kuruluşun gelecek aylarda dünya genelinde yürüttüğü 9 misyonundaki barış gücü personelinin dörtte birinin ülkelerine geri çağrılacağını aktardı. Yetkili, gelecekte ABD tarafından bir fon sağlanıp sağlanmayacağının da belirsiz olduğunu belirterek, "Genel itibariyle tüm barış gücümüzün ve polislerimizin yaklaşık yüzde 25'ini teçhizatlarıyla birlikte ülkelerine geri göndermemiz gerekecek. Görevlerde yer alan birçok sivil de bu durumdan etkilenecek" açıklamasını yaptı. Yetkili, durumdan etkilenecek güvenlik görevlilerinin sayısının 13 bin ila 14 bin arasında olduğunu aktardı.

Söz konusu gelişmeden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) sınırında bulunan barış gücü misyonlarının yanı sıra, Güney Sudan geneli ve Sudan ile ortak yönetilen Abyei idari bölgesi, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Lübnan, Kosova, Orta Afrika Cumhuriyeti, Batı Sahara ve İsrail ile Suriye sınırındaki Golan Tepeleri'nde bulunan misyonların da etkilenmesi öngörülüyor.

ABD, BM'ye daha az ödeme yapacağını açıklamıştı

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından yapılan bir açıklamada, söz konusu barış misyonlarına 680 milyon dolar fon sağlanacağı belirtilmişti. Bu değerin geçtiğimiz yıl yapılan 1 milyar dolarlık ödemeden çok daha az bir miktar olması dikkatleri çekmişti.

ABD'nin BM Büyükelçisi Waltz: "Saçmalıkları durdurmamız gerekiyor"

Trump yönetiminden yapılan açıklamalarda, kuruluşun bütçesinin ve faaliyetlerinin gereksiz harcamalarla şişirildiği belirtilmişti. Açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı BM'nin her bir programının etkinliğini inceleyerek değerlendirmede bulunana kadar daha fazla ödenek sunulmayacağı vaadi verilmişti. ABD'nin BM Büyükelçisi Mike Waltz daha önce katıldığı bir televizyon programındaki açıklamasında, "Beyaz Saray BM'yi barışa teşvik etme, barış ortamını tesis etme ve savaşları önleme temellerine geri döndürmeye odaklanıyor. Diğer bütün saçmalıkları durdurmamız gerekiyor" demişti.

2026'de sağlanacak fonların tasfiyesi önerilmişti

Trump yönetiminden bir yetkili ABD Kongresi'ne yaptığı konuşmada, Trump'ın geçtiğimiz Ağustos ayında 2024-2025 yılları için belirlenen 800 milyon dolarlık barış misyonu fonlarının bir kısmını tek taraflı olarak iptal ettiğini açıklamıştı. Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi'nden yapılan açıklamada da, Mali, Lübnan ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki barış gücü misyonlarının başarısız olduğuna dikkat çekilerek, 2026 yılında sağlanacak fonların tasfiye edilmesi önerilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.